27719/02
WyrokETPCz2007-11-20ECLI:CE:ECHR:2007:1120JUD002771902
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania o odszkodowanie za bezprawne pozbawienie wolności naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie krajowe o odszkodowanie, które trwało ponad pięć i pół roku i obejmowało dwukrotne uchylenie wyroków przez Sąd Kasacyjny, było nadmiernie długie. ETPCz zastosował swoje standardowe kryteria oceny rozsądnego terminu (złożoność sprawy, zachowanie skarżącego i władz, stawka dla skarżącego) i stwierdził, że w tej sprawie nie było żadnych okoliczności uzasadniających tak długi czas trwania. Trybunał powołał się na swoje wcześniejsze orzecznictwo w podobnych sprawach przeciwko Turcji, konsekwentnie stwierdzając naruszenia art. 6 ust. 1 w analogicznych sytuacjach.Stan faktyczny
Skarżący, Ali Erden, został aresztowany 7 października 1999 r. pod zarzutem działalności terrorystycznej, a następnie zwolniony 25 listopada 1999 r. i uniewinniony 29 czerwca 2000 r. W dniu 10 sierpnia 2000 r. złożył wniosek o odszkodowanie za bezprawne pozbawienie wolności na podstawie ustawy nr 466, domagając się 6 050 000 000 lir tureckich. Postępowanie krajowe w tej sprawie trwało do 6 lutego 2006 r., obejmując dwukrotne uchylenie wyroków przez Sąd Kasacyjny i ponowne rozpatrywanie sprawy przez sąd niższej instancji. Ostatecznie przyznano mu 781 nowych lir tureckich.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie stwierdził dopuszczalność skargi. Trybunał jednogłośnie stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał zasądził na rzecz skarżącego 2 500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1 500 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. Pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie zostały oddalone.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYİ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
ERDEN – TÜRKĐYE
(Baꢀvuru no. 27719/02)
KARAR
STRAZBURG Kasım 2007
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 27719/02 baꢀvuru numaralı davanın nedeni T.C.
vatandaꢀı Ali Erden’in (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 10 Nisan 2002
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesinin (“Sözleꢀme”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ
olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Đzmir Barosu avukatlarından T. Aslan tarafından temsil edilmiꢀtir.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢁULLARI
Baꢀvuran 1950 doğumludur ve Antalya’da ikamet etmektedir.
Dava olayları, taraflarca sunulduğu ꢀekliyle aꢀağıda olduğu gibi özetlenebilir. Ekim 1999 tarihinde, baꢀvuran, terör faaliyetlerinde yer alma ꢀüphesiyle gözaltına
alınmıꢀtır. Aynı tarihte, Antalya Sulh Ceza Mahkemesi baꢀvuranın tutukluluğuna karar
vermiꢀtir. Kasım 1999 tarihinde düzenlenen bir duruꢀmada, Đzmir Devlet Güvenlik
Mahkemesi baꢀvuranın serbest kalması kararını vermiꢀtir. Haziran 2000 tarihinde tüm suçlamalardan beraat etmiꢀtir. Ağustos 2000 tarihinde, 466 sayılı Kanun uyarınca tazminat talebiyle Antalya Ağır
Ceza Mahkemesi’ne baꢀvurmuꢀtur. Söz konusu Kanun, diğer hususların yanı sıra, kanun dıꢀı
özgürlüğünden mahrum bırakılan kiꢀilere veya kanuna uygun olarak yakalandıktan sonra
mahkemeye sevk edilmeyen veya mahkemeye çıktıktan sonra beraat eden kiꢀilere tazminat
verilmesini öngörmektedir.
Baꢀvuran 6.050.000.000 Türk Lirası1 maddi ve manevi tazminat talebinde
bulunmuꢀtur. Bu miktar, inꢀaat iꢀçisi olarak kayıp maaꢀlarını, mahkeme ve avukat
masraflarını ve manevi zararları kapsamıꢀtır. Haziran 2002 tarihinde, mahkeme, baꢀvurana miktarı belirli olmayan bir tazminat
ödenmesi yönünde karar bildirmiꢀtir.
Baꢀvuran ve Hazine tarafından yapılan ayrı temyiz baꢀvuruları üzerine, Yargıtay, söz
konusu kararı 12 Mayıs 2003 tarihinde bozmuꢀ ve daha kapsamlı bir inceleme için dosyayı
Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermiꢀtir.
Ağır Ceza Mahkemesi, baꢀvuranın gördüğü zarara iliꢀkin inceleme alanını geniꢀleterek
kovuꢀturmaya yeniden baꢀlamıꢀtır. 23 Eylül 2003 tarihinde mahkeme ikinci bir karar vermiꢀ
ve Yargıtay bu kararı 18 Ekim 2004 tarihinde bozmuꢀtur. Yargıtay, bir kez daha, mahkemeyi,
baꢀvuranın tazminata ehil olup olmadığına yönelik daha etraflı bir araꢀtırma yürütmeye
yönlendirmiꢀtir. Söz konusu zamanda yaklaꢀık 10.420 Euro.
ꢁubat 2005 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi, baꢀvurana 781 Yeni Türk Lirası2
ödenmesi yönündeki üçüncü kararını bildirmiꢀtir.
Baꢀvuran, Ağır Ceza Mahkemesi katipliği ile olan sözlü iletiꢀimi vasıtasıyla,
Yargıtay’ın 6 ꢁubat 2006 tarihinde son verilen kararı bazı düzeltmelerle onamıꢀ olduğunu
öğrenmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, dava süresinin AĐHS’nin 6/1. maddesinde ortaya konan “makul süre”
ꢀartıyla uyumlu olmadığı yönünde ꢀikayetçi olmuꢀtur. Söz konusu madde ꢀöyledir:
“Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar ... konusunda karar verecek olan, ... bir
mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde ... görülmesini istemek hakkına sahiptir.”
Hükümet bu iddiaya karꢀı çıkmıꢀtır.
Göz önüne alınacak süreç 10 Ağustos 2000 tarihinde baꢀlamıꢀ ve 6 ꢁubat 2006
tarihinde sona ermiꢀtir. Dolayısıyla, bu süre, iki iade ile birlikte iki yargı aꢀamasında yaklaꢀık
olarak beꢀ yıl altı ay sürmüꢀtür.
A. Kabuledilebilirliğe Đliꢀkin
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da
kabuledilmezlik unsuru taꢀımadığını tespit etmiꢀtir. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir
niteliktedir.
B. Esas
AĐHM, dava süresinin makuliyetinin, davanın koꢀulları ıꢀığında ve davanın
karmaꢀıklığı, baꢀvuran ve ilgili makamların tutumu ve baꢀvuran için neyin tehlikede olduğu
kriterleri göz önünde tutularak değerlendirilmesi gerektiğini yinelemiꢀtir (bkz., diğer pek çok
kararın yanı sıra, Frydlender – Fransa [BD], no. 30979/96).
AĐHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlalini tespit etmiꢀtir (bkz., Ali Rıza Doğan – Türkiye, no.
50165/99, 22 Aralık 2005; Yalman ve Diğerleri – Türkiye, no. 36110/97, 3 Haziran 2004).
Kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen AĐHM, bu davada farklı bir sonuca
varmasını sağlayacak bir delil veya savunmanın Hükümet tarafından ortaya konmadığını
değerlendirmiꢀtir. AĐHM, konuya iliꢀkin içtihadını göz önünde tutarak, bu davada kovuꢀturma
süresinin aꢀırı olduğu ve “makul süre” ꢀartına uymadığı kararını vermiꢀtir. Söz konusu zamanda yaklaꢀık 460 Euro.
Dolayısıyla, 6/1. madde ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
Sözleꢀme’nin 41. maddesine göre “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal
edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen
telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören
tarafın adil tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuran, 2.000 Euro maddi tazminat ve 5.000 Euro manevi tazminat talebinde
bulunmuꢀtur.
Hükümet, bu baꢀlık altında tazminat ödenmemesi gerektiğini belirtmiꢀtir. Ayrıca,
AĐHM tarafından ödenmesine karar verilecek herhangi bir tazminatın haksız iktisaba yol
açmaması gerektiğini ileri sürmüꢀtür.
AĐHM, talep edilen maddi tazminat ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı
görmemiꢀ ve bu nedenle bu talebi reddetmiꢀtir. Diğer taraftan, AĐHM, baꢀvuranın manevi
zarar görmüꢀ olduğu kanaatindedir. AĐHM, hakkaniyet temelinde karar vererek, baꢀvurana,
bu baꢀlık altında 2.500 Euro tazminat ödenmesine karar vermiꢀtir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran, ayrıca, AĐHM’de yapılan mahkeme masraflarına karꢀılık 4.150 Euro talep
etmiꢀtir.
Hükümet, baꢀvuranın talebinin asılsız olduğunu ileri sürmüꢀtür.
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, baꢀvuran, ancak mahkeme
masraflarının zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı
durumda mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu
bilgileri ve yukarıda belirtilen kriterleri göz önünde tutan Mahkeme, AĐHM huzurundaki
iꢀlemlere karꢀılık 1.500 Euro tazminat ödenmesine karar vermiꢀtir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı
orana üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve
her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana
manevi tazminat olarak 2.500 Euro (iki bin beꢀ yüz Euro) ve yargılama masraf ve
giderleri olarak 1.500 Euro (bin beꢀ yüz Euro) ödenmesine;
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa
Merkez Bankası’nın o dönem marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranının üç
puan fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve
3. paragrafları gereğince 20 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
F. ELENS-PASSOS
Katip Yardımcısı
F. TULKENS
Baꢀkan
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło