27045/02

WyrokETPCz2009-03-03ECLI:CE:ECHR:2009:0303JUD002704502

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość stanowiło naruszenie prawa do poszanowania mienia, chronionego przez art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, zasądzonego przez sądy krajowe, było przypisywalne władzom państwowym. To opóźnienie spowodowało dodatkową szkodę dla skarżących, wykraczającą poza samo wywłaszczenie. W konsekwencji, skarżący zostali obciążeni nieproporcjonalnym i nadmiernym ciężarem, co naruszyło wymóg zachowania sprawiedliwej równowagi między interesem ogólnym a ochroną prawa własności, przewidziany w art. 1 Protokołu nr 1.
Stan faktyczny
W 1996 roku tureckie władze wywłaszczyły nieruchomość należącą do skarżących. Skarżący złożyli pozew o podwyższenie odszkodowania, który został częściowo uwzględniony przez sąd krajowy w 1998 roku i potwierdzony przez Sąd Kasacyjny w 1999 roku. Mimo to, pełna kwota odszkodowania, wraz z odsetkami, została wypłacona z znacznym opóźnieniem, a niewielka pozostała kwota została uregulowana dopiero w 2007 roku, po zamknięciu pierwotnego postępowania egzekucyjnego.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę dotyczącą art. 1 Protokołu nr 1 za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. 3. Zasądził skarżącym łącznie 670 EUR tytułem szkody majątkowej. 4. Odrzucił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   ARGUNHAN -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:27045/02)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Mart 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (27045/02) no’lu davanın nedeni (T.C.   vatandaꢀları) Faruk Argunhan, Yüksel Argunhan ve Süleyman Argunhan’ın (baꢀvuranlar)   Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 2 Nisan 2002 tarihinde Đnsan Hakları ve Temel   Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS)   34. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar, Ankara Barosu avukatlarından B. Mugan tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Kasım 1996 tarihinde, Devlet Su Đꢀleri Genel Müdürlüğü (idare) Sungurlu’da (Çorum)   bulunan baꢀvuranlara ait bir taꢀınmazı kamulaꢀtırmıꢀtır.   Aralık 1996 tarihinde, idare tarafından ödenen miktardan memnun olmayan baꢀvuranlar   Sungurlu Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bedel artırım davası açmıꢀlardır.   Aralık 1998 tarihli bir kararla, mahkeme baꢀvuranları kısmen haklı bulmuꢀ ve taꢀınmazın   idareye devir tarihinden itibaren iꢀleyecek gecikme faizi ile birlikte baꢀvuranlara 569.050.000   TL ek kamulaꢀtırma bedeli ödenmesine karar vermiꢀtir.   Mayıs 1999 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır.   Bilahare, baꢀvuranların talebi üzerine, yetkili icra dairesi, idare hakkında ödeme emri   çıkartmıꢀtır.   Haziran 1999 tarihinde, idare baꢀvuranlara, 1.117.599.000 TL ödemiꢀtir.   Aralık 2006 tarihinde, kamulaꢀtırmayı yapan idare 270,32 YTL tutarındaki ek miktarı icra   dosyasına ödemiꢀtir. Ancak, bu süre zarfında dosyanın kayıttan düꢀmesi nedeniyle sözkonusu   miktar dosyaya eklenememiꢀtir.   Nisan 2007 tarihinde, baꢀvuranların talebi üzerine, 270,32 YTL tutarındaki ödeme   baꢀvuranlara ödenmiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, ulusal makamların, mallarına saygı haklarını etkili kılmak için gerekli tedbirleri   almamaları nedeniyle adil yargılanma hakkından yararlanamamaktan ꢀikayetçilerdir.   AĐHM, mesnedi bulunmayan sözkonusu ꢀikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu   gerekçesi ile AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uyarınca reddedilmesi gerektiği   tespitinde bulunmaktadır.   II. AĐHS’ NĐN 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜNÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ   ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.   Sözkonusu ꢀikayetin kabuledilebilirliğine iliꢀkin olarak, Hükümet, iç hukuk yollarının   tüketilmediğini savunmaktadır. Bu bağlamda Hükümet, 26 Aralık 2006 tarihinde,   kamulaꢀtırmayı yapan idarenin 270,32 YTL’lik tutarı icra dairesi dosyasına ödediğini ancak   baꢀvuran tarafın takip etmemesi nedeniyle sözkonusu icra takibinin kayıttan düꢀmesinden   dolayı sözkonusu giriꢀimin sonuçsuz kaldığını hatırlatmaktadır. Hükümet, baꢀvuranların,   Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile sunulan baꢀvuru yolunu kullanmıꢀ olmaları gerektiği   görüꢀündedir. Sözkonusu baꢀvuru yolunu kullanmamalarından dolayı, Hükümet’e göre,   AĐHS’nin 35. maddesinin gerektirdiği ꢀekilde baꢀvuranların iç hukuk yollarını tükettikleri   düꢀünülemez.   Hükümet, ayrıca, Yargıtay karar tarihi olan 18 Mayıs 1999 tarihinden itibaren altı aylık süre   içerisinde AĐHM’ye baꢀvuruda bulunulmadığı kanaatindedir.   Baꢀvuranlar, sözkonusu iddialara karꢀı çıkmaktadırlar.   Đç hukuk yollarının tüketilmesine iliꢀkin olarak, öncelikle AĐHM, baꢀvuranların iddia ettikleri   zarara tekabül etmeyen bir miktara iliꢀkin icra takibi dosyasının ilk ödeme tarihinden yaklaꢀık   yedi yıl sonra 2006 yılında kapanmıꢀ olmasının tek baꢀına, AĐHM’ye sundukları ꢀikayet ile   ilgili olarak baꢀvuranların iç hukuk yollarını tüketmedikleri sonucuna ulaꢀmak için yeterli   gerekçe oluꢀturmadığı kanaatindedir. Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile öngörülen iç   hukuk yolu ile ilgili olarak ise, AĐHM, sözkonusu baꢀvurunun etkisiz niteliğini hatırlatır (   Aka-Türkiye, 23 Eylül 1998 tarihli karar). Dolayısıyla itirazın bu bölümü reddedilmektedir.   Altı ay süresine riayet edilmemesine iliꢀkin olarak ise, Tiryakioğlu-Türkiye (baꢀvuru no:   45436/99, 24 Mayıs 2005) kararında ortaya konmuꢀ olan aynı gerekçeler çerçevesinde   sözkonusu itirazın reddedilmesi gerekmektedir.   Sonuç olarak, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan   yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik   unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   Esasa iliꢀkin olarak ise, AĐHM, mevcut davadakine benzer sorunların konu olduğu çok sayıda   dava incelemiꢀ ve bu davalarda 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit   etmiꢀtir.   Dava koꢀullarını incelemesinin ardından AĐHM, mevcut davada Hükümet’in davayı farklı   ꢀeklide sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatindedir. AĐHM, ulusal   mahkemeler tarafından ödenmesine hükmedilen kamulaꢀtırma bedelinin ödemesindeki   gecikmenin idareye isnat edilebileceğini tespit etmektedir. Kamulaꢀtırma bedelinin gecikmeli   olarak ödenmesi baꢀvuranları mülkiyetin kamulaꢀtırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha   uğratmıꢀtır. Bu gecikme, AĐHM’yi, baꢀvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile   mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan   alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları yönünde düꢀünmeye   sevk etmektedir.   Bu itibarla 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLECEĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   AĐHS’nin 41. maddesi baꢀlığında, baꢀvuranlar, 10.000 Euro maddi ve 10.000 Euro manevi   tazminat talep etmektedirler.   Hükümet, sözkonusu miktarlara itiraz etmektedir.   Akkuꢀ kararında benimsenen hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler   ıꢀığında, AĐHM, baꢀvuranlara ortaklaꢀa olarak 670 Euro maddi tazminat ödenmesine   hükmetmektedir.   Manevi tazminata iliꢀkin olarak ise, AĐHM, mevcut dava koꢀullarında, ihlal tespitinin   kendisinin yeterli adil tatmin oluꢀturduğu kanaatindedir.   Yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin olarak, baꢀvuranlar hiçbir talepte bulunmamıꢀlardır.   Bu itibarla, AĐHM, yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin baꢀvuranlara tazminat ödemeye   gerek olmadığı kanaatindedir.   AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı   orana üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK; AĐHM; OYBĐRLĐĞĐYLE;   1. AĐHS’nin 1 No’lu Ek Protokol’ünün 1. maddesi kapsamında yapılan ꢀikayetinin   kabuledilebilir geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   2. AĐHS’nin 1 No’lu Ek Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden ulusal para birimine çevrilmek üzere, her   türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından baꢀvurana 670 Euro (altı   yüz yetmiꢀ Euro) maddi tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç   puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 3 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło