15071/03

WyrokETPCz2008-03-04ECLI:CE:ECHR:2008:0304JUD001507103

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak możliwości ustosunkowania się przez skarżących do pisemnej opinii Prokuratora Generalnego przed Sądem Kasacyjnym naruszył ich prawo do rzetelnego procesu sądowego zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że brak możliwości ustosunkowania się przez skarżących do pisemnej opinii Prokuratora Generalnego przed Sądem Kasacyjnym naruszył ich prawo do rzetelnego procesu. Trybunał powołał się na swoje wcześniejsze orzecznictwo, w szczególności sprawę Göç przeciwko Turcji, w której uznał, że charakter oświadczeń Prokuratora Generalnego i brak możliwości złożenia pisemnej odpowiedzi narusza prawo do kontradyktoryjności postępowania. W niniejszej sprawie Trybunał nie znalazł żadnych szczególnych okoliczności, które uzasadniałyby odstąpienie od tej zasady.
Stan faktyczny
Skarżący, Erhan Uçma i Yurttaş Uçma, zostali zatrzymani w kwietniu 2001 r. i oskarżeni o pomoc nielegalnej organizacji (pierwszy skarżący) oraz członkostwo w niej (drugi skarżący). Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Izmirze skazał ich na dziesięć miesięcy więzienia i grzywnę. Po odwołaniu, Sąd Kasacyjny uchylił wyrok, a następnie Sąd Bezpieczeństwa Państwa ponownie skazał skarżących. Ostatecznie Sąd Kasacyjny podtrzymał wyrok skazujący.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał pozostałą część skargi za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Orzekł, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za wszelkie szkody niemajątkowe poniesione przez skarżących. 4. Oddalił pozostałe roszczenia skarżących dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   A V R U P A   OF E U R O P E   KONSEYİ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   UÇMA – TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 15071/03)   KARAR   STRAZBURG   Mart 2008   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 15071/03 no’lu davanın nedeni, T.C.   vatandaꢀları Erhan Uçma ile Yurttaꢀ Uçma’nın (baꢀvuranlar), Avrupa Đnsan Hakları   Mahkemesi’ne, 8 Nisan 2003 tarihinde, Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına   alan Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu   baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đzmir Barosu   avukatlarından S. Çetinkaya tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuranlar sırasıyla 1979 ve 1982 doğumludur ve Đzmir’de ikamet etmektedir.   Baꢀvuranlar, 28 Nisan 2001 tarihinde gözaltına alınmıꢀtır.   Baꢀvuranlar, 30 Nisan 2001 tarihinde tetkik hakimi huzuruna çıkartılmıꢀ ve tetkik   hakimi tutuklanmalarına karar vermiꢀtir.   Mayıs 2001 tarihinde, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı,   baꢀvuranlar aleyhinde ithamname vermiꢀtir. Cumhuriyet Savcısı, birinci baꢀvuranı yasadıꢀı   bir örgüte yardım ve yataklık etmekle, ikinci baꢀvuranı ise yasadıꢀı bir örgüt üyesi olmakla   suçlamıꢀtır.   Eylül 2001 tarihinde, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi baꢀvuranları suçlu bulmuꢀ   ve her ikisini de on ay hapis ve para cezasına çarptırmıꢀtır.   Aralık 2001 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı temyiz baꢀvurusunun esasına   iliꢀkin yazılı görüꢀlerini sunmuꢀtur. Cumhuriyet Baꢀsavcısı, baꢀvurunun reddedilmesi ve ilk   derece mahkemesinin kararının onaylanmasını tavsiye vermiꢀtir.   Yargıtay, 24 Ocak 2002 tarihinde, Ceza Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca   baꢀvuranların yasadıꢀı silahlı bir örgüte yardım ve yataklık etme suçundan cezalandırılması   gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuꢀtur.   Mayıs 2002 tarihinde, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay’ın   muhakemesine uyarak Ceza Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca baꢀvuranları mahkum   etmiꢀtir.   Kasım 2002 tarihinde, Cumhuriyet Baꢀsavcısı davanın esasına iliꢀkin yazılı   görüꢀünü sunmuꢀ ve Yargıtay’ın Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını onaylaması   gerektiğini belirtmiꢀtir.   Yargıtay, 28 Kasım 2002 tarihinde, Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın görüꢀüne uygun olarak   ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 6. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Baꢀsavcısı tarafından   Yargıtay’a sunulan yazılı görüꢀe karꢀılık kendilerine cevap hakkı tanınmaması nedeniyle adil   yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüꢀlerdir.   A. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin   AĐHS’nin 35/3 maddesi çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun olmadığını   kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esasa iliꢀkin   Baꢀvuranlar, Cumhuriyet Baꢀsavcısı tarafından Yargıtay’a sunulan yazılı görüꢀ   konusunda haberdar edilmediklerini iddia etmiꢀlerdir. Baꢀvuranlar, bu bağlamda, Cumhuriyet   Baꢀsavcısı’nın görüꢀlerine cevap verme ve kendi iddialarını sunma imkanlarının olmadığını   iddia etmiꢀlerdir.   Hükümet bu iddiayı reddetmiꢀtir. Hükümet, Yargıtay’a sunulan bütün belgelerin   taraflarca incelenmeye açık olması nedeniyle, baꢀvuranların Cumhuriyet Baꢀsavcısı tarafından   sunulan yazılı görüꢀü görme imkanlarının olduğunu belirtmiꢀtir.   AĐHM, daha önce Göç / Türkiye kararında (no. 36590/97) aynı ꢀikayeti incelediğini   ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlalini saptadığını kaydetmektedir. AĐHM, bahsi geçen davada,   Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın ifadelerinin niteliği ile baꢀvurana cevaben yazılı görüꢀ sunma   imkanının tanınmaması durumunu gözönünde bulundurarak, baꢀvuranın çekiꢀmeli dava   hakkının ihlal edildiğine karar vermiꢀtir.   AĐHM, bu davayı incelemiꢀ ve yukarıda bahsedilen davaya iliꢀkin saptamalarından   ayrılmasını gerektirecek hiçbir özel koꢀula rastlamamıꢀtır.   Buna göre, Cumhuriyet Baꢀsavcısının Yargıtay huzurundaki ifadelerinin baꢀvuranlara   tebliğ edilmemesi nedeniyle, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal   edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen   telafi edebiliyorsa, AĐHS, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın   adil tatminine hükmeder.”   A. Tazminat   Baꢀvuranlar, maddi tazminat olarak kiꢀi baꢀına 5,000 Euro, manevi tazminat olarak ise   kiꢀi baꢀına 3,000 Euro talep etmiꢀtir.   Hükümet, talep edilen miktarların çok yüksek ve kabuledilemez miktarlar olduğunu   ileri sürmüꢀtür.   AĐHM, talep edilen maddi tazminat ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı   bulunmadığını kaydederek bu talebi reddeder. AĐHM, ayrıca, tespit edilen ihlalin   baꢀvuranların gördüğü manevi zarar için kendi baꢀına adil tatmin oluꢀturduğuna karar   vermiꢀtir.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuranlar, yargılama masraf ve giderleri için 3,000 Euro talep etmiꢀ, ancak bu talebi   desteklemek üzere herhangi bir belge sunmamıꢀtır.   Hükümet, bu miktarın aꢀırı ve dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüꢀtür.   AĐHM’nin içtihadına göre, bir baꢀvuran gerçekliğini ve gerekliğini kanıtladığı makul   miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM, sözkonusu davada, yukarıdaki ölçütler ile   baꢀvuranın talebini doğrulamadığını dikkate alarak, bu baꢀlık altında herhangi bir ödeme   yapılmasını öngörmemektedir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   1. Baꢀvurunun geri kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. Tespit edilen ihlalin baꢀvuranların gördüğü manevi zarar için kendi baꢀına adil tatmin   oluꢀturduğuna;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77/2. ve 3. maddeleri   gereğince 4 Mart 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło