12146/02
WyrokETPCz2008-04-08ECLI:CE:ECHR:2008:0408JUD001214602
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy niewykonanie przez władze krajowe prawomocnego orzeczenia sądowego zasądzającego odszkodowanie za wywłaszczenie narusza prawo do rzetelnego procesu (art. 6 ust. 1 Konwencji) oraz prawo do poszanowania własności (art. 1 Protokołu nr 1)?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że niewykonanie prawomocnego orzeczenia sądowego przez organy administracji publicznej stanowi naruszenie prawa do rzetelnego procesu sądowego (art. 6 ust. 1 Konwencji), ponieważ prawo to obejmuje nie tylko wydanie wyroku, ale także jego wykonanie. Ponadto, brak wykonania orzeczenia zasądzającego odszkodowanie za wywłaszczenie narusza prawo do poszanowania własności (art. 1 Protokołu nr 1), gdyż pozbawia skarżącego efektywnego korzystania z jego mienia. Trybunał podkreślił, że władze tureckie nie przedstawiły przekonujących argumentów ani faktów, które uzasadniałyby odmienne rozstrzygnięcie niż w podobnych sprawach, w których stwierdzano naruszenia z tych samych artykułów.Stan faktyczny
Skarżący, Tahsin Cengiz Akıncı, mieszka w Stambule. W 1999 roku gmina Marmara wywłaszczyła należącą do niego działkę. Skarżący zakwestionował wysokość odszkodowania i wniósł sprawę do Sądu Cywilnego Pierwszej Instancji w Marmarze, który 13 grudnia 2000 r. zasądził na jego rzecz dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami. Wyrok ten został potwierdzony przez Sąd Kasacyjny 28 czerwca 2001 r. i stał się prawomocny 13 września 2001 r. Pomimo prawomocnego orzeczenia, gmina odmówiła zapłaty, a dług skarżącego, wraz z odsetkami, wynosił 16 022,45 TL (ok. 9 165 EUR) do 7 lutego 2008 r.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji i art. 1 Protokołu nr 1. 3. Nakazuje państwu pozwanemu zapewnienie wykonania prawomocnego wyroku Sądu Cywilnego Pierwszej Instancji w Marmarze z dnia 13 grudnia 2000 r., który stał się prawomocny 13 września 2001 r., w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku ETPCz. 4. Zasądza na rzecz skarżącego 3 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, płatne w ciągu trzech miesięcy, wraz z odsetkami za zwłokę. 5. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
AKINCI - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 12146/02)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Nisan 2008
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafında belirtilen koꢀullar çerçevesinde
kesinleꢀecek olup bazı ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.
____________________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıꢀ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam
olarak belirtilmiꢀ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koꢀulu ile Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla
alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 12146/02 no’lu davanın nedeni T.C vatandaꢀı
Tahsin Cengiz Akıncı’nın (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin
Korunması Sözleꢀmesinin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca 30 Ocak 2002 tarihinde Avrupa
Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM”) yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Đstanbul Barosu avukatlarından L. Akıncı tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOꢁULLARI doğumlu olan baꢀvuran Đstanbul’da ikamet etmektedir.
Marmara Belediyesi (‘belediye’), Balıkesir’e bağlı Marmara Adası’nda bulunan baꢀvurana ait
bir arsayı, arsayı belediyenin kullanımına sunan bir imar planı uyarınca 1999 yılında istimlâk
etmiꢀtir.
Ödenen istimlâk bedeli tutarı konusunda belediye ile ihtilafa düꢀen baꢀvuran kamulaꢀtırma
bedelinin artırımı talebiyle Marmara Asliye Hukuk Mahkemesine bir baꢀvuruda bulunmuꢀtur.
Mahkeme 13 Aralık 2000 tarihinde aldığı bir kararla baꢀvuranın talebini haklı görerek toplam
1.619.345.460 TL (yaklaꢀık 2.695 Euro) ek kamulaꢀtırma tazminatı ödenmesine ve bu
meblağa arsanın belediyeye devrinin gerçekleꢀtiği 9 Ocak 2000 tarihinden itibaren yıllık % 60
üzerinden hesaplanan yasal gecikme faizi uygulanmasına hükmetmiꢀtir.
Bunun üzerine belediye Yargıtay’a baꢀvurmuꢀtur. Yargıtay itiraz konusu kararı 28 Haziran tarihinde onamıꢀtır. Bununla birlikte yüksek mahkeme ihtilaf konusu arsa devrinin 19
ꢁubat 2000 tarihinde gerçekleꢀtiğini değerlendirerek kararın ilgili bölümünde değiꢀiklik
yapmıꢀtır. Bu karar belediyeye 30 Temmuz 2001 tarihinde baꢀvurana ise 6 Ağustos 2001
tarihinde tebliğ edilmiꢀtir. Karar düzeltme talebinde bulunulmamıꢀ olması sebebiyle bu karar Eylül 2001 tarihinde kesinleꢀmiꢀtir.
Buna rağmen belediye hükmedilen ek kamulaꢀtırma tazminatını ödemeyi reddetmiꢀtir. Bunun
üzerine baꢀvuran 10 Ekim 2001 tarihinde Đstanbul Đcra Müdürlüğü’ne baꢀvurmuꢀtur. Baꢀvuran
ayrıca Đçiꢀleri Bakanlığı’na bir mektup yazarak, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne
baꢀvuruda bulunma niyetinde olduğunu bildirmiꢀtir. ꢁubat 2008 tarihine kadar baꢀvuranın alacağı halen ödenmemiꢀ durumdaydı. Baꢀvuranın
talebi üzerine Đstanbul Đcra Müdürlüğü tarafından yapılan hesaplamaya göre baꢀvuranın
alacağı 16.022, 45 TL (yaklaꢀık 9.165 Euro) tutarındadır.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐ VE 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN
ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
A. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin
Baꢀvuran, Marmara Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve kesinleꢀen kararın
belediyece uygulanmamasından yakınmaktadır. Baꢀvuran bu konuda ayrıca, alacağına
uygulanan yasal gecikme faizi oranının Türkiye’deki yüksek enflasyon karꢀısında yetersiz
kalmasından ve Türk Hukuk’unda devletin özel kiꢀilere olan borçları konusunda icra yoluna
baꢀvurulabilmesine imkan tanıyan hükümler bulunmamasından ꢀikayetçi olmaktadır.
Baꢀvuran bu hususta AĐHS’nin 6/1 maddesine ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta
bulunmaktadır.
Hükümet, baꢀvuranın Borçlar Kanununun 105. maddesinde sunulan baꢀvuru yolunu gereği
gibi kullanmadığı cihetle AĐHS’nin 35/1 maddesine uygun bir biçimde iç hukuk yollarını
tüketmediğinden dolayı AĐHM’yi baꢀvuruyu reddetmeye davet etmektedir. Hükümete göre
ꢀayet baꢀvuran gecikme faiziyle tazmin edilen zararının üzerinde bir zarara uğradığını
kanıtlamıꢀ olsaydı iddia edilen kayıpların telafisi mümkün olacaktı.
AĐHM buna benzer bir itirazı daha evvel Aka – Türkiye (23 Eylül 1998 tarihli karar, prg. 34-
37) kararında reddettiğini anımsatır. Daha evvel vardığı karardan ayrılmak için herhangi bir
gerekçe görmeyen AĐHM bu itibarla Hükümetin itirazını reddeder.
Đçtihadından doğan kıstasları ve elindeki unsurların tamamını dikkate alan AĐHM baꢀvurunun
esastan incelenmesi gerektiği kanaatindedir. AHM ayrıca baꢀvurunun baꢀka herhangi bir
kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını tespit etmektedir.
B. Esasa iliꢀkin
Müteaddit defalar mevcut davadakine benzer meseleleri gündeme getiren davaları incelemiꢀ
olan AHM AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini
tespit etmiꢀti (bkz., sözgelimi, Bourdov – Rusya, no: 59498/00, Romachov – Ukrayna, no:
67534/01, 27 Temmuz 2004, Tunç – Türkiye, no: 54040/00, 24 Mayıs 2005, ve Kuzu –
Türkiye, no: 13062/03, 17 Ocak 2006).
Mevcut davayı incelemiꢀ olan AĐHM, bu davada farklı bir sonuca varabilmesi için Hükümet
tarafından ikna edici herhangi bir olgu ya da argüman sunulmadığı kanaatine varmaktadır.
AĐHM, idarenin ulusal mahkemeler tarafından belirlenen borcunu ödemediğini tespit
etmektedir. Baꢀka bir deyiꢀle, baꢀvuranın lehindeki kesinleꢀmiꢀ icrai yargı kararı 13 Eylül tarihinden beri, yani altı buçuk yıldır uygulanmamaktadır. Bu durum AĐHM’yi, Türk
makamlarının bu zaman zarfında mevcut davada kesinleꢀmiꢀ bir yargı kararına uymak için
gerekli tedbirleri almaktan imtina etmek suretiyle AĐHS’nin 6/1 maddesini ve 1 No’lu Ek
Protokol’ün 1. maddesini yararlı etkilerinden yoksun bıraktığı yönünde düꢀünmeye sevk
etmektedir.
Netice itibarıyla AĐHS’nin sözkonusu hükümleri ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
1. Maddi tazminat
Baꢀvuran 8.000 Euro maddi tazminat talep etmektedir.
AĐHM, baꢀvuran lehindeki kesinlik kazanmıꢀ yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinde
bulunduğunu anımsatır. Baꢀvuran tarafından baꢀlatılan icra takibi Đstanbul Đcra Müdürlüğü
önünde halen devam etmektedir. Bu itibarla AĐHM, baꢀvuranın kesinleꢀmiꢀ yargı kararlarıyla
belirlenen alacaklarını tahsil etme hakkının baki olduğunu ve icra takibinin halen devam
ettiğini değerlendirmektedir. AĐHS’nin 6. maddesinin ihlal edildiğine hükmederken AĐHM,
prensip olarak, en uygun yolun baꢀvuranı mümkün olduğunca, bu hükümlerin gereklerine
aykırı hareket edilmemiꢀ olsaydı içinde bulunacağı gibi bir duruma getirmek olacağı
kanaatindedir (bkz. Basuku – Yunanistan, no: 3028/03, prg. 26, 21 Nisan 2005 ; Ahmet Kılıç –
Türkiye, no: 38473/02, prg. 39, 25 Temmuz 2006 ; Sipçenko – Rusya, adıgeçen, prg. 51 ; ve,
mutatis mutandis, Piersack – Belçika (madde 50), 26 Ekim 1984 tarihli karar, prg. 12 ; Gençel
– Türkiye, no: 53431/99, prg. 27, 23 Ekim 2003). AĐHM, ihlal tespitleri göz önünde
bulundurulduğunda bu ilkenin mevcut davada da geçerli olduğunu değerlendirmektedir.
Dolayısıyla AĐHM savunmacı devletin Marmara Asliye Hukuk Mahkemesinin 13 Eylük 2001
tarihinde kesinleꢀen 13 Aralık 2000 tarihli kararının idare tarafından gereği gibi
uygulanmasını uygun surette temin etmesi gerektiğine hükmetmektedir.
2. Manevi tazminat
Baꢀvuran ayrıca 4.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu talebe itiraz etmektedir.
Hakkaniyete uygun bir karara varan AĐHM manevi tazminat olarak baꢀvurana 3.000 Euro
ödenmesinin yerinde olacağı kanaatindedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 4.720 Euro
talep etmektedir.
Bu talebe itiraz eden Hükümet, sözkonusu talebin mesnetsiz olduğunu savunmaktadır.
AĐHM’nin yerleꢀik içtihadı uyarınca ancak gerçekliği, gerekliliği ve de makul oranda olduğu
ortaya konulan masraf ve harcamaların iadesi mümkündür (Iatridis – Yunanistan (adil
tatmin), no: 31107/96, prg. 54).
Baꢀvuranın masraf ve yargılama giderleri baꢀlığı altındaki taleplerinin gerekli belgelerle
desteklenmediğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla bu talebi reddetmek yerinde olacaktır.
C. Gecikme faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç
puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna ;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine ;
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde, ,
Savunmacı Devlet tarafından, Marmara Asliye Hukuk Mahkemesinin 13 Eylül 2001
tarihinde kesinleꢀen 13 Aralık 2000 tarihli kararının infazının uygun surette temin
edilmesine ;
b) aynı üç aylık dönem içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek
üzere sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak manevi tazminat baꢀlığı altında
baꢀvurana 3.000 Euro (üç bin Euro) ödenmesine ;
c) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına ;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine ;
Karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve
3. paragraflarına uygun olarak 8 Nisan 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło