28388/03

WyrokETPCz2009-03-10ECLI:CE:ECHR:2009:0310JUD002838803

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania cywilnego w sprawie odszkodowania naruszyła prawo skarżącej do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji, ponieważ postępowanie krajowe trwało łącznie sześć lat i sześć miesięcy, obejmując pięć instancji. Mimo że sprawa nie wydawała się nadmiernie skomplikowana, a skarżąca nie przyczyniła się do opóźnień, Trybunał uznał, że postępowanie przed Sądem Najwyższym (Yargıtay) było nieproporcjonalnie długie, zajmując ponad połowę całkowitego czasu trwania sprawy. Długość rozpatrywania apelacji i wniosku o sprostowanie przez Sąd Najwyższy, który prowadził postępowanie pisemne, była główną przyczyną stwierdzenia naruszenia.
Stan faktyczny
Skarżąca, Nurcan Güngil, w maju 1995 roku zainwestowała znaczną sumę pieniędzy w prywatną firmę inwestycyjną Global A.ꢁ. w celu zakupu obligacji skarbowych. Okazało się, że pośrednik kupił akcje, które straciły na wartości. We wrześniu 1996 roku skarżąca wniosła pozew o odszkodowanie przeciwko firmie i pośrednikowi do Sądu Handlowego Pierwszej Instancji w Ankarze. Po dwukrotnym rozpatrzeniu sprawy przez sąd pierwszej instancji i dwukrotnym odwołaniu do Sądu Najwyższego, oraz po odrzuceniu wniosku o sprostowanie przez Sąd Najwyższy, postępowanie zakończyło się w kwietniu 2003 roku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę dotyczącą prawa do rzetelnego procesu w rozsądnym terminie za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu nadmiernej długości postępowania. 3. Zasądził na rzecz skarżącej 2 500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową oraz 35 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. 4. Oddalił pozostałe żądania skarżącej dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF E U R O P E   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   GÜNGĐL – TÜRKĐYE   (B a ꢀvuru no. 28388/03 )   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Mart 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir.   ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Bu dava, Nurcan Güngil (“baꢀvuran”) adlı T.C. vatandaꢀı tarafından Türkiye Cumhuriyeti   aleyhine, 30 Temmuz 2003 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına   iliꢀkin Sözleꢀme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca   yapılan 28388/03 numaralı baꢀvuru sonucu görülmektedir.   Baꢀvuranlar Ankara Barosu avukatlarından Đ. Đlimoğlu tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢀULLARI   doğumlu baꢀvuran Ankara’da ikamet etmektedirler.   Baꢀvuran 2 ve 3 Mayıs 1995 tarihlerinde, kendisine hazine bonosu alması için Global A.ꢁ.   adında özel bir yatırım ꢀirketine toplam 1.537.000.000 Türk Lirası (TL) yatırmıꢀtır.   Baꢀvuran 1995 yılının Eylül ayında parayı verdiği aracı B.G. ile irtibata geçmiꢀ, kendi   adına hazine bonosu alıp almadığını sormuꢀtur. B.G. baꢀvurana el yazısıyla yazılmıꢀ bir   belgeyle bono aldığını bildirmiꢀtir.   Baꢀvuran 15 Mart 1996 tarihinde Global A.ꢁ.’nin bürosuna gittiğinde, B.G.’nin, parasını,   hazine bonosu almak yerine hisse senedi alarak kullandığını öğrenmiꢀtir. Hisse senetleri ise   değer kaybetmiꢀ, bunun sonucu olarak, ꢀirket, baꢀvuranın para kaybetmesine neden olmuꢀtur.   Baꢀvuran 30 Eylül 1996 tarihinde Global A.ꢁ. ve B.G. hakkında Ankara Asliye Ticaret   Mahkemesi’nde dava açmıꢀ, ꢀirkete yatırdığı paranın davalılar tarafından tazmin edilmesini   talep etmiꢀtir.   Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi 27 Mayıs 1998 tarihinde, baꢀvuranın talebinin bir   kısmının kabul edilmesine hükmetmiꢀ, davalıların baꢀvurana basit faiziyle beraber   942.000.000 TL ödemelerine karar vermiꢀtir.   Baꢀvuran ve davalı temyize gitmiꢀtir.   Yargıtay 26 Ekim 2000 tarihinde 27 Mayıs 1998 tarihli kararı bozmuꢀtur. Dava Ankara   Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iade edilmiꢀtir.   Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi 7 Kasım 2001 tarihinde bir kez daha baꢀvuranın   tazminat talebinin bir kısmının ödenmesine hükmetmiꢀ, Global A.ꢁ. ve B.G.’nin baꢀvurana   basit faiziyle beraber 1.512.000.000 TL ödemesine karar vermiꢀtir.   Baꢀvuran ve Global A.ꢁ. kararı temyiz etmiꢀlerdir.   Yargıtay 10 Ekim 2002 tarihinde 7 Kasım 2001 tarihli kararı onamıꢀtır.   Baꢀvuran 13 Ocak 2003 tarihinde Yargıtay’ın 10 Ekim 2002 tarihli kararının   düzeltilmesini talep etmiꢀtir.   Yargıtay 11 Nisan 2003 tarihinde baꢀvuranın talebini reddetmiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuran, yargı sürecinin, AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen “makul süre” koꢀuluyla   bağdaꢀmadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur.   Hükümet bu iddiaya itiraz etmiꢀtir.   Göz önünde bulundurulacak süre, baꢀvuranın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava   açtığı 30 Eylül 1996 tarihinde baꢀlamıꢀ, 11 Nisan 2003 tarihinde sona ermiꢀtir. Dolayısıyla,   beꢀ kez incelenen dava iki yargı aꢀamasında altı yıl altı ay sürmüꢀtür.   A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde bu ꢀikayetin dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esaslar   Hükümet yargı sürecinin haddinden uzun olduğu veyahut Hükümet’e addedilebilecek bir   hataya bağlı olarak gereksiz yere uzatıldığı biçiminde değerlendirilemeyeceğini belirtmiꢀtir.   Baꢀvuran iddialarını sürdürmüꢀtür.   AĐHM, yargı sürecinin haddinden uzun olmasının, davanın koꢀulları ıꢀığında, davanın   karmaꢀıklığı, baꢀvuran ile ilgili makamların tutumu ve bu anlaꢀmazlıkta baꢀvuranın kaybı gibi   ölçütlere bağlı olarak değerlendirilmesi gerektiğini yineler (diğerlerinin yanısıra bkz.   Frydlender - Fransa [BD], 30979/96).   AĐHM, sözkonusu sürecin, yapılan incelemelerin çokluğu ve davanın karmaꢀıklığı ıꢀığında   ilk bakıꢀta haddinden uzun görünmemesine karꢀın, Yargıtay’ın yaptığı ilk itiraz incelemesinin   iki yıl beꢀ ay sürdüğünü gözlemler. Đlk derece mahkemesinin 7 Kasım 2001 tarihinde verdiği   ikinci kararın ardından, Yargıtay, bir kez daha, itiraz talebini on bir ayda, kararın düzeltilmesi   talebini ise üç ayda incelemiꢀtir. Dolayısıyla, dava Yargıtay’da toplam sürenin yarısından   fazla süre boyunca derdest kalmıꢀ, Yargıtay incelemesini yazılı usulde gerçekleꢀtirmiꢀtir.   AĐHM, mevcut davada ele alınan meselelere benzer meseleleri ele alan davalarda sıklıkla   AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (diğerlerinin yanı sıra bkz. örn.   Hayrettin Kartal - Türkiye, 4520/02).   AĐHM kendisine sunulan tüm belgeleri incelemiꢀ, Hükümet’in, mevcut davada farklı bir   sonuca ulaꢀmasını sağlayacak hiçbir delil veya savunma sunmadığı kanısına varmıꢀtır. AĐHM   konuya iliꢀkin içtihadını göz önünde bulundurarak, mevcut davada yargı sürecinin haddinden   uzun sürdüğü ve “makul süre” koꢀuluyla uyuꢀmadığı kanısındadır.   Buna göre 6/1 madde ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,   hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   A. Tazminat   Baꢀvuran maddi tazminat olarak 12.500 Euro (EUR) talep etmiꢀtir. Baꢀvuran, Ankara   Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kendisine ödenmesine hükmettiği tazminat meblağının,   Türkiye’deki yüksek enflasyona karꢀın uygulanan düꢀük faiz oranının sonucu olarak yaꢀadığı   maddi kaybı karꢀılamadığını belirtmiꢀtir. Ayrıca manevi tazminat olarak 2.500 EUR talep   etmiꢀtir.   Hükümet talebe itiraz etmiꢀtir.   AĐHM, tespit edilen ihlal ile meydana geldiği iddia edilen maddi zarar arasında bir illiyet   bağı görmemektedir (bkz. Kingsley - Đngiltere [BD], 35605/97). Bu nedenle bu talebi   reddeder. Öte yandan, AĐHM, baꢀvuranın bir miktar manevi tazminat alması gerektiği   kanısındadır. Hakkaniyete uygun surette, baꢀvurana, talebine karꢀılık, bu baꢀlık altında 2500   EUR ödenmesine karar verir.   B. Yargılama gideri   Baꢀvuran ayrıca ulusal mahkemelerde meydana gelen yargılama giderleri için 680.44   Yeni Türk Lirası (YTL) (yaklaꢀık 355 EUR), AĐHM’de meydana gelen masraflar için ise   2.377.7 YTL (yaklaꢀık 1.235 EUR) talep etmiꢀtir. Baꢀvuranın talep ettiği yargılama giderleri,   ulusal mahkeme masrafları, Türkiye Barolar Birliği’nin tavsiye ettiği ücret listesine   dayanılarak belirlenen avukatlık masrafları ve kırtasiye ile posta masraflarından oluꢀmaktadır.   Baꢀvuran masrafları kanıtlamak için çeꢀitli faturalar sunmuꢀ, ancak avukatlık masraflarına   iliꢀkin, bir sözleꢀme veyahut avukatın davaya harcadığı mesaiyi gösteren ek bir belge   vermemiꢀtir.   Hükümet taleplere itiraz etmiꢀtir.   AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı   ve makul bir meblağ olduğu takdirde baꢀvurana geri ödenir. Bu davada, baꢀvuran, talep ettiği   masrafların çoğunun gerçekten yapıldığını belgeleyememiꢀtir. Bu nedenle AĐHM baꢀvuranın   belgelediği yargı giderleri için yalnız 35 EUR ödenmesine karar vermiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına   üç puanlık bir artıꢀın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiꢀtir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE   1. Baꢀvuranın makul süre içinde adil yargılanma hakkına iliꢀkin ꢀikayetinin kabuledilebilir   olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin yargılama sürecinin haddinden uzun sürmesi nedeniyle ihlal   edildiğine;   3. (a) AĐHS’nin 44. maddesi’nin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç   ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana, izleyen meblağların, ödeme   tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Savunmacı Hükümet’in ulusal para birimine   çevrilmek üzere ödenmesine;   (i) uygulanabilecek her türlü vergi ile beraber 2.500 EUR (iki bin beꢀ yüz Euro)   manevi tazminat ve   (ii) yargılama gideri için baꢀvurana uygulanabilecek her türlü vergi ile beraber 35   EUR (otuz beꢀ Euro)   (b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına   kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı   oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. Baꢀvuranların adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerinin reddedilmesine   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve   3. fıkraları uyarınca 10 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Sally Dollé   Zabıt Katibi   Françoise Tulkens   Baꢀkan   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło