22487/05
WyrokETPCz2010-02-16ECLI:CE:ECHR:2010:0216JUD002248705
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania administracyjnego dotyczącego przeniesienia służbowego naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie krajowe, które trwało sześć lat, dziewięć miesięcy i trzynaście dni w dwóch instancjach, było nadmiernie długie. Odwołał się do swojego ugruntowanego orzecznictwa w podobnych sprawach, podkreślając, że Rząd nie przedstawił żadnych przekonujących argumentów ani dowodów, które uzasadniałyby odmienne rozstrzygnięcie. W konsekwencji Trybunał stwierdził, że wymóg "rozsądnego terminu" z art. 6 ust. 1 Konwencji nie został spełniony.Stan faktyczny
Skarżący, Naif Ateşsönmez, inspektor w instytucji publicznej, został przeniesiony do Bağ-Kur po prywatyzacji jego miejsca pracy. Zaskarżył to przeniesienie do Ankara Đdare Mahkemesi (Sądu Administracyjnego w Ankarze) w kwietniu 1999 r. Sąd oddalił jego skargę w grudniu 1999 r. Danıꢀtay (Rada Stanu) podtrzymał tę decyzję w październiku 2003 r., a w lutym 2006 r. oddalił wniosek skarżącego o sprostowanie.Rozstrzygnięcie
Stwierdza, że skarga dotycząca długości postępowania jest dopuszczalna, a pozostała część skargi jest niedopuszczalna.
Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji.
Decyduje o nieprzyznawaniu zadośćuczynienia na podstawie art. 41 Konwencji.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYİ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
ATEꢀSÖNMEZ – TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢁvuru no: 22487/05)
KARAR
STRAZBURG ꢀubat 2010
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 22487/05 no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı
Naif Ateꢀsönmez’in (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 3 Haziran 2005
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleꢀme’nin (“AĐHS”)
34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuran, 1947 doğumludur ve Đstanbul’da ikamet etmektedir.
Baꢀvuran, müfettiꢀ olarak çalıꢀtığı kamu kurumunun özelleꢀtirilmesinin ardından, 19
Mart 1999 tarihinde Bağ-Kur’da yeni bir göreve atanmıꢀtır.
Baꢀvuran, söz konusu atama nedeniyle, 16 Nisan 1999 tarihinde Ankara Đdare
Mahkemesi’nde Baꢀbakanlık ve Bağ-Kur aleyhine dava açmıꢀtır. Aralık 1999 tarihinde, idare mahkemesi, baꢀvuranın ilgili iç hukuka uygun olarak
atandığını gerekçe göstererek davanın reddine hükmetmiꢀtir.
Danıꢀtay, 14 Ekim 2003 tarihinde, idare mahkemesinin kararını onamıꢀ ve 1 ꢁubat tarihinde baꢀvuranın karar düzeltme talebini reddetmiꢀtir.
HUKUK
Baꢀvuran, yargılamanın “makul süre” içerisinde sonuçlandırılmadığını iddia ederek
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur. Hükümet, bu iddiaya
itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, göz önünde bulundurulması gereken sürenin iki aꢀamalı yargıda altı yıl, dokuz
ay, on üç gün sürdüğünü ve bu sürenin yaklaꢀık altı aylık kısmında davanın Danıꢀtay önünde
derdest olduğunu gözlemlemektedir.
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu ꢀikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
AĐHM, söz konusu davadakine benzer sorunlar ortaya koyan davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlalini tespit etmiꢀtir (Frydlender / Fransa, no. 30979/96;
Karakullukçu / Türkiye, no. 49275/99). Elindeki belgelerin tamamını inceleyen AĐHM, söz
konusu davada farklı bir sonuca varması için Hükümet’in ikna edici herhangi bir delil veya
iddia ortaya koymadığı kanaatindedir. AĐHM, konuyla ilgili içtihadını göz önünde
bulundurarak, söz konusu davada yargılama süresinin çok uzun olduğuna ve “makul süre”
ꢀartının yerine getirilmediğine karar verir. Dolayısıyla, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Baꢀvuran, ayrıca, AĐHS’nin 6/1 ve 14. maddeleri uyarınca, iddialarının yerel
mahkemeler tarafından gerektiği gibi yanıtlanmaması ve Danıꢀtay’ın kararlarının gerekçesiz
olması nedeniyle adil yargılanmadığı ve atamasının aile hayatına zarar verdiği ve ayrımcılık
oluꢀturduğu konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur.
Bununla birlikte, elindeki belgeleri göz önünde bulunduran AĐHM, söz konusu
iddiaların AĐHS veya Protokollerinde belirtilen hak ve özgürlüklerin herhangi bir ihlalini
oluꢀturmadığı sonucuna varmıꢀtır. AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları
uyarınca, açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle söz konusu ꢀikayetlerin
kabuledilemez nitelikte olduğuna karar verir (Van de Hurk / Hollanda, A Serisi no. 288;
Garcia Ruiz / Đspanya, no. 30544/96).
Baꢀvuran, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca herhangi bir adil tatmin talebinde
bulunmamıꢀtır. Dolayısıyla, AĐHM, bu baꢀlık altında herhangi bir ödeme yapılmamasına
karar verir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Yargılama süresinin uzunluğuna iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilir, baꢀvurunun geri
kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragrafları gereğince 26 ꢁubat 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
3
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło