21865/02
WyrokETPCz2007-11-29ECLI:CE:ECHR:2007:1129JUD002186502
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy skazanie skarżącego przez turecki Sąd Bezpieczeństwa Państwa, w którego składzie zasiadał sędzia wojskowy, naruszyło jego prawo do rzetelnego procesu przed niezależnym i bezstronnym sądem, zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał, odwołując się do swojego ugruntowanego orzecznictwa dotyczącego tureckich Sądów Bezpieczeństwa Państwa, stwierdził, że obecność sędziego wojskowego w składzie takiego sądu budzi uzasadnione wątpliwości co do jego niezależności i bezstronności. W konsekwencji, skarżący nie został osądzony przez niezależny i bezstronny trybunał, co stanowiło naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał nie znalazł podstaw do odstąpienia od tej ugruntowanej linii orzeczniczej w niniejszej sprawie.Stan faktyczny
Skarżący, Kemal Evcimen, właściciel i redaktor lokalnej gazety, został aresztowany w styczniu 1995 roku pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji DHKP-C. Oskarżono go o publikowanie nielegalnych materiałów, udział w demonstracjach i rekrutację. W listopadzie 1998 roku został skazany przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Erzurum, w którego składzie zasiadał sędzia wojskowy, na karę 12 lat i 6 miesięcy pozbawienia wolności. Wyrok został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny w listopadzie 1999 roku, a skarżący został warunkowo zwolniony w maju 2004 roku.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. 2. Stwierdza, że nastąpiło naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za wszelkie szkody niemajątkowe poniesione przez skarżącego. 4. Oddala pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
OF EUROPE
AVRUPA
KONSEYĐ
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ÜÇÜNCÜ DAĐRE
EVCĐMEN – TÜRKĐYE DAVASI
(B a ꢀvuru no. 21865/02)
KARAR
STRAZBURG Kasım 2007
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde
kesinleꢀecektir. ꢁekli düzeltmelere tâbi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
EVCĐMEN – TÜRKĐYE KARARI
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 21865/02 no’lu davanın nedeni T.C. vatandaꢀı olan
Kemal Evcimen’in (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 28 Ocak 2000
tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ
olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından A. ꢁahin tarafından temsil
edilmiꢀtir.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢁULLARI
Baꢀvuran 1971 doğumludur ve Edirne’de yaꢀamaktadır. Olayların meydana geldiği
tarihte Trabzon’da yayınlanan Özgür Karadeniz adlı yerel gazetenin sahibi ve editörüydü.
Baꢀvuran 15 Ocak 1995 tarihinde yasadıꢀı örgüt mensubu olduğu ꢀüphesiyle gözaltına
alınmıꢀ, 20 Ocak 1995 tarihinde Hakim tarafından tutuklanmasına karar verilmiꢀtir. Mart 1995 tarihinde Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı baꢀvuran ve diğer sanık hakkında bir iddianame hazırlamıꢀ, baꢀvuran yasadıꢀı DHKP-C örgütüne üye
olmakla suçlanmıꢀtır. Đddianameye göre baꢀvuranın evinde yasadıꢀı dergiler, gazeteler,
kitaplar ve bir mermi bulunmuꢀtur. Savcı baꢀvuranın aynı zamanda DHKP-C propagandası
içeren bir gazete yayınladığı, yasadıꢀı gösterilere katıldığı, afiꢀ yapıꢀtırdığı, örgütü destekler
nitelikte broꢀür dağıttığı ve yasadıꢀı örgüte eleman kazandırmak amacıyla Karadeniz
Üniversitesi’nde faaliyet yürüttüğünü iddia etmiꢀtir. yılı içinde değiꢀik tarihlerde ve değiꢀik mahkemelerde baꢀvuran aleyhine 5 dava
açılmıꢀ, baꢀvuran bölücü propaganda yapmak ve gazetesinde nefret ve düꢀmanlığa teꢀvikle
suçlanmıꢀ, davalar daha sonra Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde birleꢀtirilmiꢀtir.
Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kaldırılıp Erzurum Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nin kurulmasına iliꢀkin 4210 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesiyle 1997 yılında
dava dosyası Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne gönderilmiꢀtir. Kasım 1998 tarihinde Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi baꢀvuranı TCK’nın
168/2. maddesi uyarınca DHKP-C adlı yasadıꢀı örgüt üyeliğinden mahkûm etmiꢀtir.
Mahkeme 15 Kasım 1994 ve 1 Mart 1995 tarihlerinde Özgür Karadeniz gazetesinde
yayınlanan makalelerin bölücü propaganda içerdiği ve nefrete teꢀvik ettiğini tespit etmiꢀtir.
Baꢀvuranın ayrıca yasadıꢀı gösterilere katıldığı, afiꢀ yapıꢀtırdığı, örgütü destekler nitelikte
broꢀür dağıttığı ve yasadıꢀı örgüte eleman kazandırmak amacıyla Karadeniz Üniversitesi’nde
faaliyet yürüttüğünü belirlemiꢀtir. Mahkeme baꢀvuranı 12 yıl 6 ay hapse mahkûm etmiꢀtir. Kasım 1999 tarihinde Yargıtay baꢀvuran hakkındaki 27 Kasım 1998 tarihli kararı
onamıꢀ, baꢀvuran 29 Mayıs 2004 tarihinde ꢀartlı tahliye edilmiꢀtir.
EVCĐMEN – TÜRKĐYE KARARI
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, kendisini yargılayıp mahkûm eden Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi
heyetinde askeri bir yargıcın yer alması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme
tarafından adil yargılanmadığını iddia etmiꢀtir.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, iç hukuktaki nihai kararın 18 Kasım 1999 tarihinde Yargıtay tarafından
baꢀvuranın temsilcisi huzurunda okunmuꢀ ancak baꢀvurunun 10 Mayıs 2001 tarihinde; yani
altı aylık süre geçtikten sonra yapılmıꢀ olması nedeniyle baꢀvurunun kabuledilemez olarak
ilan edilmesi gerektiğini ifade etmiꢀtir. Ayrıca tarihin belirtildiği bir yazı kendilerine tebliğ
edilmediğinden, baꢀvurunun 28 Ocak 2000 tarihinde yapıldığının kanıtlanmadığını
belirtmiꢀlerdir.
Baꢀvuran Hükümetin görüꢀlerine itiraz etmiꢀ ve baꢀvurusunu Mahkemeye 28 Ocak 2000
tarihli mektupla, öngörülen süre içinde yaptığını iddia etmiꢀtir.
Elindeki belgelere dayanarak Mahkeme baꢀvuranın baꢀvurusunu, somut davaya neden
olan olaylar ve ꢀikâyetlerini belirttiği 28 Ocak 2000 tarihli mektupla yapmıꢀ olduğunu
kaydeder. Baꢀvuranın iç hukuktaki nihai kararı 18 Kasım 1999 tarihinde öğrenmiꢀ olması
nedeniyle Mahkeme baꢀvurunun altı aylık süre içinde yapılmıꢀ olduğunu gözlemler. Bu
nedenle hükümetin altı ay kuralına uyulmadığı yönündeki itirazını reddeder.
Ayrıca AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan
yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da
kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir
niteliktedir.
B. Esas
Hükümet Devlet Güvenlik Mahkemelerinin devletin güvenliği ve bütünlüğüne karꢀı
tehditleri ele almak amacıyla yasayla kurulduğunu savunmuꢀtur. Somut davada baꢀvuranın
Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ile ilgili meꢀru bir ꢀüphesi
olabileceğini tespit için dayanak bulunmadığını ifade etmiꢀlerdir. Hükümet ayrıca Devlet
Güvenlik Mahkemelerinin 2004 yılında kaldırılmasına değinmiꢀtir.
Mahkeme somut davadakine benzer hususları ortaya çıkaran birçok dava incelemiꢀ,
bunlarda AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. Özel – Türkiye, no.
42739/98; Özdemir – Türkiye, no. 59659/00).
Mahkeme somut davada farklı bir sonuca ulaꢀmak için neden görmemektedir. Buna göre
AĐHS’nin 6/1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
EVCĐMEN – TÜRKĐYE KARARI
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuran 379,320 Yeni Türk Lirası (YTL) (yaklaꢀık 202,600 Euro) maddi, 150,000
YTL (yaklaꢀık 80,115 Euro) manevi tazminat talep etmiꢀtir.
Hükümet, talep edilen miktarların aꢀırı olduğunu iddia etmiꢀtir.
Mahkeme, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı
kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder. Ayrıca 6/1. maddenin ihlali tespitinin baꢀvuran
tarafından uğranmıꢀ tüm manevi zararlar için tek baꢀına yeterli tatmin sağladığı görüꢀündedir
(bkz. Incal – Türkiye, Karar Raporları 1998-IV; Çıraklar – Türkiye, Raporlar 1998-VII).
AĐHM, sözkonusu davada olduğu gibi, bir kiꢀinin AĐHS’nin bağımsızlık ve tarafsızlık
ꢀartlarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından hüküm giymesi durumunda, istenirse
yargılamanın yeniden yapılması veya davanın yeniden açılmasının, prensipte ihlalin
düzeltilmesi için uygun bir yol olduğu görüꢀündedir (bkz. Öcalan – Türkiye, no. 46221/99
[BD]).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran ayrıca ulusal mahkemeler ve AĐHM önündeki masraf ve giderler için 19,500
Euro talep etmiꢀ, ancak talebini destekleyen herhangi bir makbuz ya da belge sunmamıꢀtır.
Hükümet baꢀvuranın talebinin temelsiz olduğunu savunmuꢀtur.
AĐHM’nin içtihadına göre bir baꢀvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için
yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmıꢀ ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır.
Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak AĐHM
bu baꢀlık altında tazminata hükmetmez.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Đhlal tespitinin baꢀvuran tarafından uğranmıꢀ tüm manevi zararları tazmin için yeterli
olduğuna;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine
EVCĐMEN – TÜRKĐYE KARARI
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3.
paragrafları uyarınca 29 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
Santiago QUESADA
Kâtip
Boštjan M. ZUPANČIČ
Baꢀkan
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło