17604/04
WyrokETPCz2008-01-29ECLI:CE:ECHR:2008:0129JUD001760404
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania cywilnego o odszkodowanie za wypadek przy pracy, trwającego ponad 14 lat i 9 miesięcy, naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że długość postępowania cywilnego, trwającego ponad 14 lat i 9 miesięcy w dwóch instancjach, była nadmierna i naruszyła art. 6 ust. 1 Konwencji. Kluczowym czynnikiem przyczyniającym się do przewlekłości była rozbieżność między sądem pierwszej instancji (Söke İş Mahkemesi) a Sądem Kasacyjnym (Yargıtay) w kwestii metody oceny szkody. Ta rozbieżność doprowadziła do wielokrotnego uchylania wyroków i ponownego rozpatrywania sprawy, mimo że sąd pierwszej instancji początkowo zgadzał się z Sądem Kasacyjnym, ale później ignorował jego decyzje, orzekając te same kwoty. Trybunał podkreślił, że choć sprawa dotyczyła oceny szkody z wypadku przy pracy, co jest kwestią priorytetową, nie była ona skomplikowana.Stan faktyczny
Skarżący, Hakkı Karadavut, urodzony w 1963 roku, był elektrykiem w prywatnej firmie. 2 sierpnia 1991 roku rusztowanie, na którym pracował, zawaliło się, co spowodowało jego całkowite kalectwo. 16 września 1991 roku skarżący wniósł pozew o odszkodowanie do Sądu Pracy w Söke. Postępowanie to, dotyczące odszkodowania za wypadek przy pracy, trwało ponad 14 lat i 9 miesięcy, obejmując liczne uchylenia wyroków przez Sąd Kasacyjny.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie uznał skargę za dopuszczalną, stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji, zasądził na rzecz skarżącego 6 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za krzywdę niemajątkową wraz z odsetkami, oraz oddalił pozostałe żądania skarżącego dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
KARADAVUT – TÜRKĐYE
(Baꢀvuru no. 17604/04)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Ocak 2008
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir.
ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 17604/04 no’lu davanın nedeni Hakkı
Karadavut adlı T.C. vatandaꢀının (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne
(“AĐHM”) 3 Mayıs 2004 tarihinde Đnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına
Đliꢀkin Sözleꢀme’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran Aydın Barosu avukatlarından A. Inal tarafından temsil edilmektedir.
AĐHM, 5 Ocak 2007 tarihinde baꢀvuruyu Hükümet’e bildirmeye ve AĐHS’nin 29/3.
maddesini uygulayarak, baꢀvurunun kabuledilebilirliğiyle esaslarını beraber incelemeye karar
vermiꢀtir.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢀULLARI doğumlu baꢀvuran Söke’de ikamet etmektedir.
Baꢀvuran, olayların meydana geldiği tarihte, özel bir ꢀirkette elektrikçi olarak
çalıꢀmaktaydı. Ağustos 1991 tarihinde baꢀvuranın çalıꢀtığı yapı iskelesi çökmüꢀ, baꢀvuran bunun
sonucunda tamamen sakat kalmıꢀtır.
Baꢀvuran, doğan zarar için, 16 Eylül 1991 tarihinde Söke Đꢀ Mahkemesi’nde dava
açmıꢀtır.
Söke Đꢀ Mahkemesi 3 ꢁubat 1994 tarihinde baꢀvuranın talebini kısmen onamıꢀ, olayın
meydana geldiği tarihten baꢀlamak üzere yasal faiz oranı eklenmek suretiyle, 10.000.000 Türk
lirası (TL) maddi tazminat, 30.000.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiꢀtir.
Davalı itiraz etmiꢀtir.
Yargıtay 11 Ekim 1994 tarihinde kararı bozmuꢀ, davayı Söke Đꢀ Mahkemesi’ne havale
etmiꢀtir. Đꢀ Mahkemesi’nin tazminat ve faiz oranını hatalı hesapladığına karar vermiꢀtir.
Söke Đꢀ Mahkemesi 12 Eylül 1995 tarihinde, ikinci kez, daha önce ödenmesine karar
verdiği meblağların ödenmesine karar vermiꢀtir. Ocak 1996 tarihinde Yargıtay, Söke Đꢀ Mahkemesi’nin Yargıtay’ın önceki kararına
uyulmasına karar vermesine rağmen, ilk dava sürecinde ulaꢀtığı meblağa tekrar karar verdiği
gerekçesiyle 12 Eylül tarihli kararı bozmuꢀtur.
Baꢀvuran 29 Kasım 1996 tarihinde aynı mahkemeden ek tazminat talebiyle bir dava daha
açmıꢀtır. Bu iki dava daha sonra birleꢀtirilmiꢀtir.
Söke Đꢀ Mahkemesi, 12 Haziran 1997 tarihinde üçüncü kararını çıkartmıꢀtır. Baꢀvuranın Kasım 1996 tarihinde yaptığı ek tazminat talebini onamıꢀ, sırasıyla kararın verildiği tarih
ile olayın meydana geldiği tarihten baꢀlamak üzere yasal faiz oranı eklenmek suretiyle,
1.574.919.236 TL maddi tazminat, 30.000.000 TL manevi tazminat ve ödenmesine karar
vermiꢀtir.
Davalı itiraz etmiꢀtir.
Yargıtay 21 Ekim 1997 tarihinde Đꢀ Mahkemesi’nin kararını daha önceki nedenlerle
üçüncü kez bozmuꢀtur.
Söke Đꢀ Mahkemesi 3 Kasım 1998 tarihinde dördüncü kararını vermiꢀ, baꢀvuranın maddi
tazminat talebini tamamen reddetmiꢀtir. Mahkeme, gerekçesinde, Yargıtay’ın değerlendirme
yönteminin olaya uygulanamaz olduğuna karar vermiꢀtir. Ayrıca baꢀvuranın manevi tazminat
talebine iliꢀkin önceki kararının, davalı itiraz etmediği için 3 ꢁubat 1994 tarihinde
nihaileꢀtiğine iꢀaret etmiꢀtir.
Baꢀvuran itiraz etmiꢀtir. Mayıs 1999 tarihinde, Yargıtay, baꢀvuranın uğradığı zararı 11 Kasım 1994 tarihli
kararında ifade edilen ilkelerle uyumlu olarak hesaplamadığı için ilk derece mahkemesinin
kararını bozmuꢀtur.
Söke Đꢀ Mahkemesi 17 Mayıs 2001 tarihinde baꢀvurana, karar tarihinden baꢀlamak üzere
yasal faiz oranı eklenmek suretiyle 1.579.135.521 TL maddi tazminat ödenmesine karar
vermiꢀtir.
Taraflar itiraz etmiꢀtir.
Yargıtay 8 Kasım 2001 tarihinde Söke Đꢀ Mahkemesi’nin uyguladığı hesaplama yöntemini
tenkit ederek bu mahkemenin kararını beꢀinci kez bozmuꢀtur.
Đꢀ Mahkemesi 16 ꢁubat 2006 tarihinde baꢀvurana, karar tarihinden baꢀlamak üzere yasal
faiz oranı eklenmek suretiyle 1.579 Yeni Türk Lirası (YTL) maddi tazminat ödenmesine karar
vermiꢀtir.
Baꢀvuran itiraz etmiꢀtir.
Yargıtay, 12 Haziran 2006 tarihinde, hiçbir gerekçe göstermeksizin, Söke Đꢀ
Mahkemesi’nin kararını onamıꢀtır.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran,yargılama sürecinin uzunluğunun AĐHS’nin 6/1. maddesinin “makul süre”
koꢀuluyla uyumlu olmadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur.
“Herkes ... medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar ... konusunda karar verecek olan ... [bir]
mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde ... görülmesini istemek hakkına sahiptir.”
Hükümet bu iddiaya itiraz etmiꢀtir.
Göz önünde bulundurulacak süre 16 Eylül 1991 tarihinde baꢀlamıꢀ, 12 Haziran 2006
tarihinde sona ermiꢀtir. Dolayısıyla süreç, iki yargı aꢀamasında on dört yıl dokuz ay sürmüꢀ,
toplam olarak on iki karar çıkmıꢀtır.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
AĐHM, bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35/ 3. maddesi kapsamında dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeder. Ayrıca baꢀvurunun baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemez olarak
değerlendirilemeyeceğine iꢀaret eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir olarak ilan edilmek
durumundadır.
B. Esas
AĐHM, yargı sürecinin süresinin makullüğünün, davanın koꢀulları içerisinde ve davanın
karmaꢀıklığı, baꢀvuran ve ilgili makamların tutumu ve ihtilaftaki baꢀvuranın kaybedecekleri
gibi ölçütler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini yineler (diğerlerinin yanı sıra bkz.,
Frydlender – Fransa [BD], 30979/96).
Mevcut davada AĐHM, meselenin bir iꢀ kazasında doğan zararın değerlendirilmesi
olduğunu kaydeder (Ruotolo - Đtalya). Bu konu, bir öncelik meselesi olmakla beraber,
karmaꢀık değildir.
AĐHM, duruꢀmalar arasında önemli ertelemeler bulunmadığını ve yerel mahkemelerin on
beꢀ yıla yakın bir sürede toplam on iki karar çıkarttığını kabul eder. Öte yandan AĐHM, ilk
derece mahkemesi ile Yargıtay arasında zarar değerlendirme yöntemi bakımından uyuꢀmazlık
bulunduğunu gözlemler. Bu uyuꢀmazlık her iki mahkemenin aynı görüꢀleri defalarca teyit
eden mükerrer kararlar çıkartmasına neden olmuꢀtur. AĐHM ayrıca, Söke Đꢀ Mahkemesi’nin
baꢀlangıçta Yargıtay’ın kararlarına uymayı kabul ettiğini ancak 12 Haziran 1997, 17 Mayıs ve 16 ꢁubat 2006 tarihlerinde verdiği üç kararda bu kararları görmezden gelerek, baꢀta
tayin edilen meblağların aynı biçimde ödenmesine karar verdiğini kaydeder.
AĐHM mevcut davadakine benzer meseleleri ele alan davalarda sıklıkla AĐHS’nin 6/1.
maddesinin ihlal edildiğine karar vermiꢀtir (bkz. Frydlender).
AĐHM, kendisine sunulan tüm bilgi ve belgeleri incelemiꢀ, Hükümet’in, mevcut davada
farklı bir karara ulaꢀmasını sağlayabilmiꢀ hiçbir delil veya savunma sunmadığı sonucuna
varmıꢀtır. Konuya iliꢀkin içtihadını göz önünde bulundurarak, AĐHM, bu davada yargı
sürecinin haddinden uzun olduğu ve “makul süre” koꢀuluna uymadığı kanaatine varmıꢀtır.
Buna göre 6/1. madde ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesi’ne göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuran manevi tazminat olarak 250.000 Euro (EUR) talep etmiꢀtir.
Hükümet bu talebe itiraz etmiꢀtir.
AĐHM baꢀvuranın manevi zarar görmüꢀ olduğu kanısındadır. Hakkaniyete uygun surette,
bu baꢀlık altında baꢀvurana 6.000 EUR ödenmesine karar verir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran ayrıca, yerel mahkemeler ve AĐHM önünde meydana gelen yargılama giderleri
için 690.088.23 EUR talep etmiꢀtir. Baꢀvuran avukatlık ücreti olarak tazminat talep etmemiꢀ,
konuyu AĐHM’nin takdirine bırakmıꢀtır.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiꢀtir.
AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı
ve makul bir meblağ olduğu takdirde baꢀvurana geri ödenir. Bu davada, AĐHM, elindeki bilgi
ve belgeler ile yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak, yerel mahkemeler önünde
meydana gelen mahkeme masrafları için bulunulan tazminat talebini reddeder.
C. Gecikme faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına
üç puanlık bir artıꢀın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiꢀtir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) AĐHS’nin 44. maddesi’nin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na
çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana aꢀağıdaki meblağların
ödenmesine;
(i) manevi tazminat olarak 6.000 EUR (altı bin Euro),
(ii) yukarıdaki meblağlara uygulanabilecek her türlü vergi;
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı
oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Baꢀvuranın adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerinin reddedilmesine
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesi’nin 2. ve
3. fıkraları uyarınca 29 Ocak 2008 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
Sally Dollé
Zabıt Katibi
Françoise Tulkens
Baꢀkan
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło