16009/04

WyrokETPCz2010-05-20ECLI:CE:ECHR:2010:0520JUD001600904

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
W jaki sposób należy określić wysokość słusznego zadośćuczynienia (odszkodowania majątkowego i kosztów) na podstawie art. 41 Konwencji w przypadku naruszenia prawa do poszanowania własności (art. 1 Protokołu nr 1)?
Ratio decidendi
Trybunał, opierając się na swojej ugruntowanej praktyce w zakresie słusznego zadośćuczynienia, uznał, że odszkodowanie majątkowe powinno odzwierciedlać wartość nieruchomości, której skarżący był pozbawiony. Przyjął kwotę zaproponowaną przez skarżącego, opartą na prywatnej wycenie, uznając ją za rozsądną w świetle przedstawionych okoliczności. Roszczenia dotyczące kosztów i wydatków zostały odrzucone, ponieważ skarżący nie przedstawił wystarczających dowodów na ich rzeczywistość, konieczność i rozsądną wysokość, zgodnie z wymogami art. 41 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Nural Vural, złożył skargę przeciwko Turcji, a Trybunał w wyroku z 10 marca 2009 r. stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. Następnie Trybunał rozpatrywał kwestię słusznego zadośćuczynienia. Skarżący domagał się 131 449 euro tytułem odszkodowania majątkowego za nieruchomość o powierzchni 561 m², przedstawiając prywatną wycenę uwzględniającą lokalizację i inne cechy. Rząd turecki kwestionował wysokość roszczenia, argumentując, że naruszenie dotyczyło braku odszkodowania, a nie pozbawienia własności, oraz że skarżący powinien był skorzystać z krajowych środków odwoławczych dostępnych od 2007 roku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał orzekł jednomyślnie: 1. Zasądza na rzecz skarżącego 131 449 euro tytułem odszkodowania majątkowego, wolne od wszelkich podatków, do zapłaty przez państwo pozwane w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, z odsetkami za zwłokę. 2. Odrzuca pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   NURAL VURAL -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:16009/04)   Đꢀ bu metin AĐHM Đç Tüzüğünün 81. Maddesi uyarınca 20 Ekim 2010 tarihinde düzeltilmiꢀtir.   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Mayıs 2010   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (16009/04) no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı   Nural Vural’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 13 Nisan 2004 tarihinde   Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan   Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Mart 2009 tarihli bir kararla (“esas kararı”) AĐHM, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin   ihlal edildiğine karar vermiꢀtir (Nural Vural – Türkiye, baꢀvuru no: 16009/04, 10 Mart 2009).   AĐHS’nin 41. maddesine dayanarak, baꢀvuran, maruz kaldığı kanaatine vardığı zararlar için   birtakım meblağlar belirtmiꢀtir.   AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması hususunun saklı tutulmasına ve Hükümet ve   baꢀvuranın, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀmesinden itibaren üç ay içinde   bu mesele hakkındaki görüꢀlerini yazıyla kendisine bildirmeye ve bilhassa aralarında   varacakları her türlü uzlaꢀmadan kendisini haberdar etmeye davet edilmesine karar vermiꢀtir.   Baꢀvuran ve Hükümet görüꢀlerini sunmuꢀlardır. Dostane çözümle sonuçlanacak hiçbir   uzlaꢀmaya varılamamıꢀtır.   HUKUK   A. Tazminat   Baꢀvuran, 561 m2lik bir taꢀınmaz için 131.449 Euro maddi tazminat talep etmektedir.   Baꢀvuran, özel bir gayrimenkul ꢀirketi olan Reel Gayrimenkul Değerlendirme A.ꢁ. tarafından   düzenlenen bilirkiꢀi raporunu belge olarak dosyaya eklemektedir. Raporda, ihtilaflı   taꢀınmazın değerinin belirlenmesi için izleyen unsurlar (lehte ve aleyhte) dikkate alınmıꢀtır:   müstakil bir ev yapma imkanı, Đstanbul’da Prens Adaları’nda bulunması, ormana ve denize   olan yakınlığı, ꢀehir merkezine uzaklığı, taꢀıt ve ulaꢀım açısından güçlükler, adanın bir yapı   açısından fiziki güçlükleri ve ekonomik krizin fiyatlar üzerindeki etkisi. Emlak büroları   tarafından belirlenen fiyatlara atıfta bulunarak, rapor, komꢀu taꢀınmazların değerini   incelemiꢀtir.   Baꢀvuran, her türlü emlak vergisini ödediği halde yaklaꢀık bir yarım yüzyıldır taꢀınmazının   kullanımından yoksun bırakıldığını ileri sürmekte ve AĐHM’den tazminat hesaplanırken bu   hususun göz önüne alınmasını talep etmektedir.   Hükümet, AĐHM’ye sözkonusu talepleri reddetme çağrısında bulunmaktadır. Hükümet, esas   kararında, AĐHM’nin mülkiyetten yoksun bırakma nedeniyle değil, tazminat ödenmemesinin   baꢀvuran aleyhine adil dengeyi bozması nedeniyle 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal   edildiği tespitinde bulunduğunu savunmaktadır. Hükümet, 2007 yılından beri iç hukuk   yollarının mevcut olduğunu ve baꢀvuranın tazminat talep etmek için ulusal mahkemelere   baꢀvuruda bulunmuꢀ olması gerektiğini belirtmektedir.   Ayrıca Hükümet, baꢀvuranın taleplerinin mesnetten yoksun olduğu ve adil tatminin haksız   zenginleꢀme kaynağı sağlamaması gerektiğini savunmaktadır.   Son olarak Hükümet, bilirkiꢀi raporu hazırlayan ꢀirketinin özel bir ꢀirket olduğunu   belirtmektedir. Baꢀvuran, ulusal bir mahkeme önünde benzer bir tazminat talep etmiꢀ olsaydı,   taꢀınmazın objektif değerini belirleyecek olan mahkeme tarafından atanan bir bilirkiꢀi olurdu.   Bu hususta Hükümet, dosyaya eklenen raporda taꢀınmaz ile ilgili bazı temel unsurların   dikkate alınmadığını savunmaktadır: taꢀınmazın konumu, yollara uzak oluꢀu, doğası, elektrik   hatlarına iliꢀkin sorunları vb.   Konuya iliꢀkin genel ilkeler açısından AĐHM, yerleꢀik içtihadına atıfta bulunmaktadır (Turgut   ve diğerleri – Türkiye, (adil tatmin), baꢀvuru no: 1411/03, 13 Ekim 2009 ve iꢀbu kararda   aktarılan içtihat).   Sözkonusu unsurlar ve taraflarca belirtilen özellikler göz önüne alındığında, AĐHM,   sözkonusu miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak baꢀvurana 131.449 Euro   maddi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.   B. Yargılama masraf ve gideri   Baꢀvuran, yargılama ve ulusal mahkemeler önünde kendisi ve karꢀı tarafın avukatı için   yapmak zorunda kaldığı masrafları ileri sürmektedir.   AĐHM yerleꢀik içtihadına göre, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca yargılama masraf ve   giderlerinin ödenmesi, gerçekliklerinin, gerekliliklerinin ve oranlarının makul yapısının ortaya   konmasını gerektirmektedir (Iatridis-Yunanistan (adil tatmin), baꢀvuru no: 31107/96).   AĐHM, baꢀvuranın yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin iddialarının gerekli belgelerle   desteklenmediğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla sözkonusu talebin reddedilmesi   gerekmektedir.   C. Gecikme faizi   AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı   orana üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet   tarafından baꢀvurana, her türlü vergiden muaf tutularak, 131.449 Euro (yüz otuz bir bin dört   yüz kırk dokuz Euro) maddi tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   2. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 20 Mayıs1 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   20 Ekim 2010 tarihinde düzeltilmiꢀtir: metnin önceki hali ꢀu ꢀekildeydi: “Đꢀbu karar Fransızca olarak   hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 29 Nisan1 2010   tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir”

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło