28185/02

WyrokETPCz2005-07-21ECLI:CE:ECHR:2005:0721JUD002818502

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewystarczające odsetki za zwłokę w połączeniu z wysoką inflacją i opóźnieniem w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, zasądzonego przez sądy krajowe, w połączeniu z wysoką inflacją w Turcji, doprowadziło do znacznej dewaluacji tej kwoty. Takie opóźnienie nałożyło na skarżącego nadmierny i nieproporcjonalny ciężar, naruszając sprawiedliwą równowagę, która powinna istnieć między wymogami interesu ogólnego a ochroną prawa własności. W konsekwencji stwierdzono naruszenie art. 1 Protokołu nr 1.
Stan faktyczny
W 1999 roku nieruchomość skarżącego, Mehmeta Yiğita, została wywłaszczona przez Ministerstwo Energii i Zasobów Naturalnych pod budowę tamy Birecik. Skarżący zakwestionował wysokość początkowego odszkodowania, a sąd krajowy zasądził mu dodatkową kwotę wraz z odsetkami. Decyzja ta została potwierdzona przez Sąd Kasacyjny. Dodatkowe odszkodowanie zostało wypłacone skarżącemu ponad dwa lata po uprawomocnieniu się orzeczenia, co w warunkach wysokiej inflacji doprowadziło do jego znacznej dewaluacji.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. 2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Stwierdza, że nie ma potrzeby odrębnego badania skargi na podstawie art. 6 § 1 Konwencji. 4. Stwierdza, że nie ma potrzeby stosowania art. 41 Konwencji.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   MEHMET YİĞİT - TÜRKİYE DAVASI (NO:4)   (Başvuru no:28185/02)   NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRASBOURG   Temmuz 2005   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (28185/02) başvuru no’lu davanın   nedeni, bu ülke vatandaşı Mehmet Yiğit’ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne   (AİHM) 27 Mayıs 2002 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi   uyarınca yapmış olduğu başvurudur.   Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Şanlıurfa Barosu avukatlarından   Y. Karataş tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Davanın Koşulları   Başvuran 1927 doğumlu olup Birecik , Şanlıurfa’da ikamet etmektedir   Mart 1999 yılında Birecik Barajı’nın yapılması için Enerji ve Tabii Kaynaklar   Bakanlığı (İdare) başvuranın arazisini kamulaştırmıştır.   İdare’den bir uzman heyeti kamulaştırılan arazinin bedelini 372 000 000 Türk Lirası   (TL) olarak tespit etmiş ve bu tutar mülkün devir tarihinde başvurana ödenmiştir.   Ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğunca, başvuran 5 Nisan 1999 tarihinde, Birecik   Asliye Hukuk Mahkemesi’ne kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle başvuruda   bulunmuştur.   Haziran 1999 tarihinde başvuran Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davayı   kazanmış ve İdare tarafından başvurana, 29 Nisan 1999 tarihinden itibaren işlemek üzere   yasal gecikme faizi ile birlikte 541 757 000 TL ek tazminat ödenmesine karar verilmiştir.   Aralık 1999 tarihinde Yargıtay bu kararı onamıştır.   Kasım 2001 tarihinde İdare başvurana ek kamulaştırma bedeli olarak 1 315 361   TL ödemiştir.   HUKUK AÇISINDAN   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’UN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI   HAKKINDA   Başvuran, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme   faizi nedeniyle ek tazminatın değer kaybettiğinden şikayetçi olmakta ve bu itibarla 1 No’lu Ek   Protokol’un 1. maddesine gönderme yapmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   Hükümete göre başvuran tarafından icra takibi başlatılmadığı için AİHS’nin 35.   maddesinde öngörüldüğü gibi iç hukuk yolları tüketilmemiştir.   AİHM, adli bir süreç sonunda Devlet karşısında alacaklı konuma gelen bir kimsenin   tazminat alabilmesi için icra takibi başlatmasının şart koşulmasının, Mahkeme içtihatlarınca   uygun bulunmadığını hatırlatır (Metaxas-Yunanistan, no: 8415/02, § 19, 27 Mayıs 2004, ve   Karahalios – Yunanistan, no: 62503/00, § 23,11 Aralık 2003). Sonuç olarak Hükümet’in bu   itirazı kabul edilemez bulunmuştur.   AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle Akkuş, adıgeçen karar)   ve elindeki mevcut unsurların tümünü gözönüne alarak, başvurunun esastan incelenmesi   gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile   karşılaşılmadığını tespit etmiştir.   B. Esas Hakkında   AİHM daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da   incelemiş ve I No’lu Ek Protokol’un 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz.,   Akkuş, adıgeçen karar, s. 1317, § 31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).   AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak   hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre   kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın   ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara   daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresi ile ikiye katlanan bu gecikme,   AİHM’yi, başvuranın genel yararın gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması   arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke   katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.   Sonuç olarak AİHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar   vermiştir.   II. AİHS’NİN 6§1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA   Başvuran yürütülen adli işlemlerin süresinin AİHS’nin 6§1 maddesini ihlal ettiğinden   şikayetçi olmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   AİHM sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35§3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun   ilan edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi   bulunmamaktadır.   B. Esas Hakkında   No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate alındığında,   AİHM şikayetin ayrıca Sözleşme’nin 6§1 maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığına   karar vermiştir.   III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİ UYGULANMASI HAKKINDA   AİHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.   AİHM, başvuranın avukatına hitaben yazılmış 10 Ağustos 2004 tarihli bir yazıyla   AİHM İç Tüzüğü’nün 60. maddesine dikkate çekilmesine rağmen, başvuran tarafından   herhangi bir adil tazmin talebinde bulunulmadığını kaydeder. Buna karşılık başvuran ,   başvuru dilekçesinde, uğradığı zarar için kendisine 20 000 Amerikan Doları (USD) ödenmesi   yönünde karar verilmesini umduğunu belirtmiştir.   Mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre, (Bkz., özellikle, Andrea Corsi - İtalya, no   42210/98, 4 Temmuz 2002, Andrea Corsi - İtalya, no 42210/98, 2 Ekim 2003, Willekens-   Belçika, no 50859/99, 24 Nisan 2003, ve Mancini - İtalya, no 44955/98, CEDH 2001-IX),   başvuran tarafın iddialarını, hukuki sürecin daha önceki bir aşamasında belirtmiş olduğu   durumlarda dahi, iddiaların rakama dökülmüş hali ve gerekli ispat unsurları AİHM İç   Tüzüğü’nün 60§1 maddesi ile tanınan süre içerisinde sunulmadığında AİHM adil tazminat   olarak herhangi bir ödeme yapılması yönünde karar vermemektedir.   Bu koşullarda AİHM, başvuranın İç Tüzüğün 60. maddesine göre üzerine düşen   yükümlülükleri yerine getirmediğine kanaat getirmiştir. Geçerli bir adil tazmin talebinde   bulunulmadığından AİHM başvurana bu yönde bir tazminat ödenmesine gerek olmadığı   sonucuna varmıştır.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİ İLE,   1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AİHS’nin 6§1 maddesine dayanan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek   olmadığına;   4. AİHS’nin 41. maddesinin uygulanmasına gerek olmadığına   Karar vermiştir   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77§§ 2 ve 3   maddesine uygun olarak 21 Temmuz 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło