19467/07
WyrokETPCz2009-04-14ECLI:CE:ECHR:2009:0414JUD001946707
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy pozbawienie własności nieruchomości bez odszkodowania, w związku z uznaniem jej za część strefy przybrzeżnej, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1? Czy brak szczegółowego uzasadnienia orzeczeń sądów krajowych narusza prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym unieważnienie tytułów własności nabytych w dobrej wierze, bez wypłaty odszkodowania, stanowi naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Wskazał, że w podobnych sprawach nie było przykładów wypłaty odszkodowania na poziomie krajowym i nie znalazł podstaw do odstąpienia od tej ugruntowanej linii orzeczniczej. W odniesieniu do art. 6 ust. 1, Trybunał uznał, że uzasadnienie orzeczeń sądów krajowych było wystarczające w świetle wymogów Konwencji, a skarga w tym zakresie jest nieuzasadniona i niedopuszczalna.Stan faktyczny
Skarżący, Kazım Karakuş, był właścicielem dwóch sąsiadujących działek o powierzchni 157 m² i 132 m² w pobliżu wybrzeża Tekirdağ, na których zbudował dwa domy. W maju 2005 r. Sąd Cywilny w Tekirdağ orzekł, że części tych działek (83,36 m² i 71,02 m²) nie mogą być przedmiotem własności prywatnej, ponieważ znajdują się w strefie przybrzeżnej, i nakazał ich unieważnienie oraz rozbiórkę budynków. Orzeczenia te zostały potwierdzone przez Sąd Kasacyjny w maju 2006 r., a wnioski o sprostowanie odrzucono w listopadzie 2006 r. Skarżący złożył skargę do ETPCz, zarzucając pozbawienie własności bez odszkodowania oraz brak uzasadnienia orzeczeń sądów krajowych.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. uznał skargę dotyczącą art. 1 Protokołu nr 1 za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną; 2. stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji; 3. stwierdził, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową; 4. zasądził skarżącemu 120 000 EUR tytułem odszkodowania materialnego oraz 2 000 EUR tytułem kosztów i wydatków; 5. odrzucił pozostałe żądania zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYİ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
KARAKUꢀ – TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢁvuru no: 19467/07)
KARAR
STRAZBURG Nisan 2009
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı Kazım Karakuꢀ’un (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları
Mahkemesi’ne, 25 Nisan 2007 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına
Dair Sözleꢀme’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine yaptığı 19467/07 sayılı
baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Hatay Barosu
avukatlarından Z. Kadayıfçı tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Baꢀvuran, Tekirdağ sahili yakınlarında üzerine yarı müstakil iki ev inꢀa ettirdiği yan
yana iki adet arsaya (1640 parsel numaralı 157 metrekarelik bir arsa ile 1641 parsel numaralı metrekarelik bir arsa) sahip idi. 20 Mayıs 2005’te, Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi,
iki ayrı karar vermiꢀ ve sözkonusu arsaların kıyı ꢀeridinde bulunmaları nedeniyle özel
mülkiyete tabi olamayacağı gerekçesiyle ilk arsanın 83,36 ikinci arsanın ise 71,02
metrekaresini iptal etmiꢀtir. Mahkeme, ayrıca, arsa üzerindeki binaların da yıkılması yönünde
karara varmıꢀtır. Yargıtay, sırasıyla 5 Mayıs 2006 ve 24 Mayıs 2006 tarihlerinde kararları
onamıꢀtır. Baꢀvuranın karar düzeltme talepleri 13 Kasım 2006 tarihinde reddedilmiꢀtir.
HUKUK
Baꢀvuran, makamların tazminat ödemeksizin kendisini mülkünden mahrum
bıraktıkları ve Yargıtay’ın gerekçeli kararlar vermediği konusunda ꢀikayetçi olmuꢀ ve bu
ꢀikayetlerini sırasıyla AĐHS’nin 1 No.lu Protokolü’nün 1. maddesi ile 6/1 maddesine
dayandırmıꢀtır. Hükümet, bu iddialara itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, daha önce 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca yapılan benzer ꢀikayetleri
kabuledilebilir bulduğunu (Abacı / Türkiye, no. 33431/02; Turgut ve Diğerleri / Türkiye, no.
1411/03) ve hüsnüniyetle alınan ancak daha sonra tazminat ödenmeksizin devlet mülkiyetine
geçen tapuların iptali hususunda ihlal tespit ettiğini kaydeder (N.A. ve Diğerleri / Türkiye, no.
37451/97). AĐHM, ayrıca, benzer durumlarda tazminat ödendiğini gösteren herhangi bir yerel
karar örneğinin bulunmadığını kaydeder. AĐHM, yukarıda kaydedilen davaların esasına iliꢀkin
vermiꢀ olduğu kararlardan ayrılmasını gerektirecek herhangi bir gerekçe olmadığı
görüꢀündedir. Buna göre, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
AĐHM, baꢀvuranın AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca yaptığı ꢀikayetlerle ilgili olarak,
Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vermiꢀ olduğu kararların tamamen gerekçeli
olduğunu gözlemlemektedir. AĐHM’ye göre, Yargıtay tarafından öne sürülen gerekçe,
AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen ꢀartlar açısından yeterlidir (Helle / Finlandiya, Hüküm
ve Karar Raporları 1997-VIII). Bu ꢀikayetin asılsız olduğu kanaatine varan AĐHM, AĐHS’nin
35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varır.
Baꢀvuran, AĐHS’nin 41. maddesinde öngörülen tazminat bağlamında, maddi tazminat
olarak 427,328 YTL (yaklaꢀık 210,506 Euro), manevi tazminat olarak ise 60,000 ABD Doları
talep etmiꢀtir. Baꢀvuran, ayrıca, yerel mahkemeler önünde yapmıꢀ olduğu yargılama masraf
ve giderleri ile AĐHM önündeki iꢀlemler için avukatına ödediği ücret karꢀılığında 5,306 YTL
(yaklaꢀık 2,613 Euro) talep etmiꢀtir. Baꢀvuran, bu bağlamda, yerel mahkemeler tarafından
verilen birkaç makbuza, bir bilirkiꢀi raporuna ve avukatıyla yaptığı sözleꢀmeye atıfta
bulunmuꢀtur. Hükümet, bu taleplere itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, tespit edilen ihlalin dayanağının mülkün kanundıꢀı bir ꢀekilde alınması yerine
tazminat ödenmemesi olması durumunda, tazminatın mülkün tam değerini yansıtmasına gerek
olmadığını hatırlatır (I.R.S. ve Diğerleri / Türkiye, no. 26338/95). Bu nedenle, AĐHM, götürü
bir miktar belirlemenin uygun olacağı kanaatindedir (Scordino / Đtalya (no. 1), no. 36813/97;
Stornaiuolo / Đtalya, no. 52980/99; Doğrusöz ve Aslan / Türkiye, no. 1262/02). AĐHM,
hakkaniyete uygun olarak, baꢀvurana maddi tazminat olarak 120,000 Euro ödenmesine karar
verir. AĐHM, baꢀvuranın manevi tazminat talebiyle ilgili olarak, sözkonusu dava koꢀullarında
tespit edilen ihlalin yeterli adil tatmin oluꢀturduğu sonucuna varmıꢀtır (Doğrusöz ve Aslan,
yukarıda kaydedilen; Adil Özdemir / Türkiye, no. 36531/02). AĐHM, elindeki belgelere
dayanarak, yargılama masraf ve giderleri için baꢀvurana 2,000 Euro ödenmesine karar
vermiꢀtir. AĐHM, ayrıca, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına
uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artıꢀın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiꢀtir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca yapılan ꢀikayetin kabuledilebilir, baꢀvurunun
geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 1 No.lu Protokolü’nün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Tespit edilen ihlalin baꢀvuranın görmüꢀ olduğu manevi zarar için tek baꢀına yeterli
adil tatmin oluꢀturduğuna;
4. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na
çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet
tarafından baꢀvurana maddi tazminat olarak 120,000 Euro (yüz yirmi bin Euro),
yargılama masraf ve giderleri için 2,000 Euro (iki bin Euro) ödenmesine;
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin
yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal
kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragrafları gereğince 14 Nisan 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło