19092/91

WyrokETPCz1996-08-07ECLI:CE:ECHR:1996:0807JUD001909291

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy Europejski Trybunał Praw Człowieka posiada jurysdykcję ratione temporis do rozpoznania skargi dotyczącej zarzucanego złego traktowania, które miało miejsce przed datą wejścia w życie deklaracji państwa pozwanego o uznaniu obowiązkowej jurysdykcji Trybunału na podstawie art. 46 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał orzekł, że decydującą datą dla wejścia w życie deklaracji państwa o uznaniu obowiązkowej jurysdykcji Trybunału, zgodnie z art. 46 Konwencji, jest data jej notyfikacji Sekretarzowi Generalnemu Rady Europy, a nie data jej publikacji w krajowym dzienniku urzędowym. Ponieważ zarzucane złe traktowanie skarżącej miało miejsce w grudniu 1989 roku, czyli przed datą notyfikacji deklaracji Turcji (22 stycznia 1990 roku), Trybunał stwierdził, że nie posiada jurysdykcji ratione temporis do rozpoznania istoty sprawy. Deklaracja Turcji wyraźnie wskazywała, że obejmuje ona zdarzenia mające miejsce od daty jej złożenia.
Stan faktyczny
Skarżąca, Yüksel Yağız, pielęgniarka, została zatrzymana i przesłuchana przez policję w Izmirze w dniach 15-16 grudnia 1989 roku w związku z porwaniem dziecka. Zarzuciła, że podczas aresztu policyjnego była źle traktowana, w tym bita w podeszwy stóp i molestowana seksualnie. Badania lekarskie wykazały traumę psychiczną i ślady na stopach. Skarżąca złożyła skargę karną przeciwko funkcjonariuszom policji, ale zostali oni uniewinnieni przez sądy krajowe, które stwierdziły, że choć doszło do złego traktowania, nie udało się zidentyfikować sprawców.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza, że nie posiada jurysdykcji do rozpoznania istoty sprawy.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   YAĞIZ – TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:19092/91)   (62/1995/568/654)   KARAR   STRAZBURG   Ağustos 1996   Đꢀbu karar metni, Mahkemenin 1996 yılı Karar ve Hükümleri Raporunda   nihai ꢀekilde yayınlanmasından önce sekreterya revizyonuna tabidir.   Anılan seri Carl Heymanns Verlag KG’den (Luxemburger Strasse 449, D   – 50939 Köln) temin edilebilecek olup, anılan yayıncı, aynı zamanda   belli ülkeler için arka sayfada belirtilen temsilciler ile birlikte   dağıtımın düzenlenmesinden de sorumludur.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 1996. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılmış olup,   Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif   hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel   Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   i Temsilciler Listesi   Belçika:   Etablissements Emile Bruylant (rue de la Régence 67,   B- 1000 Bruxelles)   Lüksemburg: Librairie Promoculture (14, rue Duchscher (place de   Paris), b.P. 1142, L – 1011 Luxembourg-Gare)   Hollanda: B.V. Jurisdische Boekhandel & Antiquariaat A Jongbloed   & Zoon (Noordeinde 39, NL – 2514 GC ‘s-Gravenhage)   ii   ÖZET1   Heyet kararı   Türkiye – polis gözetimi altında iken maruz kalınan muamele   Hükümet’in ön itirazları, (Mahkemenin zaman itibarıyla yetkiyi   haiz olmadığı ve iç hukuk yollarının tüketilmediği)   Mahkeme’nin zorunlu yetkisinin yürürlüğe girdiği tarih   olan (22 Ocak 1990), Sözleꢀme’nin 46. maddesi uyarınca Türkiye   bildirgesinin Avrupa Konseyi Genel Sekreterliğine tebliği.   Baꢀvuran tarafından Đddia edilen suimuamelenin, Türkiye   tarafından Mahkeme’nin   zorunlu yetkisinin kabulünden bir ay   öncesine dayandığı gerekçesi ile mahkemede davanın esasının   görülemeyeceği savunulmuꢀtur.   Sonuç: Birinci itiraz onanmıꢀtır (oybirliği ile)   Diğer itirazların incelenmesine yer olmadığına.   Gönderme yapılan Mahkeme içtihadı   23.3.1995 tarihli Loizidou   – Türkiye davası (Ön Đtirazlar),   8.6.1995 tarihli Yağcı ve Sargın – Türkiye davası; 8.6.1995   tarihli Mitap ve Müftüoğlu – Türkiye davası   Sekreterya’nın bu özeti Mahkeme açısından bağlayıcılık teꢀkil   etmemektedir.   - -   Yağız – Türkiye Davasında1   Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına   iliꢀkin Sözleꢀmenin (“Sözleꢀme”) 43. Maddesi ve Mahkeme A2   Đçtüzüğünün ilgili hükümleri uyarınca;   Başkan,   Sn. R. Ryssdal,   Sn. Thor Vilhjalmsson,   Sn. F. Gölcüklü,   Sn. N. Valticos,   Sn. R. Pekkanen,   Sn. A.B. Baka,   Sn. G. Mifsud Bonnici,   Sn. D. Gotchev   Sn. P. Jambrek,   isimli hakimler ile Sekreter Bay H. Petzold ve   Sekreter Yardımcısı Bay P.J. Mahoney’in katılımı ile toplanmıꢀ   olan Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi Heyeti:   Mayıs ve 25 Haziran 1996 tarihli gizli görüꢀmesi   sonucunda,   Yukarıda   son   anılan   tarihte   benimsenmiꢀ   olan   aꢀağıdaki karara varmıꢀtır:   USULĐ ĐꢁLEMLER   1.   Maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde, 10 Temmuz 1995   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu (“Komisyon”)   tarafından Mahkememize sunulmuꢀtur. Türk vatandaꢀı olan Bay   Dava, Sözleꢀme’nin 32. Maddesi’nin 1. fıkrası ve 47.   Yüksel Yağız tarafından   Ekim 1991 tarihinde Madde 25   kapsamında Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Komisyon’a sunulmuꢀ   olan bir baꢀvuruya (No. 19092/91) dayanmaktadır.   Komisyon’un talebi 44. ve 48. Maddeler ile Türkiye’nin   Mahkemenin zorunlu yetkisini tanıdığı bildirgeye (Madde 46)   iliꢀkindir. Talebin amacı davaya iliꢀkin gerçeklerin, davalı   Devlet tarafından   Sözleꢀme’nin 3. Maddesi kapsamındaki   yükümlülüklerin ihlal edilip edilmediğine iliꢀkin bir kararın   verilmesidir.   2.   Mahkeme   A Đçtüzüğünün 33. Maddesi, (d) Fıkrası   uyarınca yapılmıꢀ olan soruꢀturmaya cevaben baꢀvuran, adli   takibata katılmak istediğini bildirmiꢀ ve kendisini temsil   edecek avukatları vekil tayin etmiꢀ ve anılan Avukata Baꢀkan   tarafından Türkçe dilini kullanma yetkisi verilmiꢀtir.   Sekreterya Notları:   1. Dava numarası 62/1995/568/654’tür. Đlk numara, davanın ilgili yıl   içinde (ikinci numara) Mahkeme’ye sunulan   dava listesindeki sıra   numarasıdır. Son iki numara, davanın kuruluꢀundan bu yana mahkemeye   sunulmuꢀ olan davalar listesindeki ve Komisyona yapılan baꢀvuruların   ilgili listedeki sıra numarasını belirtmektedir.   2. A Đçtüzüğü, 9 nolu Protokolün yürürlüğe girmesinden önce Mahkemeye   sunulan davalar ile anılan tarih itibarıyla ilgili Protokole tabi   olmayan Devletler ile ilgili davalar için geçerlidir. Bunlar 1 Ocak   tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiꢀ ve müteakiben zaman zaman   değiꢀtirilmiꢀ   olan Kurallar anlamında kullanılmıꢀtır.   - -   3.   Oluꢀturulan Heyet res’en, seçilmiꢀ bulunan Türk   uyruklu Bay F. Gölcüklü (Sözleꢀme’nin 43. Maddesi) ile Mahkeme   Baꢀkanı Bay R. Ryssdal’ın (21. Kural, 3. Fıkrası) katılımını   da içermiꢀtir. Baꢀkan 13 Temmuz 1995 tarihinde Katibin   huzurunda ismen Bay Thor Vilhjalmsson, Bay N. Valticos, Bay R.   Pekkanen, Bay A.B. Baka, Bay G Mifsud Bonnici, Bay D. Gotchev   Bay, P. Jambrek olmak üzere, diğer yedi hakimin adını kura ile   belirlemiꢀtir   (Sözleꢀmenin   43.   Maddesi   ve   Đçtüzük   21.   Maddesinin 4. Fıkrası uyarınca).   4.   Heyetin Baꢀkanı sıfatıyla (Đçtüzük 21. Madde, 5. Fıkra)   ve Sekreter aracılığıyla hareket eden Bay Ryssdal, Türk hükümeti   (“Hükümet”) temsilcisinin, baꢀvuranın avukatının ve Komisyon   Delegesinin yazılı prosedürün organizasyonu hakkındaki görüꢀlerini   bildirmelerini istemiꢀtir (Đçtüzük 37. Madde, 1. Fıkra ve 38.   Madde).   Bunun sonucunda gönderilen talebe iliꢀkin olarak   Sekreter muhatap Hükümetin görüꢀünü   Mart 1996 tarihinde   almıꢀtır. 1 Nisan 1996 tarihinde Hükümet tarafından 12 Mart   tarihli bir tıbbi rapor sureti sunulmuꢀtur.   5.   Temmuz 1995 tarihli talebini (bkz. yukarıdaki 1. paragraf)   geri almak istediğini Sn. Ryssdal’a bildirmiꢀtir. 25 Mart   Türkiye davası kararına   Nisan 1996 tarihinde Komisyon Baꢀkanı, Komisyon’un   tarihli Mitap ve Müftüoğlu   – iliꢀkin olarak, mevcut davanın Mahkeme’nin zaman itibarıyla   yetkisinin dıꢀında olduğunu bildirmiꢀtir.   Mayıs   “tek     tarihinde,   çekilmesine”   Hükümet   itiraz   tarafından   Komisyon’un   taraflı   edildiği   Sekreterya’ya bildirilmiꢀtir. 20 Mayısta baꢀvuran bu hususta   bir görüꢀ belirtmemiꢀtir.   Mayıs 1996 tarihinde Baꢀkan, anılan tarihte   görülecek olan   duruꢀmayı iptal etmiꢀtir.   6.   Mayıs tarihinde Mahkeme, huzurunda bir takibat   teꢀkil eden talebin Komisyon tarafından geri alınamayacağını   ve Mahkeme tarafından davanın görülmesine devam edilmesi   gerektiğine karar vermiꢀtir. Mahkeme kararı 18 Haziran 1996   tarihinde Sekreter tarafından imzalanmıꢀ olan ve aꢀağıdaki   metni içeren bir mektup ile Hükümet, baꢀvuran ve Komisyon’a   bildirmiꢀtir.   “... 1959 itibarıyla, Mahkeme Đçtüzüğü kapsamında   davadan çekilmeye iliꢀkin yetki, davayı mahkemeye   sunan “taraflara”, bir baꢀka deyiꢀle Yüksek Sözleꢀme   Taraflarına ve 9. Protokole tabi olan Devletler   durumunda özel taraflara tanınmıꢀtır (Mahkeme   Đçtüzüğünün 49. Maddesinin 1. Fıkrası ve   Đçtüzüğünün 51. Maddesinin 1. Fıkrası).   A B - -   Komisyon bir “taraf” değildir ve A Đçtüzüğünün 49.   Maddesinin 1. Fıkrasında açıkça belirtilen yetkiye   benzer bir yetkinin kendisine verilmiꢀ olsa dahi,   tarafların mutabakatına tabi olarak davanın iptalini   onaylama yetkisi Mahkeme’ye aittir. Mevcut davada Türk   hükümeti itirazları olduğunu belirtmiꢀtir”   Ayrıca, 23 Mayıs tarihinde Mahkeme, olağan usule göre   bu istisna ile ilgili gerekli ꢀartların yerine getirildiğini   kaydettikten   sonra,   davanın   görülmesine   karar   vermiꢀtir   (Đçtüzük 26. ve 38. Maddeleri).   DAVA ESASLARI   I.   7.   Dava ile ilgili Olaylar   Aralık 1989 tarihinde, Đzmir, Tepecik Sosyal   Sigortalar Hastanesi’nin Doğum Servisinden, doğumundan kısa   bir süre sonra bir çocuk kaçırılmıꢀtır.   8.   Aralık 1989 tarihinde Đzmir Savcılığı tarafından   bazı hastane personeline iliꢀkin yapılan soruꢀturmada, doğum   servisinin bir hemꢀiresi olan Bayan Yağız yerel polis   karakolunda birkaç saat süresince sorgulanmıꢀtır.   9.   Yeni doğan çocuğun kaçırılmasına katıldığı ꢀüphesi ile   Aralık 1989 tarihinde tevkif edilerek, Đzmir Emniyet   Müdürlüğü’nde polis gözetimi altına alınmıꢀtır. Cinayet ve   silahlı soygun” ekipleri   dairesinde sabaha kadar süren   sorgulaması sırasında, polis tarafından tedavi için iki kez   hastanenin polikliniğine götürülmüꢀtür.   10.   Serbest   bırakılma   tarihi   olan     Aralık     tarihinde baꢀvuran, maruz kaldığı psikolojik ꢀok nedeniyle   hastaneye yatmıꢀtır. 18 Aralık 1989 tarihinde, diğerlerinin   yanı sıra iç hastalıkları, genel cerrahi servisi ve jinekoloji   servisinde   engelleyebilecek   psikolojik muayenesinde, baꢀvuranın beꢀ günlük istirahatını   gerektiren bir psikolojik travma yaꢀadığını belirtilmiꢀtir.   yapılan   bir   muayenesinde   patolojik   baꢀvuranın   durum olmadığı,   çalıꢀmasını   ancak   11.   Bayan Yağız’ın babasının talebi üzerine Đzmir Tıp   Derneği tarafından atanan üç hekimden kurulu bir heyet,   baꢀvuranı 20 Aralık 1989 tarihinde muayene etmiꢀtir. 21 Aralık   tarihli heyet raporuna göre Bayan Yağız’da “akut travma   sonrası stres” mevcut olduğu ve ayak tabanlarında izlerin   bulunduğunu   tespit   etmiꢀtir.   Bu   belirtiler   ilgilinin   suimuameleye tabi kaldığını kanıtlamaktadır.   - -   12.   Bu arada 17 Aralık 1989 tarihinde, baꢀvuran polis   gözetiminde iken kendisinden sorumlu polis memurları aleyhinde   kendisine iꢀkence etmek suçundan Đzmir Savcılığı’na suç   duyurusunda bulunmuꢀtur.   Aralık 1989 tarihinde adli   mercilere vermiꢀ olduğu dilekçesinde, sorguluma sırasında   gözleri bağlı iken bazı polis memurları tarafından ayağının   tabanına bir sopa ile vurulduğunu, ayağını hareket ettirmesini   engellemek üzere eteğine bir düğüm attıklarını ve omuzlarına   ağır cisimler yerleꢀtirdiklerini belirtmiꢀtir. Polis daha   sonra ayağının ꢀiꢀmesini engellemek üzere ıslak zemin üzerinde   yürütmüꢀ ve cinsel tacizde bulunmuꢀtur.   13.   Nisan 1990 tarihinde sanık polis memurları ve   tanıkların dinlenmesinden sonra, Đzmir Cumhuriyet Savcılığı   suimuamele suçlamasından sanık üç polis memuru aleyhinde Türk   Ceza Kanunu’nun 245. maddesi uyarınca Đzmir Ceza Mahkemesinde   takibat baꢀlatılmıꢀtır.   14.   görevsizlik   Mahkemesine sevk etmiꢀtir.   Haziran 1990 tarihinde Đzmir Ceza Mahkemesi   kararı vermiꢀ ve davayı Đzmir Ağır Ceza   15.   kasım 1990 tarihinde Đzmir Đkinci Ağır Ceza   mahkemesi üç polis memurunun beraatına karar vermiꢀtir.   Özellikle 21 Aralık 1989 tarihli rapor olmak üzere, tıbbi   raporlar ıꢀığında baꢀvuranın Đzmir Emniyet Müdürlüğü’nde   “zorlamaya”   maruz kaldığını, ancak baꢀvuranın sorumluların   kimliklerini tespit edemediğinden ve tanıklar tarafından bu   hususta herhangi bir delil sunulmadığından, sorumlularının kim   olduğunun tespit edilemediğine karar vermiꢀtir.   16.   Haziran 1991 tarihinde Đstinaf Mahkemesi Ağır Ceza   Mahkemesi’nin kararını onamıꢀtır.   17.   Çocuğun   kaçırılmasına iliꢀkin soruꢀturma sonucunda   asıl suçlular tutuklanarak hüküm giymiꢀtir. Bayan Yağız ve   müꢀterek dört davalısı hakkında 28 Aralık 1989 tarihinde   takibatın sona erdirme kararı verilmiꢀtir.   II.   18.   Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri   243. Madde aꢀağıdaki hükümleri içermektedir:   “Mahkemeler ve meclisler reis ve azalarından ve sair   hükümet memurlarından biri maznun bulunan kimselerin   cürümlerini söyletmek için iꢀkence eder yahut zalimane   veya gayri insani veya haysiyet kırıcı muamelelere baꢀ   vurursa beꢀ seneye kadar ağır hapis ve müebbeden veya   muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezası ile mahkum   olur.   - -   Fiil neticesinde ölüm vukua gelirse 452'nci, sair   hallerde 456'ncı maddeye göre tertip olunacak ceza   üçte birden yarıya kadar artırılır.”   19.   245. Madde aꢀağıdaki hükümleri içermektedir:   “Kuvvei cebriye imaline memur olanlar ve bilumum   zabıta ve ihzar memurları memuriyetlerini icrada ve   mafevkinde bulunan amirinin emrini infazda kanun ve   nizamın tayin ettiği ahvalde baꢀka surette bir kimse   hakkında suimuamele veya cismen eza verecek hale cüret   eder yahut o kimseyi darp ve cerh eylerse üç aydan üç   seneye   kadar   hapis   ve   muvakkaten   memuriyetten   mahrumiyet cezaları ile cezalandırılır.“   III.   20.   Sözleꢀme’nin 46. Maddesi uyarınca sunulan Türkiye   Bildirgesi   ocak 1990 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Dıꢀiꢀleri   Bakanlığı tarafından Sözleꢀme’nin 46. Maddesi uyarınca Avrupa   konseyi Genel Sekreterliği’ne aꢀağıdaki bildirgeyi sunmuꢀtur:   “Türkiye Cumhuriyeti adına ve Đnsan Hakları ve Temel   Özgürlüklerin   Korunmasına   46. Maddesi   iliꢀkin   uyarınca   Avrupa   hareketle,   Sözleꢀmesi’nin   aꢀağıdaki hususlar beyan edilir:   Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına   iliꢀkin Avrupa Sözleꢀmesi’nin 46. Maddesi uyarınca   hareketle, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Sözleꢀme’nin   1. maddesinde belirtilen anlamda yetkinin Türkiye   Cumhuriyeti   ulusal   sınırları   içinde   yürütülen   uygulaması ile ilgili Sözleꢀme’nin yorumlanması ve   uygulanmasına iliꢀkin tüm hususlarda Avrupa Đnsan   Hakları Mahkemesinin yetkisini, Türkiye tarafından   verilen yetki dahilinde ilgili hususların daha önceden   Komisyon tarafından incelenmesi kaydıyla kendiliğinden   ve herhangi bir özel sözleꢀmeye gerek kalmaksızın   kabul etmektedir.   Bu bildirge, Sözleꢀme kapsamında üstlenilmiꢀ olan   karꢀılıklılık   karꢀılıklılık   yükümleri   ꢀartına   de   dahil   olmak   Sunuluꢀ   üzere   tarihi   bağlıdır.   itibarıyla üç yıl süresince geçerli olup, iꢀbu   Bildirge’nin sunuluꢀ tarihi itibarıyla cereyan eden   olaylara iliꢀkin kararlar da dahil olmak üzere, anılan   tarih   itibarıyla   cereyan   eden   olaylara   iliꢀkin   talepleri kapsamaktadır.”   Bu bildirge üç yıllık bir süre için 22 Ocak 1993   tarihinde ve küçük farklılıklarla iki yıllık bir süre için 22   Ocak 1996 tarihinde tekrar yenilenmiꢀtir.   - -   KOMĐSYON HUZURUNDA YAPILAN TAKĐBAT   21. Bayan Yağız tarafından   Komisyon’a   Ekim     tarihinde baꢀvurulmuꢀtur. Sözleꢀme’nin 3. Maddesine dayanarak,   polis gözetimi altında iken suimuameleye maruz kaldığından   ꢀikayetçi olmuꢀtur.   22.   edilebileceğini 11   tarihli   Komisyon   baꢀvurunun   (no.   19092/91)   kabul   Ekim 1993’te ilan etmiꢀtir.   Mayıs 1995   raporunda (31. Madde) 3. Maddenin ihlal edildiğine   iliꢀkin mütalaasını oybirliği ile bildirmiꢀtir. Komisyonun   mütalaasının tam metni bu kararın ekinde sunulmuꢀtur2.”   HÜKÜMET TARAFINDAN MAHKEMEYE YAPILAN NĐHAĐ SUNUMLAR   23.   Hükümet görüꢀünde Mahkemeden öncelikli olarak zorunlu   yetkisinin tanındığı Türkiye bildirgesi gerekçesi ile zaman   itibarıyla yetkisinin bulunmadığı, alternatif olarak iç hukuk   yollarının   tüketilmediği   ve   son   alternatif   olarak   da   Sözleꢀme’nin ihlal edilmediği yönünde karara verilmesini talep   etmiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   HÜKÜMET’ĐN ÖN ĐTĐRAZLARI   24.   Ana sunumu olarak Hükümet zaman itibarıyla yetki   (ratione temporis) yetersizliği ve iç hukuk yollarının   tüketilmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne iliꢀkin iki   itiraz öne sürmüꢀtür.   25.   Hükümet 22 Ocak 1990 tarihinde Türkiye ilgili tarih   “itibarıyla meydana gelen olaylara dayalı kararlar da dahil   olmak üzere, olaylar ile ilgili baꢀvurularda” Mahkemenin   zorunlu   yetkisini   kabul   etmiꢀ   olduğunu   yinelemiꢀtir.   “Baꢀvuranın iddialarının” 15 ve 16 Aralık 1989 tarihi   sonrasında cereyan ettiğinden dolayı davanın Mahkeme’nin   yetkisinin dıꢀında olduğunu belirtmiꢀtir.   26.   Bayan Yağız bunun aksine, Sözleꢀme’nin 46. Maddesi   uyarınca bildirilen Türkiye bildirgesinin yürürlüğe giriꢀ   tarihinin Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği’ne sunuluꢀ tarihi   değil, aynı yıl içinde Mahkeme’nin zorunlu yetkisini tanıyan   Eylül tarihli Bakanlar Kurulu kararının 27 Eylül 1989   tarihli Resmi Gazetede yayımlandığı tarih olduğunu öne   sürmüꢀtür.   Sekreterya Notları. Uygulama nedenlerinden dolayı bu ek, sadece   kararın baskılı sürümünde verilecek olup (1996 Hüküm ve Kararları   Raporları), ancak Komisyon Raporunun bir sureti Sekreterya’dan elde   edilebilecektir.   - -   27.   Mahkeme, anılan görüꢀü kabul etmemektedir. Genel   Sekreterliğe tebliğ, baꢀvuran tarafından öne sürülen ꢀekilde   sadece bir formaliteden ibaret olmayıp, Mahkeme’nin zorunlu   yetkisinin   tanınmasının   yürürlüğe   giriꢀ   tarihini   teꢀkil   etmektedir. Sözleꢀme’nin 46.   Maddesi uyarınca sunulmuꢀ olan   bildirgenin ꢀartları da tüm talepleri ortadan kaldırmaktadır:   “Bu bildirge ... sunuluꢀ tarihi itibarıyla üç yıl süresince   geçerli olup, iꢀbu Bildirge’nin sunuluꢀ tarihi itibarıyla   cereyan eden olaylara iliꢀkin kararlar da dahil olmak üzere,   anılan   talepleri kapsamaktadır” (Bkz. yukarıdaki 20 paragraf; 23 Mart   tarihli Loizidou Türkiye kararı (Ön Đtirazlar),   tarih   itibarıyla   cereyan   eden   olaylara   iliꢀkin   – A Serisi, No. 310, s. 33 madde 102); 8 Haziran 1995 tarihli   Yağcı ve Sargın – Türkiye ile Mahsur – Türkiye kararları, A   Serisi, 319-A ve 319-B, s. 16, Madde 40 ve s. 48, Madde 44; ve   Mart 1996 tarihli Mitap ve Müftüoğlu – Türkiye kararı, 1996   Raporları, sayfa ..., 26-28. Maddeler).   28.   Bu metin itibarıyla, Bayan Yağız’ın polis gözetimi   altında iken maruz kaldığı suimuamelenin 15 ve 16 Aralık 1989   tarihinde, Türkiye tarafından Mahkeme’nin zorunlu yetkisinin   tanınmasından bir ay önce meydana gelmiꢀ olması sebebiyle,   Mahkeme davaya iliꢀkin   olmadığı kanaatındadır.   esasların görülmesi konusunda yetkisi   29.   Bu   sonuç,   Hükümet’in   diğer   itirazlarının   görüꢀülmesini gereksiz kılmaktadır.   YUKARIDA BELĐRTĐLEN GEREKÇELERE DAYANARAK MAHKEME   Davaya iliꢀkin esasların görülmesi konusunda yetkisi   olmadığına   iliꢀkin iꢀbu kararı, Đngilizce ve Fransızca olmak üzere   Ağustos 1996 tarihinde Strazburg’da bulunan Đnsan Hakları   Binası’ndaki halka açık oturumda düzenlenmiꢀtir.   Rolv RYSSDAL   Baꢀkan   Herbert PETZOLD   Sekreter

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło