19520/02

WyrokETPCz2008-10-21ECLI:CE:ECHR:2008:1021JUD001952002

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewystarczające odszkodowanie za wywłaszczenie, którego wartość dodatkowo spadła z powodu inflacji w trakcie długotrwałego postępowania sądowego, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia zgodnie z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że choć część dodatkowego odszkodowania została wypłacona przed zatwierdzeniem przez Sąd Kasacyjny, to jednak długotrwałe postępowanie (trwające trzy lata) w połączeniu z utratą wartości pieniądza z powodu inflacji w tym okresie, spowodowało, że skarżąca poniosła dodatkową szkodę. Ta szkoda, wynikająca z różnicy między wartością nieruchomości w momencie wywłaszczenia a wartością wypłaconego odszkodowania w momencie płatności, zakłóciła sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa własności, nakładając na skarżącą nadmierne i nieproporcjonalne obciążenie.
Stan faktyczny
Skarżąca spółka, Senaş Servis Endüstrisi A.Ş., miała nieruchomość w Antalyi wywłaszczoną przez Państwową Dyrekcję Portów Lotniczych 9 lipca 1997 r. Uznając wypłacone odszkodowanie za niewystarczające, 15 stycznia 1998 r. złożyła wniosek o jego zwiększenie. Postępowanie krajowe, obejmujące wielokrotne decyzje sądu pierwszej instancji i uchylenia przez Sąd Kasacyjny, trwało trzy lata. Ostatecznie, 18 września 2001 r., sąd krajowy zasądził dodatkowe odszkodowanie w wysokości 111 810 000 000 TL (ok. 73 559 USD), które Sąd Kasacyjny zatwierdził 13 listopada 2001 r. Skarżąca zarzuciła, że odszkodowanie było niewystarczające i straciło na wartości z powodu inflacji.
Rozstrzygnięcie
Trybunał uznał skargę za dopuszczalną. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Uznał, że nie ma potrzeby odrębnego badania skarg dotyczących art. 6 Konwencji. Stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Trybunał zasądził od Rządu na rzecz skarżącej 117 175 EUR tytułem odszkodowania materialnego oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. Pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie zostały oddalone.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   SENAꢀ SERVĐS ENDÜSTRĐSĐ A.ꢀ. - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no: 19520/02)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ekim 2008   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup bazı   ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (19520/02) no’lu davanın nedeni bu ülke   hukukuna tabi Senaꢀ Servis Endüstrisi Anonim ꢁirketi’nin (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları   Mahkemesi’ne (AĐHM) 29 Ocak 2002 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel   Özgürlüklerin Korunması Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu   baꢀvurudur.   Baꢀvuran Đstanbul Barosu avukatlarından A. Bingöl tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Devlet Hava Meydanları Đꢀletmesi Genel Müdürlüğü baꢀvuran ꢀirkete ait Antalya’da bulunan   bir taꢀınmazı 9 Temmuz 1997 tarihinde istimlak etmiꢀtir. Đstimlak bedeli, belirtilmeyen bir   tarihte ödenmiꢀtir.   Đdare tarafından ödenen kamulaꢀtırma bedelini yetersiz bulan baꢀvuran 15 Ocak 1998   tarihinde kamulaꢀtırma bedelinin artırımı talebiyle Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi’ne   baꢀvurmuꢀtur.   Mahkeme, 15 Temmuz 1998 tarihinde aldığı bir kararla, iki bilirkiꢀi raporuna dayanarak   baꢀvurana 243.071.898.435 TL (sözkonusu tarihte 904.184 ABD Dolarına tekabül   etmekteydi) ek kamulaꢀtırma tazminatı ödenmesine hükmetmiꢀtir. Yargıtay bu kararı bozarak   dosyayı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne iade etmiꢀtir. Asliye Hukuk Mahkemesi yeniden   bilirkiꢀi incelemesi yaptırdıktan sonra 23 Haziran 1999 tarihinde bir karara vararak baꢀvurana   231.810.426.895 TL (sözkonusu tarihte yaklaꢀık olarak 554.067 ABD Dolarına tekabül   etmekteydi) ödenmesine hükmetmiꢀtir. Đdare bu karara itiraz etmiꢀtir.   Yargıtay, baꢀvurana ait taꢀınmaz için ödenen meblağın bu taꢀınmaza komꢀu olan taꢀınmazlar   için o ana kadar ödenen meblağın çok üzerinde olduğu gerekçesiyle Asliye Hukuk   Mahkemesi’nin kararını bir kez daha bozmuꢀtur.   Asliye Hukuk Mahkemesi bir kez daha Yargıtay kararına uyarak yeniden bilirkiꢀi incelemesi   yaptırmıꢀtır. Ancak baꢀvuranın 23 Haziran 1999 tarihinde belirlenen meblağa itiraz etmediği   gerekçesiyle sözkonusu meblağı kabul etmiꢀ sayılması gerektiği kanaatine vararak bir kez   daha aynı meblağa hükmetmiꢀtir.   Yargıtay 20 Haziran 2000 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını üçüncü kez   bozmuꢀtur. Yargıtay 1997 yılından bu yana sözkonusu bölgede yapılan kamulaꢀtırmalara   iliꢀkin davalarda belirlenen metrekare fiyatına yakın bir meblağa hükmedilmediğini   gözlemlemiꢀtir. Karar düzeltme talebi 26 Eylül 2000 tarihinde reddedilmiꢀtir.   Asliye Hukuk Mahkemesi 15 Kasım 2000 tarihinde aldığı kararla, her davanın kendi özel   koꢀulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ve Yargıtay’ın bilirkiꢀilere taꢀınmazlara değer   biçerken hesaba katmaları gereken bir tavan fiyat empoze etme yetkisi bulunmadığından   bahisle daha önce verdiği kararda ısrar etmiꢀtir.   Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18 Nisan 2001 tarihinde bu kararı dördüncü kez bozmuꢀtur.   YHGK baꢀvurana ait taꢀınmaza bu taꢀınmaza komꢀu olan taꢀınmazlardan daha fazla değer   biçilmesini gerektirecek herhangi bir objektif unsur bulunmadığına dikkat çekmiꢀtir.   Asliye Hukuk Mahkemesi 18 Eylül 2001 tarihinde baꢀvurana toplam olarak 111.810.000.000   TL (sözkonusu tarihte yaklaꢀık olarak 73.559 ABD Dolarına tekabül etmekteydi) ek   kamulaꢀtırma bedeli ödenmesine hükmetmiꢀtir. Bu meblağa, bedel artırımı baꢀvurusunun   yapıldığı 15 Ocak 1998 tarihinden geçerli olmak üzere iꢀletilen yasal gecikme faizi de   eklenmiꢀtir.   Yargıtay,18 Eylül 2001 tarihli kararı 13 Kasım 2001 tarihinde onamıꢀtır.   Bu arada 24 Temmuz 2001 tarihinde 65.651.713.000 TL (sözkonusu tarihte yaklaꢀık olarak   50.115 ABD Dolarına tekabül etmekteydi) tutarında bir ilk ödeme yapılmıꢀtır. 26 Ekim 2001   ve 28 Kasım 2001 tarihlerinde sırasıyla 374.155.397.135 TL (sözkonusu tarihte yaklaꢀık   olarak 236.519 ABD Dolarına tekabül etmekteydi) ve 5.590.000.000 TL (sözkonusu tarihte   yaklaꢀık olarak 3.857 ABD Dolarına tekabül etmekteydi) tutarlarında iki ödeme daha   yapılmıꢀtır.   HUKUK   I. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ   ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran ulusal mahkemeler tarafından hükmedilen tazminatın yetersiz olmasından ve bu   tazminatın ödeme tarihinde değerini yitirmesinden ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran bu konuda   No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.   A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin   Hükümet, iç hukuktaki baꢀvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle AĐHM’yi bu baꢀvuruyu   reddetmeye davet etmektedir. Bu çerçevede Hükümet, baꢀvuranın Borçlar Kanunu’nun 105.   maddesinde öngörülen enflasyondan doğan zararının tazminine yönelik olarak baꢀvuruda   bulunmadığını savunmaktadır.   Baꢀvuran bu sava itiraz etmektedir.   AĐHM Borçlar Kanunu’nun 105 maddesinde öngörülen baꢀvuru yolunun etkisiz olması   nedeniyle daha evvel benzer bir itirazı reddettiğini anımsatır (bkz., bilhassa, Aka, adıgeçen,   prg. 34-37). Bu itibarla AĐHM sözkonusu ön itirazı da aynı gerekçeyle reddeder.   AĐHM, bu ꢀikayetin baꢀka herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını tespit   etmektedir. Dolayısıyla sözkonusu ꢀikayeti kabuledilebilir ilan etmek yerinde olacaktır.   B. Esasa iliꢁkin   Arabacı – Türkiye (no: 65714/01, 7 Mart 2002) ve Gül ve diğerleri – Türkiye (no: 44715/98,   Mart 2004) davalarını emsal gösteren Hükümet, AĐHM’yi bu ꢀikayeti açıkça dayanaktan   yoksun olduğu gerekçesiyle reddetmeye davet etmektedir. Hükümet, sözkonusu ek   kamulaꢀtırma bedelinin tamamının Yargıtay kararı verilmeden önce idare tarafından   ödendiğini savunmaktadır.   AĐHM, ek kamulaꢀtırma bedelinin bir bölümünün, 15 Ocak 1998 tarihinden itibaren iꢀletilen   gecikme faiziyle birlikte Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesinin kararının   onanmasından önce baꢀvurana gerçekten ödendiğini tespit etmektedir. Bununla birlikte   paranın değer kaybetmesinden doğan muhtemel bir zarar olup olmadığını belirlemek   maksadıyla AĐHM, ilgili döneme ait ekonomik verileri dikkate alan bir hesaplama yöntemi   kullanarak bu zarar hakkında bir hükme varmalıdır.   