23327/05
WyrokETPCz2009-06-23ECLI:CE:ECHR:2009:0623JUD002332705
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego, trwającego około dwunastu lat, naruszyła prawo skarżącego do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał, odwołując się do swojego ugruntowanego orzecznictwa w zakresie zasady "rozsądnego terminu" z art. 6 ust. 1 Konwencji, stwierdził, że postępowanie karne przeciwko skarżącemu, które trwało około dwunastu lat przez dwie instancje, było nadmiernie długie. Trybunał nie znalazł żadnych elementów w niniejszej sprawie, które wymagałyby odmiennego wniosku niż w podobnych sprawach, w których stwierdzano naruszenie tej zasady. W konsekwencji, uznał, że doszło do naruszenia prawa skarżącego do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie.Stan faktyczny
Skarżący Kemal Bilget został zatrzymany przez policję w Stambule 15 listopada 1993 roku i oskarżony o przynależność do nielegalnej organizacji. 12 czerwca 2001 roku Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Stambule skazał go na dwanaście lat i sześć miesięcy pozbawienia wolności. Wyrok ten został uchylony przez Sąd Kasacyjny 24 stycznia 2002 roku, jednak Sąd Bezpieczeństwa Państwa ponownie skazał skarżącego na tę samą karę 24 lutego 2004 roku. Ostateczny wyrok został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny 4 października 2004 roku i doręczony skarżącemu 13 października 2004 roku.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Uznaje skargę dotyczącą przewlekłości postępowania za dopuszczalną, a pozostałe skargi za niedopuszczalne.
2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji.
3. Zasądza skarżącemu 7 000 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 500 euro tytułem zwrotu kosztów i wydatków, powiększone o odsetki.
4. Oddala pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
BĐLGET - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 23327/05)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Haziran 2009
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup, ꢀekli
bazı düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
T.C. vatandaꢀı Kemal Bilget (baꢀvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 29 Kasım tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin
(Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 23327/05 numaralı
baꢀvuru sonucu bu dava görülmektedir.
OLAYLAR
Baꢀvuran 15 Kasım 1993 tarihinde Đstanbul polisi tarafından yakalanarak gözaltına alınmıꢀtır. Kasım 1993 tarihinde yasadıꢀı bir örgütün mensubu olma suçu ile itham edilen baꢀvuran
Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 12 Haziran 2001’de on iki yıl altı ay hapis
cezasına çarptırılmıꢀtır. Yargıtay tarafından bu karar 24 Ocak 2002 tarihinde bozulmuꢀtur.
DGM özellikle baꢀvuranın ve suç ortağı sanıkların ifadelerine dayanarak ve çeꢀitli tutanaklara
ve bilirkiꢀi raporlarını dikkate alarak 24 ꢁubat 2004 tarihinde baꢀvuranı aynı cezaya
çarptırmıꢀtır. Bu karar Yargıtay tarafından 4 Ekim 2004 tarihinde onanmıꢀ, 13 Ekim 2004
tarihinde tebliğ edilmiꢀtir.
HUKUK
AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunan baꢀvuran ceza davasının adil olmadığından
ꢀikayetçidir. Baꢀvuran Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını hakkında daha önce açılan
davada kullanılan delillere dayandırdığından yakınmaktadır. Fakat baꢀvuran burada hangi
delillerin sözkonusu olduğunu belirtmemektedir. Yeterince gerekçelendirilmeyen bu ꢀikayetin
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak reddedilmesi gerekir.
Baꢀvuran ayrıca davanın aꢀırı uzunluğundan ꢀikayetçi olmaktadır. Hükümet bu iddiaya itiraz
etmekte, baꢀvuranın bu ꢀikayetlerini ulusal yetkililer nezdinde dile getirmediğini
savunmaktadır. AĐHM Hükümet tarafından ceza yargılama sürecinin uzunluğu hakkındaki
benzer ꢀikayetlere daha önce de itirazda bulunulduğunu ve bunların reddedildiğini hatırlatır
(Bkz. Tendik vd.-Türkiye kararı no: 23188/02, 22 Aralık 2005; mutatis mutandis, Yağcı ve
Sargın-Türkiye kararı, 8 Haziran 1995). Bu baꢀvuruda Hükümet tarafından ortaya konulan
görüꢀlerde bu içtihadın dıꢀına çıkılmasını gerektirecek herhangi bir husus yer almamaktadır.
Hükümet baꢀvuranın AĐHS’nin 35/1 maddesine uygun olarak altı ay içinde baꢀvurusunu
yapmadığı itirazında bulunmaktadır. Hükümete göre bu süre iç hukukta nihai kararın alındığı Ekim 2004 tarihinden itibaren baꢀlamaktadır.
AĐHM altı ay kuralının baꢀvuranın iç hukuktaki nihai karardan etkili bir ꢀekilde ve yeterince
haberdar olduğu tarihten itibaren baꢀladığını hatırlatır (Bkz. Baghli-Fransa no: 34374/97).
AĐHM bu baꢀvuruda iç hukuktaki nihai kararın 13 Ekim 2004’te alındığını ve baꢀvurunun altı
aylık süre içinde yapıldığını not etmektedir.
AĐHM sonuç itibarıyla Hükümetin itirazlarını reddetmektedir. AĐHS’nin 35. maddesinin 3.
paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca
baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu
nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esasa gelince, dikkate alınması gereken dönem baꢀvuranın gözaltına alındığı 15 Kasım 1993
tarihinde baꢀlayıp, nihai karar tarihi olan 4 Ekim 2004’te sona ermektedir.
Đki dereceli mahkemede görülen yargılama yaklaꢀık on iki yıl sürmüꢀtür. AĐHM bu
baꢀvurudaki benzer ꢀikayetleri ortaya koyan baꢀvuruları daha önce de incelediğini, bu
konudaki yerleꢀik içtihadından ileri gelen kıstaslar ıꢀığında «makul süre» ilkesinin ihlal
edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. diğer birçokları arasında Pelissier ve Sassi-Fransa
kararı no: 25444/94).
Bu baꢀvuruda farklı bir sonuca varmasını gerektirecek herhangi bir unsurun bulunmayıꢀında
AĐHM, aynı gerekçeye dayanarak AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini kaydetmektedir.
Geriye incelenecek husus baꢀvuranın 41. maddeye dayalı olarak öne sürdüğü tazminat
talepleridir. Baꢀvuran 20.000 TL (yaklaꢀık 9.335 Euro) manevi tazminat ve iç hukukta ve
AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama giderleri için 43.990 TL (yaklaꢀık 20.535 Euro) talep
etmektedir. Baꢀvuran bu taleplerini kanıtlayıcı belge mahiyetinde avukatlık çalıꢀma saatlerini
gösteren makbuzu ve Đstanbul Barosu’nun avukatlık ücret tarifesini sunmaktadır. Hükümet
ispat edilmeyen bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM hakkaniyete uygun ve Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına
uyguladığı faiz oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanarak baꢀvurana manevi
tazminat olarak 7.000 Euro ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.
AĐHM yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak baꢀvurana hakkaniyete uygun 500 Euro
ödenmesine karar vermiꢀtir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1.Yargılama sürecinin aꢀırı uzunluğu hakkındaki ꢀikayetin kabuledilebilir, bunun
dıꢀındakilerin kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru
üzerinden YTL.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana:
i.
manevi tazminat olarak 7.000 (yedi bin) Euro ödenmesine;
ii.
yargılama masraf ve giderleri için 500 (beꢀ yüz) Euro ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 23 Haziran 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
3
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło