25952/03;25966/03

WyrokETPCz2010-05-27ECLI:CE:ECHR:2010:0527JUD002595203

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewykonanie prawomocnych orzeczeń sądów krajowych przez władze przez wiele lat stanowi naruszenie prawa do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że niewykonanie prawomocnych orzeczeń sądów krajowych przez władze przez okres kilku lat pozbawiło prawo do rzetelnego procesu, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji, jego skutecznego oddziaływania. Skuteczność prawa do sądu wymaga, aby orzeczenia sądowe były wykonywane bez zbędnej zwłoki. Brak podjęcia przez władze niezbędnych środków w celu wykonania orzeczeń przez długi czas stanowi naruszenie tego prawa. W odniesieniu do art. 1 Protokołu nr 1, Trybunał stwierdził, że zawarte ugody krajowe, choć nie rozwiązały kwestii naruszenia art. 6 ust. 1, to jednak objęły roszczenia majątkowe, co doprowadziło do częściowej utraty statusu ofiary w tym zakresie.
Stan faktyczny
Skarżący, Đsa Düzdemir i Gıyasettin Güner, zostali zwolnieni z pracy tymczasowej w gminie Diyarbakır Sur w 1999 roku. W tym samym roku sądy pracy w Diyarbakırze zasądziły na ich rzecz odszkodowania i zaległe wynagrodzenia. Orzeczenia te stały się prawomocne odpowiednio 3 stycznia 2000 r. i 22 listopada 1999 r., ale nie zostały wykonane przez władze przez wiele lat. Ostatecznie, po wniesieniu skargi do ETPCz, wypłaty należności nastąpiły w wyniku ugód zawartych 10 lutego 2005 r. i 31 lipca 2008 r.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Łączy skargi. 2. Uznaje skargę dotyczącą art. 6 ust. 1 (przewlekłość postępowania/niewykonanie orzeczenia) za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 3. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 4. Zasądza każdemu ze skarżących po 6 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową. 5. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF E U R O P E   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   DÜZDEMĐR VE GÜNER – TÜRKĐYE   (B a ꢀvuru no. 25952/03 ve 25966/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Mayıs 2010   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir.   ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir.   _____________________________________________________________________________________________   © T.C. Dıꢀiꢀleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları Genel   Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmı olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak   belirtilmi olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması ko ulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi   ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 25952/03 ve 25966/03 no’lu davanın nedeni, Đsa   Düzdemir ve Gıyasettin Güner (“baꢀvuranlar”) adlı iki T.C. vatandaꢀının, Avrupa Đnsan   Hakları Mahkemesi’ne 26 Mayıs 2003 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin   Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin - AĐHS”) 34.   maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar Diyarbakır Barosu avukatlarından S. Çınar tarafından temsil edilmiꢀtir.   Savunmacı Devlet 9 Temmuz 2009 tarihli bir yazıyla, AĐHM’ye, baꢀvuran Đsa   Düzdemir’in 19 Nisan 2008 tarihinde vefat ettiğini bildirmiꢀtir. Baꢀvuranların avukatı 6   Ağustos 2009 tarihli yazıyla baꢀvuran Đsa Düzdemir’in belirtilen tarihte vefat ettiğini   doğrulamıꢀ,   AĐHM’ye   baꢀvuranın   varisleri,   Mehmet   Düzdemir, ꢁükrü Düzdemir, Ahmet Düzdemir, Abdurrahman Düzdemir, Harun Düzdemir ve   Musa Düzdemir’in baꢀvuruyu sürdürmek istediklerini bildirmiꢀtir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢀULLARI   Sırasıyla 1981 ve 1961 doğumlu baꢀvuranlar Diyarbakır’da ikamet etmiꢀlerdir.   Baꢀvuranlar 5 Mayıs 1999 tarihinde Diyarbakır Đli Sur Belediyesi’nde (“Belediye”)   geçici olarak girdikleri iꢀten çıkarılmıꢀlardır.   Baꢀvuranlar Belediye hakkında kıdem ve ihbar tazminatları ve maaꢀ vs. alacakları ile   ilgili olarak Diyarbakır Đꢀ Mahkemesinde dava açmıꢀlardır.   Đꢀ mahkemesi 23 Aralık ve 11 Kasım 1999 tarihlerinde baꢀvuranların alacaklarının   ödenmesine hükmetmiꢀ, faizleriyle beraber baꢀvuran Đsa Düzdemir’e 324.681.000 Türk   Lirası1 (TL), baꢀvuran Gıyasettin Güner’e ise 927.531.000 TL2 ödenmesine karar vermiꢀtir.   Đtiraz yapılmaması üzerine kararlar sırasıyla, 3 Ocak 2000 ve 22 Kasım 1999 tarihlerinde   kesinleꢀmiꢀtir.   Baꢀvuruların sunulduğu tarihte, hükmedilen ödemeler halen yapılmamıꢀtı. Ancak bu   esnada 31 Temmuz 2008 ile 10 ꢁubat 2005 tarihlerinde taraflar ile Belediye arasında dostane   çözüme gidilmiꢀ ve sözkonusu ödemeler gerçekleꢀtirilmiꢀtir.   HUKUK   AĐHM, hukuki ve fiili bakımdan benzer konularda olması nedeniyle baꢀvuruların   birleꢀtirilmesine karar vermiꢀtir.   I. LOCUS STANDI (DAVAYA EHLĐYET)   Sözkonusu tarihte yaklaꢀık 600 Euro karꢀılığı.   Sözkonusu tarihte yaklaꢀık 1800 Euro karꢀılığı.   AĐHM, baꢀvuran Đsa Düzdemir’in 19 Nisan 2008 tarihinde vefat ettiğini ve varisleri   Mehmet Düzdemir, ꢁükrü Düzdemir, Ahmet Düzdemir, Abdurrahman Düzdemir,   Harun Düzdemir ve Musa Düzdemir’in baꢀvuruyu sürdürmek istediklerini belirttiklerini   kaydeder.   Hükümet baꢀvuranların varislerinin AĐHM önünde baꢀvuruyu sürdürmelerine itiraz   etmiꢀ, baꢀvuranın 19 Nisan 2008 tarihinde vefat etmesine karꢀın, varislerinin baꢀvuruyu   sürdürme isteklerini 6 Ağustos 2009 tarihinde, Hükümet’in AĐHM’ye baꢀvuranın vefatını   bildirmesinden sonra ilettiklerini savunmuꢀtur.   AĐHM baꢀvuranın davanın görülmesi esnasında vefat ettiği birkaç davada, baꢀvuranın   varislerinin veya yakın akrabalarının AĐHM’ye yapılan baꢀvuruyu sürdürme isteklerini   belirten ifadelerini göz önünde bulundurduğunu yineler (diğerlerinin yanı sıra bkz. Dalban –   Romanya [BD], 28114/95; Latif Fuat Öztürk – Türkiye, 54673/00; Mutlu – Türkiye, 8006/02).   Baꢀvuranın varislerinin mevcut davada iꢀ mahkemesinin kararının icrasında “somut   bir maddi çıkarı” bulunduğu göz önünde bulundurulursa, AĐHM, Hükümet’in diğer ön   itirazlarının etkisi altında kalmaksızın, mevcut baꢀvuruyu baꢀvuranın yerine sürdüreceği   kanısındadır. Öte yandan Đsa Düzdemir’e baꢀvuran olarak atıfta bulunulmaya devam   edilecektir.   II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐ ĐLE AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1.   MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar, makamların Diyarbakır Đꢀ Mahkemesi’nin kararlarına uzun süre   uymamalarının AĐHS’nin 6. maddesinin teminat altına aldığı haklarını ihlal ettiğini iddia   etmiꢀlerdir. Ayrıca AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca makamların   baꢀvuranların alacaklarını ödememelerinin, mülkiyetin çekiꢀmesiz kullanımı haklarını ihlal   ettiğinden ꢀikayetçi olmuꢀlardır.   A. Kabuledilebilirliğine iliꢁkin   Hükümet baꢀvuruların sunulmasından sonra Belediye’nin alacaklarını ödemek üzere   baꢀvuranları davet ettiğini belirtmiꢀtir. Belediye’yle baꢀvuranlar dostane çözüme   ulaꢀmıꢀlardır. Hükümet AĐHM’den baꢀvuruları, baꢀvuranların mağdur sıfatlarını kaybettikleri   gerekçesiyle kabuledilmez olarak ilan etmesini istemiꢀtir.   Baꢀvuranlar sözkonusu anlaꢀmayı, yaꢀadıkları maddi güçlükler nedeniyle   imzaladıklarını, bu anlaꢀma kapsamında aldıkları ödemelerin asıl ödemenin yalnızca bir   kısmını teꢀkil ettiğini iddia etmiꢀlerdir.   AĐHM, dostane çözümün, baꢀvuranların herhangi bir tazminat talebi ve hakkı ile   masraflar ve yargılama gideri vb. ödemelerden vazgeçtiklerini ꢀarta bağladığını gözlemler.   AĐHM baꢀvuranların mağdur sıfatlarının imzaladıkları anlaꢀmalar yoluyla ancak   kısmen kalktığı kanısındadır. Ulusal anlaꢀmalar baꢀvuranların AĐHS’ye Ek 1 No’lu   Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki taleplerini kapsamaktadır. Dolayısıyla anlaꢀma yoluyla   çözülen “mesele” yalnızca “mülkiyetten yoksun kalma” ꢀikayetidir. Esasında, alacağın   ödenmesi mülkiyet bağlantılı konularla ilgili olarak yeterli bir karꢀılık olsa da, baꢀvuranların   AĐHS’nin 6/1 maddesi kapsamındaki, makamların iꢀ mahkemesinin kararlarını   uygulamamalarından doğan ꢀikayetlerine çözüm teꢀkil etmemiꢀtir.   Bu koꢀullarda AĐHM, içtihadına dayanarak (bkz. Çiçek ve Öztemel ve Diğerleri –   Türkiye, 74069/01, 74703/01, 76380/01, 16809/02, 25710/02, 25714/02 ve 30383/02; Ekici ve   Diğerleri), baꢀvuranların mağdur sıfatlarının AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi   kapsamında kalktığını, baꢀvuranların bu çerçevedeki ꢀikayetlerinin AĐHS’nin 35. maddesinin   3. ve 4. fıkralarıyla uyumlu olarak açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle   reddedilmesi gerektiği kanısındadır. Öte yandan, 6/1 madde kapsamındaki ꢀikayetin esastan   ayrı incelenmesi gerekmektedir ve AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde   kabuledilemezlik unsuru bulunmamaktadır.   B. Esas   AĐHM, Diyarbakır Đꢀ Mahkemesi’nin baꢀvuranlarla ilgili 23 Aralık ve 11 Kasım 1999   tarihli kararlarının 31 Temmuz 2008 ve 10 ꢁubat 2005 tarihlerinde anlaꢀmalar imzalanana dek   uygulanmadığını kaydeder.   Yukarıdakiler ıꢀığında, AĐHM, mevcut davalarda nihai hukuki kararlarla uyumlu   olmak bakımından alınması gereken gerekli tedbirlerin birkaç yıl boyunca alınmaması   sonucunda, makamların, 6/1 maddenin hükümlerini, en etkin etkilerinden yoksun bıraktığı   kanısındadır (bkz. Çiçek ve Öztemel ve Diğerleri; Ekici ve Diğerleri).   Buna göre her iki baꢀvuran bakımından AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   A. Tazminat ve yargılama giderleri   Baꢀvuranların her biri, mahkeme kararıyla ödenmesine hükmedilen alacakları düzgün   biçimde ödenip bankaya yatırılsaydı, alacakları faizle beraber elde edecekleri meblağ olduğun   savundukları 25.348’er Türk Lirası (TL3)4 maddi tazminat talep etmiꢀlerdir. Ayrıca 6.000   Euro manevi tazminat ile AĐHM’de meydana gelen mahkeme masrafları için 1.061 Euro talep   etmiꢀlerdir.   Hükümet bu taleplere itiraz etmiꢀtir.   AĐHM, AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki tespitlerine uygun   olarak, baꢀvuranların maddi tazminat hakkı bulunmadığı kanısına varmıꢀtır. Bu nedenle bu   talebi reddeder.   Öte yandan AĐHM, ayrıca, her iki baꢀvuranla ilgili olarak, ulusal mahkeme   kararlarının uzun süre uygulanmaması nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini   tespit ettiğini göz önünde bulundurduğunda, baꢀvuranların zararının yalnızca ihlal tespit   edilmesiyle yeterince telafi edilemeyeceği kanısındadır. Davaların koꢀulları ile içtihat göz   önünde bulundurulduğunda, AĐHM, baꢀvuranlara 6.000’er Euro ödenmesine hükmeder.   Türk Lirası (TL), eski Türk Lirası’nın yerini alarak 1 Ocak 2005 tarihinde tedavüle girmiꢀtir. 1 TL = 1.000.000   eski Türk Lirası.   Sözkonusu tarihte yaklaꢀık 13.130 Euro karꢀılığı.   Yargılama giderleriyle ilgili olarak AĐHM, baꢀvuranların taleplerini destekleyici hiçbir   belge sunmamaları nedeniyle bu baꢀlık altında tazminata hükmetmemiꢀtir.   B. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artıꢀın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiꢀtir.   AĐHM YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE   1. Baꢀvuruların birleꢀtirilmesine;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesi kapsamındaki ꢀikayetin (iꢀlemlerin haddinden uzun sürmesi)   kabuledilebilir, baꢀvurunun geri kalanının kabuledilemez olduğuna;   3. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   4. (a) Savunmacı Devlet’in, baꢀvuranlara, AĐHS’nin 44. maddesinin 2. fıkrası uyarınca   kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur   üzerinden Türk Lirası’na çevirerek, uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber,   6.000’er Euro (altı biner Euro) ödemesine:   (b) Yukarıda anılan üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için   Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan   eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   5. Baꢀvuranların adil tazmin taleplerinin kalan kısmının reddine,   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce hazırlanmıꢀ, AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları   uyarınca 27 Mayıs 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Sally Dollé   Zabıt Katibi   Françoise Tulkens   Baꢀkan   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 15.07.2026. · Źródło