17597/03
WyrokETPCz2009-10-06ECLI:CE:ECHR:2009:1006JUD001759703
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy znaczne opóźnienie w wypłacie zwiększonego odszkodowania za wywłaszczone nieruchomości, zasądzonego prawomocnym wyrokiem sądu krajowego, naruszyło prawo do rzetelnego procesu (art. 6 ust. 1 Konwencji) oraz prawo do poszanowania mienia (art. 1 Protokołu nr 1)?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że władze krajowe dokonały pierwszej płatności z opóźnieniem wynoszącym od dwóch do dwóch i pół roku od uprawomocnienia się wyroku Sądu Kasacyjnego, a drugiej płatności niemal siedem lat po tym wyroku. Powołując się na swoje ugruntowane orzecznictwo w podobnych sprawach (m.in. Burdov v. Rosja, M. Kaplan v. Turcja), Trybunał uznał, że tak długie opóźnienie w wykonaniu prawomocnego orzeczenia sądowego, dotyczącego odszkodowania za wywłaszczenie, stanowi naruszenie prawa do rzetelnego procesu oraz prawa do poszanowania mienia. Trybunał odrzucił argument rządu o braku wyczerpania środków krajowych, przypominając, że osoba, która uzyskała wykonalne orzeczenie przeciwko państwu, nie jest zobowiązana do poszukiwania dodatkowych środków prawnych w celu jego wykonania.Stan faktyczny
Sześcioro skarżących, obywateli tureckich, było właścicielami pięciu nieruchomości w miejscowości Aşağıçardak, które zostały wywłaszczone w 1999 roku przez Ministerstwo Energii i Zasobów Naturalnych pod budowę Tamy Birecik. Po wniesieniu przez skarżących wniosku o zwiększenie odszkodowania, Sąd Cywilny Pierwszej Instancji w Nizip orzekł o wypłacie zwiększonej kwoty wraz z odsetkami, co zostało podtrzymane przez Sąd Kasacyjny. Administracja dokonała częściowej płatności w listopadzie/grudniu 2002 roku, a drugą płatność za pozostałe zadłużenie zrealizowała dopiero 31 maja 2007 roku. Skarżący skarżyli się na opóźnienie w wypłacie odszkodowania oraz na niewystarczające odsetki, które nie zrekompensowały inflacji.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę dotyczącą opóźnienia w wypłacie zwiększonego odszkodowania za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji oraz art. 1 Protokołu nr 1. 3. Zasądził na rzecz każdego ze skarżących po 1000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową, płatne w tureckich lirach po kursie obowiązującym w dniu płatności, wraz z odsetkami za zwłokę. 4. Odrzucił pozostałe roszczenia skarżących dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF E U R O P E
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
FIRAT VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE
(B a ꢀvuru no. 17597/03 )
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Ekim 2009
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir.
ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Bu dava, Zeynep Fırat, Ahmet Fırat, Hanım Fırat, Ömer Fırat, Osman Fırat ve Ayꢀe
Özdemir (Fırat) (“baꢀvuranlar”) adlı altı T.C. vatandaꢀı tarafından Türkiye Cumhuriyeti
aleyhine, 28 Nisan 2003 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin
Sözleꢀme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapılan
17597/03 numaralı baꢀvuru sonucu görülmüꢀtür.
Baꢀvuran ꢁanlıurfa Barosu avukatlarından M. Birlik tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢀULLARI
Sırasıyla 1926, 1959, 1951, 1962, 1963 ve 1966 doğumlu baꢀvuranlar Gaziantep’te ikamet
etmektedir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 1999 yılında, baꢀvuranlara ait Nizip’in Aꢀağıçardak
Köyü’ndeki beꢀ taꢀınmazı (501, 561, 562, 606 ve 608 nolu parseller) Birecik Barajı’nın
yapımı için kamulaꢀtırmıꢀtır.
Baꢀvuranların tazminatın artırılması talebini müteakip, Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi
baꢀvuranlara yasal faiz oranıyla beraber bedel artırımı ödenmesine hükmetmiꢀtir. Baꢀvuranlar
bu karara itiraz etmiꢀ, Yargıtay ise ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır.
Đdare 2002 yılının Kasım ve Aralık aylarında, artırılmıꢀ bedelin bir kısmını ödemiꢀtir.
Bakanlık, 31 Mayıs 2007 tarihinde, ödenmemiꢀ borçlar için yeniden ödeme yapmıꢀtır. Dava
ve ödemelere iliꢀkin ayrıntılar aꢀağıdaki tabloda gösterilmektedir:
PARSEL NĐZĐP ASLĐYE YARGITAY’IN
TEZYĐDĐ
BEDEL
(faiz ve
ĐLK ÖDEME
MEBLAĞI
(Kasım ve Aralık (31 Mayıs 2007’de
2002’de yapıldı) yapıldı)
ĐKĐNCĐ ÖDEME
MEBLAĞI
No.
HUKUK
NĐHAĐ KARAR
TARĐHĐ
MAHKEMESĐ’NĐN
KARAR TARĐHĐ
yargılama gideri
hariç) (Türk
Lirası (TL)
olarak)
(Türk Lirası olarak) (Yeni Türk Lirası
(YTL1) olarak)
30.12.1999
30.12.1999
12.4.2000
22.5.2000
9.10.2000
6.11.2000
26.6.2000
22.5.2000
1,490,114,475
2,123,437,500
4,114,327,200
6,185,875,000
1,230,027,343
4,459,615,014
6,443,401,220
12,420,060,000
11,681,545,946
3,643,790,000
2,483
3,269
6,533
6,105
1,094
30.12.1999
30.12.1999
1. 1 Ocak 2005 tarihinde eski Türk Lirasının (TL) yerine Yeni Türk Lirası (YTL) tedavüle çıkarılmıꢀtır. YTL = 1,000,000 TL.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐ ĐLE AĐHS’YE EK 1 NO’LU PTOROKOL’ÜN 1.
MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuranlar, arazilerinin kamulaꢀtırılmasının ardından makamların kendilerine ödediği
tezyidi bedelin geç ödendiğinden, ödenen meblağa uygulanan faizin yetersiz olduğundan ve
sonuç olarak enflasyonun etkisiyle tazminat değerinin düꢀtüğünden ꢀikayetçi olmuꢀlardır.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, 31 Mayıs 2007 tarihinde gerçekleꢀtirilen ödemelerin Türk Anayasası’nın
(“Anayasa”) 46. maddesiyle uyumlu olarak en yüksek faiz oranıyla yapıldığını öne sürerek,
baꢀvuranların uygulanan faiz oranları nedeniyle maddi kayıp yaꢀamadıklarını belirtmiꢀtir. Bu
nedenle baꢀvuranlar mağdur statüsünde değildir. Hükümet ayrıca baꢀvuranların AĐHS’nin
35/1 maddesi gereğince iç hukuk yollarını tüketmediklerini iddia etmiꢀtir. Bu bakımdan,
baꢀvuranlar makamlardan paralarını talep ederken Anayasa’nın 46. Maddesine atıfta
bulunmuꢀ olsalardı, idarenin Anayasa’nın 46. Maddesine dayanan taleplere öncelik vermesi
nedeniyle ödemelerin daha az gecikmeyle gerçekleꢀtirilebileceğini savunmuꢀtur.
Baꢀvuranlar iddialarını sürdürmüꢀlerdir.
AĐHM, faizin yetersiz olduğuna iliꢀkin ꢀikayetin her durumda kabuledilemez olması
nedeniyle, öncelikle Hükümet’in baꢀvuranların mağdur statüsünde olmadıklarına iliꢀkin ilk
itirazının incelenmesi gerekmediği kanısındadır.
AĐHM bu bakımdan, Akkuꢀ kararında uygulanan hesaplama yöntemine göre,
baꢀvuranların ikinci ödeme tarihinde, ilgili taꢀınmazlar için kendilerine ödenmesine
hükmedilen tezyidi bedelin %95’inden fazlasını almıꢀ olduklarının anlaꢀıldığını kaydeder.
AĐHM, Arabacı – Türkiye (65714/01) kararındaki tespitleri ıꢀığında, baꢀvuranlara ödenen
toplam meblağın tatmin edici olduğu ve düꢀük faiz oranı nedeniyle taꢀınmazlarının
kamulaꢀtırılmasından ötürü yaꢀadıkları kayıptan ayrı bir kayıp yaꢀamadıkları kanısındadır
(diğerlerinin yanı sıra bkz. Akkuꢀ ve Gül ve Diğerleri – Türkiye, 44715/98).
Dolayısıyla açıkça dayanaktan yoksun olan bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle
uyumlu olarak reddedilmesi gerektiği anlaꢀılmaktadır.
AĐHM, Hükümet’in tezyidi bedelin ödenmesinde yaꢀanan gecikme üzerine iç hukuk
yollarının tüketilmemesiyle ilgili ikinci itirazına iliꢀkin olarak, lehine sonuçlanan bir dava
sonucu Devlet aleyhinde infaz edilebilir bir karar aldıran bir kimsenin, bu kararın
uygulanması için ek hukuk yollarına baꢀvurmasının gerekmediğini hatırlatır (bkz. Metaxax –
Yunanistan, 8415/02 ve Arat ve Diğerleri - Türkiye, 42894/04, 42904/04, 42905/04,
42906/04, 42907/04, 42908/04, 42909/04 ve 42910/04). AĐHM, sonuç olarak Hükümet’in bu
konudaki itirazını reddeder.
Ertelenen ödemeye iliꢀkin ꢀikayetin 35/3 maddesi çerçevesinde dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
AĐHM, makamların, ilk ödemeyi Yargıtay’ın kararını müteakip iki ila iki buçuk yıl içinde,
ikinci ödemenin ise adı geçen karardan neredeyse yedi yıl sonra gerçekleꢀtirdiklerini
gözlemler. AĐHM, daha önce benzer davaları incelediğini ve AĐHS’nin 6/1 maddesiyle
AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini kaydeder (örn.
bkz. Burdov – Rusya, 59498/00 ve M. Kaplan – Türkiye, 29016/04). AĐHM bu davada
içtihadın dıꢀına çıkılmasını gerektirecek bir koꢀul bulunmadığını kaydeder.
Yukarıda belirtilenler ıꢀığında, AĐHM, tezyidi bedelin geç ödenmesi nedeniyle AĐHS’nin
6/1 maddesi ile AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği kanısındadır.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
A. Tazminat ve yargılama giderleri
Baꢀvuranlar, ortaklaꢀa, 15.000 Euro (EUR) maddi tazminat, 35.000 EUR manevi
tazminat talep etmiꢀlerdir. Ayrıca yargılama gideri için 3000 EUR talep etmiꢀlerdir.
Taleplerini destekleyici hiçbir belge sunmamıꢀlardır.
Hükümet, makamların gerçekleꢀtirdiği ödemeler sayesinde zararlarının yeterince telafi
edildiği gerekçesiyle baꢀvuranlara tazminat ödenmemesi gerektiğini ileri sürmüꢀtür.
AĐHM tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı
görememektedir. Bu nedenle bu talebi reddeder. Öte yandan, hakkaniyete uygun surette,
baꢀvuranların her birine 1000’er EUR manevi tazminat ödenmesine hükmeder.
AĐHM, yargılama gideri için, baꢀvuranların taleplerini destekleyici kanıt sunmamaları
nedeniyle bu baꢀlık altında tazminat ödenmemesine hükmeder.
B. Gecikme Faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz
oranına üç puanlık bir artıꢀ eklenerekbelirlenecektir.
AĐHM, BU GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE
1. AĐHS’nin 6/1 maddesi ile AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında
yapılan, tezyidi bedelin ödenmesinde yaꢀanan gecikmeye iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilir,
baꢀvurunun geri kalanının kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesi ile AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) AĐHS’nin 44. maddesi’nin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvuranların her birine, ödeme tarihinde
geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, uygulanabilecek her
türlü vergiyle beraber 1000’er EUR (biner Euro) manevi tazminat ödenmesine;
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı
oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Baꢀvuranın adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerinin reddedilmesine
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve
3. fıkraları uyarınca 6 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
Sally Dollé
Zabıt Katibi
Françoise Tulkens
Baꢀkan
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło