11192/05
WyrokETPCz2010-04-13ECLI:CE:ECHR:2010:0413JUD001119205
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy pozbawienie skarżącego własności nieruchomości, która została uznana za grunt leśny i przekazana Skarbowi Państwa bez odszkodowania, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym przekazanie nieruchomości Skarbowi Państwa bez odszkodowania, w sytuacji gdy nieruchomość była wcześniej zarejestrowana na nazwisko skarżącego, stanowi naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Rząd nie przedstawił żadnych przekonujących argumentów ani dowodów, które uzasadniałyby odstąpienie od tej ugruntowanej praktyki. Trybunał uznał, że unieważnienie aktu własności skarżącego i przekazanie ziemi Skarbowi Państwa bez odszkodowania, pomimo wcześniejszej rejestracji, stanowiło nieproporcjonalną ingerencję w jego prawa majątkowe.Stan faktyczny
Skarżący, Nedim Çağlar, urodzony w 1942 roku i zamieszkały w Ankarze, zakupił 24 lipca 1987 roku działkę o powierzchni 118 200 m2 w Urla (Izmir) i zarejestrował ją na swoje nazwisko. 30 marca 1992 roku osoba trzecia wniosła pozew przeciwko Skarbowi Państwa, twierdząc, że niektóre z tych gruntów były zarejestrowane na jej nazwisko podczas prac katastralnych; skarżący interweniował w sprawie. 15 listopada 2002 roku Sąd Katastralny w Urla orzekł, że cała działka jest gruntem leśnym, unieważnił akt własności skarżącego i przekazał ją Skarbowi Państwa bez odszkodowania. Orzeczenie to zostało podtrzymane przez Sąd Kasacyjny 8 listopada 2003 roku, a wniosek skarżącego o sprostowanie został odrzucony 13 lipca 2004 roku.Rozstrzygnięcie
Trybunał, jednomyślnie:
1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna.
2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji.
3. Postanawia, że kwestia zastosowania art. 41 Konwencji nie jest jeszcze gotowa do rozstrzygnięcia, a w konsekwencji:
a) odracza jej rozstrzygnięcie;
b) zaprasza Rząd i skarżącego do przedstawienia pisemnych uwag w tej kwestii w ciągu trzech miesięcy od uprawomocnienia się wyroku, zgodnie z art. 44 ust. 2 Konwencji, oraz do poinformowania Trybunału o wszelkich zawartych ugodach;
c) zastrzega dalsze postępowanie i upoważnia Przewodniczącego Izby do określenia dalszej procedury.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL
AVRUPA
DE L’EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
ÇAĞLAR - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 11192/05)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
(Esas)
STRAZBURG Nisan 2010
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (11192/05) no’lu davanın nedeni T.C. vatandaꢀı
(baꢀvuran) Nedim Çağlar’ın Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 28 Mart 2005 tarihinde
Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan
Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Ankara Barosu avukatlarından
T. Ünal ve E. Çağlar tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOꢁULLARI
Baꢀvuran 1942 doğumlu olup Ankara’da ikamet etmektedir.
Baꢀvuran 24 Temmuz 1987 tarihinde Urla (Đzmir) Bademler köyündeki 118.200 m2
yüzölçümündeki araziyi satın almıꢀ ve tapu sicilinde kendi adına tescil ettirmiꢀtir. Mart 1992 tarihinde, üçüncü bir ꢀahıs kadastro çalıꢀmaları sırasında bu arazilerin
bazılarının tapuda kendi adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle Hazine aleyhinde dava açmıꢀtır.
Belirtilmeyen bir tarihte, baꢀvuran sözkonusu davaya müdahil olmuꢀtur. Mahkemeye tapu
kaydını sunan baꢀvuran 2 numaralı parselde bulunan 106 numaralı araziye iliꢀkin kadastro
çalıꢀmaları sırasında getirilen en son sınırlamaların kaldırılmasını talep etmiꢀtir. Kasım 2002 tarihli bir karar ile üç ayrı olay yeri incelemesi ve yedi bilirkiꢀi incelemesinin
ardından, hava fotoğraflarının ve haritaların tetkikini müteakip duruꢀmadaki tanıkların da
dinlenmesi üzerine Urla Kadastro Mahkemesi 2 numaralı parselin tamamının orman arazisi
olduğuna kanaat getirerek baꢀvuranın talebini reddetmiꢀtir. Mahkeme, baꢀvuranın tapusu
ihtilaf konusu araziye karꢀılık gelse bile, sözkonusu taꢀınmazın Devletin ortak mirası olduğu
gerekçesiyle tapunun geçersiz olduğuna karar vermiꢀtir.
Yargıtay 8 Kasım 2003 tarihli bir karar ile 15 Kasım 2002 tarihli hükmü onamıꢀtır.
Yargıtay 13 Temmuz 2004 tarihli bir karar ile baꢀvuran tarafından 8 Kasım 2003 tarihinde
yapılan karar düzeltme talebini reddetmiꢀtir.
Bu son karar baꢀvurana 1 Ekim 2004 tarihinde tebliğ edilmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ
ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran kendisine tazminat ödenmeksizin tapusunun iptal edilerek Hazine adına tescil
edilmesi ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia etmekte, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1.
maddesini ileri sürmektedir.
Hükümet kabuledilebilirlik ile ilgili olarak, baꢀvuranın iç hukuk yollarını tüketmediğini
savunmaktadır. Hükümete göre baꢀvuran müracaat edebileceği üç ayrı tazminat baꢀvuru
yolunu kullanmamıꢀtır. Baꢀvuranın öncelikle Anayasanın ilgili hükümlerine ve 2577 sayılı
Đdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesine uygun olarak idare mahkemesi önünde
tazminat davası açabileceğini hatırlatır. Baꢀvuran ayrıca Medeni Kanun’un 1007. maddesine
dayalı olarak tapu sicilinin tutulmasından ileri gelen zararlara karꢀı Devletin sorumluluğunu
öne sürme olanağına sahipti. Baꢀvuranın son olarak, Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine
istinaden tazminat davası açma hakkı bulunmaktaydı. Hükümet bu bağlamda ulusal içtihada
atıfta bulunarak, özellikle tapu sicilinin tutulmasında Devletin objektif sorumluluğunu dile
getirmektedir.
Baꢀvuran bu argümanlara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM daha önce de Savunmacı Hükümet tarafından öne sürülen benzer ꢀikayetleri
reddettiğini anımsatır (Bkz. Temel Conta Sanayi ve Ticaret A.ꢁ.-Türkiye kararı no: 45651/04
prg. 29-33, 10 Mart 2009, Doğrusöz ve Aslan-Türkiye kararı no: 1262/02 prg.22-23, 30 Mayıs
2006, Mehmet Ali Miçooğulları-Türkiye kararı no: 45606/01 prg. 17, 10 Mayıs 2007,
Ardıçoğlu-Türkiye kararı no: 23249/04 prg. 29, 2 Aralık 2008 ve Berber-Türkiye kararı no:
20606/04 prg. 17, 13 Ocak 2009) ve mevcut baꢀvuruda Hükümet tarafından sunulan
görüꢀlerin bu içtihadın dıꢀına çıkılmasını gerektirecek herhangi bir istisnai durumu ortaya
koymadığını tespit eder. AĐHM, baꢀvurunun AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafına uygun
olarak herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını ifade eder. Bu nedenle
baꢀvuru kabuledilebilir ilan edilmelidir.
Hükümet esasa iliꢀkin, ilgili iç hukuka göre ormanlık alanın bir bölümünü oluꢀturan bir
taꢀınmazın tapu sicilinde özel bir mülkiyet adına tescil konusunu teꢀkil edemeyeceğini
belirtmekte, bu baꢀvuruda baꢀvuranın o dönemde taꢀınmazı kendi adına kaydettirmesinin
Anayasanın ve ilgili hükümlerin ihlaline yol açtığını savunmaktadır. Bu nedenle baꢀvuranın
tapusu hukuki merciler tarafından iptal edilmiꢀtir. Baꢀvuranın tapusu geçersiz ve hiç tescil
edilmemiꢀ kabul edildiğinden kendisine herhangi bir tazminat ödenmemiꢀtir.
Baꢀvuran Hükümetin bu iddialarına itiraz etmekte ve ꢀikayetlerini yinelemektedir.
AĐHM, baꢀvuranın dile getirdiği ꢀikayete benzer bir ꢀikayeti daha önce de incelediğini ve
herhangi bir tazminat ödemeksizin baꢀvuranların taꢀınmazının Hazineye devredilmesinin Ek 1
no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. sözü edilen
Turgut vd. prg.86-93, Hacısalihoğlu-Türkiye, no: 343/04 prg. 29-36 2 Haziran 2009, sözü
edilen Temel Conta Sanayi ve Ticaret A.ꢁ., prg. 40-45; Rimer vd.-Türkiye no: 18257/04
prg.34-41, 10 Mart 2009 ve Nuran Vural-Türkiye kararı no: 16009/04, prg.29-34, 10 Mart
2009). AĐHM, iꢀbu baꢀvuruyu incelemiꢀ ve Hükümetin bu davanın farklı bir sonuca
ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmiꢀtir.
Sonuç itibarıyla, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA
Baꢀvuran maddi tazminat olarak bir milyon Euro talep etmektedir. Manevi tazminat
konusunda ise takdiri AĐHM’ye bırakmaktadır. Baꢀvuran iç hukukta ve AĐHM nezdinde
yapmıꢀ olduğu yargılama giderlerine iliꢀkin herhangi bir talepte bulunmamaktadır.
Hükümet talep edilen bu meblağa karꢀı çıkmaktadır.
Mevcut dava koꢀullarında, Savunmacı Devlet ile baꢀvuran arasında olası bir uzlaꢀma
ihtimalini göz önünde bulunduran AĐHM, 41. maddenin uygulanmasının bu aꢀamada saklı
tutulmasının uygun olacağına kanaat getirmektedir (Bkz. aynı anlamda, sözü edilen Turgut
vd. kararı prg.101, sözü edilen Temel Conta Sanayi ve Ticaret A.ꢁ., prg.51, sözü edilen Nural
Vural, prg. 38 ve sözü edilen Rimer vd., prg. 46). AĐHM’ye göre, aksi bir durumda, baꢀvuran
tarafından Asliye Hukuk Mahkemesi önünde açılacak bir değer tespit davası ihtilaf konusu
taꢀınmazın değerini saptamak bakımından en uygun baꢀvuru yollarından birini oluꢀturacaktır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması hususunun bu aꢀamada uygulanmayacağına ve
sonuç itibarıyla;
a) saklı tutulmasına;
b) Hükümetin ve baꢀvuranın AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafına uygun olarak mevcut
kararın kesinleꢀmesinden itibaren üç ay içinde bu mesele hakkındaki görüꢀlerini yazıyla
kendisine bildirmeye ve bilhassa aralarında varacakları her türlü uzlaꢀmadan kendisini
haberdar etmeye davet edilmesine;
c) sonraki sürecin saklı tutulmasına ve gerektiğinde daire baꢀkanının izlenecek süreci
belirlemeye yetkili kılınmasına;
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 13 Nisan 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło