21843/02
WyrokETPCz2008-06-03ECLI:CE:ECHR:2008:0603JUD002184302
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy brak przekazania skarżącemu pisemnej opinii Prokuratora Generalnego Sądu Kasacyjnego w postępowaniu odwoławczym naruszył zasadę równości broni i prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że brak przekazania skarżącemu pisemnej opinii Prokuratora Generalnego Sądu Kasacyjnego, która mogła wpłynąć na decyzję sądu odwoławczego, naruszył zasadę równości broni, będącą fundamentalnym elementem prawa do rzetelnego procesu. Trybunał odwołał się do swojego wcześniejszego orzecznictwa w podobnych sprawach, w których konsekwentnie uznawał takie praktyki za niezgodne z art. 6 ust. 1 Konwencji, nie znajdując podstaw do odstąpienia od tej linii orzeczniczej w niniejszej sprawie.Stan faktyczny
Skarżący, Doğan Demirci, został aresztowany w 1997 roku i oskarżony o rzucenie koktajlu Mołotowa oraz przygotowanie bomby. Sąd pierwszej instancji w Izmirze skazał go na karę pozbawienia wolności. W postępowaniu odwoławczym przed Sądem Kasacyjnym, Prokurator Generalny Sądu Kasacyjnego przedstawił pisemną opinię, w której rekomendował zatwierdzenie wyroku, lecz opinia ta nie została przekazana skarżącemu ani jego obrońcy. Sąd Kasacyjny podtrzymał wyrok sądu pierwszej instancji.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
- uznał skargę dotyczącą braku przekazania pisemnej opinii Prokuratora Generalnego Sądu Kasacyjnego za dopuszczalną, a pozostałą część skargi z art. 6 za niedopuszczalną;
- stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji;
- postanowił, że nie należy zasądzać żadnego zadośćuczynienia na podstawie art. 41 Konwencji.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
DEMĐRCĐ/TÜRKĐYE
(B a ꢀvuru no. 21843/02)
KARAR
STRAZBURG Haziran 2008
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 21843/02 no’lu davanın nedeni T.C.
vatandaꢀı Doğan Demirci’nin (“baꢀvuran”), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 4 Mart 2002
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (“AĐHS”) Temel Đnsan Haklarını güvence
altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Đzmir Barosu avukatlarından N. Değirmenci ve B. Değirmenci tarafından
temsil edilmiꢀtir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuran, 1977 doğumludur ve Đzmir’de yaꢀamaktadır. Mart 1997’de yakalanmıꢀ ve gözaltına alınmıꢀtır. Bir binaya Molotof kokteyli
atmakla suçlanmıꢀtır. 27 Mart 1997’de tutuklanmıꢀtır. Nisan 1997’de Đzmir Cumhuriyet Savcısı, Đzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne bir
iddianame sunmuꢀ ve baꢀvuranı, gasp ve bomba hazırlamakla suçlamıꢀtır. Baꢀvuranın, Türk
Ceza Kanunu’nun 495/1 ve 264/6 maddeleri uyarınca suçlu bulunmasını ve mahkum
edilmesini istemiꢀtir. Eylül 1997’de baꢀvuranın, tutuksuz yargılanmasına karar verilmiꢀtir. Haziran 1999’da Đzmir Ağır Ceza Mahkemesi, baꢀvuranı suçlu bularak toplam altı
yıl, on bir ay, on gün hapis cezası ile para cezasına çarptırmıꢀtır. Mayıs 2001’de Yargıtay Baꢀsavcısı, Yargıtay’a yazılı görüꢀünü sunmuꢀtur. Đlk
derece mahkemesi kararının onaylanması gerektiği kanısına varmıꢀtır. Görüꢀü, baꢀvurana
bildirilmemiꢀtir. Eylül 2001’de Yargıtay, bir duruꢀma düzenlemiꢀ ve ilk derece mahkemesinin
kararını onaylamıꢀtır. Ekim 2007’de Yargıtay 6. Daire Baꢀkanı, Yargıtay’a iç hukuk uyarınca
Baꢀsavcının, Daire karar verirken Baꢀsavcı’nın bulunmadığını bildirmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, Cumhuriyet Baꢀsavcısının yazılı görüꢀünün kendisine bildirilmemesi
nedeniyle silahların eꢀitliği ilkesine uyulmadığından ve bunun da adil yargılanma hakkını
ihlal ettiğinden ꢀikayetçidir. Ayrıca, Yargıtay’ın ilgili dairesi karar verirken Yargıtay
Baꢀsavcısının hazır bulunmasının ve yargılamanın uzunluğunun adil yargılanma hakkını ihlal
ettiğini iddia etmektedir.
A. Kabuledilebilirlik
AĐHM, baꢀvuranın Yargıtay Baꢀsavcısı’nın sunduğu yazılı görüꢀünün kendisine
bildirilmemesine iliꢀkin ꢀikayetinin, AĐHS’nin 35/3 maddesi bağlamında dayanaktan yoksun
olmadığını belirtmektedir. Ayrıca, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da
kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını ifade etmektedir. Bu nedenle baꢀvuru, kabuledilebilir
niteliktedir.
AĐHM, kendisine sunulan deliller ıꢀığında baꢀvuranın, 6. madde bağlamındaki diğer
ꢀikayetlerinin, AĐHS’de ya da ek Protokolleri’nde ortaya konan hak ve özgürlüklerin ihlal
edildiğini göstermediği sonucuna varmıꢀtır. Bu nedenle, dayanaktan yoksun olmaları
nedeniyle AĐHS’nin 35. maddesinin 1., 3. ve 4. paragrafları uyarınca kabuledilemez
olduklarına karar verilmelidir.
B. Esas
Hükümet, özellikle baꢀvuranın veya avukatının Yargıtay önünde dava dosyasını
inceleme ve böylece sözkonusu belgenin içeriğinden haberdar olma imkanı bulunduğunu ileri
sürmüꢀtür. Ayrıca, ihtilaf konusu iddianın duruꢀmada yüksek sesle okunması nedeniyle
baꢀvuranın avukatının, cevap verme veya karꢀı görüꢀlerini hazırlamak için ek süre talep etme
imkanı bulunduğunu belirtmiꢀtir.
AĐHM, daha önce de aynı ꢀikayeti incelemiꢀ ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal
edildiğini tespit etmiꢀtir..
AĐHM, mevcut davayı incelemiꢀ ve benzer davalarda vardığı sonuçlardan farklı
sonuca varmak için gerekçe görmemiꢀtir.
Dolayısıyla AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesi aꢀağıda kaydedilmiꢀtir:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
AĐHM, Mahkeme Đçtüzüğü’nün 60. maddesi uyarınca herhangi bir adil tatmin
talebinin, ayrıntılı bir listesinin hazırlanması ve talebi destekleyen ilgili belgeler veya
makbuzlarla yazılı olarak sunulması gerektiğini belirtmektedir. “Aksi halde Daire, talebi
tamamen veya kısmen reddedebilir”.
Sözkonusu davada, 26 Kasım 2007’de AĐHM, baꢀvuranı 10 Ocak 2008’e kadar adil
tatmin taleplerini sunmaya davet etmiꢀtir. Ancak, baꢀvuran belirlenen süre içerisinde bu tür
bir talep sunmamıꢀtır.
Yukarıda kaydedilenleri göz önüne alan AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca hiçbir
tazminat ödenmemesine karar vermiꢀtir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Yargıtay Baꢀsavcısının yazılı görüꢀünün baꢀvurana bildirilmemesine iliꢀkin ꢀikayetin
kabuledilebilir ve baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. Maddesi’nin 2. ve
3. fıkraları uyarınca 3 Haziran 2008 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło