24647/04

WyrokETPCz2009-10-06ECLI:CE:ECHR:2009:1006JUD002464704

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania administracyjnego dotyczącego zatrudnienia naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał, że długość postępowania należy oceniać w świetle kryteriów takich jak złożoność sprawy, zachowanie skarżącego i władz, oraz stawka dla skarżącego. Zauważył, że w sprawach dotyczących sporów pracowniczych wymagana jest szczególna staranność. Stwierdził, że postępowanie, które trwało ponad sześć lat, w tym 2,5 roku na rozpatrzenie pierwszego odwołania przez Radę Stanu, było nadmiernie długie i nie spełniało wymogu "rozsądnego terminu" z art. 6 ust. 1 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Yücel Doğan, został zatrudniony jako ochroniarz w Etibank po zdaniu egzaminu. Jego umowa została anulowana po unieważnieniu egzaminu przez administrację. Skarżący złożył pozew o przywrócenie do pracy, który po sporach o właściwość sądów, został uwzględniony przez sąd administracyjny. Decyzja ta została jednak uchylona przez Radę Stanu, co doprowadziło do ponownego odrzucenia wniosku skarżącego i ostatecznego potwierdzenia tej decyzji przez Radę Stanu.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę dotyczącą długości postępowania za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   A V R U P A   OF E U R O P E   KONSEYİ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   YÜCEL DOĞAN – TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 24647/04)   KARAR   STRAZBURG   Ekim 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 24647/04 no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı   Yücel Doğan’ın (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 8 Haziran 2004 tarihinde,   Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleꢀme’nin (“AĐHS”) 34.   maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuran, 1969 doğumludur ve Đzmir’de ikamet etmektedir.   Baꢀvuran, 7 Haziran 1997 tarihinde yapılan sınavı geçerek Etibank’ta özel güvenlik   görevlisi olarak iꢀe baꢀlamıꢀtır. Ancak, sınavın idare tarafından iptal edilmesi üzerine   baꢀvuranın iꢀ sözleꢀmesi iptal edilmiꢀtir.   Kasım 1997 tarihinde, baꢀvuran, sınavın iptal edilmesine itiraz ederek Ankara 7.   Đdare Mahkemesi’nde dava açmıꢀtır. Baꢀvuran, ayrıca, yeniden göreve alınma talebinde   bulunmuꢀtur. Ankara Đdare Mahkemesi, 9 Aralık 1997 tarihinde, yetkisizlik kararı vererek   dava dosyasını Konya Đdare Mahkemesi’ne göndermiꢀtir.   Mart 1998 tarihinde, Konya Đdare Mahkemesi de yetkisizlik kararı vererek dava   dosyasını Danıꢀtay’a göndermiꢀtir. Danıꢀtay, 15 Haziran 1998 tarihinde, Ankara Đdare   Mahkemesi’nin davayı inceleme yetkisi bulunduğuna karar vermiꢀtir.   Nisan 1999 tarihinde, Ankara 7. Đdare Mahkemesi, baꢀvuranın görevine iadesine   karar vermiꢀtir. Mahkeme, sınavın iptalinin, gerekli ꢀartları yerine getirerek sınavı geçen   baꢀarılı adayları etkilememesi gerektiğine karar vermiꢀtir. 28 Haziran 1997 tarihinde, banka   yönetimi kararı temyiz etmiꢀtir.   Danıꢀtay, 15 Kasım 2001 tarihinde kararı bozmuꢀtur. Danıꢀtay, müfettiꢀler tarafından   hazırlanan raporda sınavın iptali için yeterli gerekçenin bulunduğunu tespit etmiꢀtir. Danıꢀtay,   raporda belirtilen hataların ciddiyetine dikkat çekerek bu tür bir sınav aracılığıyla personel   alımının adil olmayacağı sonucuna varmıꢀtır. 26 Haziran 2002 tarihinde, baꢀvuranın görevine   bir kez daha son verilmiꢀtir.   Eylül 2002 tarihinde, Ankara 7. Đdare Mahkemesi, Danıꢀtay’ın kararı   doğrultusunda baꢀvuranın talebini reddetmiꢀtir. 3 Aralık 2002 tarihinde, baꢀvuran kararı   temyiz etmiꢀtir.   Aralık 2003 tarihinde, Danıꢀtay, 18 Eylül 2002 tarihli kararı onamıꢀtır. Nihai karar,   Mayıs 2004 tarihinde baꢀvurana tebliğ edilmiꢀtir.   HUKUK   I. YARGILAMANIN UZUN SÜRMESĐ NEDENĐYLE AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN   ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuran, yargılama süresinin “makul süre” ꢀartına uygun olmadığını iddia ederek   AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur.   Hükümet bu iddiaya itiraz etmiꢀtir.   Göz önünde bulundurulması gereken süre 27 Kasım 1997 tarihinde baꢀlayıp 29 Aralık   tarihinde sona ermiꢀtir. Dolayısıyla, yargılama iki aꢀamalı olarak altı yıldan fazla   sürmüꢀtür.   A. Kabuledilebilirlik   Hükümet, baꢀvuranın ꢀikayetini ulusal mahkemeler önünde dile getirmemesi   nedeniyle AĐHS’nin 35/1 maddesi uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmediğini iddia etmiꢀtir.   AĐHM, Hükümet’in iç hukuk yollarının tüketilmediği yönündeki benzer ꢀikayetlerini   daha önce inceleyip reddetmiꢀtir (Karakullukçu / Türkiye, no. 49275/99). AĐHM, söz konusu   davada, daha önceki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koꢀul   bulunmadığı kanaatindedir. Dolayısıyla, AĐHM, Hükümet’in itirazını reddeder.   AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu ꢀikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını   kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esas   Hükümet, yargılama süresinin makul süre ꢀartına uygun olduğunu belirtmiꢀtir.   Hükümet, baꢀvuranın davasının karmaꢀık olduğunu iddia etmiꢀtir.   AĐHM, yargılama süresinin uzunluğunun davanın koꢀulları ıꢀığında ve davanın   karmaꢀıklığı, baꢀvuran ile ilgili makamların tutumu ve baꢀvuran için davada neyin tehlikede   olduğu gibi ölçütler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (Frydlender /   Fransa, no. 30979/96). AĐHM, iꢀ anlaꢀmazlıklarında özel bir itina gösterilmesi gerektiğini   hatırlatır (Ruotolo / Đtalya, A Serisi no. 230-D).   AĐHM, söz konusu davada, baꢀvuranın açtığı ilk temyiz davasının yaklaꢀık iki buçuk   yıl boyunca Danıꢀtay tarafından karara bağlanmadığını gözlemlemektedir.   AĐHM, söz konusu davadakine benzer sorunlar ortaya koyan davalarda sıklıkla   AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlalini tespit etmiꢀtir (Frydlender).   Elindeki belgelerin tamamını inceleyen AĐHM, söz konusu davada farklı bir sonuca   varması için Hükümet’in ikna edici herhangi bir delil veya iddia ortaya koymadığı   kanaatindedir. AĐHM, konuyla ilgili içtihadını göz önünde bulundurarak, söz konusu davada   yargılama süresinin çok uzun olduğuna ve “makul süre” ꢀartının yerine getirilmediğine karar   verir.   Dolayısıyla, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER AĐHS MADDELERĐ   Baꢀvuran, ayrıca, hakimlerden birinin muhalefet ꢀerhinin yeterli bir ꢀekilde   gerekçelendirilmediği konusunda ꢀikayetçi olmuꢀ ve bu ꢀikayetini AĐHS’nin 6. maddesine   dayandırmıꢀtır.   AĐHM, söz konusu ꢀikayeti incelemiꢀtir. Bununla birlikte, elindeki bütün belgeleri göz   önünde bulunduran AĐHM, yetki alanına girdiği kadarıyla, ꢀikayetin, AĐHS veya   Protokollerinde belirtilen hak ve özgürlüklerin herhangi bir ihlalini oluꢀturmadığı sonucuna   varmıꢀtır.   AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca, açıkça dayanaktan   yoksun olduğu gerekçesiyle baꢀvurunun bu kısmının kabuledilemez nitelikte olduğuna karar   verir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci   Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun   bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   Baꢀvuran, adil tatmin talebinde bulunmamıꢀtır. Dolayısıyla, AĐHM, bu baꢀlık altında   herhangi bir ödeme yapılmamasına karar verir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   1. Yargılama süresinin uzunluğuna iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilir, baꢀvurunun geri   kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragrafları gereğince 6 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło