19878/03

WyrokETPCz2008-07-22ECLI:CE:ECHR:2008:0722JUD001987803

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego i cywilnego dotyczącego błędu medycznego naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji oraz czy brak skutecznego środka odwoławczego w tej kwestii naruszył art. 13 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że zarówno postępowanie karne (trwające około 7 lat i 6 miesięcy), jak i cywilne (trwające około 6 lat i 10 miesięcy) były nadmiernie długie, naruszając zasadę „rozsądnego terminu” z art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał podkreślił, że władze krajowe nie przedstawiły przekonujących argumentów uzasadniających tak długi czas trwania postępowań. Ponadto, Trybunał stwierdził, że skarżący nie mieli dostępu do skutecznego środka prawnego, który pozwoliłby im przyspieszyć postępowanie lub uzyskać odpowiednie zadośćuczynienie za jego przewlekłość, co stanowiło naruszenie art. 13 Konwencji w związku z art. 6 ust. 1.
Stan faktyczny
Skarżący, rodzice i córka, złożyli skargę po tym, jak córka, Ayşen Başaran, w wyniku błędu medycznego podczas iniekcji w szpitalu, doznała gangreny lewej ręki, co doprowadziło do jej amputacji. W związku z tym incydentem toczyły się dwa postępowania: karne przeciwko personelowi szpitala oraz cywilne o odszkodowanie przeciwko instytucji ubezpieczeń społecznych. Oba postępowania trwały odpowiednio około 7 lat i 6 miesięcy oraz 6 lat i 10 miesięcy, zanim zostały zakończone na poziomie krajowym.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza dopuszczalność skargi w zakresie przewlekłości postępowania i braku skutecznego środka odwoławczego; stwierdza niedopuszczalność pozostałej części skargi; stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji; stwierdza naruszenie art. 13 Konwencji; zasądza Ayşen Başaran 9 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe; zasądza Şengül Başaran i Hüseyin Başaran wspólnie 9 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe; odrzuca pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   BAꢀARAN-TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no:19878/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Temmuz 2008   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (19878/03) no’lu davanın nedeni T.C.   vatandaꢀları Ayꢀen Baꢀaran, ꢁengül Baꢀaran ve Hüseyin Baꢀaran’ın (baꢀvuranlar) Avrupa   Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 2 Nisan 2003 tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini   güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca   yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından C. Hortoğlu tarafından temsil   edilmektedirler.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢀULLARI   Baꢀvuranlar, sırasıyla 1992, 1966 ve 1964 doğumlulardır ve Kırklareli’nde ikamet   etmektedirler.   Birinci baꢀvuran Ayꢀen Baꢀaran, ꢁengül ve Hüseyin Baꢀaran’ın kızıdır. 27 Nisan 1995   tarihinde, Ayꢀen Baꢀaran, zatürre tedavisi nedeniyle SSK Lüleburgaz Hastanesi’ne iğne   olmuꢀtur. Sözkonusu iğnenin hatalı yapılmasının ardından, Ayꢀen Baꢀaran’ın sol kolu   kangren olmuꢀtur. Ayꢀen Baꢀaran’ın sol kolu yedi kez ameliyat edilmiꢀ, son olarak da dirsek   hizasından kesilmiꢀtir.   A. Ceza Davası   Mayıs 1995 tarihinde, Hüseyin Baꢀaran, Fatih Savcılığı’na ꢀikayette bulunmuꢀtur. 2   Haziran 1995 tarihinde, Fatih Savcılığı, ratione loci bakımından yetkisi olmadığını açıklamıꢀ   ve ꢀikayet dilekçesini Lüleburgaz Savcılığı’na göndermiꢀtir. 27 Haziran 1995 tarihinde,   Lüleburgaz Savcılığı, istemeden adam yaralamaya sebebiyet vermekten hastane personeli   hakkındaki iddianameyi Lüleburgaz Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunmuꢀtur. 16 Kasım 1995   tarihinde ilk duruꢀma gerçekleꢀmiꢀtir.   Ocak 1996 tarihli duruꢀmada, Asliye Ceza Mahkemesi, Yüksek Sağlık ꢁurası’ndan   bilirkiꢀi raporu istemiꢀ ve sözkonusu rapor 10 Nisan 1996 tarihinde sunulmuꢀtur.   Haziran 1996 tarihli duruꢀmada, Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların beraatına karar   vermiꢀtir.   Sözkonusu süre zarfında müdahil tarafı oluꢀturan Hüseyin Baꢀaran temyize baꢀvurmuꢀtur.   Mayıs 1997 tarihinde, Yargıtay, Adli Tıp Kurumu bilirkiꢀi raporu bulunmaması sebebiyle   sözkonusu kararı bozmuꢀtur. Temyizden sonraki ilk duruꢀma 10 Haziran 1997 tarihinde   gerçekleꢀmiꢀtir.   Temmuz 1998 tarihinde, Adli Tıp Kurumu raporunu sunmuꢀtur.   Aralık 1998 tarihli duruꢀmada, Asliye Ceza Mahkemesi, ek bilirkiꢀi raporu istemiꢀtir.   Mart 1999 tarihli duruꢀmada, Asliye Ceza Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun   görüꢀünü istemiꢀtir. 23 Aralık 1999 tarihinde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu, raporunu   sunmuꢀtur.   Mart 2000 tarihinde Asliye Ceza Mahkemesi, sanıklardan birinin mahkumiyetine karar   vermiꢀtir.   Haziran 2001 tarihinde, Yargıtay, kararı bozmuꢀtur.   Haziran 2001 tarihinde temyiz kararına uygun olarak hareket eden Asliye Ceza   Mahkemesi, 23 Nisan 1999 tarihinden önce iꢀlenen bazı suçların hükme bağlanmasının   teciline iliꢀkin 4616 sayılı yasa uyarınca davanın beꢀ yıl süre ile askıya alınmasına karar   vermiꢀtir.   Kasım 2002 tarihinde, sözkonusu karara yapılan itiraz Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi   tarafından reddedilmiꢀtir.   B. Hukuk Davası   Nisan 1996 tarihinde, baꢀvuranlar, Lüleburgaz Đꢀ Mahkemesi’nde SKK ‘ya karꢀı dava   açmıꢀlardır. Đlk duruꢀma 13 Haziran 1996 tarihinde gerçekleꢀmiꢀtir.   Temmuz 1996 tarihli duruꢀmada, Đꢀ Mahkemesi, yukarıda sözü edilen ceza davasının   sonucunu beklemeye karar vermiꢀtir. Yedi duruꢀmanın ardından, 11 Aralık 1997 tarihinde,   Mahkeme, ratione materiae bakımından yetkisi olmadığını açıklamıꢀ ve dosyayı Lüleburgaz   Asliye Hukuk Mahkemesi’ne havale etmiꢀtir.   Mart 1998 tarihinde, mahkeme, hasar tespiti için bir bilirkiꢀi görevlendirmiꢀtir. Cezai sürece   bağlı olarak birçok dava ertelenmiꢀtir.   Aralık 1998 tarihli duruꢀmada, mahkeme, Ayꢀen Baꢀaran’ın maluliyet oranının tespiti için   Adli Tıp Kurumu’ndan ek bilirkiꢀi raporu talep etmiꢀtir.   ꢁubat 2001 tarihinde, mahkeme, Sosyal Sigortalar Kurumu’nu baꢀvuranlara tazminat   ödemeye mahkum etmiꢀtir. Sözkonusu iki tarih arasında, mahkeme, ek bilirkiꢀi raporlarının   sunulmasını beklemiꢀtir.   Kasım 2001 tarihinde, davalının temyiz baꢀvurusu üzerine, Yargıtay, sözkonusu kararı   bozmuꢀtur.   Mart 2002 tarihli duruꢀmada, mahkeme, ek bilirkiꢀi raporu talep etmiꢀtir.   Nisan 2002 tarihinde, mahkeme, Sosyal Sigortalar Kurumu’nu, olayın meydana geldiği   tarihten itibaren hesaplanmak üzere gecikme faizi ile birlikte baꢀvuranlara 27 milyar TL’ye   yakın tazminat ödemeye mahkum etmiꢀtir.   Ekim 2002 tarihinde sözkonusu karar Yargıtay tarafından onanmıꢀtır.   ꢁubat 2003 tarihinde, baꢀvuranlar, icra dairesi aracılığıyla yaklaꢀık 128 milyar TL’nin   tahsili için idareye çağrıda bulunmuꢀlardır.   ꢁubat 2003 tarihinde, Sosyal Sigortalar Kurumu, icra dairesine ödemeyi yapmıꢀtır.   Vergiler düꢀüldükten sonra, Sosyal Sigortalar Kurumu, baꢀvuranlara, yaklaꢀık 117 milyar TL   (sözkonusu tarihte 68.000 Euro) tutarında tazminat ödemiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   AĐHS’nin 6/1 maddesi bakımından, baꢀvuranlar, 4616 sayılı yasa uyarınca ceza davasının beꢀ   yıl süre ile askıya alınması nedeniyle, ceza kararı verilmesinin mümkün olmamasından   ꢀikayetçidirler. Baꢀvuranlar ayrıca, sözkonusu iki davanın AĐHS’nin 6/1 maddesi ile   öngörülen “makul süre” ilkesine riayet etmediğini ileri sürmektedirler.   Hükümet, bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin   Ceza davasında karar verilmemesine iliꢀkin ꢀikayet konusunda AĐHM, AĐHS’nin 6.   maddesinin, baꢀvurana, üçüncü kiꢀilerin mahkum ettirilmesini sağlama hakkı tanımadığını   hatırlatmaktadır (Perez-Fransa, baꢀvuru no: 47287/99).   Sonuç olarak, AĐHM, AĐHS’nin 6. maddesi ile ratione materiae bağdaꢀmadığı gerekçesiyle   sözkonusu ꢀikayeti AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. fıkraları uyarınca reddetmektedir.   Mevcut davada yargılama süreleri kapsamında yapılan ꢀikayete iliꢀkin olarak, Hükümet, iç   hukuk yollarının tüketilmediğini savunmakta ve AĐHM’den sözkonusu ꢀikayetin   kabuledilemez ilan edilmesini talep etmektedir. Hükümet, görüꢀlerinde, baꢀvuranların AĐHM   önünde ileri sürdükleri ꢀikayeti ulusal mahkemeler önünde dile getirmediklerini   belirtmektedir.   Baꢀvuranlar, Hükümet’in görüꢀüne karꢀı çıkmaktadırlar.   Hükümet’in baꢀvuranların etkili iç hukuk yoluna sahip olduklarını ortaya koymaması   nedeniyle AĐHM, cezai yargılama süresi kapsamında yapılan ꢀikayetlere iliꢀkin olarak   Hükümet tarafından yapılan benzer itirazları daha önce reddettiğini hatırlatmaktadır (Tendik   ve diğerleri, baꢀvuru no: 23188/02, 22 Aralık 2005; Yağcı ve Sargın-Türkiye, 8 Haziran   1995). Mevcut davada Hükümet, AĐHM’nin sözkonusu içtihattan ayrılmasını sağlayacak bir   görüꢀ sunmamıꢀtır   Bu durumda AĐHM, Hükümet’in itirazını reddetmektedir.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esasa iliꢁkin   Ceza davasında dikkate alınacak süreç 31 Mayıs 1995 tarihinde baꢀlamıꢀ ve 8 Kasım 2002   tarihinde sona ermiꢀtir. Dolayısıyla, sözkonusu dava iki kere baꢀvurulan iki dereceli   mahkemede yaklaꢀık 7 yıl 6 ay sürmüꢀtür.   Hukuk davasına iliꢀkin olarak ise dava, 25 Nisan 1996 tarihinde baꢀlamıꢀ ve 28 ꢁubat 2003   tarihinde sona ermiꢀtir. Dolayısıyla dava iki kere baꢀvurulan iki dereceli mahkemede yaklaꢀık   yıl 10 ay sürmüꢀtür.   AĐHM, yargılama sürecinin makul yapısının dava koꢀullarını takiben ve mahkeme yerleꢀik   içtihatları, özellikle davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuranın ve yetkili mercilerin tutumu ve ilgililer   bakımından davanın önemi dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz.   diğerleri arasından Frydlender-Fransa, baꢀvuru no: 30979/96).   AĐHM, daha önce birçok kez mevcut davaya benzer sorunları ortaya koyan davaları incelemiꢀ   ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀmıꢀtır (Bkz, sözü edilen   Frydlender).   Takdirine sunulan unsurların tamamını incelemesinin ardından AĐHM, bu davada farklı bir   sonuca ulaꢀmak için Hükümet’in ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatindedir.   Konuya iliꢀkin içtihadını göz önüne alarak AĐHM, mevcut davada yargılama sürelerinin çok   uzun olduğu ve “makul süre” ilkesinin gereğine riayet etmediği kanaatindedir.   Bu durumda AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 6/1 maddesi ile güvence altına alınmıꢀ olan haklarının ihlal edildiğine   iliꢀkin ꢀikayetlerini dile getirebilecekleri etkili bir iç hukuk yolu bulunmayıꢀından da   ꢀikayetçilerdir.   Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 13. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.   Hükümet, sözkonusu ꢀikayet hakkında görüꢀlerini belirtmemiꢀtir.   A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin   Ceza davasında karar verilmemesine iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilirliği hakkında yukarıda   ulaꢀtığı sonucu göz önüne alarak AĐHM, bu ꢀikayetin AĐHS bakımından savunulabilir olarak   değerlendirilemeyeceği kanaatindedir.   Dolayısıyla AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. fıkrası uyarınca ꢀikayetin bu kısmını   mesnetten yoksun olduğu gerekçesiyle reddetmektedir.   Yargılama süresinin telafisi için iç hukukta etkili baꢀvuru yolunun bulunmadığına iliꢀkin   ꢀikayetin ikinci kısmı ile ilgili olarak, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde   baꢀvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan   bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru   kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esasa iliꢁkin   AĐHM içtihadına göre, AĐHS’nin 13. maddesi, AĐHS’nin 6/1 maddesiyle getirilen davaların   makul bir süre içerisinde görülmesi yükümlülüğüne yönelik bir ihlal hakkında ulusal bir   mahkeme önünde ꢀikayette bulunabilme imkanı tanıyan etkili baꢀvuruyu güvence altına alır   (Kudla-Polonya, baꢀvuru no: 30210/96).   Yargılanabilir kiꢀilerin iç hukukta sahip oldukları yolların, ileri sürülen ihlalin meydana   gelmesini veya devamını önleyebilecek veya halihazırda meydana gelen ihlaller için ilgililere   uygun tazmin sağlayabilecek ꢀekilde etkili olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir   (Hartman-Çek Cumhuriyeti, baꢀvuru no: 53341/99). AĐHS’nin 13. maddesi bu konuda bir   seçenek sunmaktadır: bir baꢀvuru, baꢀvuruda bulunulan mahkemelerin kararını hızlandırma   ya da önceden meydana gelmiꢀ olan gecikmelerden dolayı yargılanabilir kiꢀiye yeterli   tazminat sağladığında “etkilidir” (Mifsud-Fransa, baꢀvuru no: 57220/00).   Mevcut davada baꢀvuranlar, Devlet’in, yargılamayı hızlandırmak amacıyla mahkemeler   üzerindeki denetim yetkisini kullanması hiçbir baꢀvuru yoluna sahip değillerdi (Bkz, Tendik   ve diğerleri-Türkiye, baꢀvuru no: 23188/02, 22 Aralık 2005).   Bu durumda, AĐHS’nin 6/1 maddesi ile birlikte AĐHS’nin 13. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuranlar, 20.000 Euro maddi zarar ve maruz kaldıkları manevi zarar için 90.000 Euro   talep etmektedir.   Hükümet, sözkonusu taleplere karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı bulunmadığını   gözlemlemekte ve sözkonusu talebi reddetmektedir. Buna karꢀın, AĐHM, Ayꢀen Baꢀaran’a   9.000 Euro ve ꢁengül Baꢀaran ve Hüseyin Baꢀaran’a ortaklaꢀa olarak 9.000 Euro ödenmesi   gerektiği kanaatindedir.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuranlar, AĐHM önünde yapmıꢀ oldukları yargılama masraf ve giderleri için 18.000 Euro   talep etmektedirler. Ancak baꢀvuranlar, bu bağlam hiçbir belge sunmamıꢀlardır.   Hükümet, çok fazla olduğuna hükmettiği sözkonusu talebi reddetmesi için AĐHM’ye çağrıda   bulunmaktadır.   AĐHM içtihadına göre bir baꢀvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak   gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda oldukları ortaya konulduğu sürece elde edebilir.   Mevcut davada, sahip olduğu unsurları ve yukarıda sözü edilen kriterleri göz önüne alarak,   baꢀvuranların, iddialarını destekleyici hiçbir belge sunmamaları nedeniyle AĐHM, AĐHM   önünde yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin olarak yapılan talebi reddetmektedir.   C. Gecikme faizi   Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç   puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Yargılama süresinin çok uzun olması ve bu konuda baꢀvuruda bulunabilecek iç hukuk   yolu bulunmaması kapsamında yapılan ꢀikayetlere iliꢀkin baꢀvurunun kabuledilebilir   olduğuna;   2. Baꢀvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   3. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   4. AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine;   5. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz   kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından Ayꢀen   Baꢀaran’a 9.000 Euro (dokuz bin Euro) ve ꢁengül Baꢀaran ve Hüseyin Baꢀaran’a   ortaklaꢀa olarak 9.000 Euro (dokuz bin Euro) manevi tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç   puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   6. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 22 Temmuz 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   7

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 15.07.2026. · Źródło