Mevcut davada AĐHM, tazminat elde etmek amacıyla açılan davanın üç yıl sürdüğünü ve bu   dönemde parada görülen değer kaybının baꢀvuranı mülkünün kamulaꢀtırılmasına ek olarak   ayrı bir zarara daha soktuğunu kaydetmektedir. Baꢀvuranın alacağının taꢀınmazının   kamulaꢀtırıldığı dönemdeki değeriyle, ödemenin yapıldığı tarihteki değeri arasındaki fark   AĐHM’yi, ilgilinin kamu menfaati gereklilikleriyle mülkiyet hakkına saygının korunması   arasında olması gereken adil dengeyi bozan alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak   zorunda kaldığı yönünde düꢀünmeye sevk etmektedir (bkz., diğer birçokları arasında, Aka,   adıgeçen ; Akkuꢀ, adıgeçen ; Ertuğrul Kılıç – Türkiye, no: 38667/02, prg. 20, 12 Aralık 2006).   Bu itibarla 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran, Yargıtay’ın kendisine ödenecek ek kamulaꢀtırma bedeli miktarının düꢀürülmesi   yönünde bilirkiꢀilere talimat vermek suretiyle adli denetim yetkisini aꢀtığını iddia etmektedir.   Bu çerçevede baꢀvuran, sözkonusu miktarın taꢀınmazının piyasa değerini karꢀılamaktan uzak   olduğunu iddia ederek mevcut davada uygulanan gecikme faizi oranlarının Türkiye’deki   yüksek enflasyon oranı karꢀısında yetersiz kalması nedeniyle ödenen meblağın değerini   yitirdiğinden yakınmaktadır. Baꢀvuran ayrıca yargılama sürelerinin AĐHS’nin 6/1 maddesine   aykırı olduğunu iddia etmektedir.   AĐHM bu ꢀikayetlerin yukarıda incelenen ꢀikayetlerle bağlantılı olması sebebiyle   kabuledilebilir ilan edilmesi gerektiğini tespit etmektedir. Ancak 1 No’lu Ek Protokol’ün 1.   maddesi yönünden yaptığı tespiti göz önünde bulunduran AĐHM ꢀikayetlerin geriye kalanını   ayrıca incelemeye gerek olmadığı kanaatindedir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Maddi ve manevi tazminat   Baꢀvuran maddi tazminat olarak, taꢀınmazın piyasa değeri ile eline geçen kamulaꢀtırma bedeli   arasındaki farka tekabül edecek ꢀekilde 2.788.000 Euro, ödemelerdeki gecikmelerin tazmini   için 26.067.000 Euro, kamulaꢀtırma nedeniyle doğan zararı için ise 1.584.000 Euro talep   etmektedir. Baꢀvuran ayrıca 200.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.   Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.   Konuyla ilgili içtihadına (adıgeçen Aka ve Akkuꢀ kararları) uygun olarak elinde bulunan   uygun ekonomik veriler ıꢀığında kendi hesap yöntemine baꢀvuran AĐHM, baꢀvurana 117.175   Euro maddi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.   Manevi tazminata iliꢀkin olarak ise AĐHM, mevcut dava koꢀullarında ihlal tespitinin baꢀlı   baꢀına yeterli bir adil tatmin teꢀkil ettiği kanaatindedir.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuran ayrıca, AĐHM önünde yargılama için avukatlık ücreti olarak 20.000 Euro talep   etmektedir.   Hükümet bu talebe itiraz etmektedir.   AĐHM’nin içtihadına göre bir baꢀvurana yaptığı masraf ve harcamaların iadesi ancak bu   masraf ve harcamaların gerçekliğini, gerekliliğini ve makul oranda olduğunu ortaya koyduğu   müddetçe mümkündür. Mevcut davada elindeki unsurları ve yukarıda anılan kıstasları göz   önünde bulunduran AĐHM bu yönde baꢀvurana 1.000 Euro ödenmesinin makul olacağına   hükmeder.   C. Gecikme faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç   puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir ilan edilmesine ;   2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine ;   3. AĐHS’nin 6. maddesi yönünden yapılan ꢀikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek   olmadığına ;   4. Bu kararın baꢀvuranın uğradığı manevi zarar için baꢀlı baꢀına yeterli bir adil tatmin teꢀkil   ettiğine ;   5. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından   baꢀvurana :   i. maddi tazminat olarak 117.175 Euro (yüz on yedi bin yüz yetmiꢀ beꢀ Euro) ;   ii. yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak yargılama masraf ve giderleri için   1.000 Euro (bin Euro) ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;   6. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   Karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 21 Ekim 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło