23904/03

WyrokETPCz2009-04-28ECLI:CE:ECHR:2009:0428JUD002390403

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy skazanie oparte na zeznaniach uzyskanych w areszcie bez obecności adwokata oraz nieprzekazanie opinii prokuratora Sądu Kasacyjnego naruszyło prawo do rzetelnego procesu z art. 6 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał powtórzył swoje wcześniejsze ustalenia, zgodnie z którymi skazanie oparte na zeznaniach uzyskanych bez dostępu do adwokata w fazie aresztu narusza prawo do rzetelnego procesu. Ponadto, nieprzekazanie skarżącemu opinii prokuratora Sądu Kasacyjnego stanowiło naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji, pozbawiając go możliwości ustosunkowania się do niej. Rząd nie przedstawił żadnych przekonujących argumentów ani dowodów, które skłoniłyby Trybunał do odmiennego wniosku.
Stan faktyczny
Skarżący, Mahmut Gülecan, obywatel Turcji, został skazany przez sąd bezpieczeństwa państwa 5 sierpnia 2002 r. za przynależność do nielegalnej organizacji. Wyrok opierał się na zeznaniach złożonych w areszcie bez obecności adwokata. Sąd Kasacyjny zatwierdził wyrok 15 października 2002 r., a decyzja stała się ostateczna 25 listopada 2002 r. Opinia Prokuratora Generalnego Sądu Kasacyjnego nie została doręczona skarżącemu.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednomyślnie stwierdził dopuszczalność pozostałej części skargi. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 i 6 ust. 3 lit. c) Konwencji. Zasądził skarżącemu 1 000 euro tytułem zadośćuczynienia niemajątkowego oraz 1 000 euro tytułem kosztów i wydatków. Odrzucił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia i ustalił odsetki za zwłokę.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   GÜLECAN - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 23904/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Nisan 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup, ꢀekli   bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   T.C. vatandaꢀı Mahmut Gülecan (baꢀvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 16   Mayıs 2003 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin   Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan   23904/03 numaralı baꢀvuru sonucu bu dava görülmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢀULLARI   Baꢀvuran gözaltında avukatı olmaksızın alınan ifadelere dayanılarak yasadıꢀı bir örgütün   mensubu olmak suçundan devlet güvenlik mahkemesinin 5 Ağustos 2002 tarihli kararı ile   mahkum edilmiꢀtir. Yargıtay 15 Ekim 2002 tarihli karar ile -ki bu karar 25 Kasım 2002’de   nihai hale gelmiꢀtir- ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır. Yargıtay Cumhuriyet   Baꢀsavcısının görüꢀü baꢀvurana tebliğ edilmemiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran avukat bulundurma hakkından yararlanmadığı halde gözaltında vermiꢀ olduğu   ifadeye dayanılarak mahkum edilmesinden ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran Yargıtay   Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın görüꢀünün kendisine tebliğ edilmediğini iddia etmektedir.   Baꢀvuran AĐHS’nin 6. ve 13. maddelerini ileri sürmektedir. AĐHM, bu ꢀikayetlerin yalnızca   AĐHS’nin 6/1 maddesi ve 6/3 maddesinin c) fıkrası çerçevesinde incelenmesi gerektiğini öne   sürmektedir.   A. Kabuledilebilirliğe dair   Hükümet baꢀvuranın iç hukuk yollarını tüketmediğini savunmakta ve gözaltında avukat   bulundurma hakkına iliꢀkin ꢀikayetini Yargıtay önünde dile getirmesi gerektiğini   belirtmektedir. Hükümet altı ay kuralına riayet edilmediğini ifade ederek AĐHM’yi AĐHS’nin   35/1 maddesi uyarınca baꢀvuruyu kabuledilemez ilan etmeye davet etmektedir.   Daha önce de benzer ꢀikayetleri Çimen-Türkiye kararında (no:19582/02, 3 ꢁubat 2009)   reddettiğini hatırlatan AĐHM, mevcut baꢀvuruda da varmıꢀ olduğu bu sonucun dıꢀına   çıkılmasını gerektirecek herhangi bir özel durum görememektedir. AĐHM bu nedenle   Hükümetin ön itirazlarını reddetmektedir.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvurular kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esas hakkında   AĐHM baꢀvuranın bu baꢀvuruda öne sürdüğü ꢀikayetleri daha önce incelediğini ve Yargıtay   Cumhuriyet Baꢀsavcısının görüꢀünün tebliğ edilmemesi nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin   (sözü edilen Göç kararı) ve gözaltında avukat bulundurma hakkından yoksun kalınması   nedeniyle de AĐHS’nin 6/3 maddesinin c) fıkrasının ihlal edildiği sonucuna vardığını bir kez   daha yineler (sözü edilen Salduz).   AĐHM mevcut baꢀvuruyu incelemiꢀ ve Hükümetin Mahkemenin bu davada farklı bir sonuca   ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını belirlemiꢀtir.   Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 ve 6/3 maddesinin c) fıkrası ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   Baꢀvuran 20.000 Euro manevi ve 20.000 Euro maddi tazminat, ayrıca avukatlık gideri ve   yargılama masraf ve harcamaları için 4.176 Euro istemektedir.   Hükümet AĐHM’yi bu talepleri reddetmeye çağırmaktadır.   AĐHM tespit edilen ihlal kararı ile öne sürülen maddi tazminat talebi arasında hiçbir illiyet   bağı kuramamakta ve bu talebi reddetmektedir.   Manevi tazminata iliꢀkin AĐHM baꢀvurana 1.000 Euro ödenmesini kararlaꢀtırmaktadır.   AĐHM kanıtlayıcı belgelerin yokluğunda yargılama gider ve masraflarına yönelik talepleri   reddetmektedir. Buna karꢀın baꢀvuranın avukatının iletmiꢀ olduğu avukatlık sözleꢀmesi ila   çalıꢀma çizelgesini dikkate alan AĐHM baꢀvurana hakkaniyete uygun 1.000 Euro yargılama   gideri ödenmesini uygun görmektedir.   AĐHM gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına   uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini ifade etmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 ve 6/3 c) maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf   tutulmak üzere Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana manevi tazminat olarak 1.000 (bin)   Euro ve yargılama masraf ve giderleri için 1.000 (bin) Euro ödenmesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, bu meblağlara   Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit oranda basit   faizin uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 28 Nisan 2009 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   3

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło