20313/03

WyrokETPCz2010-06-15ECLI:CE:ECHR:2010:0615JUD002031303

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźniona wypłata odszkodowania za wywłaszczenie, w połączeniu z niewystarczającymi odsetkami w warunkach wysokiej inflacji, naruszyła prawo do poszanowania własności (art. 1 Protokołu nr 1) oraz prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie (art. 6 ust. 1 Konwencji)?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczone nieruchomości, które nastąpiło ponad dwa lata po ostatecznych orzeczeniach sądów krajowych, było przypisywalne administracji i spowodowało dodatkową szkodę skarżącym. W połączeniu z niewystarczającymi odsetkami w okresie wysokiej inflacji, opóźnienie to naruszyło zasadę słusznej równowagi między ochroną prawa własności a wymogami interesu publicznego, nakładając na skarżących nieproporcjonalne i nadmierne obciążenie. Trybunał potwierdził również, że długość postępowania odszkodowawczego naruszyła prawo do rozsądnego terminu.
Stan faktyczny
Skarżący, obywatele Turcji, byli właścicielami nieruchomości wywłaszczonych pod budowę tamy. Niezadowoleni z początkowego odszkodowania, wnieśli sprawy do sądów krajowych o podwyższenie kwoty. Sądy krajowe przyznały im dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami, jednak administracja państwowa wypłaciła te kwoty z opóźnieniem przekraczającym dwa lata od uprawomocnienia się wyroków, w okresie wysokiej inflacji.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Zasądza odszkodowanie materialne: Ahmet Kurt: 1,688 EUR; Medine Kurt, Derya Güneꢁ, Fatma Iꢁık: po 839 EUR; Mehmet Kurt, Hasan Kurt: po 5,980 EUR. Zasądza odszkodowanie niemajątkowe: 2,000 EUR wspólnie dla skarżących. Zasądza odsetki ustawowe. Oddala pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   MEHMET KURT vd-TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:20313/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2010   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (20313/03) no’lu davanın nedeni, sırasıyla 1931,   1960, 1965, 1957, 1968 ve 1973 doğumlu olan ve ꢀanlıurfa’da ikamet eden T.C. vatandaꢁları   Ahmet Kurt, Mehmet Kurt, Hasan Kurt, Medine Kurt, Derya Güneꢁ ve Fatma Iꢁık’ın   (baꢁvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 7 Mayıs 2003 tarihinde Đnsan Hakları ve   Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢁkin Sözleꢁme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢁmesi -   AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢁ olduğu baꢁvurudur.   Baꢁvuranlar, ꢀanlıurfa Barosu avukatlarından M. Birlik tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Bir baraj yapımı çerçevesinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Nizip (Gaziantep) Aꢁağı   Çardak köyünde bulunan baꢁvuranlara ait 402 ve 622 parsel numaralı taꢁınmazları   kamulaꢁtırmıꢁtır. Bakanlık, miktarları bilirkiꢁi komisyonu tarafından belirlenen kamulaꢁtırma   bedellerini ödemiꢁtir.   1. 402 parsel numaralı taꢀınmaza iliꢀkin dava   ꢀubat 1999 tarihinde, idare tarafından ödenen tutardan memnun olmayan baꢁvuranlar, Nizip   Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bedel artırım davası açmıꢁlardır.   Aralık 1999 tarihli bir kararla, mahkeme, Ahmet Kurt’a 1.424.280.800 TL (sözkonusu   tarihte yaklaꢁık 2.625 Euro) ve diğer baꢁvuranların her birine 854.568.480 TL (sözkonusu   tarihte yaklaꢁık 1.575 Euro) ek kamulaꢁtırma bedeli ödenmesine hükmetmiꢁtir. Ahmet Kurt,   Medine Kurt, Hasan Kurt ve Mehmet Kurt’a ödenmesine hükmedilen ek kamulaꢁtırma   bedellerine 27 ꢀubat 1999 tarihinden itibaren iꢁlemeye baꢁlayacak yasal gecikme faizi   uygulanmıꢁtır. Derya Güneꢁ ve Fatma Iꢁık’a ödenmesine hükmedilen ek kamulaꢁtırma   bedellerine ise 5 Mart 1999 tarihinden itibaren iꢁlemeye baꢁlayacak yasal gecikme faizi   uygulanmıꢁtır.   Mayıs 2000 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu kararı onamıꢁtır.   Kasım 2002 tarihinde, idare Ahmet Kurt’a 3.981.263.000 TL (sözkonusu tarihte yaklaꢁık   2.400 Euro) ve diğer baꢁvuranların her birine 2.567.292.000 TL (sözkonusu tarihte yaklaꢁık   1.550 Euro) ödemiꢁtir.   2. 622 parsel numaralı taꢀınmaza iliꢀkin dava   ꢀubat 1999 tarihinde, idare tarafından ödenen tutardan memnun olmayan baꢁvuranlar,   Mehmet Kurt ve Hasan Kurt mahkeme önünde bedel artırım davası açmıꢁlardır.   Nisan 2000 tarihli bir kararla, mahkeme, baꢁvuranlara, 5 Mart 1999 tarihinden itibaren   iꢁlemeye baꢁlayacak yasal gecikme faizi ile birlikte 9.870.168.000 TL ek kamulaꢁtırma bedeli   ödenmesine hükmetmektedir.   Kasım 2000 tarihli bir kararla, Yargıtay, itiraz edilen kararı onamıꢁtır.   Aralık 2002 tarihli bir kararla, idare sözkonusu iki baꢁvurana ortaklaꢁa olarak,   29.939.180.594 TL (sözkonusu tarihte yaklaꢁık 19.985 Euro) tutarında ödeme yapmıꢁtır.   HUKUK   No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunarak, baꢁvuranlar, olayların meydana geldiği   dönemde, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranına göre yetersiz gecikme faizi ile birlikte   idarenin ek kamulaꢁtırma bedellerini gecikmeli olarak ödemesi nedeniyle mülkiyete saygı   haklarının ihlalinden ꢁikayetçidirler. Baꢁvuranlar ayrıca tazminat davalarının uzun sürelerinin   AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca davalarının makul sürede görülme haklarını ihlal   etmelerinden de ꢁikayetçi olmaktadırlar.   AĐHS’nin 35/1 maddesine atıfta bulunarak Hükümet, öncelikle, iç hukuk yollarının   tüketilmediğini savunmaktadır. Bu hususta Hükümet, baꢁvuranların, Borçlar Kanunu’nun   105. maddesi ile sunulan baꢁvuru yolunu tüketmiꢁ olmalarını gerektiğini belirtmektedir.   Bilahare Hükümet, baꢁvuranların, AĐHM’ye sundukları ꢁikayetleri belirtmediklerini ifade   etmektedir.   AĐHM, daha önce Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile öngörülen baꢁvuru yolunun etkisiz   olduğu sonucuna ulaꢁmıꢁtır (Aka-Türkiye, 23 Eylül 1998). Dolayısıyla bu hususta yapılan   itirazının reddedilmesi gerekmektedir. Baꢁvuranların iç hukukta etkili baꢁvuru yoluna sahip   olduklarının ortaya konmaması nedeniyle Hükümet’in ikinci itirazının da reddedilmesi   gerekmektedir.   AĐHM, baꢁvuranların ꢁikayetlerinin hiçbir kabuledilemezlik unsuru içermediğini tespit   etmektedir. Dolayısıyla baꢁvurunun kabuledilebilir ilan edilmesi uygun olacaktır.   Esas ile ilgili olarak, AĐHM, müteaddit defalar mevcut davadakine benzer sorunları ortaya   koyan davaları incelemiꢁ ve AĐHS’nin 6/1 maddesi ile 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin   ihlal edildiğine karar vermiꢁtir (bkz, örneğin, Kuzu-Türkiye, baꢁvuru no: 13062/03, 17 Ocak   2006; Çoban ve diğerleri-Türkiye, baꢁvuru no: 2620/05, 24 Ocak 2008; Akıncı-Türkiye,   baꢁvuru no: 12146/02, 8 Nisan 2008; Kaçar ve diğerleri-Türkiye, baꢁvuru numaraları:   38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38522/04, 22   Temmuz 2008).   AĐHM, mevcut dava koꢁullarını incelemiꢁ ve Hükümet’in mevcut davada farklı bir sonuca   ulaꢁmak için ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığına kanaat getirmiꢁtir. AĐHM,   idarenin baꢁvuranlara borçlarını nihai iç hukuk kararından itibaren iki yıldan fazla bir sürenin   sonunda ödediğini tespit etmektedir. AĐHM, ulusal mahkemeler tarafından ödenmesine   hükmedilen kamulaꢁtırma bedellerinin ödenmesindeki idareye atfedilebilecek sözkonusu   gecikmenin baꢁvuranları, taꢁınmazlarının kamulaꢁtırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha   uğrattığı tespitinde bulunmaktadır. AĐHM, baꢁvuranların, mülkiyet hakkının korunması ile   kamu yararının gerekleri arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıꢁılmıꢁın   dıꢁında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları kanaatindedir (bkz, Vaide Yıldız ve   diğerleri-Türkiye, baꢁvuru no: 13721/04, 20 Ekim 2009).   Sonuç olarak AĐHS’nin 6/1 maddesi ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢁtir.   AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması hususu ile ilgili olarak, baꢁvuranların her biri 10.000   Euro maddi tazminat ve 10.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Baꢁvuranlar, yapmıꢁ   oldukları yargılama masraf ve giderlerine iliꢁkin hiçbir talepte bulunmamıꢁlardır.   Hükümet, AĐHM’den sözkonusu talepleri reddetmesini talep etmektedir.   Akkuꢀ-Türkiye kararında benimsenen hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik   veriler ıꢁığında, AĐHM, Ahmet Kurt’a 1.688 Euro, Medine Kurt, Derya Güneꢁ, Fatma Iꢁık’ın   her birine 839 Euro, Mehmet Kurt ve Hasan Kurt’un her birine 5.980 Euro maddi tazminat   ödenmesine hükmetmektedir. AĐHM, hakkaniyete uygun olarak, baꢁvuranlara ortaklaꢁa 2.000   Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.   Yargılama masraf ve giderlerine iliꢁkin hiçbir talepte bulunulmamasından dolayı AĐHM,   baꢁvuranlara yargılama masraf ve gideri ödenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.   AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı   orana üç puanlık bir artıꢁ eklenerek belirlenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢁvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢁtiği tarihten itibaren üç ay içinde   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı   Devlet tarafından aꢁağıdaki miktarların ödenmesine;   i. Ahmet Kurt’a her türlü vergiden muaf tutularak 1.688 Euro (bin altı yüz seksen sekiz   Euro) maddi tazminat;   ii.Medine Kurt, Derya Güneꢁ, Fatma Iꢁık’ın her birine her türlü vergiden muaf tutularak   Euro (sekiz yüz otuz dokuz Euro) maddi tazminat;   iii.Mehmet Kurt ve Hasan Kurt’un her birine her türlü vergiden muaf tutularak 5.980   (beꢁ bin dokuz yüz seksen) Euro maddi tazminat;   iv.baꢁvuranlara ortaklaꢁa olarak her türlü vergiden muaf tutularak 2.000 (iki bin) Euro   manevi tazminat;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç   puan fazlasına eꢁit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢁkin diğer tüm taleplerin reddine;   Đꢁbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢁ ve AĐHM’nin Đç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 15 Haziran 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢁtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło