24849/94;24850/94;24941/94
WyrokETPCz2003-10-28ECLI:CE:ECHR:2003:1028JUD002484994
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy zarzuty dotyczące tortur, nieludzkiego i poniżającego traktowania oraz długotrwałego zatrzymania naruszały art. 3 Konwencji o ochronie praw człowieka i podstawowych wolności?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że strony osiągnęły ugodę, która jest zgodna z poszanowaniem praw człowieka, jak określono w Konwencji i jej Protokołach. Rząd turecki w deklaracji ugody wyraźnie uznał, że złe traktowanie zatrzymanych jest sprzeczne z art. 3 Konwencji i zobowiązał się do podjęcia działań zapobiegawczych oraz wypłaty zadośćuczynienia. W związku z tym, Trybunał stwierdził, że nie ma potrzeby dalszego rozpatrywania sprawy, a ugoda stanowi ostateczne rozwiązanie sporu.Stan faktyczny
Trzech skarżących, Talip Kalın, Ali Gezer i Ekrem Ötebay, zostało zatrzymanych w Turcji w 1994 roku pod zarzutem członkostwa w PKK. Wszyscy skarżący twierdzili, że byli poddawani torturom lub złemu traktowaniu podczas zatrzymania, które trwało od 23 do 31 dni. W przypadku dwóch skarżących, późniejsze badania lekarskie wykazały obrażenia, pomimo początkowych raportów wskazujących na ich brak. Skarżący złożyli skargi na policjantów, jednak sądy krajowe odrzuciły zarzuty tortur z powodu braku wystarczających dowodów.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie postanawia wykreślić sprawę z listy i odnotować zobowiązanie stron do nieżądania ponownego rozpatrzenia sprawy przez Wielką Izbę.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KALIN, GEZER VE ÖTEBAY/ TÜRKİYE
(Başvuru No 24849/94,24850/94, ve 24941/94)
KARAR
(Dostane Çözüm)
6. Başvuranlardan Talip Kalın Ağrı'da, Ali Gezer Kahramanmaraş'da, Ekrem Ötebay
ise Muş'da yaşamaktadır. İlk başvuran 1967, ikinci ve üçüncü başvuranlar ise 1973
doğumludur. Mahkeme huzurunda avukat Talat Tepe tarafından temsil edilmişlerdir.
7. Tarafların anlattığı şekliyle olaylar şu şekilde özetlenebilir:
8. Başvuran, PKK'ya üye olduğu gerekçesiyle 17 Şubat 1994 tarihinde İstanbul’da
gözaltına alınmıştır. Resmi kayıtlara göre tutuklama 24 Şubat 1994 tarihinde
gerçekleşmiştir.
9. 28 Şubat 1994 tarihinde başvuran polis memurları tarafından sorgulanmış ve baskı
altında itiraflarda bulunmaya zorlandığını ileri sürmüştür.
10. Başvuran, 9 Mart 1994 tarihinde İstanbul DGM huzurunda kendisi aleyhinde
yapılan suçlamaları reddetmiştir.
11. Aynı gün İstanbul Adli Tıp Enstitüsü'nde yapılan muayene sonucunda başvuranın
vücudunda herhangi bir darp veya yara izi bulunmamıştır.
12.11 Mart 1994 tarihinde başvuranın tutuklu yargılanmasına karar verilmiştir. 22
Mart 1994 tarihinde başka bir doktor tarafından yapılan muayene sonucunda
başvuranın vücudunda darp izleri bulunduğu belirtilmiştir.
13. 27 Mart 1994 tarihinde başvuran 23 gün süren gözaltı süresi içinde işkenceye
maruz kaldığı iddiasıyla şikayette bulunmuştur.
14. 23 Haziran 1994 tarihinde savcı başvuranın TCK'nm 125. maddesi ve Terörle
Mücadele Kanunu'nün 5. maddesi uyarınca mahkum edilmesini ve cezalandırılmasını
istemiştir.
15. 21 Aralık 1995 tarihinde İstanbul Savcısı başvurana işkence yaptığı iddia edilen
dört polis memuru aleyhinde İstanbul Ağır Ceza Mahkenıesi'ne iddianame
sunmuştur.
16. 27 Haziran 1996 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi polis memurlarını
yargılamak için kanıt bulunmadığına karar vermiştir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2003. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Başvuru No 24850/94
17. 9 Şubat 1994 tarihinde başvuran PKK'ya üye olduğu gerekçesiyle gözaltına
alınmıştır. Resmi kayıtlara göre başvuran, 28 Şubat 1994 tarihinde tutuklanmıştır.
18. 1 Mart 1994 tarihinde polis memurları tarafından yapılan sorgulama sırasında
başvuran PKK eylemlerinden bazılarına katıldığını itiraf etmiştir.
19. 9 Mart 1994 tarihinde İstanbul Adli Tıp Enstitüsü’nde görevli bir doktor tarafından
yapılan muayene sonucunda başvuranın vücudunda bazı darp izleri tespit edilmiş ve
bu yaraların hayati tehlikesi olmadığı belirtilmiş ancak iki gün iş göremez raporu
verilmiştir.
20. 9 Mart 1994 tarihinde İstanbul DGM'de yapılan sorgulamada başvuran ifadesini
baskı altında iken imzaladığını iddia etmiş ve bütün iddiaları reddetmiştir.
21.11 Mart 1994 tarihinde İstanbul DGM başvuranın tutuklu yargılanmasına karar
vermiştir.
22. 23 Haziran 1994 tarihli iddianame ile savcı, başvuranın TCK'nm 168/2 ve Terörle
Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca mahkum edilmesini ve cezalandırılmasını
istemiştir.
23. 23 Mart 1994 tarihinde cezaevi doktoru yaptığı muayene sonucunda başvuranın
vücudunda iyileşmeye yüz tutmuş yara izleri bulunduğunu belirtmiştir. Başvuran daha
sonra başka bir doktor tarafından muayene edilmiş ve aynı bulgular tekrar
saptanmıştır.
24. 11 Temmuz 1994 tarihinde başvuran 31 gün süren gözaltı boyunca işkence
gördüğü iddiasıyla İstanbul Savcısı'na şikayette bulunmuştur.
25. 5 Haziran 1995 tarihinde İstanbul Savcısı başvurana işkence yaptığı iddia edilen
polis memurları aleyhinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne iddianame sunmuştur.
26. 23 Eylül 1996 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi başvuranın işkence
gördüğü iddiasını kanıt bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.
27. 5 Mart 1999 tarihinde İstanbul DGM başvuranın beraat etmesine karar vermiştir.
Başvuru No. 24941/94
28. 20 Şubat 1994 tarihinde başvuran, PKK'ya üye olduğu gerekçesiyle gözaltına
alınmıştır. Resmi kayıtlara göre başvuran, 7 Mart 1994 tarihinde tutuklanmıştır.
29. 17 Mart 1994 tarihinde polis memurları tarafından yapılan sorgulama sırasında
başvuran PKK eylemlerinden bazılarına katıldığını itiraf etmiştir.
30. 18 Mart 1994 tarihinde İstanbul Adli Tıp Enstitüsü'nde görevli bir doktor
tarafından yapıları muayene sonucunda başvuranın vücudunda darp izleri tespit
edilmediği belirtilmiştir.
31. 21 Mart 1994 tarihinde İstanbul DGM'de yapılan sorgulamada kendisine karşı
yapılan suçlamaları kabul etmiştir. Aynı gün İstanbul DGM başvuranın tutuklu
yargılanmasına karar vermiştir.
32. 23 Haziran 1994 tarihinde savcı TCK'nın 168/2 ve Terörle Mücadele Kanunu'nun
5. maddesi uyarınca başvuranın mahkum edilmesini ve cezalandırılmasını istemiştir.
33. 22 Mart 1994 tarihinde cezaevi doktorunun yaptığı muayene sonucunda
başvuranın vücudunda bazı yaralar bulunduğu belirtilmiştir.
34. 9 Mayıs 1994 tarihinde başvuran, başka bir doktor tarafından muayene edilmiş ve
vücudunda darp ve yara izleri tespit edilmiştir.
35. Başvuran 11 Temmuz 1994 tarihinde İstanbul Savcılığına polis tarafından
gözaltında tutulduğu sırada işkence gördüğünü ve gözaltı süresinin uzunluğunu ileri
sürerek şikayette bulunmuştur.
36. İstanbul Savcısı 28 Eylül 1995 tarihinde başvurana kötü muamele yaptığı iddia
edilen polis memurları aleyhinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine iddianame
sunmuştur.
37. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 7 Aralık 1995 tarihinde başvuranın işkence
gördüğü şeklindeki iddiasını reddetmiştir. Mahkeme iddiayı destekleyecek kanıt
bulunmadığı sonucuna varmıştır.
38. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi 5 Mart 1999 tarihinde başvuranın davasının
savunması mahkemeye sunulmadığı için diğerlerinden ayrılmasına karar vermiştir.
HUKUK
39. Hükümet'in deklarasyonu 22 Temmuz 2003 tarihinde Mahkemeye sunulmuştur:
"1. Hükümet, mevcut Türk kanunlarına ve Hükümet'in sözkonusu olayları engelleme
kararlılığına rağmen, gözaltına alınan kimselere kötü muamele yapılmasından üzüntü
duymaktadır. Gözaltındaki kimselere işkence, insanlık dışı ve küçük düşürücü
muamele uygulanmasının ve cezalandırılmasının AİHS'nin 3. maddesine aykırı
olduğu kabul görmektedir. Hükümet gelecekte bu tür fiillerin yasaklanması ve etkili
.soruşturmalar yapılabilmesi için gerekli bütün talimatları vermeyi ve tedbirleri almayı
taahhüt eder. Hükümet ayrıca yapılan yeni yasal ve idari düzenlemeler sonucunda
kötü muamele olaylarının azaldığını ve daha etkili soruşturmalar yürütüldüğünü
belirtmiştir.
2. Türk Hükümeti 24849/94, 24850/94, 24941/94 no ile kayıtlı başvurular ile ilgili
olarak dostane çözüme varmak amacıyla Talip Kalın, Ali Gezer ve Ekrem Ötebay
isimli başvuranların her birine ex gratia olarak 27,000'er (yirrniyedi bin) Euro ödeme
yapmayı teklif etmiştir. Dava ile ilgili yasal harcamaları da kapsayacak olan
sözkonusu meblağ uygulanabilecek her türlü vergiden muaf olacak ve AİHS'nin 39.
maddesi uyarınca verilen nihai kararın tejhim edilmesini izleyen üç ay içinde
başvuranların adına açılacak bir hesaba yatırılacaktır. Bu ödeme davanın nihai
sonucunu oluşturacaktır. Sözkonusu meblağın üç ay içinde ödenmemesi halinde
Hükümet, üç ayın bittiği tarihten ödeme tarihine kadar geçerli olmak üzere Avrupa
Merkez Bankası'nın uyguladığı basit faiz oranının üç puan fazlasına eşil faiz oranı
uygulamayı taahhüt eder.
3. Hükümet, Mahkeme'nin Türkiye ile ilgili kararlarının uygulanmasının Bakanlar
Komitesince denetlenmesinin bu yöndeki gelişmelerin devamı açısından uygun bir
mekanizma olduğunu düşünmektedir. Bu amaçla gerekli işbirliği sürdürülecektir.
4. Son olarak Hükümet Sözleşmenin 43/1. maddesi gereğince nihai kararın
verilmesinin ardından davanın Büyük Daire 'ye gönderilmesi talebinde
bulunmayacağını taahhüt etmiştir.
40. Başvuranların yasal temsilcisi tarafından imzalanan deklarasyon 8 Nisan 2003
tarihinde Mahkeme'ye gönderilmiştir:
“24849/94, 248/50/94, 2494/94 ile kayıtlı başvuruların dostane çözümle
sonuçlandırılmasını sağlamak amacıyla Türk Hükümeti’nin Sn. Kalın, Sn. Gezer ve
Sn. Ötebay isimli başvuranların her birine ex gratia olarak toplam 27,000'er Euro
ödeme yapmayı teklif ettiğini öğrendik. Dava ile ilgili masraf ve harcamaları içeren
sözkonusu meblağ AİHS'nin 39. maddesi uyarınca verilen kararın tefhim edilmesini
takiben üç ay içinde deklarasyondaki şartlara uygun olarak ödenecektir.
2. Başvuranların görüşünü aldıktan sonra sözkonusu teklifi kabul ediyor ve başvuruya
temel oluşturan olaylarla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki bütün
taleplerimizden vazgeçtiğimizi bildiriyoruz. Davanın nihai çözüme ulaştığını ve
Sözleşme'nin 43/1 maddesi uyarınca Mahkeme'nin nihai kararı vermesinin ardından
davanın Büyük Daire 'ye gönderilmesini talep etmeyeceğimizi taahhüt ederiz.
3. Bu deklarasyon Hükümet ile başvuranlar arasında varılan dostane çözüm
temelinde ilan edilmiştir ".
41. Mahkeme, taraflar arasında varılan dostane çözümü dikkate almaktadır.
(Sözleşmenin 39. maddesi). Mahkeme, dostane çözümün Sözleşme ve
Protokollerinde tanımlandığı biçimde insan haklarına saygı ilkesine dayalı olduğu
konusunda ikna olmuştur.
42. Sözkonusu nedenlerden dolayı dava kayıttan düşürülmelidir.
YUKARIDAKİ NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBİRLİĞİYLE ,
1. Davanın kayıttan düşürülmesine ve
2. Tarafların davanın Büyük Daire önünde tekrar görülmesini istemeyecekleri
şeklindeki taahhütlerin kayda geçilmesine karar verir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış olup, Mahkeme İç Tüzüğü'nün 77/2 ve 77/3
maddeleri uyarınca 28 Ekim 2003 tarihinde yazılı olarak tefhim edilmiştir.
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 18.07.2026. · Źródło