19728/02
WyrokETPCz2008-07-17ECLI:CE:ECHR:2008:0717JUD001972802
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy brak możliwości skarżącego do ustosunkowania się do pisemnej opinii prokuratora generalnego przed Sądem Najwyższym Administracyjnym naruszył prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, w którym konsekwentnie stwierdzał, że brak możliwości ustosunkowania się przez stronę do pisemnej opinii prokuratora generalnego przed Sądem Najwyższym Administracyjnym narusza zasadę kontradyktoryjności, będącą fundamentalnym elementem prawa do rzetelnego procesu. W niniejszej sprawie Rząd nie przedstawił żadnych nowych faktów ani argumentów, które uzasadniałyby odstąpienie od tej ugruntowanej linii orzeczniczej. W konsekwencji, Trybunał uznał, że zasada równości broni została naruszona, co doprowadziło do stwierdzenia naruszenia art. 6 ust. 1 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący, Hidayet Akgül, urodzony w 1941 r., był urzędnikiem publicznym w Turcji od 1970 r. W 1992 r. został tymczasowo zawieszony w związku z zarzutami członkostwa w PKK, ale zawieszenie zniesiono w 1996 r. W 1997 r. uznano go za rezygnującego ze stanowiska, ponieważ nie powrócił do pracy w wyznaczonym terminie. Skarżący złożył wniosek do administracji o obliczenie stażu pracy do celów emerytalnych i zwrot potrąceń z wynagrodzenia, który został częściowo odrzucony. Zaskarżył te decyzje do sądu administracyjnego, a następnie do Sądu Najwyższego Administracyjnego (Danıꢀtay), gdzie nie miał możliwości ustosunkowania się do opinii prokuratora generalnego.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznaje pozostałą część skargi za dopuszczalną; 2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji; 3. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową, której doznał skarżący; 4. Zasądza skarżącemu kwotę 1.000 EUR na pokrycie kosztów i wydatków; 5. Odrzuca pozostałe żądania zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
HĐDAYET AKGÜL - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 19728/02 )
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Temmuz 2008
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup bazı
ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.
____________________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıꢀ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam
olarak belirtilmiꢀ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koꢀulu ile Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla
alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (19728/02) no’lu davanın nedeni T.C. vatandaꢀı
Hidayet Akgül’ün (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 31 Aralık 2001
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleꢀmesi’nin (AĐHS)
34. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.
Baꢀvuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından F. Karakaꢀ Doğan tarafından temsil
edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOꢀULLARI doğumlu olan baꢀvuran Bielefeld’te ikamet etmektedir.
Baꢀvuran 22 Haziran 1970 tarihinde kayyım olarak kamu hizmetine baꢀlamıꢀtır. Sözkonusu
tarihte baꢀvuran memur sıfatı kazanmıꢀtır.
Yasadıꢀı PKK örgütüne üye olduğu iddiasıyla baꢀlatılan bir cezai süreç sonucunda baꢀvuran sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 145. maddesi uyarınca 11 Aralık 1992 tarihinde
geçici olarak görevinden uzaklaꢀtırılmıꢀtır. Ancak bu tedbir 19 Aralık 1996 tarihinde
kaldırılmıꢀtır. ꢁubat 1997 tarihinde alınan bir kararla baꢀvuran, bu son kararın tebliğinden itibaren on
günlük yasal süre içinde görevine yeniden baꢀlamadığı cihetle 657 sayılı Kanun’un değiꢀik
94. maddesi uyarınca 9 Ocak 1997’den itibaren müstafi sayılmıꢀtır.
Bunun üzerine baꢀvuran, emekli olabilmek üzere hizmet süresinin hesaplanması için 7 Mart tarihinde idareye müracaatta bulunmuꢀtur. Bu çerçevede baꢀvuran, hizmet süresinin
hesaplanırken geçici olarak görevinden uzaklaꢀtırılmasıyla görevine yeniden baꢀlaması
arasında geçen sürenin de hesaba katılmasını istemiꢀtir. Baꢀvuran ayrıca, aleyhinde verilen
uzaklaꢀtırma cezası nedeniyle maaꢀında yapılan kesintilerin de iade edilmesini talep etmiꢀtir.
Đdare 25 Nisan 1997 tarihinde baꢀvurana 24 yıl 3 aylık hizmet süresi bulunduğunu bildirerek Temmuz 1997 tarihli bir kararla diğer taleplerini reddetmiꢀtir. Eylül 1997 tarihinde baꢀvuran, 25 Nisan ve 10 Temmuz 1997 tarihli kararların iptali
istemiyle Đstanbul Đdare Mahkemesi’ne baꢀvurmuꢀtur.
Mahkeme 28 Kasım 1997 tarihinde aldığı bir kararla, ꢀekil ve usul hataları nedeniyle
baꢀvuranın talebini geri çevirerek, mevcut kararın tebliğinden itibaren otuz günlük yasal süre
içerisinde yeni bir baꢀvuruda bulunmaya davet etmiꢀtir.
Baꢀvuran bahsi geçen kararların iptali istemiyle 20 Ocak 1998 tarihinde mahkemeye yeni bir
baꢀvuruda bulunmuꢀtur.
Mahkeme baꢀvuranın müstafi sayıldığı gerekçesiyle 10 Haziran 1998 tarihinde bu talebi
reddetmiꢀtir.
Danıꢀtay Baꢀsavcısı 18 Nisan 2000 tarihinde yazılı mütalaasını vermiꢀ ancak bu mütalaa
baꢀvurana tebliğ edilmemiꢀtir.
Danıꢀtay 2 Temmuz 2001 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır. Bu karar 13
Ağustos 2001 tarihinde baꢀvurana tebliğ edilmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, baꢀsavcının temyiz talebinin esasına iliꢀkin yazılı mütalaasına cevap verme
imkanına sahip olamadığı cihetle Danıꢀtay önünde yapılan yargılamanın hakkaniyetten
yoksun olduğunu iddia etmektedir. Baꢀvuran bu çerçevede AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal
edildiğini düꢀünmektedir.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
Hükümet ilkin, baꢀvuranın Danıꢀtay kararının düzeltilmesi talebinde bulunmaması nedeniyle
iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır. AĐHM, buna benzer bir itirazı
daha evvel inceleyerek reddettiğini anımsatır (bkz., bilhassa, Öz – Türkiye, no: 68447/01, 23
Ekim 2007 ; mutatis mutandis, Gök ve diğerleri – Türkiye, no: 71867/01, 71869/01, 73319/01
ve 74858/01, prg. 47-48, 27 Temmuz 2006 ; Satılmıꢀ ve diğerleri – Türkiye, 74611/01,
26876/02 ve 27628/02, prg. 50-52, 17 Temmuz 2007). Daha evvel vardığı kararlardan mevcut
davada ayrılması için herhangi bir gerekçe görmeyen AĐHM dolayısıyla Hükümetin itirazını
reddeder.
AĐHM baꢀvurunun geriye kalanının AĐHS’nin 35/3 maddesi anlamında açıkça dayanaktan
yoksun olmadığını ve baꢀka herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin de bulunmadığını
tespit etmektedir. Bu itibarla baꢀvurunun geriye kalanının kabuledilebilir ilan edilmesi yerinde
olacaktır.
B. Esasa iliꢁkin
Baꢀvuran, baꢀsavcının temyiz talebinin esasına iliꢀkin yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesi
nedeniyle Danıꢀtay önünde yapılan yargılamanın hakkaniyetten yoksun olduğunu iddia
etmektedir.
Hükümet bu sava karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM baꢀvuran tarafından sunulan ꢀikayetin bir benzerini daha evvel incelediğini ve
Danıꢀtay Baꢀsavcısı’nın görüꢀlerinin niteliğini ve ilgilinin bu görüꢀlere cevap verme
imkanının bulunmadığını göz önünde bulunduran AĐHM, çekiꢀmeli yargılama hakkının ihlal
edildiği gerekçesiyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği hükmüne varmıꢀtır (bkz., mutatis
mutandis, Göç – Türkiye, no: 36590/97, prg. 58 ; Meral, adıgeçen, prg. 32-39). Bu davayı
inceleyen AĐHM, Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca varmasına imkan tanıyacak
nitelikte ikna edici herhangi bir olgu ya da argüman sunmadığını değerlendirmektedir.
Bu itibarla AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Baꢀvuran 15.000 Euro maddi ve 13.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.
Tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında bir illiyet bağı görmeyen AĐHM bu
talebi reddeder. Buna karꢀın AĐHM baꢀvuranın belli bir manevi zarara maruz kalmıꢀ olduğu
ve bu zararın telafisi için ihlalin tespitinin yeterli olacağı kanaatindedir (bkz. Meral, adıgeçen,
prg. 58).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran, AĐHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 3.500 Euro avukat ücreti için ve
çeviri ücreti, posta, fotokopi masrafları, faks ve ulaꢀım giderleri için 1.500 Euro olmak üzere
toplam 5.000 Euro talep etmektedir. Bu çerçevede baꢀvuran, avukatı Karakaꢀ Doğan ile 17
Eylül 2001 tarihinde imzaladığı vekalet ücret sözleꢀmesini göstermektedir. Bu sözleꢀmeye
göre avukatlık ücreti 6.000 YTL (yaklaꢀık 3.053 Euro) olarak belirlenmiꢀtir. Baꢀvuran ayrıca
örneklik teꢀkil etmesi maksadıyla Đstanbul Barosu tarafından 2008 yılı için AĐHM’deki
davalara iliꢀkin olarak belirlenmiꢀ avukatlık ücret tarifesini eklemektedir. Bu tarifeye göre
AĐHM önünde bir duruꢀma düzenlenmediği takdirde avukatlık ücreti asgari 10.500 YTL
(yaklaꢀık 5.343 Euro) olmaktadır. Baꢀvuran ayrıca, AĐHM önündeki 19728/02 no’lu
baꢀvurunun tercüme ücreti olarak Karakaꢀ Doğan’dan 18 Mart 2008 tarihinde elden 500 YTL
alındığının belirtildiği A. Sönmez imzalı bir mektup örneği sunmaktadır.
Hükümet bu talebe itiraz etmektedir.
AĐHM’nin içtihadına göre bir baꢀvurana yargılama masraf ve giderlerinin iadesi, ancak bu
masraf giderlerin gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda olduğu ortaya konulduğu müddetçe
mümkün olabilmektedir. Mevcut davada elindeki unsurları ve yukarıda anılan kıstasları göz
önünde bulunduran AĐHM baꢀvurana AĐHM önünde görülen dava için 1.000 Euro tutarında
bir ödeme yapılmasının makul olacağı kanaatindedir.
C. Gecikme faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç
puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Baꢀvurunun geriye kalanının kabuledilebilir ilan edilmesine ;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine ;
3. Đhlal tespitinin baꢀvuranın maruz kaldığı manevi zarar için baꢀlı baꢀına yeterli bir adil
tatmin teꢀkil ettiğine ;
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ye çevrilmek üzere, miktara yansıtılabilecek
her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından baꢀvurana yargılama
masraf ve giderleri için 1.000 Euro (bin Euro) ödenmesine ;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
Karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve
3. paragraflarına uygun olarak 17 Temmuz 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło