27225/02

WyrokETPCz2008-01-24ECLI:CE:ECHR:2008:0124JUD002722502

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak publicznej rozprawy i możliwości obrony w postępowaniu karnym dotyczącym wykroczeń administracyjnych narusza prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał podkreślił, że publiczne rozprawy są niezbywalną zasadą art. 6 ust. 1, chroniącą strony przed wymiarem sprawiedliwości bez kontroli publicznej i budującą zaufanie społeczne. Stwierdził, że art. 6 gwarantuje prawo oskarżonego do skutecznego udziału w postępowaniu karnym, w tym prawo do obecności na rozprawie i do pomocy prawnej. W niniejszej sprawie sądy krajowe oparły swoje decyzje wyłącznie na dokumentach, nie dając skarżącym możliwości obrony osobiście ani przez adwokata, co uniemożliwiło im skuteczny udział w postępowaniu i doprowadziło do nierzetelnego procesu.
Stan faktyczny
Skarżący, obywatele Turcji, byli członkami zarządu i rady nadzorczej stowarzyszenia Pir Sultan Abdal Kültür Derneği. W listopadzie 2000 r. kontrola wykazała, że nie prowadzili rejestru członków i nie przeprowadzali regularnych kontroli, co naruszało tureckie prawo o stowarzyszeniach. Prokurator nałożył na nich grzywnę, a następnie Ankara Sulh Ceza Mahkemesi wydał nakaz karny, nakładając wyższą grzywnę. Odwołania skarżących do Ankara Asliye Ceza Mahkemesi zostały odrzucone, a skarżący twierdzili, że zostali pozbawieni publicznej rozprawy i możliwości obrony.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał pozostałą część skargi za dopuszczalną w odniesieniu do skarżących Kenana Atakula, Hikmeta Yıldırıma i Elleza Dumana, a za niedopuszczalną w odniesieniu do pozostałych sześciu skarżących. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji w odniesieniu do skarżących Kenana Atakula, Hikmeta Yıldırıma i Elleza Dumana. 3. Orzekł, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające słuszne zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową poniesioną przez tych trzech skarżących. 4. Zasądził, aby Rząd pozwany zapłacił Kenanowi Atakulowi, Hikmetowi Yıldırımowi i Ellezowi Dumanowi łącznie 1500 EUR tytułem kosztów i wydatków, powiększone o odsetki za zwłokę. 5. Oddalił pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   ERSEVEN VE DĐĞERLERĐ/TÜRKĐYE   (Baꢀvuru no. 27225/02)   KARAR   Bu versiyon, AĐHM Đçtüzüğü’nün 81. maddesi uyarınca   Haziran 2008’de düzeltilmiꢀtir   STRAZBURG   Ocak 2008   FINAL   24/04/2008   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 27225/02 no’lu davanın nedeni T.C.   vatandaꢀları Đlhami Erseven, Hikmet Yıldırım, Veli Ateꢀ, Đsmail Öztorun, Ellez Duman,   Đsmail Kaya, Kenan Atakul, Süleyman Çetinkaya ve Bekir Arslan’ın (“baꢀvuranlar”), Avrupa   Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 22 Nisan 2002 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin   (“AĐHS”) Temel Đnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu   baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar, Ankara Barosu avukatlarından Fevzi Gümüꢀ tarafından temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢀULLARI   Sırasıyla 1954, 1957, 1961, 1965, 1960, 1956, 1959, 1964 ve 1958 doğumlu olan   baꢀvuranlar Ankara, Đzmir, Đstanbul ve Çorum’da yaꢀamaktadır. Genel merkezi Ankara’da   bulunan bir sivil toplum kuruluꢀu olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (“Dernek”)   yönetim ve denetleme kurulları mensuplarıdır.   Kasım 2000’de Ankara Valiliği’nden görevliler, derneğin genel merkezinde bir   teftiꢀ gerçekleꢀtirmiꢀtir. Yönetim kurulu üyelerinin, üye kayıt defteri tutmadıklarını ve   denetleme kurulu üyelerinin derneği belirli aralıklarla denetlemeyerek 2908 sayılı Dernekler   Kanunu’nun 62. ve 29. maddelerini ihlal ettiklerini tespit etmiꢀlerdir.   Kasım 2000’de Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden görevliler, derneğin kayıtlarını   kontrol ederek hatalar bulmuꢀtur. Emniyet Müdürlüğü daha sonra yönetim ve denetleme   kurulu mensupları aleyhinde bir soruꢀturma talep etmiꢀtir.   Belirsiz bir tarihte, Ankara Cumhuriyet Savcısı derneğin yönetim ve denetleme kurulu   mensuplarını kiꢀi baꢀı 92,510,0001 TRL para cezasına çarptırmıꢀtır.   Ocak 2001’de yönetim ve denetleme kurulu mensuplarına bir ödeme emri   gönderilmiꢀ ancak sözkonusu kiꢀiler para cezasını on günlük yasal zaman sınırı içerisinde   ödememiꢀlerdir.   Müteakiben, 17 Nisan 2001’de Ankara Cumhuriyet Savcısı, baꢀvuranlar ve yine   yönetim ve denetleme kurulu mensubu olan diğer 17 kiꢀi aleyhinde bir iddianame   hazırlamıꢀtır. Cumhuriyet Savcısı sanıkların, Ceza Kanunu’nun 29. ve 62. maddelerine   uymamaları nedeniyle Dernekler Kanunu’nun 86. ve Ceza Kanunu’nun 119/5. maddesi   uyarınca para cezasına çarptırılmalarını istemiꢀtir.   Sözkonusu tarihte yaklaꢀık 158 Euro (EUR).   Eylül 2001’de Ankara Sulh Ceza Mahkemesi, ceza kararnamesi çıkararak   baꢀvuranları ve diğer sanıkları suçlu bulmuꢀ ve onları kiꢀi baꢀı 136,890,0002 TL ağır para   cezasına çarptırmıꢀtır.   8, 9, 12 ve 22 Ekim 2001’de baꢀvuranlar, 11 Eylül 2001 tarihli karara karꢀı görüꢀlerini   sunmuꢀlardır. Dilekçelerinde, savunma yapma fırsatından mahrum bırakıldıklarını ve bu   nedenle adil ꢀekilde yargılanmadıklarını ileri sürmüꢀlerdir.   Ankara Asliye Ceza Mahkemesi, aꢀağıda kaydedilen tarihlerde baꢀvuranların   itirazlarını reddetmiꢀtir:   - 11 Ekim 2001’de Đlhami Erseven, Bekir Arslan, Süleyman Çetinkaya ve Đsmail   Kaya3;   - 15 Ekim 2001’de Đsmail Öztorun;   - 22 Ekim 2001’de Kenan Atakul ve Hikmet Yıldırım;   - 30 Ekim 2001’de Ellez Duman.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar, kendilerine yöneltilen suçlamalar karara bağlanırken kamuya açık ꢀekilde   yargılanmadıkları ve kendilerini savunmalarına izin verilmemesinin, AĐHS’nin 6. maddesinin   ihlaline neden olduğu hususunda ꢀikayette bulunmuꢀlardır.   A. Kabuledilebilirlik   Hükümet Kenan Atakul, Hikmet Yıldırım ve Ellez Duman dıꢀındaki 6 baꢀvuranın, altı   aylık süre kuralına uymadığını belirtmiꢀtir. Yukarıda kaydedilen tarihlerde ceza   kararnamelerinin, Ankara Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile kesinleꢀtiğini ve baꢀvurunun, altı   aydan fazla süre geçtikten sonra 22 Nisan 2002’de yapıldığını belirtmiꢀtir. Bu nedenle   AĐHM’den, AĐHS’nin 35/1. maddesine uygun olarak Đlhami Erseven, Bekir Aslan, Süleyman   Çetinkaya, Đsmail Kaya ve Đsmail Öztorun4 hakkındaki baꢀvuruyu reddetmesini istemiꢀtir.   Baꢀvuranlar, Hükümet’in görüꢀüne cevap vermemiꢀtir.   AĐHM, baꢀvuru 22 Nisan 2002’de yapıldığı halde ceza kararnamelerinin   çoğunluğunun, Ankara Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 11 Ekim 2001, 12 Ekim   ve 15 Ekim 2001 tarihli kararlarla kesinleꢀtiğini belirtmektedir. Bu nedenle, yukarıda   kaydedilen altı baꢀvuran hususunda baꢀvurunun, nihai kararın verilmesinden altı ay geçtikten   sonra yapılmıꢀ olduğu kesindir. Ayrıca, baꢀvuranlar Hükümet’in görüꢀlerine cevaben   sundukları görüꢀlerinde, ne Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen nihai karardan   haberdar oldukları tarihe iliꢀkin açıklamada bulunmuꢀlar, ne AĐHS’nin 35/1. maddesi   bağlamında kaydedilen zaman sınırına uymalarını engelleyen özel koꢀulların mevcudiyetini   ispat etmiꢀlerdir.   Sözkonusu tarihte yaklaꢀık 107 EUR; yüksek enflasyon nedeniyle para cezası sözkonusu tarihte daha az değere   sahipti.   26 Haziran 2008’de düzeltilmiꢀtir. Önceki halinde “-12 Ekim 2001’de Kemal Derin,” olarak geçmektedir.   26 Haziran 2008’de düzeltilmiꢀtir. Önceki halinde “ve Kemal Derin” olarak geçmektedir.   Yukarıda kaydedilenleri göz önüne alan AĐHM, baꢀvuranlar Đlhami Erseven, Bekir   Aslan, Süleyman Çetinkaya, Đsmail Kaya, ve Đsmail Öztorun’un5 baꢀvurularının gerekli süre   içerisinde yapılmadığı ve AĐHS’nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları uyarınca   reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıꢀtır.   AĐHM, Kenan Atakul, Hikmet Yıldırım ve Ellez Duman’ın baꢀvurularının AĐHS’nin   35/3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun olmadığı kanısındadır. Ayrıca baꢀvurunun baꢀka   açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını tespit etmektedir. Bu nedenle   baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esas   1. Genel ilkeler   Mahkeme, duruꢀmaların açık olarak yapılmasının 6/1. maddede öngörülen   vazgeçilmez ilkelerden biri olduğunu hatırlatır. Bu kamuya açık nitelik, tarafları adaletin   kamu denetimi olmaksızın uygulanmasına karꢀı korur. Bu, aynı zamanda halkın mahkemelere   karꢀı güvenini sağlayan unsurlardan biridir. Kamuya açıklık, adaletin uygulanmasını ꢀeffaf   hale getirerek, güvence altına alınması tüm demokratik toplumların ilkelerinden biri olan, 6/1.   maddenin adil yargılanma hedefine ulaꢀılmasına hizmet eder.   Mahkeme, bir bütün olarak değerlendirildiğinde 6. maddenin sanığın ceza davasına   etkili olarak katılma hakkını güvence altına aldığını hatırlatır. Bu, genel olarak sadece   duruꢀmalarda yer alma hakkını değil, aynı zamanda gerektiğinde adli yardım alma ve davayı   etkili bir ꢀekilde takip etmeyi içerir. Sözkonusu haklar çekiꢀmeli davanın özünde zımnen yer   alır ve aynı zamanda 6/3. maddenin (c) ve (e) bentlerinde belirtilen taahhütlerden çıkarılabilir.   Ayrıca 6/1. madde birinci derece mahkemesi kararını temyiz hakkını güvence altına   almamaktadır. Ancak iç hukukun temyiz hakkı tanıdığı durumlarda temyiz yargılaması da   mahkeme sürecinin devamı olarak kabul edilmekte ve dolayısıyla 6. maddeye tâbi olmaktadır.   2. Mevcut davada başvuru   AĐHM ilk olarak 30 Haziran 2004’te verilen bir kararda, Anayasa Mahkemesi’nin   kiꢀileri kamuya açık olarak yargılanmaktan mahrum bırakmanın, adil yargılanma hakkını ihlal   ettiği kararını vererek oybirliği ile eski Ceza Kanunu’nun 390/3. maddesinin anayasaya aykırı   ve hükümsüz olduğu sonucuna vardığını belirtmiꢀtir. Ayrıca yeni Ceza Kanunu ve 1 Haziran   2005’te yürürlüğe giren Ceza Muhakemeleri Kanunu ile ceza kararnameleri çıkarma   uygulaması kaldırılmıꢀtır.   Ancak, olayların vuku bulduğu sırada yürürlükte olan ilgili iç hukuka uygun olarak   kamuya açık bir yargılama yapılmamıꢀtır. Ceza kararnameleri çıkaran ve baꢀvuranları para   cezasına çarptıran Ankara Sulh Ceza Mahkemesi ve itirazlarını inceleyen Ankara Asliye Ceza   Mahkemesi kararlarını, dava dosyalarındaki belgelere dayanarak vermiꢀlerdir. Baꢀvuranlara,   davalarına bakan mahkemeler önünde kendilerini bizzat ya da avukat aracılığı ile savunma   fırsatı verilmemiꢀtir. Bu nedenle AĐHM, baꢀvuranların kovuꢀturmada etkili ꢀekilde yer   alamadığı kanısına varmıꢀtır.   26 Haziran 2008’de düzeltilmiꢀtir. Önceki halinde “ve Kemal Derin” olarak geçmektedir.   AĐHM yukarıda kaydedilenler ıꢀığında adli makamlarca takip edilen dava iꢀlemlerinin,   baꢀvuranların kendilerini savunma haklarından yeterince yararlanmalarını önlediği ve bu   nedenle kovuꢀturmanın adil olmamasına yol açtığı sonucuna varmıꢀtır.   Baꢀvuranlar Kenan Atakul, Hikmet Yıldırım ve Ellez Duman açısından AĐHS’nin 6/1.   maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıꢀtır.   IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci   Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete   uygun bir surette, zarar gören tarafın adil tazminine hükmeder.”   A. Tazminat   Baꢀvuranların her biri maddi ve manevi tazminat olarak toplam 500,000 Amerikan   Doları talep etmiꢀtir.   Hükümet bu taleplere itiraz etmiꢀtir.   AĐHM maddi tazminata iliꢀkin olarak AĐHS’nin 6. maddesine uygun olarak dava   iꢀlemlerinin sonucunun ne olacağına iliꢀkin varsayımda bulunamayacağını belirtmektedir.   Dolayısıyla, baꢀvuranlara bu baꢀlık altında tazminat ödenmemesi gerektiği kanısındadır.   Ayrıca AĐHM, ihlal bulgusunun baꢀvuranların uğradığı manevi zarar için baꢀlıbaꢀına   adil tatmin teꢀkil ettiği kanısındadır.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuranlar bir meblağ belirtmeksizin AĐHM’den yerel mahkemeler ve AĐHM önünde   yaptıkları masraflar için kendilerine tazminat ödenmesini istemiꢀtir. Bu bağlamda, her birinin   avukatlarına 1,000 Euro ödenme hususunda mutabık oldukları bir sözleꢀme sunmuꢀlardır.   Hükümet, baꢀvuranlardan her birinin talep ettiği meblağın haddinden fazla olduğunu   ileri sürmüꢀtür.   AĐHM içtihadına göre, bir baꢀvuran gerçekliğini ve gerekliğini kanıtladığı makul   miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM, sözkonusu davada, kendisine sunulan   bilgiye ve yukarıdaki ölçütlere dayanarak, yerel davalardaki masraf taleplerini reddetmekte ve   AĐHM önünde görülen davalardaki masraflar için baꢀvuranların hepsine toplam 1,500 EUR   ödenmesini makul bulmaktadır.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   1. Baꢀvurunun kalan kısmının baꢀvuranlar Kenan Atakul, Hikmet Yıldırım ve Ellez Duman   hususunda kabuledilebilir ve diğer altı baꢀvuran hususunda kabuledilemez olduğuna;   2. Baꢀvuranlar Kenan Atakul, Hikmet Yıldırım ve Ellez Duman hususunda AĐHS’nin 6/1.   maddesinin ihlal edildiğine;   3. Đhlal bulgusunun, söz konusu üç baꢀvuranın uğradığı manevi zarar için baꢀlıbaꢀına adil   tatmin teꢀkil ettiğine;   4. (a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç   ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve   uygulanabilecek her tür vergi ile birlikte Savunmacı Hükümet tarafından Kenan Atakul,   Hikmet Yıldırım ve Ellez Duman’a yargılama masraf ve giderleri için toplam 1,500 Euro (bin   beꢀ yüz Euro) ödenmesine;   (b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına   kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının   üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   6. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77/2. ve 3. maddeleri   gereğince 24 Ocak 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   6

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło