13101/03

WyrokETPCz2005-09-22ECLI:CE:ECHR:2005:0922JUD001310103

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewystarczające odsetki za opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczenie, w kontekście wysokiej inflacji, naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, w połączeniu z ogólnym czasem trwania postępowania sądowego, nałożyło na skarżących nieproporcjonalny i nadmierny ciężar. W kontekście wysokiej inflacji, nieadekwatne odsetki za opóźnienie doprowadziły do utraty realnej wartości odszkodowania, co naruszyło sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu ogólnego a prawem skarżących do poszanowania ich mienia, stanowiąc naruszenie art. 1 Protokołu nr 1.
Stan faktyczny
Skarżący, obywatele Turcji, byli właścicielami nieruchomości wywłaszczonej przez Generalną Dyrekcję Dróg w 1998 roku. Otrzymali początkowe odszkodowanie w 1999 roku, ale zakwestionowali jego wysokość. Sąd krajowy przyznał im dodatkowe odszkodowanie z odsetkami za opóźnienie, co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny. Dodatkowe odszkodowanie zostało wypłacone we wrześniu 2003 roku. Skarżący skarżyli się, że ze względu na wysoką inflację w Turcji, odsetki za opóźnienie były niewystarczające, co doprowadziło do utraty realnej wartości odszkodowania.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Stwierdził, że nie ma potrzeby odrębnego rozpatrywania zarzutu naruszenia art. 6 ust. 1 Konwencji. 4. Orzekł, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 5. Zasądził skarżącym wspólnie 6 715 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 500 EUR tytułem kosztów i wydatków. 6. Oddalił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   UYSAL VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no:13101/03)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRAZBURG   EYLÜL 2005   İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde   kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 13101/03 başvuru no’lu davanın nedeni,   Türk vatandaşı Tuncay Uysal, Nazım Uysal, Hasan Uysal, İsmail Uysal, Mehmet Uysal,   Emine Taşkın, Nermin Aklan ve Gülten Eğe’nin (Başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları   Mahkemesi’ne (AİHM) 31 Mart 2003 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS)   34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.   Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Ankara Barosu avukatlarından   T. Akıllıoğlu, A. Aktay ve M. Nerse tarafından temsil edilmektedirler.   OLAYLAR   Başvuranlar sırasıyla 1947, 1956, 1942, 1952, 1946, 1949, 1961 ve 1954 doğumlu   olup Mersin’de ikamet etmektedirler.   Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare) 16 Aralık 1998 tarihinde başvuranların arsasını   kamulaştırmıştır.   İdare’ye bağlı bilirkişi komisyonu kamulaştırılan arsanın bedelini 18.293.553.000 TL   olarak belirlemiştir. Bu tutar başvuranlara 7 Temmuz 1999 tarihinde ödenmiştir.   Ödenen miktarda anlaşmazlığa düşen başvuranlar, 6 Ağustos 1999 tarihinde, Mersin   Asliye Hukuk Mahkemesi’nde kamulaştırma bedelinin artırılması başvurusunda bulunmuştur.   Mahkeme 11 Nisan 2000 tarihli kararla, başvuranları haklı bulmuş ve İdare’nin   başvuranlara 42.181.023.000 TL ek tazminat bedelini, 7 Temmuz 1999 tarihinden itibaren   işleyen gecikme faizi ile beraber ödemeye mahkum etmiştir.   Yargıtay, 15 Ocak 2001 tarihli kararla bu kararı bozmuştur.   Asliye Hukuk Mahkemesi, 15 Temmuz 2002 tarihinde, Yargıtay’ın kararı geri   göndermesi üzerine, İdare’yi, 21.293.509.902 TL ek tazminat bedelini 7 Temmuz 1999   tarihinden itibaren işleyen gecikme faizi ile beraber başvuranlara ödemeye mahkum etmiştir.   Yargıtay 8 Ekim 2002 tarihinde, bu kararı onamıştır.   İdare 12 Eylül 2003 tarihinde, ek tazminat bedeli olarak başvuranlara 81.055.050.000   TL ödemiştir.   HUKUKA DAİR   1. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR   Başvuranlar, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında gecikme faizinin yetersiz   olması nedeniyle ek kamulaştırma bedelinde kayba uğradıklarından şikayetçi olarak, bu   konuda AİHS’nin Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.   A. Kabul edilebilirliğe ilişkin   AİHM, içtihat kararlarından çıkan kriterler ışığında (Bkz. özellikle Aka-Türkiye   kararı, 23 Eylül 1998, 1998-VI, s. 2674-2676, § 17-25) ve elinde bulunan unsurları   gözönünde bulundurarak, bu şikayetin esasının da incelenmesi gerektiğine kanaat   getirmektedir. AİHM sonuç olarak, başvurunun hiçbir kabul edilemezlik gerekçesiyle ters   düşmediğine kanaat getirmektedir.   B. Esas Hakkında   AİHM, geçmişte mevcut davada olduğu gibi birçok davada ortaya çıkan benzer   sorunları irdelemiş ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır   (Bkz. sözügeçen Akkuş, s. 1317, § 31 ve sözüedilen Aka, s. 2682, §§50-51).   AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in, sözkonusu durumu farklı bir sonuca   ulaştırabilecek ne bir olay ne de bir delil sunduğuna kanaat getirmektedir. Yerel mahkemeler   tarafından ödenmesi istenilen ek istimlak bedellerinin ödenmesindeki gecikme, mülkiyet   sahiplerine mallarının istimlak edilmesine ek olarak bir diğer zarara uğratan istimlak   dairesinden kaynaklanmaktadır. Sözkonusu işlemin mevcut genel süresiyle beraber ikiye   katlanan bu gecikme, Mahkeme’nin başvuranların, genel menfaat ve mallara saygı haklarının   güvence altına alınmasının gerektirdiği zorunluluklar arasında olması gereken dengeyi bozan   ölçüsüz özel bir yükümlülüğü yerine getirdikleri sonucuna varmasına neden olmaktadır.   Bu nedenle Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.   II. AİHS’NİN 6§1 MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR   Başvuranlar, adli yargılama süresinin AİHS’nin 6§1 maddesini tanımamasından   şikayetçi olmaktadırlar.   A. Kabul edilebilirliğe ilişkin   AİHM, bu şikayetin AİHS’nin 35§3 maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun   olmadığına kanaat getirmektedir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi bulunamamıştır.   B. Esas Hakkında   Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi alanında varılan sonuç gözönüne alınınca AİHM,   bu konuyu ayrıca 6§1 maddesi açısından incelemeye gerek olmadığına kanaat getirmiştir.   III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Maddi ve Manevi Tazminat   Başvuranlar, 42.623 Amerikan Doları (Dolar) tutarındaki maddi zararının telafi   edilmesinin gerektiğini belirtmiştir. Başvuranlar ayrıca manevi zarar için 20.000 Dolar talep   etmektedirler.   Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.   Aka kararında (sözüedilen karar, s. 2683-2684, § 55-56) uygulanan hesap şeklini ele   alarak ve mevcut ekonomik veriler ışığında, AİHM, başvuranlara ortaklaşa maddi tazminat   adı altında 6.715 Euro ödenmesine karar vermiştir.   AİHM manevi zarar konusunda, bu davanın koşullarında ihlal kararının yeterli adli   tazmin oluşturduğuna kanaat getirmektedir.   B. Masraf ve Harcamalar   Başvuranlar, AİHM’deki yaptıkları masraf ve harcamalar için 5.511 Dolar talep   etmektedirler.   Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.   AİHM, konu hakkında elinde bulunan unsurları ve içtihatları gözönünde bulundurarak,   bütün masraflar için başvuranlara ortaklaşa 500 Euro ödenmesinin uygun olacağı   kanaatindedir.   C. Gecikme Faizi   AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı basit faiz   oranına 3 puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE   1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;   2. Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AİHS’nin 6§1 maddesine göre yapılan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek   olmadığına;   4. İşbu kararın tek başına manevi zarar için yeterli adil tazmin oluşturduğuna;   5. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay   içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden T.L.’ye çevrilmek üzere, miktara   yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet’in başvuranlara   ortaklaşa;   i. maddi tazminat için 6.715 Euro (altı bin yedi yüz on beş Euro);   ii. masraf ve harcamalar için 500 Euro (beş yüz Euro);   ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar,   Hükümet’in, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit   oranda basit faizi uygulamasına;   6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMİŞTİR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin İçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3.   maddelerine uygun olarak 22 Eylül 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło