27402/03
WyrokETPCz2007-12-18ECLI:CE:ECHR:2007:1218JUD002740203
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy długotrwałe niewypłacenie odszkodowania za wywłaszczenie, pomimo prawomocnej decyzji i wszczęcia postępowania egzekucyjnego, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że długotrwałe niewypłacenie odszkodowania za wywłaszczenie, pomimo prawomocnej decyzji i wszczęcia postępowania egzekucyjnego, stanowi arbitralną ingerencję w prawo do poszanowania mienia. Podkreślił, że państwo nie może powoływać się na brak środków finansowych jako usprawiedliwienie dla niewykonania długu wynikającego z orzeczenia sądowego. Taka sytuacja narusza zasadę legalności i nie pozwala na zachowanie sprawiedliwej równowagi między interesem publicznym a ochroną praw jednostki.Stan faktyczny
Skarżący, Latif Sevgili, był właścicielem gruntów wywłaszczonych przez Gminę Nusaybin w 1997 roku za kwotę 38 178 418 000 TL. Otrzymał jedynie częściową zapłatę odszkodowania w wysokości 1 000 000 000 TL. Pomimo wszczęcia postępowania egzekucyjnego w 2002 roku i wydania nakazu zapłaty, gmina nie uregulowała pozostałej części długu, który wraz z odsetkami wynosił około 95 900 Euro w 2002 roku. Do października 2007 roku, czyli przez dziesięć lat od wywłaszczenia i pięć lat od nakazu zapłaty, skarżący nie otrzymał pełnego odszkodowania.Rozstrzygnięcie
Skarga uznana za dopuszczalną. Stwierdzono naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Nie ma potrzeby odrębnego badania skargi na podstawie art. 13 Konwencji. Zasądzono na rzecz skarżącego 134 000 Euro tytułem szkody majątkowej oraz 500 Euro tytułem kosztów i wydatków. Stwierdzenie naruszenia uznano za wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Odrzucono pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ÜÇÜNCÜ DAĐRE
SEVGĐLĐ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 27402/03)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Aralık 2007
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafında belirtilen koꢀullar çerçevesinde
kesinleꢀecek olup bazı ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 27402/03 no’lu davanın nedeni T.C vatandaꢀı
Latif Sevgili’nin (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM”) 17 Ekim 2003
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleꢀmesinin (“AĐHS”)
34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Ankara Barosu avukatlarından B. Güven tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOꢀULLARI doğumlu olan baꢀvuran Đstanbul’da ikamet etmektedir.
Baꢀvuran tarafından aktarıldığı haliyle dava olayları aꢀağıdaki ꢀekilde özetlenebilir.
Nusaybin Belediyesi 13 Ekim 1997 tarihinde 38.178.418.000 TL bedelle baꢀvurana ait
arazileri istimlâk etmiꢀtir.
Belirtilmeyen bir tarihte kamulaꢀtırma iꢀlemi kesinlik kazanmıꢀ ve idare 1.000.000.000 TL
tutarında ilk tazminat ödemesini yapmıꢀtır.
Geriye kalan tutarın ödenmemesi neticesinde baꢀvuran, Nusaybin Đcra ve Đflas Müdürlüğü
önünde icra takibi baꢀlatmıꢀtır.
Đcra müdürlüğü baꢀvuranın talebi üzerine 13 Aralık 2002 tarihinde bir tutanak düzenlemiꢀtir.
Bu tutanağa göre, yıllık %60 üzerinden hesaplanan yasal faiziyle birlikte idarenin borcu
belirtilen tarihte 151.032.236.000 TL (yaklaꢀık 95.900 Euro) tutarındaydı.
Bu belgenin incelenmesinden, ayrıca, idareye bir ödeme emri gönderildiği anlaꢀılmaktadır.
Kamulaꢀtırma tazminatının geriye kalanına iliꢀkin olarak 1 Ekim 2007 tarihine kadar idare
tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı da dosya unsurlarından anlaꢀılmaktadır.
HUKUK
I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
Baꢀvuran, idare tarafından kamulaꢀtırma tazminatının ödenmemesi nedeniyle mülkiyet
haklarının ihlal edildiğinden ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran bu hususta 1 No’lu Ek
Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
1. Altı ay süresi kuralına riayet edilmesi hakkında
Hükümet ilk olarak baꢀvurunun geç yapıldığı itirazında bulunmaktadır. Hükümet, 1999
yılında icra takibi baꢀlatılmasından sonra idare tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını
savunmaktadır. Hükümete göre, baꢀvuranın bu iç hukuk yolunun etkisizliğini fark ederek
baꢀvurusunu 17 Ekim 2003 tarihinden önce yapması gerekirdi.
AĐHM, bir ꢀikâyetin, herhangi bir baꢀvuru imkânının bulunmadığı süregelen bir duruma
iliꢀkin olması halinde, altı ay süresinin sözkonusu durumun sona ermesinden itibaren
iꢀlemeye baꢀlayacağını anımsatır. Bu durum devam ettiği müddetçe altı ay süresi kuralı
uygulanmaz (bkz., mutatis mutandis, Hornsby – Yunanistan, 19 Mart 1997 tarihli karar, prg.
35, ve Marikanos – Yunanistan, no: 49282/99, 29 Mart 2001). Halihazırda baꢀvuran
kamulaꢀtırma tazminatının ödenmemesinden ꢀikayetçi olmaktadır. AĐHM, dosya
unsurlarından, kamulaꢀtırma tazminatının geriye kalanının 1 Ekim 2007 tarihine kadar
ödenmediğini ve ödemenin yapılması için baꢀvuranın idareyi icbar edici hiç bir imkânının
bulunmadığını gözlemlemektedir. Dolayısıyla burada, anılan tarihe kadar devam eden bir
yargı kararının uygulanmaması durumu sözkonusudur.
2. Đç hukuk yollarının tüketilmesi hakkında
Hükümet ikinci olarak, baꢀvuranın, idarenin mülklerini halkın kullanımına sunma kararının
iptali için idare mahkemelerine baꢀvurmadığı cihetle AĐHS’nin 35/1 maddesinde öngörülen iç
hukuk yollarını tüketme ꢀartına riayet etmediğini ileri sürmektedir. Hükümet ayrıca,
baꢀvuranın 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği yönündeki ꢀikâyetini ulusal
mahkemeler önünde gündeme getirmediğini ve icra davası açmadığını savunmaktadır.
AĐHM, iç hukuk yollarının tüketilmesinin ancak bu yolların ihtilaflı durumun telafisine imkan
tanır nitelikte olduğu müddetçe gerekli olduğunu anımsatır.
Kamulaꢀtırma iꢀlemi kesinlik kazanmıꢀ olduğundan, AĐHM, mevcut davada baꢀvuranın belli
ve muaccel bir alacağa sahip olduğunu ve bu alacağının ödenmemesinin mülkiyetine saygı
hakkını doğrudan tartıꢀmalı hale getirdiğini tespit etmektedir (bkz., diğer birçokları arasında,
Yunan rafinerileri Stran ve Stratis Andreadis – Yunanistan, 9 Aralık 1994 tarihli karar, prg.
59).
Tazminatın tamamı ödenmediğinden baꢀvuran icra takibi baꢀlatmıꢀtır. AĐHM bu hususta,
idare aleyhinde verilen bir kararın uygulanmasının yine idareye düꢀtüğü yönündeki içtihadını
anımsatır (bkz., mutatis mutandis, adıgeçen Hornsby ve Tunç kararları). Kendisinden
beklenen her ꢀeyi yapmıꢀ olan baꢀvuran bu nedenle alacağının ödenmesi için baꢀka yollara
baꢀvurmamakla suçlanamaz. Bu değerlendirmelere istinaden AĐHM, baꢀvuranın AĐHS’nin
35/1 maddesinde öngörülen koꢀulları yerine getirdiği kanaatine varmaktadır.
Dolayısıyla Hükümetin bu itirazı da kabul edilmeyecektir.
AĐHM ayrıca baꢀvurunun AĐHS’nin 35/1 maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun
olmadığını tespit etmektedir. Baꢀvurunun baꢀka herhangi kabuledilemezlik gerekçesi
bulunmamaktadır. Bu itibarla baꢀvurunun kabuledilebilir ilan edilmesi yerinde olacaktır.
B. Esasa iliꢁkin
Hükümet, bir yandan ihtilaf konusu mülklerin kamu yararı gerekçesiyle istimlâk edilmiꢀ
olduğu diğer yandan da tazminatın kamu kaynağının bulunmaması sebebiyle ödenmediği
cihetle baꢀvuranın mülkiyetine saygı hakkının ihlal edilmediğini savunmaktadır.
Baꢀvuran bu sava karꢀı çıkmaktadır.
Müteaddit defalar mevcut davadakine benzer sorunları gündeme getiren davaları incelemiꢀ
olan AĐHM, bu davalarda 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinde
bulunmuꢀtu (bkz., sözgelimi, Bourdov – Rusya, no: 59498/00, Romachov – Ukrayna, 27
Temmuz 2004, ve Tunç, adıgeçen).
AĐHM, özellikle bir devlet kurumunun, yargı kararına dayanan bir borcu ödememek için
kaynak yokluğunu bahane edemeyeceğini ve bu kararın uygulanmasında meydana gelebilecek
ciddi gecikmelerin AĐHS ve AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün hükümleriyle koruma altına
alınmıꢀ hakların ihlaline yol açacağını anımsatır (Bourdov, adıgeçen, prg. 35 ve 40).
Mevcut davada AĐHM, arazisi istimlak edilen baꢀvuranın kendisine kısmi bir ödeme
yapıldıktan sonra idare aleyhinde icra takibi baꢀlattığını gözlemlemektedir. Kendisine bir
ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen idare bu güne değin baꢀvuranın mağduriyet iddiasında
bulunduğu duruma çözüm getirmeye matuf herhangi bir ödeme yapmamıꢀtır. Dolayısıyla bu
koꢀulların, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin alanına giren baꢀvuranın mülkiyetine saygı
hakkına yönelik bir müdahale olarak değerlendirilmesi gerekir.
AĐHM, bu müdahalenin geçerli hiçbir gerekçeye dayanmadığını tespit etmektedir. Dolayısıyla
sözkonusu müdahale keyfi bir müdahale olup kanunilik ilkesini ihlal etmektedir. Varılan
böylesi bir sonuç, AĐHM’yi, toplumun genel menfaatinin gerektirdikleri ile bireysel hakların
korunması mecburiyeti arasında adil bir dengenin sağlanıp sağlanmadığı konusunu
araꢀtırmaktan muaf tutar (Đatridis – Yunanistan, no: 31107/96, prg. 62, ve Karahalios –
Yunanistan, no: 62503/00, prg. 35, 11 Aralık 2003).
II. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran ayrıca AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmektedir. Baꢀvuran Türk
hukukunda ihtilaflı duruma çare olabilecek bir mekanizma olmamasından ꢀikayetçi
olmaktadır.
Yukarıda varılan sonucu göz önünde bulunduran AĐHM, bu meselenin ayrıca 13. madde
açısından incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Baꢀvuran 267.615,60 YTL (yaklaꢀık 156.850 Euro) maddi ve 250.000 YTL (yaklaꢀık 146.500
Euro) manevi tazminat talebinde bulunmaktadır.
Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.
Akkuꢀ – Türkiye davasında (9 Temmuz 1997 tarihli karar) benimsenen hesap yöntemini ve
ilgili ekonomik verileri göz önünde bulunduran AĐHM maddi tazminat olarak baꢀvurana
134.000 Euro ödenmesini hükme bağlamıꢀtır.
Manevi tazminata iliꢀkin olarak ise AĐHM, mevcut dava koꢀullarında ihlal tespitinin baꢀlı
baꢀına yeterli bir adil tatmin teꢀkil ettiği kanaatindedir.
AĐHM, bu meblağın baꢀvuranın ulusal mahkemeler önünde sunduğu ve hâlihazırda
incelenmiꢀ taleplerinin tamamı için nihai çözüm teꢀkil ettiği kanaatindedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yaptığı yargılama masraf ve giderleri için
16.931 YTL (9930 Euro) talep etmektedir. Bu çerçevede baꢀvuran ulusal makamlar önünde
icra davası açtığına iliꢀkin bir makbuzla birlikte çeviri masraflarına iliꢀkin birtakım faturalar
sunmaktadır.
Sözkonusu talepleri aꢀırı bulan Hükümet AĐHM’den bunları reddetmesini talep etmektedir.
AĐHM’nin içtihadına göre bir baꢀvurana yargılama masraf ve giderlerinin iadesi ancak bu
masraf ve harcamaların gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda olduğu ortaya konulduğu
müddetçe mümkündür. Elindeki unsurları ve yukarıda anılan kıstasları göz önünde
bulunduran AĐHM, baꢀvurana tüm masrafları için 500 Euro tutarında bir ödeme yapılmasının
makul olduğuna hükmetmektedir.
C. Gecikme faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç
puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna ;
2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine ;
3. AĐHS’nin 13. maddesi yönünden yapılan ꢀikâyetin ayrıca incelenmesine gerek
olmadığına;
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet
tarafından, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, baꢀvurana maddi
tazminat olarak 134.000 Euro (yüz otuz dört bin Euro), yargılama masraf ve giderleri için
ise 500 Euro (beꢀ yüz Euro) ödenmesine ;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına ;
5. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
Karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve
3. paragraflarına uygun olarak 18 Aralık 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło