13176/05

WyrokETPCz2010-02-23ECLI:CE:ECHR:2010:0223JUD001317605

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy odmowa dostępu do akt sprawy i brak ustnej rozprawy w postępowaniu odwoławczym dotyczącym legalności tymczasowego aresztowania naruszyły prawo do rzetelnego procesu i równości broni z art. 5 ust. 4 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie dotyczące legalności tymczasowego aresztowania, o którym mowa w art. 5 ust. 4 Konwencji, musi być kontradyktoryjne i zapewniać zasadę równości broni między prokuraturą a obroną. W niniejszej sprawie sąd krajowy nie wysłuchał skarżącego ani jego obrońcy w trakcie rozpatrywania odwołania od decyzji o aresztowaniu, a decyzja o przeprowadzeniu rozprawy była dyskrecjonalna. Odmowa dostępu do akt sprawy, kluczowych dla skutecznego zakwestionowania legalności aresztowania, dodatkowo naruszyła tę zasadę. W konsekwencji, postępowanie to nie spełniało wymogów rzetelności z art. 5 ust. 4 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Erkan Đnan, został aresztowany w Turcji w styczniu 2005 roku pod zarzutem przynależności do PKK w związku z zamachem bombowym. Sąd krajowy zarządził jego tymczasowe aresztowanie, odmawiając jednocześnie jego prawnikowi dostępu do akt śledztwa i odrzucając wnioski o zwolnienie bez przeprowadzenia rozprawy ustnej. Skarżący został później skazany na 7 lat i 6 miesięcy więzienia za członkostwo w nielegalnej organizacji zbrojnej, a jego apelacja jest w toku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę dotyczącą art. 5 ust. 4 Konwencji za dopuszczalną, a pozostałe skargi za niedopuszczalne. 2. Stwierdził naruszenie art. 5 ust. 4 Konwencji. 3. Zasądził na rzecz skarżącego 1 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, powiększone o odsetki. 4. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   ERKAN ĐNAN -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:13176/05)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   ꢁubat 2010   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (13176/05) no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı   Erkan Đnan’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 25 Mart 2005 tarihinde Đnsan   Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan Hakları   Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Van Barosu avukatlarından C. Demir tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuran 1971 doğumludur ve Van’da ikamet etmektedir.   Ocak 2005 tarihinde saat 16’a doğru, Van’da gerçekleꢀtirilen bombalı bir terör saldırının   faillerine karꢀı düzenlenen operasyon çerçevesinde baꢀvuran yakalanmıꢀ ve gözaltına   alınmıꢀtır. Baꢀvuranın PKK üyesi olmasından ꢀüphelenilmiꢀtir.   Aynı tarihte, Van Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 11 Ocak 2005 tarihli karar uyarınca polis   baꢀvuranın evinde arama ve el koyma iꢀlemi gerçekleꢀtirmiꢀtir.   Ocak 2005 tarihinde, baꢀvuran kendi seçimi olan bir avukatın yardımından yararlanmıꢀtır.   Aynı gün, soruꢀturma dosyasından sorumlu Savcının talebi üzerine, Van Ağır Ceza   Mahkemesi hakimi, Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 143. maddesi uyarınca ön   soruꢀturma dosyasının eriꢀimine kısıtlama tedbiri getirilmesine hükmetmiꢀtir.   Ocak 2005 tarihinde avukatının da hazır bulunduğu baꢀvuranın Van Cumhuriyet Savcılığı   tarafından ifadesi alınmıꢀtır. Baꢀvuran, sessizliğini koruma hakkını kullanmıꢀtır.   Gözaltının bitimine yani 14 Ocak 2005 tarihinde, baꢀvuran bir doktor tarafından muayene   edilmiꢀ ve baꢀvuranın vücudunda hiçbir lezyon tespit edilmemiꢀtir.   Aynı gün baꢀvuran, Van Ağır Ceza Mahkemesi hakimi karꢀısına çıkarılmıꢀtır. Baꢀvuran   avukatı tarafından temsil edilmiꢀtir. Baꢀvuran sessizliğini koruma hakkını sürdürmüꢀtür.   “Atılı suçun niteliğini”, “kanıtların durumunu” ve “baꢀvuranın firar riskini” göz önüne alan   hakim baꢀvuranın tutuklanmasına karar vermiꢀtir.   A. Dosyaya eriꢀimin kısıtlanması tedbirinin kaldırılmasının reddi   Mart 2005 tarihinde, baꢀvuranın avukatı, müvekkilinin ceza dosyasının bir nüshasını   edinmeyi talep etmiꢀtir. 13 Ocak 2005 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyanın   eriꢀimine kısıtlama getirilmesi kararına dayanarak, Savcı sözkonusu talebi reddetmiꢀtir.   Mart 2005 tarihinde, baꢀvuranın avukatı, dosyaya eriꢀim hakkına getirilen kısıtlama   tedbirinin kaldırılmasını talep etmiꢀtir. Baꢀvuranın avukatı, sözkonusu tedbirin silahların   eꢀitliği ilkesine yönelik bir ihlal oluꢀturduğunu iddia etmiꢀtir.   Mart 2005 tarihinde, dosyayı incelemesi ile Van Ağır Ceza Mahkemesi sözkonusu talebi   reddetmiꢀ ve dosyaya eriꢀimin kısıtlanması tedbirinin devamına karar vermiꢀtir.   B. Baꢀvuranın tutukluluk halinin devamı   Mart 2005 tarihinde, avukatı aracılığıyla, baꢀvuran serbest bırakılmasını talep etmiꢀtir.   Mart 2005 tarihinde, dosyanın incelenmesi ile Van Ağır Ceza Mahkemesi’nin bir hakimi,   “kanıtların durumu” göz önüne alındığında, serbest bırakılma talebini reddetmiꢀtir.   Mart 2005 tarihinde, baꢀvuran, avukatı aracılığıyla sözkonusu karara itiraz etmiꢀtir.   Baꢀvuran, hakimin kendisini dinlememesinden ꢀikayetçi olmuꢀtur. Baꢀvuran, tutukluluğunun   devamı kararının gerekçelendirilmediğini ileri sürmüꢀtür.   Mart 2005 tarihinde, Van Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dosya üzerinden itirazı   incelenmiꢀ ve aynı gerekçelerle reddetmiꢀtir.   C. Baꢀvuran hakkındaki iddianame   Mart 2005 tarihli bir iddianame ile Van Cumhuriyet Savcılığı, baꢀvuranı (ve diğer iki   kiꢀiyi) toprak bütünlüğünü bölmeye yönelik provokasyon amacı taꢀıyan eylemlere katılmakla   suçlamıꢀtır. Van Cumhuriyet Savcılığı, Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesi ve 3713 sayılı   Terörle Mücadele Yasası’nın 5. maddesi uyarınca baꢀvuranın mahkumiyetini talep etmiꢀtir.   D. Baꢀvuran hakkında açılan ceza davası   Mart 2008 tarihli bir kararla, Van Ağır Ceza Mahkemesi, baꢀvuranı yasadıꢀı silahlı örgüt   üyesi olmaktan suçlu bulmuꢀ ve yedi yıl altı ay hapis cezasına çarptırmıꢀtır.   Baꢀvuran, avukatı aracılığıyla sözkonusu karara karꢀı temyiz baꢀvurusunda bulunmuꢀtur.   Yargıtay önünde dava halen derdesttir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 5/4 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   AĐHS’nin 5. maddesine atıfta bulunarak, baꢀvuran, “haksız ve kanuna aykırı olacak” bir   biçimde gerekçelendirilmeden serbest bırakılma talebinin reddedilmesinden ꢀikayetçidir.   Baꢀvuran özellikle, ceza dosyasına eriꢀime getirilen kısıtlamanın, tutukluluk halinin devamına   itiraza iliꢀkin yargılamada silahların eꢀitliği hakkına yönelik bir müdahale oluꢀturduğunu   iddia etmektedir.   Hükümet, “suçun niteliğini”, “kanıtların durumunu” ve “firar riskini” dikkate alan yetkili   mahkeme tarafından kurallara uygun olarak baꢀvuranın tutuklandığına dikkat çekmektedir.   Baꢀvuran, üç yıl iki ay tutuklu kalmıꢀ ve ardından Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yasadıꢀı   silahlı örgüt üyesi olmaktan yedi yıl altı ay hapis cezasına mahkum edilmiꢀtir. Yeni Ceza   Muhakemesi Usulü Kanunu’nun hükümlerine atıfta bulunan Hükümet, tutukluluk halinin   devamına itiraz davası sırasında baꢀvuranın ve avukatının gerekli tüm kolaylıklara sahip   olduğu ve “baꢀvurunun etkililiğinin” baꢀvuran lehine bir sonuç çıkması kesinliğine bağlı   olmadığı kanaatindedir.   Hükümet, baꢀvuranın tezine itiraz etmiꢀ ve iddialarını yinelemiꢀtir.   AĐHM, sözkonusu ꢀikayetin AĐHS’nin 5/4 maddesi açısından incelenmesi gerektiği   kanaatindedir. AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan   yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik   unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   AĐHM, AĐHS’nin 5/4 maddesi uyarınca tutukluluğa itiraz için baꢀvuruda bulunulan mahkeme   önünde yürütülen bir duruꢀmanın çekiꢀmeli olması ve iddia makamı ile sanık arasında   “silahların eꢀitliği” ilkesini temin etmiꢀ olması gerektiğini hatırlatmaktadır (bkz, özellikle,   Schöps-Almanya, baꢀvuru no: 25116/94, Lietzow-Almanya, baꢀvuru no: 24479/94, Garcia   Alva-Almanya, baꢀvuru no: 23541/94, 13 ꢁubat 2001 ve Svipsta-Letonya, baꢀvuru no:   66820/01). ꢁayet, avukatın, müvekkilinin tutukluluk halin yasalığına etkili bir biçimde itiraz   edebilmesi için büyük önem taꢀıyan dosya unsurlarına eriꢀimi reddedilmiꢀse silahların eꢀitliği   ilkesi temin edilmemiꢀtir (bkz diğerleri arasından Mooren-Almanya, baꢀvuru no: 11364/03,   Bağrıyanık-Türkiye, baꢀvuru no: 43256/04, 5 Haziran 2007, Lamy-Belçika, 30 Mart 1989,   Nikolova-Bulgaristan, baꢀvuru no: 31195/96, sözü edilen Schöps, Shishkov-Bulgaristan,   baꢀvuru no: 38822/97, sözü edilen Svispsta).   Mevcut davada AĐHM, tutukluluk kararına karꢀı yapılan itirazın incelenmesi sırasında, Ağır   Ceza Mahkemesi’nin baꢀvuranı dinlemediğini gözlemlemiꢀtir. Ağır Ceza Mahkemesi   duruꢀma gerçekleꢀtirmemiꢀtir. Diğer bir değiꢀle, dava çekiꢀmeli olmamıꢀtır ve iddia makamı   ile sanık arasında “silahların eꢀitliği” temin edilmemiꢀtir. AĐHM, yeni Ceza Muhakemesi   Usulü Kanunu’nun 271. maddesinin hükümlerinin, itiraz talebinin incelenmesi sırasında   teorik olarak sanığın avukatına adli merci tarafından dinlenme imkanı sunduğunu   kaydetmektedir. Buna karꢀın duruꢀma gerçekleꢀtirilmesi, tutuklu ve avukatlar tarafından   yapılan talepten bağımsız olarak mahkemenin takdirine bırakılmıꢀtır. Kararın dava koꢀulları   ile sınırlandırıldığını ve itiraz davasının tutuklama veya tutukluluk halinin devamı kararını   müteakip yapılması gereken bir baꢀvuruyu teꢀkil etmediğini gösteren genel bir beyan olarak   yorumlanamayacağını belirten AĐHM, baꢀvuranın tutukluluk halinin yasallığına itiraz etmek   için açtığı davanın AĐHS’nin 5/4 maddesinin hakkaniyet gerekliliğini ihlal ettiği   kanaatindedir.   II. AĐHS’NĐN DĐĞER MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   AĐHS’nin 1, 3, 5, 6, 8, 13, 14 ve 17. maddelerine atıfta bulunarak, baꢀvuran, yakalanma   koꢀullarından, yakalanma nedenleri hakkında bilgilendirilmemekten, gözaltı süresinden,   gözaltında kötü muameleye maruz kalmaktan ꢀikayetçidir.   AĐHM, baꢀvuranın sunduğu ꢀekli ile sözkonusu ꢀikayetleri incelemiꢀtir. Sahip olduğu   unsurları göz önüne alarak AĐHM, iddiaları değerlendirmeye yetkili olduğundan, AĐHS’nin   güvence altına aldığı hak ve özgürlüklerin ihlaline iliꢀkin hiçbir bulgu tespit edememiꢀtir.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca dayanaktan yoksun olması nedeniyle   baꢀvurunun sözkonusu kısmının reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaꢀılmaktadır.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   Baꢀvuran, 30.000 Euro maddi ve 15.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.   Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.   AĐHM, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi tazminat arasında bir illiyet bağı görememekte   ve sözkonusu talebi reddetmektedir. Buna karꢀın AĐHM, hakkaniyete uygun olarak,   baꢀvurana, 1.000 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.   AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı   orana üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun AĐHS’nin 5/4 maddesi kapsamında yapılan ꢀikayete iliꢀkinin kısmının   kabuledilebilir geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   2. AĐHS’nin 5/4 maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet   tarafından baꢀvurana, her türlü vergiden muaf tutularak 1.000 Euro (bin Euro) manevi   tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin Đç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 23 ꢁubat 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło