14886/05

WyrokETPCz2010-06-08ECLI:CE:ECHR:2010:0608JUD001488605

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewystarczająca i opóźniona wypłata odprawy emerytalnej, a także wstrzymanie egzekucji przeciwko majątkowi gminy, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1, ponieważ skarżący nie otrzymał w całości i w terminie należnej mu odprawy emerytalnej, która stanowiła jego "mienie". Trybunał odwołał się do wcześniejszego orzecznictwa, w którym uznano, że niewypłacenie należności przez władze publiczne stanowi ingerencję w prawo własności. Wstrzymanie egzekucji przeciwko majątkowi gminy uniemożliwiło skarżącemu skuteczne odzyskanie należności, a rząd nie przedstawił przekonujących argumentów uzasadniających odstępstwo od tej linii orzeczniczej. Trybunał uznał, że państwo ma pozytywny obowiązek zapewnienia skutecznego wykonania orzeczeń sądowych dotyczących należności publicznych.
Stan faktyczny
Skarżący, Bulduk Karacan, urodzony w 1958 r., mieszka w Gaziantep. Po przejściu na emeryturę z pracy w gminie Sekili w 2002 r., rada gminy przyznała mu odprawę w wysokości 16 372 000 000 TL. Gmina nie wypłaciła tej kwoty, co skłoniło skarżącego do wszczęcia postępowania egzekucyjnego. Mimo że decyzja egzekucyjna stała się ostateczna, sąd egzekucyjny w Gaziantep wstrzymał egzekucję z majątku gminy 9 grudnia 2004 r., uznając go za przeznaczony na cele publiczne. Skarżącemu wypłacono jedynie część należności.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę dotyczącą art. 1 Protokołu nr 1 za dopuszczalną, a pozostałe za niedopuszczalne. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Zobowiązał rząd do podjęcia niezbędnych środków w celu zakończenia postępowania egzekucyjnego i wypłaty pozostałej części odszkodowania wraz z odsetkami ustawowymi w ciągu trzech miesięcy od uprawomocnienia się wyroku. 4. Zasądził 3 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe. 5. Odrzucił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEY Đ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   KARACAN - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 14886/05)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2010   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (14886/05) numaralı baꢀvurunun nedeni T.C.   vatandaꢀı Bulduk Karacan tarafından (baꢀvuran) 8 Nisan 2005 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları   Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan   baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Gaziantep Barosu   avukatlarından M. Alp tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuran 1958 doğumlu olup Gaziantep’te ikamet etmektedir.   Baꢀvuran iꢀçi olarak çalıꢀtığı Sekili Belediyesi’nden 21 Haziran 2002 tarihinde emekli   olmuꢀtur.   Sekili Belediye Meclisi 28 Haziran 2002 tarihli bir karar ile baꢀvurana 16.372.000.000 TL.   kıdem tazminatı ödenmesine karar vermiꢀtir.   Baꢀvuran sözkonusu bu tazminat ödenmediğinden Belediye aleyhine icra takibi baꢀlatmıꢀtır.   Đcra kararına karꢀı itiraz edilmediğinden bu karar kesinleꢀmiꢀtir.   Belirtilmeyen bir tarihte Gaziantep Đcra Müdürlüğü Belediyenin banka hesaplarına, resmi   araçlarına ve taꢀınmaz mallarına el koymuꢀtur.   Đcra hakimi 9 Aralık 2004 tarihli bir karar ile belediyenin kaynaklarının ve taꢀınmaz   mallarının kamu yararına tahsil edildiği ve dolayısıyla bir icra konusunun teꢀkil   edilemeyeceği gerekçesiyle icra takibini kaldırmıꢀtır.   Baꢀvurana farklı tarihlerde toplam 31.217.630.000 TL. ödenmiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ   ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran kendisine verilen tazminatın yetersiz olması ve gecikmeli olarak ödenmesi nedeniyle   mülkiyet hakkına riayet edilmediğinden ꢀikayetçi olmakta, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1.   maddesini öne sürmektedir.   Hükümet kabuledilebilirlik ile ilgili olarak baꢀvuranın baꢀlatmıꢀ olduğu icra takibi sürecinin   halen devam etmesi ölçüsünde iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır.   AĐHM Kaçar vd.-Türkiye (no: 38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04,   38513/04 ve 38522/04, 22 Temmuz 2008) kararında yer alan aynı gerekçelerle Hükümetin   itirazını reddetmektedir. AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca baꢀvurunun herhangi bir   kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını kaydeden AĐHM, baꢀvuruyu kabuledilebilir ilan   etmektedir.   AĐHM esas ile ilgili olarak Akkuꢀ-Türkiye (9 Temmuz 1997) kararında benimsenen hesaplama   yöntemi ıꢀığında Belediye tarafından gerçekleꢀtirilen ödemelerin baꢀvuranın alacaklı olduğu   meblağın bütününe karꢀılık gelmediğini not etmektedir. Bu noktada, AĐHM mevcut kararın   Kanioğlu vd.-Türkiye (no: 44766/98, 44771/98 ve 44772/98) kararı ile benzerlik taꢀıdığını   saptamaktadır. AĐHM, Hükümet tarafından mezkur bu kararın dıꢀına çıkılmasını gerektirecek   ikna edici herhangi bir delil unsurunun ve argümanın sunulmadığını hatırlatmakta ve Ek 1   no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.   II. ÖNE SÜRÜLEN DĐĞER ĐDDĐALAR HAKKINDA   Baꢀvuran aynı olaylara dayalı olarak AĐHS’nin 4. maddesinin ihlal edildiğini öne sürmektedir.   AĐHM bu ꢀikayetin herhangi bir delille desteklenmediğini ve dayanaktan yoksun olduğunu   kaydetmektedir. Dolayısıyla AĐHS’nin 35/4 ve 5 maddeleri uyarınca bu ꢀikayetin reddedilmesi   gerekmektedir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA   Baꢀvuran AĐHS’nin 41. maddesi baꢀlığı altında 200.000 TL (yaklaꢀık 95.000 Euro) maddi   tazminat ve 100.000 TL (47.000 Euro) manevi tazminat talep etmektedir. Baꢀvuran yargılama   masraf ve giderlerine iliꢀkin hiçbir kanıtlayıcı belge sunmadan 5.465 TL (2.600 Euro) talep   etmektedir.   Hükümet bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM maddi tazminatla ilgili olarak bu baꢀvuruda baꢀvurana yetersiz ve gecikmeli olarak   ödenen tazminat nedeniyle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğinin tespit   edildiğini hatırlatır. Baꢀvuran tarafından Gaziantep icra dairesi aracılığıyla baꢀlatılan icra   takibi halen derdesttir. AĐHM sonuç itibarıyla baꢀvuranın icra sürecine uygun olarak   sözkonusu meblağları almaya hak kazandığına itibar etmektedir. AĐHM mevcut baꢀvuruda Ek   no’lu Protokol’ün gereklerinin yerine getirileceği bir duruma tekabül edecek ve baꢀvuran   açısından en uygun telafi yöntemi olan restitutio in integrum ilkesinin uygulanabileceğini   kaydetmektedir. AĐHM, Savunmacı Devletin baꢀvuranın Đdare hakkında baꢀlattığı icra takibi   iꢀleminin yerine getirilmesini ve yasal faiz oranıyla birlikte tazminatın tamamının mümkün   olan en kısa zamanda ödenmesini sağlayacak gerekli önlemleri alması gerektiğine itibar   etmektedir (Bkz. Akıncı-Türkiye no: 12146/02, 8 Nisan 2008, Yavuz Sarıkaya-Türkiye no:   1098/04, 13 Ocak 2009 ve sözü edilen Kaçar vd.)   Manevi tazminata iliꢀkin AĐHM, hakkaniyete uygun baꢀvurana 3.000 Euro ödenmesini uygun   görmektedir. Bununla birlikte, mahkemenin bu konudaki yerleꢀik içtihadı ıꢀığında ve   kanıtlayıcı herhangi bir belgenin bulunmayıꢀında baꢀvuranın yargılama giderleri hakkındaki   talebini reddetmektedir.   AĐHM manevi tazminatla ilgili gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal   kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3 puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine yönelik ꢀikayetin kabuledilebilir, bunun dıꢀında   kalanların kabuledilemez olduğuna;   2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvuranın Đdare hakkında baꢀlatmıꢀ olduğu icra takibinin   sonuçlanmasını ve yasal faiz oranı ile birlikte tazminatın kalan kısmının tamamının   ödenmesini sağlayacak gerekli önlemlerin alınmasına;   b) aynı üç aylık dönem içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na   çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet   tarafından baꢀvurana 3.000 (üç bin) Euro manevi tazminat ödenmesine;   c) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, b) bendinde yer   alan bu meblağa Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına   eꢀit oranda basit faizin uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 8 Haziran 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło