11098/04

WyrokETPCz2009-01-13ECLI:CE:ECHR:2009:0113JUD001109804

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewykonanie przez władze krajowe prawomocnego wyroku sądu krajowego zasądzającego odszkodowanie za faktyczne wywłaszczenie narusza prawo do rzetelnego procesu sądowego (art. 6 ust. 1 Konwencji) oraz prawo do poszanowania mienia (art. 1 Protokołu nr 1)?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że prawo do sądu, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji, obejmuje również prawo do wykonania prawomocnego wyroku. Długotrwałe, trwające około ośmiu lat, niewykonanie wyroku zasądzającego odszkodowanie za faktyczne wywłaszczenie, pomimo podjęcia przez skarżącego szeregu działań egzekucyjnych, pozbawiło go skutecznej ochrony prawnej. Ponadto, brak możliwości uzyskania zasądzonego odszkodowania stanowił nieproporcjonalną ingerencję w prawo skarżącego do poszanowania mienia, gwarantowane przez art. 1 Protokołu nr 1. Władze krajowe nie przedstawiły przekonujących argumentów uzasadniających tak długie opóźnienie w wykonaniu wyroku.
Stan faktyczny
Skarżący, Yavuz Sarıkaya, był właścicielem działki w Ankarze, której część została faktycznie wywłaszczona przez gminę Yenimahalle. W 2000 roku sąd krajowy zasądził na jego rzecz odszkodowanie, a wyrok uprawomocnił się w listopadzie 2000 roku. Pomimo wielokrotnych prób egzekucji, w tym zajęć podatków, gmina odmawiała zapłaty, powołując się na publiczny charakter swoich aktywów. W 2007 roku, po około ośmiu latach, wyrok nadal nie był wykonany.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę w części dotyczącej wyroku Sądu Cywilnego Pierwszej Instancji w Ankarze z dnia 26 kwietnia 2000 r. (prawomocnego od 21 listopada 2000 r.) za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji i art. 1 Protokołu nr 1. 3. Nakazał rządowi pozwanemu podjęcie niezbędnych środków w celu zapewnienia wykonania wyroku Sądu Cywilnego Pierwszej Instancji w Ankarze z dnia 26 kwietnia 2000 r. (prawomocnego od 21 listopada 2000 r.) w terminie trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się niniejszego wyroku. 4. Zasądził odsetki za zwłokę według stopy procentowej Europejskiego Banku Centralnego dla podstawowych operacji refinansujących, powiększonej o trzy punkty procentowe, od upływu trzymiesięcznego terminu do dnia zapłaty. 5. Odrzucił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   YAVUZ SARIKAYA - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 11098/04)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ocak 2009   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 11098/04 numaralı baꢀvurunun nedeni T.C. vatandaꢀı   Yavuz Sarıkaya’nın 1 Mart 2004 tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence   altına alan Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu   baꢀvurudur.   Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Ankara barosu avukatlarından   H.T. Ulus tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢀULLARI   Baꢀvuran 1934 doğumlu olup Ankara’da ikamet etmektedir.   Baꢀvuran olayların meydana geldiği dönemde Ankara Yenimahalle’de bulunan bir arsanın   sahibiydi.   1Kamulaꢀtırmasız el atmaya karꢀı tazminat talebine iliꢀkin yargı süreci   Yenimahalle Belediyesi (Belediye) baꢀvurana ait arsanın bir bölümüne kamulaꢀtırmasız el   atmıꢀtır.   Baꢀvuran 24 Aralık 1999 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nde (Mahkeme)   kamulaꢀtırma tazminatı talebiyle Belediye aleyhine dava açmıꢀtır.   Mahkeme 26 Nisan 2000 tarihinde baꢀvuranın talebini kısmen yerinde bulmuꢀ ve   kamulaꢀtırmasız el atma için 24 Aralık 1999 tarihinde değiꢀen yasal faiz oranıyla birlikte   baꢀvurana 939.053.750.000 TL (olayların meydana geldiği dönemde yaklaꢀık 1.676.882   Euro) tazminat ödenmesine hükmetmiꢀtir.   Yargıtay 25 Eylül 2000 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀ, 21 Kasım   2000’de belediyenin karar düzeltme talebini reddetmiꢀtir.   Baꢀvuran 8 Ocak 2001 tarihinde yasal faiz ve tüm giderlerle birlikte 1.567.590.197.916 TL   (olayların meydana geldiği dönemde yaklaꢀık 2.468.250 Euro) tutarındaki meblağ için   Belediye aleyhinde icra takibi baꢀlatmıꢀtır.   Ocak 2001 tarihinde belediye, belediyeye ait bütün malların kamu hizmetinde olduğu ve   hiçbir hacze konu teꢀkil edemeyeceği gerekçesiyle bu talebe uymamıꢀtır. Belediye bu yönde   belediye meclisinin almıꢀ olduğu 1 ꢁubat 2000 ve 31 Ocak 2001 tarihli kararlarına atıfta   bulunmuꢀtur.   Baꢀvuran bu arada 11 Eylül 2001 tarihinde Türkiye Jokey Kulübü tarafından Belediye’ye   verilen vergiye haciz koydurmuꢀtur.   Belediyenin 18 Eylül 2001 tarihli itirazı üzerine icra hakimi 21 Eylül 2001’de, belediye   meclisinin 31 Ocak 2001 tarihinde sözkonusu meblağın kamu yararına kullanılmasına karar   vermiꢀ olmasını göz önünde bulundurarak, sözkonusu vergi üzerindeki haczi kaldırmıꢀtır.   Yargıtay 15 Kasım 2001 tarihinde baꢀvuranın yaptığı temyiz baꢀvurusunu reddetmiꢀtir.   Baꢀvuran baꢀka bir tarihte belediyeye karꢀı icra takibi baꢀlatmıꢀ ve yeniden Türkiye Jokey   Kulübü tarafından ödenen vergiye haciz koydurmuꢀtur.   Belediyenin 10 Temmuz 2003 tarihindeki itirazı üzerine, icra hakimi, baꢀvuranın belediyenin   sözkonusu verginin kamu yararına kullanılmasına iliꢀkin kararını iptal ettirmiꢀ olmasına   rağmen, belediyeye ödenen vergilere haciz konamayacağı gerekçesiyle sözkonusu meblağ   üzerindeki haczi kaldırmıꢀtır.   Yargıtay 21 Kasım 2003 tarihinde bu kararı onamıꢀtır.   Baꢀvuran 22 Haziran 2007 tarihinde AĐHM’ye yazmıꢀ olduğu yazı ile icra sürecinin halen   devam ettiğini ve 11 Ekim 2005 tarihindeki hesaplama yöntemine göre kamulaꢀtırmasız el   atma bedelinin 4.088.309,99 YTL’ye (2.523.650 Euro) karꢀılık geldiğini bildirmiꢀtir.   2) Belediye Meclisi’nin 1 ꢁubat 2000 ve 31 Ocak 2001 tarihli kararlarının iptal edilmesi   talebine iliꢀkin yargı süreci   Baꢀvuran belirtilmeyen bir tarihte Ankara Đdare Mahkemesi’nde (Đdari Mahkeme) belediye   meclisinin sözü edilen kararlarının iptali ve mahkeme karar verene kadar yürütmenin   durdurulması talebiyle dava açmıꢀtır.   Đdari Mahkeme 13 Mart 2002 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar vermiꢀtir. Bu   kararlar Bölge Đdare Mahkemesi tarafından onanmıꢀtır.   Eylül 2002 tarihinde Đdari Mahkeme belediye meclisinin sözü edilen gelirin hangi hizmete   yönelik kullanıldığının tam olarak belirtilmediği gerekçesiyle itiraz konusu kararların iptaline   karar vermiꢀtir. Mahkemeye göre bu kararlar yalnızca icra iꢀlemlerine engel olması amacıyla   alınmıꢀtır.   Danıꢀtay 15 Eylül 2003 tarihinde Đdare Mahkemesi’nin iptal kararlarını onamıꢀtır.   3) Kira tazminatı talebine iliꢀkin yargı süreci   Baꢀvuran 21 Aralık 2000 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi’ne giderek Đdare   kamulaꢀtırmasız el atma yapmasaydı bu beꢀ yıllık süre zarfında elde edeceği kira tutarları için   ecrimisil davası açmıꢀtır.   Asliye Hukuk Mahkemesi 22 Ocak 2003 tarihinde baꢀvuranın talebini kısmen yerinde bulmuꢀ   ve baꢀvurana yıllık faiz oranıyla birlikte 77.000.000.000 TL. (o dönemde 43.135 Euro)   tazminat ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.   Yargıtay 16 Haziran 2003 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır.   Baꢀvuran 28 Ekim 2003 tarihinde Belediyenin bu tazminatı ödemesi için icra takibi   baꢀlatmıꢀtır.   Belediyenin kararı düzeltme talebi 20 Ekim 2003 tarihinde reddedilmiꢀ, bu karar baꢀvurana   ꢁubat 2004 tarihinde tebliğ edilmiꢀtir.   Baꢀvuranın avukatı 22 Haziran 2007 tarihli mektubuyla, baꢀvuranın 22 Ocak 2003 tarihli   yargı kararından doğan alacağına karꢀılık belediyenin bir arsayı baꢀvurana devretmek   suretiyle aralarında vardıkları uzlaꢀmayla davanın dostane çözüm yoluyla sonuçlandığı   bilgisini AĐHM’ye vermiꢀtir.   Hükümet 7 Kasım 2007 tarihli yazılı görüꢀlerinde baꢀvuranın ve belediyenin dostane çözüm   yoluyla davayı sonuçlandırdıklarından AĐHM’yi haberdar etmiꢀtir. Hükümet bu bağlamda,   dosyaya baꢀvuranın belediyeye vermiꢀ olduğu ve 22 Ocak 2003 tarihli yargı kararı sonucu   oluꢀan alacak ile ilgili davanın dostane çözüm yolu ile çözümlendiğini, «hiçbir hak talep   etmeyeceğini» belirten beyanını eklemektedir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN VE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN   ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   A. Kabuledilebilirlik hakkında   Baꢀvuran, belediyenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınan ve nihai hale gelen   yargı kararını infaz etmediğinden ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran belediyenin kesinleꢀmiꢀ   yargı kararları ile kendisine ödemesi gereken tazminatları ödememesi nedeniyle mülkiyet   hakkına yönelik bir ihlalin yapıldığını öne sürmektedir. AĐHM baꢀvuran tarafından öne   sürülen olayların AĐHS’nin 6/1 ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin uygulama alanına   girdiğine itibar etmektedir.   Hükümet baꢀvuran ile belediye arasındaki görüꢀmelerin halen sürdüğünü, baꢀvuranın Asliye   Hukuk Mahkemesi’nin 26 Nisan 2001 tarihli kararının icrasına yönelik bu idari sürecin   sonuçlanmasını beklemesi gerektiğini, bu yüzden iç hukuk yollarının tüketilmediğini   savunmakta ve AĐHM’den AĐHS’nin 35/1 maddesine uygun olarak baꢀvuruyu kabuledilemez   ilan etmeye davet etmektedir. Hükümet aynı mahkemenin 22 Ocak 2003 tarihli kararına   iliꢀkin davanın dostane çözüm ile sonuçlandığını ifade etmektedir.   1) 22 Ocak 2003 tarihli yargı kararı   Baꢀvuranın avukatı 22 Ocak 2003 tarihli yargı kararı sonucu oluꢀan alacak ile ilgili olarak   davanın dostane çözüm ile sonuçlandığını kabul etmektedir. Avukat bu baꢀvurunun   yapılmasının ardından baꢀvurunun dostane çözüm ile sonuçlanması nedeniyle AĐHM   nezdinde oluꢀan temsil giderlerine ve manevi tazminata iliꢀkin taleplerinin geçerli olduğunu   belirtmektedir. Baꢀvuranın temsilcisi 10 Ocak 2008 tarihli yazılı görüꢀlerinde de herhangi bir   rakam belirtmeksizin taleplerini yinelemiꢀtir.   Hükümetin ve baꢀvuran tarafın görüꢀleri, dosyada yer alan deliller ve bilhassa baꢀvuranın   belediyeye «hiçbir hak talep etmeyeceğine» dair vermiꢀ olduğu beyan ıꢀığında, AĐHM   tarafların 22 Ocak 2003 tarihli yargı kararının sonucunda oluꢀan baꢀvuranın alacağı   hususunda açıkça uzlaꢀma sağladıkları saptamasında bulunmaktadır. Dolayısıyla baꢀvuranın   avukatının manevi tazminat taleplerinin dayanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki bahse konu   talepler herhangi bir rakamla gerekçelendirilmemiꢀtir (Bkz. aynı anlamda, Ekici-Türkiye   kararı, no: 11703/03, 1 Haziran 2006 ve Namlı-Türkiye kararı, no: 40083/02, 5 Haziran   2007).   Baꢀvuran tarafından AĐHS’nin 6/1 ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde öne   sürülen talepler karꢀılanmıꢀ görünmektedir, bu durumda baꢀvuran bu maddelerin ihlali ile   mağdur edildiğini öne süremez. Baꢀvuranın 22 Ocak 2003 tarihli yargı kararı sonucunda   oluꢀan alacağına iliꢀkin baꢀvurusunun bu kısmının AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4.   maddelerine uygun olarak reddedilmesi gerekmektedir.   2) 26 Nisan 2000 tarihli yargı kararı   AĐHM baꢀvuranın ꢀikayetçi olduğu, 21 Kasım 2000 tarihinde nihai hale gelen ve halen infazı   gerçekleꢀmeyen 26 Nisan 2000 tarihli kararın taraflar arasında bir ihtilaf konusu edilmediğini   not eder. AĐHM Hükümetin halen süren görüꢀmelerin sonucunda baꢀvuranın daha neden   beklemesi gerektiği konusuna açıklık getirmediğini belirtmekte ve netice itibarıyla Hükümetin   itirazını reddetmektedir.   AĐHM 26 Nisan 2000 tarihli yargı kararı ile ilgili olarak, baꢀvurunun AĐHS’nin 35/1 maddesi   gereğince dayanaktan yoksun bulunmadığını saptamaktadır. Kabuledilemezliğe dair baꢀka   hiçbir gerekçe tespit edilmemiꢀtir. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esasa dair   AĐHM baꢀvuranın bu baꢀvuruda öne sürdüğüne benzer bir ꢀikayeti daha önce de incelediğini   ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz.   örneğin Bourdov-Rusya kararı, no: 59498/00, Romachov-Ukrayna kararı, no: 67534/01, 27   Temmuz 2004 ve Akıncı-Türkiye kararı, no: 12146/02, 8 Nisan 2008).   AĐHM bu baꢀvuruyu incelemiꢀ ve Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca ulaꢀmasını   sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını kaydetmiꢀtir. AĐHM Đdarenin iç   hukuktaki mahkemeler tarafından hükmedilen alacağı baꢀvurana ödemediğine itibar   etmektedir. Baꢀka bir ifadeyle, nihai bir yargı kararı vardır ve baꢀvuran lehine infazı 21   Kasım 2000 tarihinden yani yaklaꢀık sekiz yıldan beri sonuçsuz kalmıꢀtır. Bu durum   AĐHM’yi sözü edilen süre boyunca kesinleꢀmiꢀ yargı kararına uygun olarak gerekli tedbirlerin   alınmadığı yönünde düꢀünmeye sevk etmektedir, Türk yetkilileri AĐHS’nin 6/1 maddesi ve   Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin etkili hükümlerinden mahrum bırakmıꢀlardır.   Bu nedenle sözü edilen bu hükümler ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASINA ĐLĐꢀKĐN   AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine   karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi   edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil   tatminine hükmeder.”   A. Tazminat   Baꢀvuran ödemenin yapıldığı yıla kadar geçerli yıllık %30’luk faiz oranı ile birlikte maddi   tazminat olarak 3.597.325,85 YTL (baꢀvurunun yapıldığı tarihte yaklaꢀık 2.180.197 Euro)   talep etmektedir. Baꢀvuranın talep ettiği bu meblağ Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin   yasal faiz oranının 24 Aralık 1999 tarihinden baꢀlayarak geçerli olmasına hükmettiği 26 Nisan   tarihinden itibaren ve baꢀvurunun yapıldığı tarih olan 1 Mart 2004’te hesaplanmıꢀtır.   Hükümet bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM bu baꢀvuruda iç hukukta baꢀvuran lehine alınan nihai yargı kararlarının infaz   edilmemesi dolayısıyla AĐHS’nin 6/1 ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini   saptamaktadır. Baꢀvuran tarafından baꢀlatılan icra takibi ise Ankara Đcra Dairesi’nde halen   sürmektedir. Neticede AĐHM baꢀvuranın kesinleꢀmiꢀ yargı kararları ile almaya hak kazandığı   alacaklarının olduğu ve icra takibi sürecinin halen sürdüğü kanısındadır. AĐHM, AĐHS’nin 6.   maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığında, prensip olarak en uygun yöntemin baꢀvuranın   bu hükmün ihlal edilmediği duruma eꢀdeğer bir duruma mümkün olan en kısa zamanda   getirilmesi olacağını ifade etmektedir (Bkz. Basoukou-Yunanistan no: 3028/03, 21 Nisan   2005; Ahmet Kılıç-Türkiye kararı no: 38473/02, 25 Temmuz 2006; Sipchenko-Rusya no:   38368/04, 1 Mart 2007; mutatis mutandis Piersack-Belçika (50. madde) 26 Ekim 2003 ve   sözü edilen Akıncı-Türkiye kararı). AĐHM bu ilkenin ihlal tespitlerinin yapıldığı mevcut   baꢀvuruya da uygulanacağını kaydetmektedir. AĐHM, Savunmacı Devletin gerekli tedbirleri   alarak iç hukuktaki mercilerin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26 Nisan 2000 tarihli   kararının (21 Kasım 2001’de nihai hale gelmiꢀtir) infazının gerektiği ꢀekilde yerine   getirilmesini sağlaması gerektiği kanısındadır.   AĐHM baꢀvuranın herhangi bir manevi tazminat veya yargılama gideri talebinde   bulunmadığını not eder.   B. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç   puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26 Nisan 2000 tarihli kararı (nihai karar 21 Kasım   2000) hakkındaki baꢀvurunun kabuledilebilir, bunun dıꢀında kalanların kabuledilemez   olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   Savunmacı Hükümet tarafından gerekli tedbirler alınarak Ankara Asliye Hukuk   Mahkemesi’nin 26 Nisan 2000 tarihli kararının (nihai karar 21 Kasım 2000) infazının   sağlanmasına;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 13 Ocak 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   6

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło