13467/05
WyrokETPCz2009-09-22ECLI:CE:ECHR:2009:0922JUD001346705
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał, powołując się na swoje ugruntowane orzecznictwo, stwierdził, że postępowanie karne przeciwko skarżącemu, trwające 13 lat i 8 miesięcy, było nadmiernie długie i nie spełniało wymogu „rozsądnego terminu” określonego w art. 6 ust. 1 Konwencji. Odrzucił zarzuty rządu dotyczące utraty statusu ofiary przez skarżącego w związku z przedawnieniem sprawy, niewyczerpania krajowych środków odwoławczych oraz dostępności nowych środków prawnych, uznając, że nie przedstawiono żadnych przekonujących dowodów, które uzasadniałyby odstępstwo od wcześniejszych orzeczeń w podobnych sprawach.Stan faktyczny
Skarżący, Mahmut Singar, został aresztowany w Stambule 28 stycznia 1995 r. pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji i tymczasowo aresztowany 15 lutego 1995 r. Akt oskarżenia przeciwko niemu i 19 innym osobom został sporządzony 24 kwietnia 1995 r., a proces rozpoczął się 2 maja 1995 r. przed Państwowym Sądem Bezpieczeństwa w Stambule. Skarżący został zwolniony z aresztu tymczasowego 10 maja 2001 r. Po zniesieniu Państwowych Sądów Bezpieczeństwa w czerwcu 2004 r., sprawa została przekazana do 9. Wysokiego Sądu Karnego w Stambule. Postępowanie zakończyło się 23 października 2008 r. umorzeniem z powodu przedawnienia na podstawie art. 102 i 104 Tureckiego Kodeksu Karnego.Rozstrzygnięcie
Trybunał uznał skargę za dopuszczalną. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Zasądził skarżącemu 12 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową. Odrzucił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
OF EUROPE
AVRUPA
KONSEYĐ
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ D A ĐRE
SĐNGAR – TÜRKĐYE DAVASI
(B a ꢀvuru no. 13467/05)
KARAR
STRAZBURG Eylül 2009
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde
kesinleꢀecektir. ꢁekli düzeltmelere tâbi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
SĐNGAR – TÜRKĐYE KARARI
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 13467/05 no’lu davanın nedeni Mahmut Singar
adlı T.C. vatandaꢀının (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM”) 30 Mart tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Đliꢀkin Sözleꢀme’nin
(“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından R. Doğan tarafından temsil
edilmiꢀtir.
OLAYLAR
DAVA KOꢁULLARI
Baꢀvuran 1966 doğumludur ve Ağrı’da yaꢀamaktadır. 28 Ocak 1995 tarihinde yasadıꢀı
örgüt üyesi olduğu ꢀüphesiyle Đstanbul’da yakalanmıꢀ, 15 ꢁubat 1995 tarihinde tutuklanmıꢀtır. Nisan 1995 tarihinde baꢀvuran ve diğer 19 sanık hakkında bir iddianame hazırlanmıꢀ,
yargılama 2 Mayıs 1995 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde baꢀlamıꢀtır. 10
Mayıs 2001 tarihinde baꢀvuran tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmiꢀtir. sayılı yasa uyarınca Devlet Güvenlik Mahkemeleri Haziran 2004’te kaldırılmıꢀ,
baꢀvuranın davası Đstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmiꢀtir. Ekim 2008 tarihinde Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, TCK’nın 102 ve 104.
maddelerine göre zamanaꢀımına uğramıꢀ olması nedeniyle baꢀvuran hakkındaki
kovuꢀturmanın sona erdirilmesine karar vermiꢀtir.
HUKUK
Baꢀvuran, hakkında yürütülen yargılamanın süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesinde
öngörülen “makul süre” ꢀartına uymamıꢀ olmasından ꢀikâyetçi olmuꢀtur.
Hükümet, hakkındaki davanın zamanaꢀımına uğrayıp sona erdirilmesi nedeniyle
baꢀvuranın artık mağdur statüsünde olmadığını savunmuꢀtur. Ayrıca hakkındaki ceza
yargılamasının halen devam ettiği bir dönemde AĐHM’ye baꢀvurduğundan baꢀvuranın iç
hukuk yollarını tüketmediğini belirtmiꢀtir. Son olarak 5271 sayılı yeni CMK’ya dayanarak
baꢀvuranın iç hukukta çareler arayabileceğini savunmuꢀtur.
Hükümetin ilk iki itirazına iliꢀkin olarak AĐHM, önceki davalarda Hükümetin benzer
itirazlarını inceleyip reddettiğini hatırlatır (bkz. özellikle ilk itiraza iliꢀkin olarak Mahmut
Arslan – Türkiye, no. 74507/01; ikinci itiraza iliꢀkin olarak ise Tutar – Türkiye, no. 11798/03;
Ertürk – Türkiye, no. 15259/02). AĐHM, sözkonusu davada farklı bir sonuca ulaꢀmasını
sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı kanaatindedir.
Bu nedenle Hükümetin bu itirazlarını reddeder. Hükümetin yeni CMK’nın 141. maddesine
iliꢀkin üçüncü itirazıyla ilgili olarak AĐHM, sözkonusu hükmün uzun süre tutuklu olarak
yargılananlar için tazminat talep etme imkanı tanıdığını gözlemler. Somut baꢀvurunun
yargılama süresinin uzunluğuna iliꢀkin olması nedeniyle Hükümetin itirazı kabul edilemez.
SĐNGAR – TÜRKĐYE KARARI
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca yapılan ꢀikâyetin esasına iliꢀkin olarak AĐHM, dikkate
alınması gereken sürenin 28 Ocak 1995 tarihinde baꢀlayıp 23 Ekim 2008 tarihinde sona
erdiğini gözlemler. Bu nedenle yargılama, bir yargı aꢀamasında 13 yıl 8 ay sürmüꢀtür. AĐHM
yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın ꢀartları ıꢀığında, özellikle de davanın
karmaꢀıklığı ile baꢀvuran ve ilgili mercilerin tutumunun dikkate alınarak değerlendirilmesi
gerektiğini yineler (bkz. birçok içtihadın yanı sıra Pélissier and Sassi – Fransa [BD], no.
25444/94).
AĐHM, sözkonusu baꢀvurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. Pélissier and Sassi, yukarıda
anılan). Tarafına sunulan tüm delilleri inceleyen AĐHM, somut davada farklı bir sonuca
ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı
kanaatindedir. Konu ile ilgili içtihadını dikkate alarak somut davada yargılama süresinin aꢀırı
olduğu ve “makul süre” ꢀartına uymadığı görüꢀündedir. Bu nedenle 6/1 maddesi ihlal
edilmiꢀtir.
Adil tatmine iliꢀkin olarak baꢀvuran 4,285 Euro maddi tazminat talep etmiꢀtir.
Yargılama süresinin uzunluğuna vurgu yaparak manevi tazminat miktarının belirlenmesini
AĐHM’nin takdirine bırakmıꢀtır. Hükümet taleplere itiraz etmiꢀtir. AĐHM, tespit edilen ihlal
ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı kuramamaktadır; bu nedenle talebi
reddeder. Ancak baꢀvuranın yargılama süresi nedeniyle, sıkıntı ve hayal kırıklığı gibi, sadece
ihlal tespitiyle yeterince tazmin edilemeyecek manevi zararlara uğramıꢀ olması gerektiğini
kabul eder. Somut dava koꢀullarını dikkate alarak ve hakkaniyete uygun bir değerlendirmeyle
baꢀvurana bu baꢀlık altında 12,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.
Baꢀvuran ayrıca AĐHM önündeki yargılama masraf ve giderleri için, sadece Đstanbul
Barosu’nun ücret çizelgesine dayanarak 6,260 Euro ödenmesini talep etmiꢀtir. AĐHM’nin
içtihadına göre bir baꢀvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve
miktarın makul olduğu kanıtlanmıꢀ ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır. Sözkonusu
davada AĐHM, talep edilen masrafların gerçekten yapıldığını tespit etmemiꢀtir. Bu nedenle bu
baꢀlık altında ödeme yapılmamasına hükmeder.
AĐHM ayrıca, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi
faizlerine uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna
karar vermiꢀtir.
SĐNGAR – TÜRKĐYE KARARI
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Sorumlu devletin baꢀvurana, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk lirasına
çevrilmek üzere:
(i) 12,000 (on iki bin) Euro manevi tazminat;
(ii) bu miktara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa
Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragrafları uyarınca 22 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
3
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło