14526/07;14747/07;15022/07;15737/07;36137/07;47245/07;50371/07;50372/07;54637/07

WyrokETPCz2009-10-20ECLI:CE:ECHR:2009:1020JUD001452607

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy zawieszenie publikacji gazet na podstawie art. 6/5 ustawy nr 3713 stanowiło naruszenie wolności wyrażania opinii (art. 10 Konwencji)?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że zawieszenie publikacji przyszłych wydań gazet, których treść nie była jeszcze znana w momencie wydawania decyzji, stanowiło nieproporcjonalną ingerencję w wolność wyrażania opinii. Takie środki, zakazujące publikacji na podstawie domniemania przyszłych naruszeń, zostały uznane za równoznaczne z cenzurą. ETPCz podkreślił, że władze krajowe przekroczyły swój ograniczony margines oceny, ponieważ dostępne były mniej restrykcyjne środki, takie jak konfiskata konkretnych numerów lub artykułów, a zastosowane środki nie były niezbędne w społeczeństwie demokratycznym.
Stan faktyczny
Skarżący byli właścicielami, redaktorami naczelnymi, dyrektorami wiadomości i dziennikarzami czterech tureckich gazet: Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Güncel i Gerçek Demokrasi. W okresie od 16 listopada 2006 r. do 25 października 2007 r. różne izby Sądu Karnego w Stambule zawieszały publikacje tych gazet na okres od 15 dni do 1 miesiąca. Podstawą zawieszeń było uznanie, że niektóre artykuły i wiadomości stanowiły propagandę na rzecz organizacji terrorystycznej PKK/KONGRA-GEL oraz aprobowały przestępstwa popełnione przez tę organizację i jej członków. Decyzje o zawieszeniu były podejmowane bez udziału skarżących i ich prawników, a ich odwołania zostały odrzucone.
Rozstrzygnięcie
Połączono skargi. Skargi uznano za dopuszczalne. Stwierdzono naruszenie art. 10 Konwencji. Nie uznano za konieczne odrębne rozpatrywanie skarg na podstawie art. 6 i 13 Konwencji oraz art. 1 Protokołu nr 1. Zasądzono odszkodowanie materialne dla Lütfi Ürper (40 000 EUR), Ali Gürbüz (5 000 EUR) i Hüseyin Bektaş (10 000 EUR). Zasądzono odszkodowanie niematerialne w wysokości 1 800 EUR dla każdego z 26 skarżących. Zasądzono 5 000 EUR na pokrycie kosztów i wydatków sądowych, pomniejszone o 1 000 EUR otrzymane w ramach pomocy prawnej. Odrzucono pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   A V R U P A   OF E U R O P E   KONSEYİ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   ÜRPER VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 14526/07, 14747/07, 15022/07, 15737/07, 36137/07,   47245/07, 50371/07, 50372/07 ve 54637/07)   KARAR   STRAZBURG   Ekim 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde   kesinleꢀecektir. ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 14526/07, 14747/07, 15022/07,   15737/07, 36137/07, 47245/07, 50371/07, 50372/07 ve 54637/07 no’lu   davanın nedeni, isimleri ekte yer alan yirmi altı T.C. vatandaꢀının   (“baꢀvuranlar”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, Đnsan Hakları ve   Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleꢀme’nin (“AĐHS”) 34.   maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu dokuz adet baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde,   Đstanbul Barosu avukatlarından Ö. Kılıç tarafından temsil edilmiꢀlerdir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢁULLARI   1. Gazetelere iliꢀkin kovuꢀturma   Baꢀvuranlar, söz konusu zamanda, Türkiye’de yayımlanan Ülkede   Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek Demokrasi adlı dört gazetenin   sahibi, yazı iꢀleri müdürü, genel yayın yönetmeni ve gazetecileri   konumundaydılar. Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin çeꢀitli daireleri, bazı   haber ve makaleler nedeniyle dört gazetenin de yayınını 16 Kasım 2006 –   Ekim 2007 tarihleri arasında 15 gün ila 1 ay arasında değiꢀen sürelerle   durdurmuꢀtur. Đtiraz konusu yayınların, PKK/KONGRA-GEL adlı terör   örgütü adına yapılan bir propaganda ve örgüt ile üyeleri tarafından iꢀlenen   suçların onayı niteliğinde olduğu kabul edilmiꢀtir.   Kasım 2006 tarihinde Ülkede Özgür Gündem gazetesi aleyhine   açılan ilk davada, duruꢀma hakimi, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesine   aykırı olarak bazı haber ve makalelerin propaganda unsuru taꢀıdığını, terör   suçlarını onaylar nitelikte olduğunu ve terör saldırısına uğrama riski altında   bulunan yetkililerin adlarını açıkladığını belirtmiꢀtir. Dolayısıyla, söz   konusu haber ve makalelerin içeriği AĐHS’nin 10. maddesinde öngörülen   sınırları aꢀmıꢀtır. Ayrıca, söz konusu suçlar gazetenin tek bir baskısıyla   sınırlı olmayıp süreklilik arz etmiꢀtir. Sonuç olarak, 3713 No.lu Kanun’un   6/5 maddesi uyarınca, hakim gazetenin basımını ve dağıtımını on beꢀ   günden bir aya kadar durdurmakla yetkiliydi.   Temmuz 2007 tarihinde Güncel gazetesi aleyhine açılan davada,   gazetenin basımı, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesi bağlamında değil,   sahipleri, gazetecileri ve içeriğinin 12 Temmuz 2007 tarihli mahkeme   kararıyla yayını on beꢀ gün süreyle durdurulan Gündem gazetesininkilerle   aynı olması nedeniyle on beꢀ gün süreyle durdurulmuꢀtur.   Ne baꢀvuranlar, ne de avukatları söz konusu nizasız yargı sürecine   katılmıꢀlardır. Ayrıca, yayın durdurma kararlarına karꢀı yaptıkları yazılı   itirazlar reddedilmiꢀtir. Sonuç olarak, kararlar uygulanmıꢀtır.   2. Baꢀvuranlara iliꢀkin kovuꢀturma   No.lu Kanun’un 6/1, 6/2 ve 7/2 maddeleri ile Ceza Kanunu’nun   215. maddesi uyarınca, Ülkede Özgür Gündem gazetesinin sahibi Ali   Gürbüz, gazetesinde yayımlanan çeꢀitli makaleler aracılığıyla adı geçen   örgüt adına propaganda yapmak, örgüt ve üyeleri tarafından iꢀlenen suçları   onaylamak ve terörle mücadeleyle görevli yetkililerin kimliklerini   açıklamak suçlarından yargılanmıꢀtır. Ali Gürbüz, 380,000 YTL para   cezasına mahkum edilmiꢀtir.   Ülkede Özgür Gündem ve Gündem gazetelerinin yazı iꢀleri müdürü   baꢀvuran Özlem Aktan da aynı ꢀekilde yargılanmıꢀtır. Özlem Aktan’ın   Ülkede Özgür Gündem gazetesine iliꢀkin ilk davası Ali Gürbüz’ün   davasından ayrılmıꢀtır. Gündem ve Güncel gazetelerinin sahibi Lütfi Ürper,   Özlem Aktan’ın ikinci davasının bir diğer baꢀvuranıdır. Özlem Aktan ile   Lütfi Ürper, 3713 No.lu Kanun’un 5, 6/2, 6/4 ve 7/2 maddeleri ile Ceza   Kanunu’nun 215. ve 218. maddeleri uyarınca itham edilmiꢀtir.   Lütfi Ürper, benzer suçlamalarla üç kez yargılanmıꢀtır. Bir diğer   baꢀvuran, Gerçek Demokrasi gazetesinin sahibi ve yazı iꢀleri müdürü   Hüseyin Bektaꢀ, 3713 No.lu Kanun’un 6/2 ve 7/2 maddeleri ile Ceza   Kanunu’nun 215. maddesi uyarınca aynı suçlardan yargılanmıꢀtır.   Dava dosyasında yer alan bilgiye göre, Ali Gürbüz aleyhindeki dava   hariç bahsi geçen davaların tamamı ilk derece mahkemesi önünde derdesttir.   Ali Gürbüz’ün davası ise Yargıtay önünde derdesttir.   HUKUK   I.   DAVALARIN BĐRLEꢁTĐRĐLMESĐ   AĐHM, baꢀvuru konularının benzer olması sebebiyle davaların   birleꢀtirilmesini uygun görmektedir.   II.   KABULEDĐLEBĐLĐRLĐK   A. Mağdur Statüsünün Bulunmadığı Đddiası   Hükümet, Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek   Demokrasi gazetelerinin genel yayın yönetmenlerinin, haber müdürlerinin   ve gazetecilerinin, söz konusu gazetelerin basımlarının durdurulması   yönündeki kararlardan doğrudan etkilenmedikleri gerekçesiyle mağdur   statülerinin bulunmadığını ifade etmiꢀtir. Hükümet, yalnızca söz konusu   gazete sahipleri ve yazı iꢀleri müdürlerinin (Ali Gürbüz, Özlem Aktan, Lütfi   Ürper ve Hüseyin Bektaꢀ) iddia konusu AĐHS ihlallerinden mağdur   olduklarını iddia edebileceklerini ileri sürmüꢀtür.   Baꢀvuranlar, AĐHM’nin Yıldız ve Diğerleri / Türkiye (no. 60608/00)   ve Halis Doğan ve Diğerleri / Türkiye (50693/99) kararlarına atıfta   bulunarak bütün baꢀvuranların mahkeme kararlarından etkilendiğini ileri   sürmüꢀlerdir.   AĐHM, önceki davalarda Hükümet’in benzer itirazlarını inceleyip   reddettiğini kaydeder (Tanrıkulu, Çetin, Kaya ve Diğerleri / Türkiye, no.   40150/98; Yıldız ve Diğerleri, yukarıda kaydedilen). AĐHM, söz konusu   davada içtihadından ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koꢀul   bulunmadığı kanaatindedir. AĐHM, genel yayın yönetmenlerinin, haber   müdürlerinin ve gazetecilerin haber alma ve verme özgürlüklerinin, dört   gazetenin basım ve dağıtımının durdurulmasına yönelik kararlardan   doğrudan etkilendikleri kanaatindedir. Dolayısıyla, AĐHM, Hükümet’in   itirazını reddeder.   B. Đç hukuk yollarının tüketilmediği iddiası   Hükümet, ayrıca, baꢀvuranların AĐHM’ye baꢀvurmadan önce, gazete   sahipleri ile yazı iꢀleri müdürleri aleyhindeki ceza yargılamasının sonucunu   beklemeleri gerektiğini iddia etmiꢀtir.   Baꢀvuranlar, AĐHS’ye iliꢀkin ꢀikayetlerinin yukarıda bahsedilen ceza   yargılamasıyla değil gazetelerinin basımını durduran yerel mahkeme   kararlarıyla ilgili olduğunu ifade etmiꢀlerdir. Baꢀvuranlar, ayrıca, söz   konusu mahkeme kararları bağlamında, mevcut iç hukuk yollarının   tamamını tükettiklerini belirtmiꢀlerdir.   AĐHM, baꢀvuranların AĐHS’ye iliꢀkin ꢀikayetlerinin yalnızca Ülkede   Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek Demokrasi gazetelerinin   basımının durdurulmasına iliꢀkin ağır ceza mahkemesi kararlarıyla ilgili   olduğunu ve baꢀvuranların çeꢀitli kararları temyiz ederek iç hukuk yollarını   tükettiklerini kaydeder. Dolayısıyla, AĐHM, AĐHS’nin 35/1 maddesi   uyarınca baꢀvuranların mevcut iç hukuk yollarını tükettiklerine karar verir.   AĐHM, Hükümet’in itirazını reddeder.   C. Diğer kabuledilebilirlik kriterlerine uygunluk   AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca baꢀvuruların açıkça dayanaktan   yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da   kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvurular   kabuledilebilir niteliktedir.   III. ESAS   A. AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiği iddiaları   Baꢀvuranlar, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesi uyarınca Ülkede   Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek Demokrasi gazetelerinin basım   ve dağıtımlarının durdurulmasının ifade özgürlüğü haklarına haksız bir   müdahale oluꢀturduğu konusunda ꢀikayetçi olmuꢀ ve bu ꢀikayetlerini   AĐHS’nin 10. maddesine dayandırmıꢀlardır.   1. Müdahale olup olmadığı konusu   AĐHM’ye göre, Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek   Demokrasi gazetelerinin basım ve dağıtımlarının durdurulmasına yönelik   kararlar, baꢀvuranların ifade özgürlüğünün uygulanmasına “müdahale”   oluꢀturmuꢀtur. Ayrıca, Hükümet bu duruma itiraz etmemiꢀtir.   AĐHS’nin 10. maddesinin 2. paragrafında öngörülen ꢀartları yerine   getirmemesi halinde bu tür müdahaleler 10. maddenin ihlalini oluꢀturur. Bu   nedenle, müdahalelerin yasayla öngörülüp öngörülmediği, meꢀru amaçlar   izleyip izlemediği ve demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı   belirlenmelidir.   2. Müdahalelerin yasayla öngörülmesi   Hükümet, gazetelerin basımını yasaklayan kararın 3713 No.lu   Kanun’un 6/5 maddesince öngörüldüğünü ifade etmiꢀtir.   Baꢀvuranlar, Terörle Mücadele Kanunu’nun 6/5 maddesinin   Anayasa ve AĐHS’ye aykırı olması sebebiyle kanun sayılamayacağını   belirtmiꢀtir. Baꢀvuranlar, bu bağlamda, T.C. eski Cumhurbaꢀkanı’nın, 6/5   maddesinin T.C. Anayasası’nda yer almayan bir cezayı öngörmesi nedeniyle   söz konusu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne dava açtığını   kaydetmiꢀlerdir. Baꢀvuranlar, ayrıca, Güncel gazetesinin basımının ve   dağıtımının durdurulmasına iliꢀkin 16 Temmuz 2007 tarihli kararın iç   hukukta yer alan herhangi bir yasal hükme dayanmadığını ileri sürmüꢀlerdir.   AĐHM, AĐHS’nin 10/2 maddesinde yer alan “yasayla öngörülme”   ifadesinin, ilk olarak, itiraz konusu tedbirin iç hukukta bir dayanağı olmasını   gerektirdiğini hatırlatır. Ancak, söz konusu ifade, hukuki normların ilgili   kiꢀinin eriꢀiminde olmasını, sonuçlarının öngörülebilmesini ve hukukun   üstünlüğü ilkesine uygun olmasını gerektiren kanun niteliğine de atıfta   bulunmaktadır (Association Ekin / Fransa, no. 39288/98).   Söz konusu davada, ulusal mahkeme kararlarının çoğunun 3713   No.lu Kanun’un 6/5 maddesine dayandığı konusu ihtilaflı değildir. Geriye   söz konusu hükmün eriꢀilebilirliği, öngörülebilirliği ve hukukun üstünlüğü   ilkesine uygunluğu konusu kalmaktadır. Ayrıca, Güncel gazetesinin   basımının ve dağıtımının durdurulmasına iliꢀkin 16 Temmuz 2007 tarihli   karar, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesine dayanarak değil, söz konusu   gazetenin sahibinin, gazetecilerinin ve içeriğinin daha önce basımı   durdurulan Gündem gazetesininkilerle aynı olması nedeniyle verilmiꢀtir.   Ancak, 3713 No.lu Kanun’un ilgili hükmü, süreli yayınların bu nedenle   durdurulmasını öngörmemektedir. Dolayısıyla, 16 Temmuz 2007 tarihli   kararın iç hukukta geçerli bir dayanağı olup olmadığı konusunda AĐHM’nin   ciddi endiꢀeleri bulunmaktadır. Bununla birlikte, gereklilik konusunda   aꢀağıda yer alan tespitlerini göz önünde bulunduran AĐHM, “yasaya   uygunluk” konusunda nihai bir sonuca varmasına gerek olmadığı   kanaatindedir.   3. Müdahalelerin meꢀru bir amaç izleyip izlemediği konusu   Hükümet, gazetelerin basımını yasaklayan kararların ulusal   güvenliğin ve toprak bütünlüğünün korunması, kamu düzeninin sağlanması,   suç iꢀlenmesinin önlenmesi ve baꢀkalarının hak ve özgürlüklerinin   korunması gibi meꢀru amaçlar izlediğini ifade etmiꢀtir.   Baꢀvuranlar, ifade özgürlüğünün yalnızca kargaꢀa ve suçun   önlenmesi amacıyla kısıtlanabileceğini ileri sürmüꢀlerdir.   AĐHM, söz konusu davada, ulusal makamların kargaꢀa ve suçun   önlenmesi adına meꢀru bir amaç izlediğinin düꢀünülebileceği kanaatindedir.   Bununla birlikte, AĐHM, bu konunun gazetelerin yayınını durdurmanın   demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı konusuyla yakından ilgili   olduğu, bu nedenle de bu bağlamda incelenmesi gerektiği kanaatindedir.   4. Müdahalelerin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı   konusu   a. Tarafların ifadeleri   Hükümet, hakimlerin söz konusu makalelerin terör örgütü adına   propaganda unsurları içerdiğini ve örgüt tarafından iꢀlenen suçları onaylar   nitelikte olduğunu tespit ettiklerini ileri sürmüꢀtür. Ayrıca, bu makaleler   terörle mücadeleyle görevli yetkililerin kimliklerini ifꢀa ederek söz konusu   ꢀahısları terör saldırılarının hedefi haline getirmiꢀlerdir. Hükümet,   gazetelerin basımını yasaklayan kararların sınırlı süreler için uygulanan ve   acil bir sosyal ihtiyacı karꢀılayan önleyici tedbirler olduğunu ifade etmiꢀtir.   Bu nedenle, baꢀvuranların haklarına yapılan müdahaleler izlenen meꢀru   amaçlarla orantılı olup makamlar tarafından öne sürülen gerekçeler amacına   uygun ve yeterlidir.   Baꢀvuranlara göre, ulusal mahkemeler makul tedbirler almaya niyetli   olsalardı, yayınlanmaları kanuna aykırı olduğu iddia edilen sayılara el   koyarlardı. Baꢀvuranlar, ulusal mahkeme kararlarının verildiği sırada   gelecekteki içeriği bilinmeyen gazetelerin basımının böyle uzun sürelerle   yasaklanmasının sansür anlamına geldiğini iddia etmiꢀlerdir.   b. AĐHM’nin değerlendirmesi   (i) Genel Đlkeler   AĐHM, ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumun temel   yapılarından birini oluꢀturduğunu ve toplumun geliꢀimi ve bireyin kendini   gerçekleꢀtirmesinin koꢀullarından biri olduğunu hatırlatır (Lingens /   Avusturya, A Serisi no. 103). Đfade özgürlüğü istisnalara tabi olsa da, bu   istisnalar dar bir biçimde yorumlanmalı ve sınırlama nedeni ikna edici bir   biçimde ortaya konmalıdır (Observer ve Guardian / Birleꢀik Krallık, A Serisi   no. 216). Bununla birlikte, ulusal makamlar, ilk olarak, sınırlamayı   gerektiren “acil bir sosyal ihtiyacın” var olup olmadığını   değerlendirmelidirler. Ulusal makamlar, bu değerlendirmeyi yaparken belirli   bir takdir marjı kullanmaktadırlar. Yazılı medyaya iliꢀkin söz konusu   davadakine benzer davalarda, ulusal takdir marjı, demokratik bir toplumun   basın özgürlüğünün sağlanması ve korunması konusundaki çıkarları ile   sınırlıdır (Fressoz ve Roire / Fransa, no. 29183/95; Alınak / Türkiye, no.   40287/98).   Basın, demokratik bir toplumda önemli bir rol oynamaktadır. AĐHM,   birçok kez, basının ꢀiddet, kargaꢀa veya suç tehditlerine karꢀı koruma   sağlamak amacıyla bazı sınırları aꢀmaması gerektiği halde, basının   görevinin, sorumluluk ve yükümlülükleri dahilinde, bölücü fikirler dahil   olmak üzere kamu çıkarını ilgilendiren bütün konularla ilgili bilgi ve görüꢀ   aktarmak olduğunu kaydetmiꢀtir (ꢁener / Türkiye, no. 26680/95; Sürek /   Türkiye (no. 1), no. 26682/95). Basının bu tür bilgi ve görüꢀleri aktarma   görevinin yanı sıra, toplumun da bu bilgi ve görüꢀleri edinme hakkı   bulunmaktadır (Bladet Tromso ve Stensaas / Norveç, no. 21980/93).   (ii) Yukarıdaki ilkelerin söz konusu davaya uygulanması   AĐHM, ilk olarak, Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve   Gerçek Demokrasi gazetelerinin basım ve dağıtımlarının Đstanbul Ağır Ceza   Mahkemesinin farklı daireleri tarafından on beꢀ günden bir aya kadar   değiꢀen sürelerle durdurulduğunu gözlemlemektedir. Đlk derece   mahkemeleri, söz konusu gazetelerin farklı sayılarında yayımlanan bazı   makale ve haberlerin PKK/KONGRA-GEL adlı terör örgütü lehine   propaganda unsurları taꢀıdığını, örgüt ve üyeleri tarafından iꢀlenen suçları   onaylar nitelikte olduğunu ve terörle mücadeleyle görevli yetkililerin   kimliklerini ifꢀa ederek bu kiꢀileri terör saldırılarının hedefi haline   getirdiğini tespit ederek söz konusu yayın durdurma kararlarını vermiꢀlerdir.   Baꢀvuranlar, her karar için temyize gitmiꢀler, ancak temyiz talepleri kabul   edilmemiꢀtir.   AĐHM, söz konusu davada baꢀvuranların ꢀikayetlerinin gazetelerin   belirli sayılarına el konmasıyla değil, makale ve haberlerin yayımlanmasıyla   No.lu Kanun’un 6/5 maddesinde yer alan suçların iꢀlendiği   gerekçesiyle gazetelerin basımının on beꢀ günden bir aya kadar değiꢀen   sürelerle yasaklanmasına yönelik kararlarla ilgili olması nedeniyle, itiraz   konusu makale ve haberlerin içeriğinin incelenmesine gerek olmadığı   kanaatindedir.   AĐHM, bu bağlamda, AĐHS’nin 10. maddesinin, gazetelerin   basımına yukarıda bahsedilen sınırlamaların getirilmesini yasaklamadığını   hatırlatır. Ancak, bu tür sınırlamalar, AĐHM tarafından son derece titiz bir   inceleme yapılmasını gerektiren tehlikeler arz etmektedir. Haberin çabuk   eskiyen bir özelliğinin olması ve kısa bir süre için de olsa basımının   durdurulması, haberin bütün değerini ve ilgisini yok edebileceğinden, bu   durum özellikle basın söz konusu olduğu zaman geçerlidir (Observer ve   Guardian, yukarıda kaydedilen). Basın özgürlüğünün tehlikede olması   nedeniyle, ulusal makamlar, söz konusu tedbirlerin alınmasını gerektiren   “acil bir sosyal ihtiyacın” var olup olmadığı konusunda karar verebilmek   için sınırlı bir takdir marjına sahiptiler (Editions Plon / Fransa, no.   58148/00).   AĐHM, gazetelerin yayınının durdurulmasını düzenleyen sistemin   hukuki niteliğinin basın özgürlüğü için değerli bir teminat olduğunu kabul   etmektedir. Ancak, bu konuda ulusal mahkemelerce verilen kararlar da   AĐHS’nin 10. maddesinde öngörülen ilkelere uygun olmalıdır (Gaweda /   Polonya, no. 26229/95).   Bu bağlamda, AĐHM, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi kararlarının   süreli yayınların tamamının ileriki basımlarına yasak getirdiğini   gözlemlemektedir. AĐHM, daha önce basına getirilen sınırlamalarla ilgili   baꢀvuruları inceleme fırsatının olduğunu (Observer ve Guardian, yukarıda   kaydedilen; Sunday Times / Birleꢀik Krallık (no. 2), A Serisi no. 217) ve söz   konusu baꢀvuruların AĐHS’ye aykırı olmadığı sonucuna vardığını   gözlemlemektedir.   Ancak, söz konusu baꢀvurularda incelenmekte olan sınırlamalar   belirli haber veya makalelere değil, gazetelerin yerel mahkeme kararlarının   verildiği tarihte henüz içeriği bilinmeyen ileriki basımlarına yönelik olması   nedeniyle, bu baꢀvurular öncekilerden farklıdır.   AĐHM’ye göre, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesi ile söz konusu   davadaki mahkeme kararları, dıꢀında tutuldukları yargılama sırasında   duruꢀma yapılmaksızın “suçlu” bulunan baꢀvuranların gelecekte aynı türden   suçları iꢀleyebilecekleri varsayımından yola çıkmaktadır. Bu nedenle,   AĐHM, gazete yayınlarının durdurulmasına yönelik kararların önleyici   etkisinin, baꢀvuranların ileride benzer makale ve haberler yayımlamasını   engellemek ve mesleki faaliyetlerini aksatmak için üstü kapalı bir yaptırım   anlamına geldiği sonucuna varır (mutatis mutandis, Demirel ve Ateꢀ (no. 3),   no. 11976/03). Ancak, AĐHM, gazetelerin belirli sayılarına el koymak veya   belirli makalelerin yayımlanmasına sınırlamalar getirmek gibi daha   yumuꢀak tedbirler alınabileceği kanaatindedir.   AĐHM, yerel mahkemelerin, kısa süreliğine de olsa Ülkede Özgür   Gündem, Gündem, Güncel ve Gerçek Demokrasi gazetelerinin basım ve   dağıtımlarını durdurarak kendilerine verilen sınırlı takdir marjını aꢀtığını ve   basının demokratik toplumun gözlemcisi rolünü gerekçesiz bir ꢀekilde   sınırlandırdığı sonucuna varır (mutatis mutandis, Cumpana ve Mazare /   Romanya, no. 33348/96; Obukhova / Rusya, no. 34736/03). 3713 No.lu   Kanun’un 6/5 maddesi temel alınarak gazetelerin tamamının ileriki   basımlarını yasaklamak, demokratik bir toplumda “gerekli” olan sınırlama   kavramını aꢀmıꢀ ve sansürle aynı anlama gelmiꢀtir.   Dolayısıyla, AĐHS’nin 10. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   B. AĐHS’nin 6. ve 13. maddeleri ile 1 No.lu Protokol’ün 1.   maddesinin ihlal edildiği iddiası   Baꢀvuranlar, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi önündeki yargılamaya   katılamadıkları ve Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin adı geçen gazetelerin   basımını ve dağıtımını durduran kararları baꢀvuranların savunmasını   almadan verdiği konusunda ꢀikayetçi olmuꢀ ve bu ꢀikayetlerini AĐHS’nin   6/1 ve 6/3 maddelerine dayandırmıꢀlardır. Baꢀvuranlar, ayrıca, yerel   mahkeme kararlarına karꢀı açtıkları temyiz davalarının duruꢀma yapılmadan   reddedildiği gerekçesiyle söz konusu kararların hukuka uygunluğuna itiraz   edebilecekleri bir iç hukuk yolu bulunmadığı konusunda ꢀikayetçi olmuꢀ ve   bu ꢀikayetlerini AĐHS’nin 13. maddesine dayandırmıꢀlardır. Baꢀvuranlar,   ayrıca, sorumlu oldukları haber ve makalelerin adı geçen gazetelerde   yayımlanmasının suç teꢀkil ettiğine dair yerel mahkemelerce verilen   kararların masumiyet karinesini ihlal ettiği gerekçesiyle AĐHS’nin 6/2   maddesinin ihlal edildiği konusunda ꢀikayetçi olmuꢀlardır.   Baꢀvuranlar, son olarak, Ülkede Özgür Gündem, Gündem, Güncel ve   Gerçek Demokrasi gazetelerinin yayınlarının durdurulmasına yönelik   kararların mülkiyet haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle AĐHS’nin 1 No.lu   Protokolü’nün 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiꢀlerdir.   Hükümet, bu iddialara itiraz etmiꢀtir.   Bununla birlikte, dava koꢀullarını ve AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal   edildiği yönündeki tespitini göz önünde bulunduran AĐHM, söz konusu   baꢀvuruda ortaya konan temel hukuki sorunu incelediği kanaatindedir. Bu   nedenle, AĐHM, söz konusu ꢀikayetler için ayrıca karar verilmesine gerek   olmadığı sonucuna varır (mutatis mutandis, Demirel ve Diğerleri / Türkiye,   no. 75512/01; Demirel ve Ateꢀ, yukarıda kaydedilen).   IV.   AĐHS’NĐN 46. VE 41. MADDELERĐNĐN UYGULANMASI   A. AĐHS’nin 46. maddesi   AĐHS’nin 46. maddesine göre:   “1. Yüksek Sözleꢀmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkemenin kesinleꢀmiꢀ   kararlarına uymayı taahhüt ederler.   2. Mahkemenin kesinleꢀmiꢀ kararı, kararın uygulanmasını denetleyecek olan   Bakanlar Komitesine gönderilir.”   AĐHM’nin baꢀvuranların ifade özgürlüğüne iliꢀkin ꢀikayetle ilgili   düꢀünceleri ve vardığı sonuç, baꢀvuranların AĐHS’nin 10. maddesinde   öngörülen haklarının ihlalinin Türk mevzuatından (3713 No.lu Kanun’un   6/5 maddesi) doğan bir sorundan kaynaklandığını göstermektedir. Söz   konusu hükmün yürürlüğe girdiği 18 Temmuz 2006 tarihinden itibaren,   yerel mahkemeler, bu hüküm uyarınca çok sayıda süreli yayının basım ve   dağıtımının durdurulmasına karar vermiꢀtir. Aynı konuyla ilgili birçok dava   AĐHM önünde halen derdesttir. Yukarıdaki tespitler söz konusu sorunun   sistemik olduğunu göstermektedir.   Sistemik sorunları tespit ederken, Sözleꢀmeye Taraf Devletlerin   uygun çözümü bulmalarına ve Bakanlar Komitesi’nin kararların uygulanıp   uygulanmadığını denetlemelerine yardımcı olmak için bu tür sistemik   sorunların kaynağını teꢀhis etmek AĐHM’nin yerine getirdiği bir   uygulamadır (Gülmez / Türkiye, no. 16330/02). AĐHM, söz konusu davada   ortaya çıkan sistemik sorunla ilgili olarak, AĐHS’nin 10. maddesinin   gereklerine uygun olarak ifade özgürlüğü hakkının etkili biçimde   korunmasını sağlamak için ulusal düzeyde genel tedbirler alınmasının arzu   edilir olduğu görüꢀündedir. Bu bakımdan, süreli yayınların basım ve   dağıtımını durdurma uygulamasına son vermek amacıyla, Savunmacı   Hükümet’in, 3713 No.lu Kanun’un 6/5 maddesini söz konusu kararda   belirtilen ilkelere göre düzenlemesi gerekmektedir.   B. AĐHS’nin 41. maddesi   AĐHS’nin 41. maddesine göre:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili   Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme,   gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   1. Tazminat   a. Maddi tazminat   Baꢀvuranlar, yayınlarının durdurulmasına nedeniyle gazetelerin   uğradığı ticari zarar karꢀılığında 1,400,000 TL (yaklaꢀık 898,000 Euro)   maddi tazminat talep etmiꢀlerdir. Baꢀvuranlar, aynı baꢀlık altında, bireysel   olarak uğradıkları zarar karꢀılığında 97,000 Euro talep etmiꢀlerdir.   Baꢀvuranlar, taleplerini desteklemek üzere yedi adet fatura kopyası   sunmuꢀlardır. 12 ve 19 Kasım 2006 ve 5 Mart 2007 tarihli üç fatura, dağıtım   ꢀirketleri tarafından Ülkede Özgür Gündem ve Gündem gazetelerine ödenen   ücreti göstermektedir. 11 Kasım 2006 ve 7 Mart 2007 tarihli diğer dört   fatura ise adı geçen gazeteler tarafından basımevlerine ödenen ücreti   göstermektedir. Baꢀvuranlar, ayrıca, Ülkede Özgür Gündem ve Gündem   gazetelerinin çalıꢀanlarının maaꢀ miktarını gösteren belgeler sunmuꢀlardır.   Hükümet, iddia edilen AĐHS ihlalleri ile talep edilen maddi tazminat   arasında illiyet bağı bulunmadığını ileri sürmüꢀtür.   AĐHM’ye göre, baꢀvuranlar tarafından sunulan fatura kopyaları ile   çalıꢀanların maaꢀlarını gösteren belgelerin Ülkede Özgür Gündem ve   Gündem gazetelerinin bazı gelir ve masraflarını gösterdiği kabul edilse bile,   söz konusu belgeler gazetelerin uğradığı zararın tam miktarını yeterli     biçimde yansıtamamaktadır: Çünkü, söz konusu davadaki gazetelerin   baꢀvuranlar tarafından belgelenmeyen baꢀka gelir ve masrafları olmalıdır.   Bu nedenle, AĐHM, baꢀvuranların sunduğu belgelere dayanarak maddi   zararın tam miktarını tespit edememektedir.   Ancak, AĐHM, gazetelerin yayınının on beꢀ günden bir aya kadar   değiꢀen sürelerle durdurulmasına iliꢀkin olarak tespit edilen ihlallerden   dolayı belirli miktarda maddi zarar yaꢀanmıꢀ olabileceğini kabul eder   (mutatis mutandis, Özgür Gündem / Türkiye, no. 23144/93). Baꢀvuranlardan   herhangi bir açıklama gelmemesi nedeniyle, AĐHM, gazetelerin yayınlarının   durdurulduğu dönemlerde yazı iꢀleri müdürü, genel yayın yönetmeni, haber   müdürü ve gazeteci olarak çalıꢀan baꢀvuranların maaꢀlarının ödendiği   sonucuna varır. Bu nedenle, AĐHM, baꢀvuranların bireysel olarak yaptıkları   talepleri reddeder. Söz konusu maddi zarar yalnızca gazete sahipleri Lütfi   Ürper, Ali Gürbüz ve Hüseyin Bektaꢀ için geçerlidir. Davanın özel   koꢀullarını ve dava dosyasındaki bilgileri göz önünde bulunduran AĐHM,   Lütfi Ürper, Ali Gürbüz ve Hüseyin Bektaꢀ’a, sırasıyla, 40,000 Euro, 5,000   Euro ve 10,000 Euro ödenmesine karar verir.   b. Manevi tazminat   Baꢀvuranlar, manevi tazminat olarak 162,000 Euro talep etmiꢀlerdir.   Hükümet, tespit edilen ihlalin tek baꢀına yeterli adil tatmin   oluꢀturduğu gerekçesiyle AĐHM’den söz konusu talebi reddetmesini   istemiꢀtir.   AĐHM, bütün baꢀvuranların tespit edilen ihlalin tek baꢀına yeterli   tatmin oluꢀturamayacağı ꢀekilde sıkıntı çekmiꢀ olabileceği kanaatindedir.   Davanın özel koꢀulları ile tespit edilen ihlali göz önünde bulunduran AĐHM,   baꢀvuranların her birine 1,800 Euro manevi tazminat ödenmesine karar   verir.   2. Yargılama masraf ve giderleri     Baꢀvuranlar, yerel mahkemeler ve AĐHM önünde yapmıꢀ oldukları   yargılama masraf ve giderleri için 23,960 Euro talep etmiꢀlerdir.   Baꢀvuranlar, bu bağlamda, avukatlarının baꢀvurular için kaç saat   çalıꢀtıklarını gösteren bir zaman cetveli ile masraf ve giderlere iliꢀkin bazı   tablolar sunmuꢀlardır.   Hükümet bu talebe itiraz etmiꢀtir.   AĐHM’nin içtihadına göre, bir baꢀvuran gerçekliğini ve gerekliğini   kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM, söz   konusu davada, elindeki belgelere ve yukarıdaki ölçütlere dayanarak,   54637/07 no.lu dava için Avrupa Konseyi tarafından Hüseyin Bektaꢀ’a adli   yardım olarak ödenen 1,000 Euro düꢀülerek, AĐHM önündeki yargılama   masraf ve giderleri için baꢀvuranlara ortaklaꢀa 5,000 Euro ödenmesine karar   verir.   3. Gecikme Faizi   AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi   kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artıꢀ eklenerek   belirlenmesini uygun görmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM,   1. Baꢀvuruların birleꢀtirilmesine;   2. Baꢀvuruların kabuledilebilir olduğuna;   3. AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;   4. AĐHS’nin 6. ve 13. maddeleri ile AĐHS’nin 1 No.lu Protokolü’nün 1.   maddesi uyarınca yapılan ꢀikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek   olmadığına;   5. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın   kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz   kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve   kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından,   (i) maddi tazminat olarak Lütfi Ürper’e 40,000 Euro (kırk bin Euro), Ali   Gürbüz’e 5,000 Euro (beꢀ bin Euro) ve Hüseyin Bektaꢀ’a 10,000   Euro (on bin Euro);   (ii) manevi tazminat olarak baꢀvuranların her birine (Lütfi Ürper,   Nurettin Fırat, Özlem Aktan, Yüksel Genç, Bayram Balcı,   Abdulvahap Taꢀ, Mehmet Ali Çelebi, Cengiz Kapmaz, Devrim     Göktaꢀ, Filiz Koçali, Fuat Bulut, Hüseyin Akyol, Salih Sezgi,   Zeriman Dağdelen, Ramazan Pekgöz, Medine Kılıç, Mehmet   Samur, Ali Gürbüz, Ali Erden, Ersin Öngel, Musa Demir, Esra   Çiftçi, Turabi Kiꢀin, ꢁinasi Tur, Zennur Kızılkaya, Hüseyin   Bektaꢀ) 1,800 Euro (bin sekiz yüz Euro);   (iii) yargılama masraf ve giderleri için, adli yardım olarak alınan   1,000 Euro düꢀülerek, baꢀvuranlara ortaklaꢀa 5,000 Euro (beꢀ bin   Euro) ödenmesine;   (b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren   ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem   için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına   eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   6. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77.   maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 20 Ekim 2009 tarihinde yazılı   olarak bildirilmiꢀtir.   Ek   Baꢀvuru   No   Baꢀvuranlar   Davanın Adı   Baꢀvuru Tarihi   14526/07   ÜRPER ve Diğerleri 2 Nisan2007   / Türkiye   Lütfi Ürper, Nurettin Fırat, Özlem   Aktan ve Yüksel Genç   14747/07   15022/07   BALCI ve Diğerleri / 3 Nisan 2007   Türkiye   Bayram Balcı, Abdulvahap Taꢀ,   Mehmet Ali Çelebi, Cengiz Kapmaz,   Devrim Göktaꢀ ve Filiz Koçali   Bayram Balcı, Abdulvahap Taꢀ,   Mehmet Ali Çelebi, Cengiz Kapmaz,   BALCI ve Diğerleri / 5 Nisan 2007   Türkiye   Devrim   Göktaꢀ,   Fuat   Bulut,   Hüseyin Aykol, Salih Sezgi, Zeriman   Dağdelen, Ramazan Pekgöz, Medine   Kılıç veMehmet Samur   15737/07   36137/07   GÜRBÜZ   Diğerleri / Türkiye   ÜRPER ve Diğerleri 9 Ağustos 2007   ve 29 Mart 2007   Ali Gürbüz, Özlem Aktan, Nurettin   Fırat ve Hüseyin Aykol   Lütfi   Ürper,   Nurettin   Fırat,   / Türkiye   Yüksel Genç, Bayram Balcı, Hüseyin   Aykol, Fuat Bulut, Salih Sezgi,     Zeriman Dağdelen, Mehmet Ali Çelebi,   Ramazan Pekgöz, Medine Kılıç, Cengiz   Kapmaz, Mehmet Samur, Ali Erden,   Ersin Öngel ve Musa Demir   47245/07   ÜRPER ve Diğerleri 17 Ekim 2007   Lütfi   Ürper,   Nurettin   Fırat,   / Türkiye   Yüksel Genç, Bayram Balcı, Hüseyin   Aykol, Fuat Bulut, Salih Sezgi,   Zeriman Dağdelen, Mehmet Ali Çelebi,   Ramazan Pekgöz,   Medine   Kılıç,   Mehmet Samur, Cengiz Kapmaz,   Musa Demir, Ersin Öngel, Ali Erden,   Esra Çiftçi, Turabi Kiꢀin ve ꢁinasi Tur   Lütfi Ürper, Mehmet Samur ve   Zennur Kızılkaya   50371/07   50372/07   54637/07   ÜRPER ve Diğerleri 5 Kasım 2007   / Türkiye   ÜRPER ve SAMUR 19 Kasım 2007   / Türkiye   Lütfi Ürper ve Mehmet Samur   BEKTAꢁ / Türkiye   Aralık 2007   Hüseyin Bektaꢀ   14

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 29.07.2026. · Źródło