22088/03

WyrokETPCz2009-10-06ECLI:CE:ECHR:2009:1006JUD002208803

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak dostępu do pomocy prawnej w trakcie zatrzymania i przesłuchania naruszył prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 w związku z art. 6 ust. 3 lit. c Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje ustalenia z wyroku Salduz przeciwko Turcji, zgodnie z którymi prawo do pomocy prawnej od pierwszego przesłuchania jest kluczowym elementem rzetelnego procesu. Stwierdził, że w niniejszej sprawie nie było żadnych szczególnych okoliczności, które uzasadniałyby odstąpienie od tej zasady. W konsekwencji, brak zapewnienia skarżącemu dostępu do adwokata w trakcie zatrzymania i przesłuchania stanowił naruszenie jego prawa do rzetelnego procesu.
Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Gürova, urodzony w 1960 roku i mieszkający w Ankarze, został zatrzymany 17 maja 2000 roku pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji. Był przesłuchiwany bez obecności adwokata i złożył zeznania obciążające go. Mimo późniejszego odwołania zeznań i twierdzeń o torturach psychologicznych, został skazany przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Ankarze na 12 lat i 6 miesięcy więzienia, głównie na podstawie zeznań policyjnych. Wyrok został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny, a skarżący został zwolniony 10 czerwca 2006 roku.
Rozstrzygnięcie
ETPCz jednogłośnie: - Stwierdza, że skarga dotycząca braku pomocy prawnej w trakcie zatrzymania jest dopuszczalna, a pozostałe części skargi są niedopuszczalne. - Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 w związku z art. 6 ust. 3 lit. c Konwencji. - Zasądza na rzecz skarżącego 1 500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. - Odrzuca pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   GÜROVA – TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 22088/03)   KARAR   STRAZBURG   Ekim 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 22088/03 no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı   Mehmet Gürova’nın (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 6 Mayıs 2003 tari-   hinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleꢀme’nin (“AĐHS”)   34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde, Ankara Barosu   avukatlarından E. Yurtalan tarafından temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   Baꢀvuran, 1960 doğumludur ve Ankara’da ikamet etmektedir.   B a ꢀv u r a n , 1 7 M a y ı s 2 0 0 0 t a r i h i n d e y a s a d ı ꢀı b i r ö r g ü t e ü y e o l d u ğ u ꢀü p h e s i y l e y a k a l a n m ı ꢀt ı r .   Baꢀvuran, aynı gün doktor muayenesinden geçmiꢀ ve vücudunda herhangi bir kötü muamele   izine rastlanmadığı kaydedilmiꢀtir. Baꢀvuran, 18 Mayıs 2000 tarihinde, gözaltındayken avukat   yardımı almadan sorgulanmıꢀtır. Baꢀvuran, polis ifadesinde Đran’da askeri eğitim aldığını itiraf   etmiꢀ ancak yasadıꢀı bir örgüt üyesi olduğu iddiasını reddetmiꢀtir.   Baꢀvuran, 21 Mayıs 2000 tarihinde, yeniden sağlık muayenesinden geçmiꢀ ve doktor   baꢀvuranın vücudunda herhangi bir kötü muamele izine rastlamadığını belirtmiꢀtir. Baꢀvuran,   aynı gün, yine avukat yardımı almadan Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde Cumhuriyet   Savcısı ve sorgu hakimi önüne çıkartılmıꢀtır. Baꢀvuran, Cumhuriyet Savcısı karꢀısında göza-   ltındayken “psikolojik iꢀkenceye” maruz kaldığını belirtmiꢀ ve polise verdiği ifadeyi reddetmiꢀ   tir. Baꢀvuran, daha önce Đran’a gittiğini kabul etmiꢀ ancak orada askeri eğitim aldığını inkar   etmiꢀtir. Baꢀvuran, sorgu hakimine de ifade vermiꢀtir. Baꢀvuran, polise verdiği ifadeyi geri   almıꢀ, ancak herhangi bir kötü muamele veya iꢀkence iddiasından bahsetmemiꢀtir. Sorgulama   sonrasında, sorgu hakimi baꢀvuranın tutuklanmasına karar vermiꢀtir.   Temmuz 2000 tarihinde, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı,   aynı mahkemeye baꢀvuranı yasadıꢀı bir örgüte (Tevhid Selam ve alt grubu olan Kudüs Savaꢀ   çıları) üye olmakla suçlayan bir iddianame vermiꢀtir. Aynı iddianamede baꢀka kiꢀilerin de   isimleri yer almıꢀ ve bu kiꢀiler Türkiye’nin önde gelen bazı gazeteci ve akademisyenlerini   öldürmek dahil çeꢀitli suçlarla itham edilmiꢀlerdir. Cumhuriyet Savcısı’na göre, örgütün amacı   Türkiye’de Đran’dakine benzer dini bir rejim kurmaktır.   Ocak 2002 tarihinde, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi 152 sayfa uzunluğundaki   kararını açıklamıꢀtır. Đlk derece mahkemesi, baꢀvuranın 18 Mayıs 2000 tarihli polis ifadesine   dayanarak, baꢀvuranın yasadıꢀı örgüt üyesi olduğuna karar vermiꢀtir. Mahkeme, Türk Ceza   Kanunu’nun 168. maddesi uyarınca baꢀvuranı on iki yıl altı ay hapis cezasına mahkum etmiꢀ   tir. Đlk derece mahkemesi, kararında baꢀvuranın gözaltında psikolojik baskı gördüğü iddiasını   da incelemiꢀtir. Baꢀvuranın yakalandığı ve gözaltından çıktığı sırada hazırlanan ve baꢀvuranın   vücudunda herhangi bir yara izine rastlanmadığını kaydeden iki sağlık raporunu göz önünde   bulunduran mahkeme, baꢀ vuranın mahkum edilmemek için gözaltındayken vermiꢀ olduğu   ifadeyi geri aldığı sonucuna varmıꢀtır.   Yargıtay, 12 Kasım 2002 tarihinde, mahkumiyet kararını onamıꢀtır. Baꢀvuran, 10   Haziran 2006 tarihinde serbest bırakılmıꢀtır.   HUKUK   • AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuran, gözaltındayken avukat yardımından yararlanamadığı konusunda ꢀ   ikayetçi olmuꢀ ve bu ꢀikayetini AĐHS’nin 6/3(c) maddesine dayandırmıꢀtır.   AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca baꢀvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   Hükümet, esasa iliꢀkin olarak, yargılamanın adilliği değerlendirilirken yargılamanın   bir bütün olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini ileri sürmüꢀtür. Baꢀvuranın Ankara   Devlet Güvenlik Mahkemesi ile Yargıtay önünde avukat tarafından temsil edilmesi nedeniyle,   adil yargılanma hakkı ihlal edilmemiꢀtir.   AĐHM, aynı ꢀikayeti Salduz / Türkiye (36391/02) davasında incelediğini ve AĐHS’nin   6/1 maddesi ile bağlantılı olarak 6/3(c) maddesinin ihlalini tespit ettiğini hatırlatır. AĐHM söz   konusu davayı incelemiꢀ ve bu davada Salduz kararında yapmıꢀ olduğu tespitlerden ayrıl-   masını gerektirecek herhangi bir özel koꢀul bulunmadığı sonucuna varmıꢀtır.   Dolayısıyla, söz konusu davada AĐHS’nin 6/1 maddesi ile bağlantılı olarak 6/3(c)   maddesi ihlal edilmiꢀtir.   • ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER AĐHS MADDELERĐ   Baꢀvuran, AĐHS’nin 3. maddesi uyarınca gözaltındayken psikolojik iꢀkence gördüğü   konusunda ꢀ ikayetçi olmuꢀ tur. Baꢀ vuran, ayrıca, gözaltı süresinin uzunluğu nedeniyle   AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiꢀ tir. Baꢀ vuran, AĐHS’nin 6. maddesi   uyarınca, kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsız ve   tarafsız bir mahkeme olmadığını iddia etmiꢀtir. Baꢀvuran ayrıca, yargılamanın makul sürede   tamamlanmadığı konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur. Baꢀvuran, son olarak, daha önce Đran’a git-   mesine dayandırılan mahkumiyet kararının AĐHS’nin 7. maddesine aykırı olduğunu iddia etmiꢀ   tir.   Ancak, AĐHM, dava dosyasında söz konusu hükümlerin ihlal edildiğini gösteren herhangi   bir delile rastlamamıꢀtır. AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca uyarınca baꢀ   vurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğunu kaydeden AĐHM,   ꢀikayetlerin reddedilmesine karar verir.   • AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   Baꢀvuran, maddi tazminat olarak 40,000 Euro, manevi tazminat olarak 30,000 Euro   talep etmiꢀtir. Baꢀvuran, ayrıca, avukatlık ücretleri için 7,500 Euro, yargılama masraf ve   giderleri için 500 Euro talep etmi ꢀtir. Baꢀvuran, taleplerini desteklemek üzere imzalamıꢀ   olduğu avukatlık ücret sözleꢀmesini ibraz etmiꢀ tir.   Hükümet bu taleplere itiraz etmiꢀtir.   Talep edilen maddi tazminat ile tespit edilen ihlal arasında herhangi bir illiyet bağı   bulunmadığını kaydeden AĐHM, söz konusu maddi tazminat talebini reddeder. AĐHM,   hakkaniyete uygun olarak, baꢀvurana 1,500 Euro manevi tazminat ödenmesine karar verir.   AĐHM, ayrıca, en uygun telafi yolunun, baꢀvuranın talep etmesi halinde AĐHS’nin 6/1   maddesinin gereklerine uygun olarak yeniden yargılanması olacağı kanaatindedir (Salduz).   AĐHM’nin içtihadına göre, bir baꢀvuran gerçekliğini ve gerekliliğini kanıtladığı makul   miktarlardaki yargılama giderlerini elde edebilir. AĐHM, sözkonusu davada, elindeki   belgelere ve yukarıdaki ölçütlere dayanarak, yargılama masraf ve giderleri için baꢀvurana   1,000 Euro ödenmesine karar verir.   AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına   uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   • Gözaltı sırasında baꢀvurana avukat yardımı sağlanmadığına dair ꢀikayetin   kabuledilebilir, baꢀvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   • • AĐHS’nin 6/1 maddesi ile bağlantılı olarak 6/3(c) maddesinin ihlal edildiğine;   (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten   itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na   çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet   tarafından baꢀvurana manevi tazminat olarak 1,500 Euro (bin beꢀ yüz Euro),   yargılama masraf ve giderleri için 1,000 Euro (bin Euro) ödenmesine;   (b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin   yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal   kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   • Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragrafları gereğince 6 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło