25984/03

WyrokETPCz2008-01-15ECLI:CE:ECHR:2008:0115JUD002598403

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niepełna wypłata odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość oraz niewystarczające odsetki za opóźnienie, w kontekście wysokiej inflacji, stanowią naruszenie prawa do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że pomimo częściowej winy skarżącego za nieodebranie części kwoty odszkodowania, władze krajowe nie wypłaciły pełnego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, nawet po uprawomocnieniu się orzeczeń sądów krajowych. Brak pełnej wypłaty odszkodowania, w tym nieuwzględnienie odpowiednich odsetek w warunkach wysokiej inflacji, stanowił arbitralną ingerencję w prawo własności skarżącego, pozbawioną podstawy prawnej i naruszającą zasadę legalności. W związku z tym, Trybunał nie musiał badać, czy zachowano sprawiedliwą równowagę między interesem publicznym a ochroną praw jednostki.
Stan faktyczny
W 1995 roku gmina Ünye wywłaszczyła nieruchomość należącą do skarżącego, Cemala Mutu. Po długotrwałym postępowaniu sądowym, sądy krajowe przyznały skarżącemu dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami. Mimo uprawomocnienia się wyroków, gmina nie wypłaciła pełnej kwoty odszkodowania. Skarżący nie odebrał części oferowanej kwoty, uznając ją za zbyt niską, a gmina nie była w stanie zdeponować pozostałej kwoty w urzędzie egzekucyjnym z powodu zamknięcia akt sprawy.
Rozstrzygnięcie
Trybunał uznał skargę w części dotyczącej niewypłacenia pełnego odszkodowania i niewystarczających odsetek za dopuszczalną, a pozostałą część za niedopuszczalną. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Orzekł, że stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkody niemajątkowe. Zasądził 13 800 EUR tytułem szkody majątkowej. Odrzucił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   MUTU -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 25984/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ocak 2008   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (25984/03) no’lu davanın nedeni (T.C.   vatandaꢀı) Cemal Mutu’nun (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 3 Mayıs 2003   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) Temel Đnsan Haklarını güvence altına   alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Samsun Barosu avukatlarından A.Türkmen tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuran, 1933 yılı doğumludur ve Ordu’da ikamet etmektedir.   Mart 1995 tarihinde, Ünye Belediyesi (Đdare), baꢀvurana ait 6.611,83 m2 büyüklüğündeki   taꢀınmazı kamulaꢀtırmıꢀtır.   Kıymet takdir komisyonu söz konusu taꢀınmazın değerini 330.591.500 TL yani 6.018 Euro   olarak belirlemiꢀtir.   Nisan 1995 tarihinde, baꢀvuran, kamulaꢀtırma iꢀleminin iptali talebiyle Trabzon Đdare   Mahkemesi’ne baꢀvuruda bulunmuꢀtur.   Aralık 1995 tarihinde, Đdare Mahkemesi, baꢀvuranın talebini reddetmiꢀtir.   Mayıs 1997 tarihinde, Danıꢀtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀ ve 16 Haziran   tarihinde karar düzeltme talebini reddetmiꢀtir.   Ağustos 1998 tarihinde baꢀvuran, kamulaꢀtırma bedelinin artırılması talebiyle Ünye Asliye   Hukuk Mahkemesi’ne baꢀvuruda bulunmuꢀtur.   Mayıs 2000 tarihinde, üç bilirkiꢀinin görevlendirilmesinin ardından Asliye Hukuk   Mahkemesi, baꢀvuranı kısmen haklı bulmuꢀ ve Đdare’yi 15 Ağustos 1997 tarihinden itibaren   iꢀlemeye baꢀlayan yasal gecikme faizi de eklenmek üzere 2.664.849.225 TL (yaklaꢀık 4.822   Euro) ek tazminat ödemeye mahkum etmiꢀtir.   Ekim 2000 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını ,bozmuꢀtur.   Aralık 2001 tarihinde, davayı yeniden gören Asliye Hukuk Mahkemesi, 15 Ağustos 1997   tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte hesaplanmak üzere baꢀvurana 4.905.506.500 TL   (yaklaꢀık 3.900 Euro) ek kamulaꢀtırma bedeli ödenmesine karar vermiꢀtir.   Nisan 2002 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararının onamıꢀ ve 31 Ekim   tarihinde baꢀvuranın karar düzeltme talebini reddetmiꢀtir. Söz konusu karar baꢀvurana   Kasım 2002 tarihinde tebliğ edilmiꢀtir.   Mart 2002 tarihinde baꢀvuran, Đcra Müdürlüğü’ne baꢀvuruda bulunmuꢀtur.   Mayıs 2002 tarihinde, Đdare, 4.391.000.000 TL (yaklaꢀık 3.650Euro) değerindeki miktarın   ilk ödemesini tediye etmiꢀtir.   Belirtilmeyen bir tarihte Đdare, 2.247.531.740 TL ve 20 Aralık 2002 tarihinde de   4.000.000.000 TL (yaklaꢀık 2.400 Euro) tutarında ödemeler yapmıꢀtır.   Haziran 2003 tarihli bir mektup ile Đdare, baꢀvuranın 10.232.724.171 TL (yaklaꢀık 6.390   Euro) alacağı kaldığını ve mektubun tebliğ edildiği günden itibaren yedi gün içinde   Belediye’ye gelerek alacağını tahsil etmesi gerektiğini baꢀvurana bildirmiꢀtir. Đdare, ayrıca,   verilen süre içinde baꢀvuranın Belediye’ye gelmemesi durumunda, dava konusu alacağın   baꢀvuranın adına ilgili bankaya bloke edileceğini ve bu tarihten itibaren iꢀleyecek yasal   faizden sorumlu olmayacağını da eklemiꢀtir. Dosyada bulunan olayın unsurlarına göre ise de,   söz konusu miktar, herhangi bir banka hesabına yatırılmamıꢀtır.   Baꢀvuran, verilen süre içinde Belediye’ye gitmemiꢀtir. 30 Haziran 2006 tarihli bir mektup ile   mahkeme kalemi baꢀvurandan Belediye’ye gitmeme gerekçelerini açıklamasını talep etmiꢀtir.   Temmuz 2006 tarihli bir mektup ile baꢀvuran teklif edilen miktarın değersiz olmasını,   yaꢀının ilerlemiꢀ olmasını ve AĐHM’ye baꢀvuruda bulunmuꢀ olmasını gerekçe göstermiꢀtir.   ꢁubat 2007 tarihinde, baꢀvuran, kamulaꢀtırma bedelinin kalan kısmı hakkında bilgi almak   için Belediye’ye baꢀvuruda bulunmuꢀtur.   ꢁubat 2007 tarihli bir mektup ile Đdare, baꢀvuranın Belediye’ye baꢀvuruda bulunmamıꢀ   olması nedeniyle alacağının ödenememiꢀ ve Đcra Müdürlüğü’nde dosyanın iꢀlemden   kaldırılmıꢀ olması nedeniyle de Đcra Müdürlüğü’ne para yatırılamamıꢀ olduğunu bildirmiꢀtir.   Đdare ayrıca, baꢀvuranın hala alacaklı olduğunu, alacağının bankaya bloke edileceğini ve   baꢀvuranın bilgilendirileceğini belirtmiꢀtir.   HUKUK   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASINA   ĐLĐꢁKĐN   A. Kabuledilebilirliğe Đliꢀkin   1. Ek Kamulaꢀtırma Bedelinin Yetersizliğine Đliꢀkin   Baꢀvuran, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından belirlenen kamulaꢀtırma bedelinin,   taꢀınmazın gerçek değerine tekabül etmemesi nedeniyle mülkiyete saygı hakkının ihlal   edilmesinden ꢀikayetçi olmakta ve bu bağlamda 1 No’lu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta   bulunmaktadır.   Hükümet, konuya iliꢀkin görüꢀ bildirmemiꢀtir.   AĐHM, baꢀvuranın, ulusal mahkemelerin ek kamulaꢀtırma bedeli konusunda verdiği karara   esas bakımından itiraz ettiğini belirtmektedir. Bununla birlikte AĐHM, ulusal bir mahkemenin   karar almasını sağlayan olayın unsurlarını değerlendirme yetkisinin bulunmadığını zira   kendisinin üçüncü veya dördüncü derece yargı makamı olmadığını hatırlatmaktadır (Bkz.   Kemmache-Fransa (no:3), 24 Kasım 1994 tarihli karar).   Mevcut davada AĐHM, kamulaꢀtırılan taꢀınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi için ulusal   mahkemelerin birçok bilirkiꢀi görevlendirdiğini gözlemlemektedir. Söz konusu kamulaꢀtırma   bedelini görevlendirilen bu bilirkiꢀiler belirlemiꢀtir. AĐHM, hangi temele dayanarak ulusal   mahkemelerin kamulaꢀtırma bedelini belirlediği hususunda görüꢀ bildirmesinin gerekli   olmadığı kanaatindedir. Aslında, AĐHM, kamulaꢀtırılan taꢀınmazın değeri ve verilecek   miktarın tespit edilmesini sağlayan kriterlerin belirlenmesinde ulusal mahkemelerin yerini   alamaz (Bkz. Yıltaꢀ Yıldız Turistik Tesisleri A.ꢁ.-Türkiye, baꢀvuru no: 30502/96, 24 Nisan   2003).   Son olarak AĐHM, kendisinin yalnızca AĐHS’de belirlenen yükümlülüklere sözleꢀmeci   taraflar tarafından riayet edilmesini sağlamakla yükümlü olduğunu hatırlatmaktadır.   Böylece söz konusu ꢀikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve AĐHS’nin 35. maddesinin   3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaꢀılmaktadır.   2. Kamulaꢀtırma bedelinin kalan kısmının ödenmemesi ve gecikme faiz oranının yetersizliğine   iliꢀkin   Baꢀvuran, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, Đdare tarafından söz konusu   kamulaꢀtırma bedelinin tamamının ödenmediğini ileri sürmektedir. Baꢀvuran ayrıca, olayların   meydana geldiği dönemde Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karꢀısında gecikme faizinin   yetersiz kalması nedeniyle kamulaꢀtırma miktarının değer kaybetmesinden de ꢀikayetçi   olmaktadır.   Đçtihadından doğan kriterler ıꢀığında ve olayın unsurlarını göz önüne alarak AĐHM, ꢀikayetin   esas bakımından inceleme konusu yapılması gerektiğine kanaat getirmektedir. AĐHM, üstelik   hiçbir kabuledilmezlik unsuru bulunmadığını da kabul etmektedir.   B. Esas Bakımdan   Haziran 2003 tarihli mektuba atıfta bulunarak ve baꢀvuranın Đdare’den hala alacaklı   olduğunun da öğrenilmesi neticesinde, Hükümet, Đdare’nin söz konusu miktarı baꢀvuranın   ihmalkarlığı nedeniyle ödeyemediğini savunmaktadır. Ayrıca Hükümet, baꢀvuranın eğer   zamanında Belediye’ye gitmiꢀ olsaydı ödemesindeki gecikme nedeniyle parasının değer   kaybetmemiꢀ olacağını da sözlerine eklemektedir.   Baꢀvuran, bu iddiaya karꢀı çıkmaktadır.   Hükümet’in savunmasına iliꢀkin olarak AĐHM, Đdare’nin alacağını tahsil etmesi için   baꢀvurana çağrıda bulunduğuna ve baꢀvuranın da teklif edilen miktarı az bulması nedeniyle   Belediye’ye gitme gereği duymamasına tarafların itiraz etmediğini not etmektedir. AĐHM,   eğer baꢀvuran verilen süre içinde Belediye’ye gitmiꢀ olsaydı, kalan miktarın ödenmesinde   Đdare’nin tutumunun ne olacağı konusunda değerlendirme yapmaya gerek duymamaktadır.   Ancak, AĐHM, Belediye’ye gitmeyerek baꢀvuranın bir ihmalkarlığı olduğunu da tespit   etmektedir.   AĐHM, ayrıca Đdare’nin, Đcra Müdürlüğü’ne söz konusu parayı yatırmak   istediğini fakat bu giriꢀiminin, icra dosyanın iꢀlemden kaldırılması nedeniyle sonuçsuz   kaldığını da not etmektedir.   Bu görüꢀler ıꢀığında, Đdare’nin dava konusu miktarı tahsil etmek üzere baꢀvurana çağrı   yapması ile ödeme sürecinin sonucu hakkında baꢀvuranı bilgilendirmesi arasında geçen   sürenin sorumluluğunun Devlet’e yüklenemeyeceğini kabul etmek gerekir.   Bununla birlikte, içtihadından doğan kriterler ıꢀığında AĐHM, baꢀvurana Đdare tarafından 30   Haziran 2003 tarihli mektupta teklif edilen miktarın baꢀvuranın alacağının tamamını   karꢀılamadığını not etmektedir. AĐHM, ayrıca, baꢀvuranın Đdare’nin halen söz konusu borcu   ödemediğini ve AĐHM’nin konuya iliꢀkin kararının kesinleꢀtiği gün itibariyle halen hiçbir   ödemenin yapılmadığını da gözlemlemektedir.   Bu bağlamda AĐHM, mevcut davadakine benzer sorunların konu olduğu çok sayıda dava   incelediğini ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀtığını   hatırlatmaktadır (Bkz. diğerleri arasından, Bourdov-Rusya, baꢀvuru no: 59498/00, Romachov-   Ukranya, baꢀvuru no: 67534/01, 27 Temmuz 2004 ve Tunç-Türkiye, baꢀvuru no: 54040/00,   Mayıs 2005).   Mevcut davada AĐHM, taꢀınmazı kamulaꢀtırılan baꢀvuranın, bedel artırım davası açmıꢀ   olduğunu ve Ünye Asliye Hukuk Mahkemesi’nin de baꢀvurana hak verdiğini   gözlemlemektedir. Bununla birlikte söz konusu kararın nihai hale gelmesine rağmen ve   devletin sorumluluğu olmadığı tespit edilen süre dıꢀarıda tutulsa bile, ,Đdare hala tazminatın   tamamını ödememiꢀtir.   Bu durum, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin 1. satırı uyarınca baꢀvuranın mallarına   saygı hakkına bir müdahale olarak değerlendirilmektedir.   AĐHM’nin görüꢀüne göre, söz konusu müdahalenin geçerli hiçbir hukuki mesnedi   bulunmamaktadır; bu müdahale keyfidir ve meꢀruiyet ilkesini ihlal etmektedir. Bu durumda   AĐHM’nin, kamu yararının gerektirdikleri ile bireyin temel haklarının korunmasının getirdiği   zorunluluk arasında adil bir dengenin korunup korunmadığına dair araꢀtırma yapma gereğini   duymamaktadır (Iatridis-Yunanistan, baꢀvuru no: 31107/96 ve Karahalios-Yunanistan,   baꢀvuru no: 62503/00, 11 Aralık 2003).   Baꢀvuranın gecikme faiz oranlarının yetersiz olduğu ꢀikayetine gelince, AĐHM, bunun bir   önceki ꢀikayetin içinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatindedir.   Sonuç olarak, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASINA ĐLĐꢁKĐN   A. Tazminat   Baꢀvuran, maruz kaldığı maddi ve manevi zarara karꢀılık olarak 200.000 Euro talep   etmektedir.   Hükümet, bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, baꢀvuranın maruz kaldığı maddi zararın, Yargıtay kararının kesinleꢀtiği tarihten   itibaren alması gereken kamulaꢀtırma bedeline tekabül ettiği kanaatindedir. Akkuꢀ kararında   benimsenen hesaplama yöntemi ile ilgili ekonomik verilere dayanarak ve geçen süre göz   önüne alınarak AĐHM, 13.800 Euro’nun baꢀvurana maddi tazminat olarak ödenmesine karar   vermiꢀtir.   AĐHM, bu miktarın, baꢀvuranın iç hukukta ve mevcut davada belirttiği taleplerin tamamının   nihai çözümünü teꢀkil ettiğini düꢀünmektedir (Dildar-Türkiye, baꢀvuru no: 77361/01, 12   Aralık 2006).   Manevi tazminata iliꢀkin olarak ise, AĐHM, mevcut dava koꢀullarında, ihlal tespitinin   kendisinin yeterli adil tatmin oluꢀturduğu kanaatindedir.   B. Yargılama Masraf ve Giderleri   Baꢀvuran, AĐHM ve ulusal mahkemeler önünde yapmıꢀ olduğu yargılama masraf ve giderleri   için 30.000 Yeni Türk Lirası (yaklaꢀık 16.500 Euro) talep etmektedir.   Hükümet, bu miktarın aꢀırı olduğunu düꢀünmekte ve baꢀvuranın yapmıꢀ olduğu harcamaları   belgelendirmediğini belirtmektedir.   AĐHM içtihadına göre, bir baꢀvurana masraf ve harcamaların geri ödemesini ancak gerçekliği,   gerekliği ve makul oranda oldukları ortaya konulduğu sürece elde edebilir. Mevcut davada   AĐHM, avukatlarının gerçekleꢀtirdiği iꢀe iliꢀkin ödeme makbuzlarını sunmaması ve sözü   geçen harcamaların hiçbirini belgelendirmemesi nedeniyle baꢀvuranın iddialarını   desteklemediğini saptamaktadır. Bu durumda AĐHM, yargılama masraf ve giderleri olarak   baꢀvurana ödeme yapılmasına gerek olmadığı kanaatindedir.   C. Gecikme Faizi   Gecikme faizi, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç   puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OY BĐRLĐĞĐYLE   1. ꢁikayetin, kamulaꢀtırma bedelinin tamamının ödenmemesine ve gecikme faizinin   yetersizliğine iliꢀkin kısmının kabuledilebilir ve geriye kalan kısmının kabuledilemez   olduğuna;   2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinin kendisinin manevi   tazminat için yeterli adil tatmin oluꢀturduğuna;   4. a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren   üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek   üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından   baꢀvurana 13.800 Euro (on üç bin sekiz yüz Euro) maddi tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç   puan fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;   5. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine   KARAR VERMĐꢁTĐR   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM iç tüzüğünün 77/2. ve 77/3. maddelerine   uygun olarak 15 Ocak 2008 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   7

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło