28184/02
WyrokETPCz2005-07-21ECLI:CE:ECHR:2005:0721JUD002818402
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy niewystarczająca rekompensata za wywłaszczenie, spowodowana wysoką inflacją i opóźnieniem w płatności, naruszyła prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji? Czy przewlekłość postępowania sądowego naruszyła prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, w połączeniu z wysoką inflacją w Turcji, spowodowało, że skarżący poniósł "niezwykłe i nieproporcjonalne obciążenie". To obciążenie naruszyło "sprawiedliwą równowagę" między wymogami interesu ogólnego a ochroną prawa własności skarżącego, co stanowiło naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Trybunał oparł się na swojej ugruntowanej linii orzeczniczej w podobnych sprawach dotyczących wywłaszczenia i inflacji.Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Yiğit, urodzony w 1927 roku, mieszkał w Birecik, Şanlıurfa. 27 marca 1999 roku jego ziemia została wywłaszczona przez Ministerstwo Energii i Zasobów Naturalnych na potrzeby budowy tamy Birecik. Początkowe odszkodowanie zostało wypłacone, ale skarżący zakwestionował jego wysokość i 5 kwietnia 1999 roku złożył pozew o zwiększenie odszkodowania. 30 czerwca 1999 roku sąd krajowy przyznał mu dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami, co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny 13 grudnia 1999 roku. Dodatkowe odszkodowanie zostało wypłacone dopiero 29 listopada 2001 roku.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Uznał, że nie ma potrzeby odrębnego badania skargi na podstawie art. 6 ust. 1 Konwencji. 4. Uznał, że nie ma potrzeby stosowania art. 41 Konwencji.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
MEHMET YİĞİT - TÜRKİYE DAVASI (NO:3)
(Başvuru no:28184/02)
NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRASBOURG Temmuz 2005
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (28184/02) başvuru no’lu davanın
nedeni, bu ülke vatandaşı Mehmet Yiğit’ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne
(AİHM) 27 Mayıs 2002 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi
uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Şanlıurfa Barosu avukatlarından
Y. Karataş tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Davanın Koşulları
Başvuran 1927 doğumlu olup Birecik , Şanlıurfa’da ikamet etmektedir Mart 1999 yılında Birecik Barajı’nın yapılması için Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı (İdare) başvuranın arazisini kamulaştırmıştır.
İdare’den bir uzman heyeti kamulaştırılan arazinin bedelini 17 968 520 000 Türk
Lirası (TL) olarak tespit etmiş ve bu tutar mülkün devir tarihinde başvurana ödenmiştir.
Ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğunca, başvuran 5 Nisan 1999 tarihinde, Birecik
Asliye Hukuk Mahkemesi’ne kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle başvuruda
bulunmuştur. Haziran 1999 tarihinde başvuran Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davayı
kazanmış ve İdare tarafından başvurana, 29 Nisan 1999 tarihinden itibaren işlemek üzere
yasal gecikme faizi ile birlikte 23 162 978 000 TL ek tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Aralık 1999 tarihinde Yargıtay bu kararı onamıştır. Kasım 2001 tarihinde İdare başvurana ek kamulaştırma bedeli olarak 56 238 647 TL ödemiştir.
HUKUK AÇISINDAN
I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’UN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
HAKKINDA
Başvuran, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme
faizi nedeniyle ek tazminatın değer kaybettiğinden şikayetçi olmakta ve bu itibarla 1 No’lu Ek
Protokol’un 1. maddesine gönderme yapmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik Hakkında
Hükümete göre başvuran tarafından icra takibi başlatılmadığı için AİHS’nin 35.
maddesinde öngörüldüğü gibi iç hukuk yolları tüketilmemiştir.
AİHM, adli bir süreç sonunda Devlet karşısında alacaklı konuma gelen bir kimsenin
tazminat alabilmesi için icra takibi başlatmasının şart koşulmasının, Mahkeme içtihatlarınca
uygun bulunmadığını hatırlatır (Metaxas-Yunanistan, no: 8415/02, § 19, 27 Mayıs 2004, ve
Karahalios – Yunanistan, no: 62503/00, § 23,11 Aralık 2003). Sonuç olarak Hükümet’in bu
itirazı kabul edilemez bulunmuştur.
AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle Akkuş, adıgeçen karar)
ve elindeki mevcut unsurların tümünü gözönüne alarak, başvurunun esastan incelenmesi
gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile
karşılaşılmadığını tespit etmiştir.
B. Esas Hakkında
AİHM daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da
incelemiş ve I No’lu Ek Protokol’un 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz.,
Akkuş, adıgeçen karar, s. 1317, § 31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak
hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre
kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın
ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara
daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresi ile ikiye katlanan bu gecikme,
AİHM’yi, başvuranın genel yararın gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması
arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke
katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Sonuç olarak AİHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar
vermiştir.
II. AİHS’NİN 6§1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran yürütülen adli işlemlerin süresinin AİHS’nin 6§1 maddesini ihlal ettiğinden
şikayetçi olmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik Hakkında
AİHM sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35§3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun
ilan edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi
bulunmamaktadır.
B. Esas Hakkında No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate alındığında,
AİHM şikayetin ayrıca Sözleşme’nin 6§1 maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığına
karar vermiştir.
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİ UYGULANMASI HAKKINDA
AİHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.
AİHM, başvuranın avukatına hitaben yazılmış 10 Ağustos 2004 tarihli bir yazıyla
AİHM İç Tüzüğü’nün 60. maddesine dikkate çekilmesine rağmen, başvuran tarafından
herhangi bir adil tazmin talebinde bulunulmadığını kaydeder. Buna karşılık başvuran ,
başvuru dilekçesinde, uğradığı zarar için kendisine 20 000 Amerikan Doları (USD) ödenmesi
yönünde karar verilmesini umduğunu belirtmiştir.
Mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre, (Bkz., özellikle, Andrea Corsi - İtalya, no
42210/98, 4 Temmuz 2002, Andrea Corsi - İtalya, no 42210/98, 2 Ekim 2003, Willekens-
Belçika, no 50859/99, 24 Nisan 2003, ve Mancini - İtalya, no 44955/98, CEDH 2001-IX),
başvuran tarafın iddialarını, hukuki sürecin daha önceki bir aşamasında belirtmiş olduğu
durumlarda dahi, iddiaların rakama dökülmüş hali ve gerekli ispat unsurları AİHM İç
Tüzüğü’nün 60§1 maddesi ile tanınan süre içerisinde sunulmadığında AİHM adil tazminat
olarak herhangi bir ödeme yapılması yönünde karar vermemektedir.
Bu koşullarda AİHM, başvuranın İç Tüzüğün 60. maddesine göre üzerine düşen
yükümlülükleri yerine getirmediğine kanaat getirmiştir. Geçerli bir adil tazmin talebinde
bulunulmadığından AİHM başvurana bu yönde bir tazminat ödenmesine gerek olmadığı
sonucuna varmıştır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİ İLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHS’nin 6§1 maddesine dayanan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek
olmadığına;
4. AİHS’nin 41. maddesinin uygulanmasına gerek olmadığına
Karar vermiştir
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77§§ 2 ve 3
maddesine uygun olarak 21 Temmuz 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło