2841/05;2873/05;2875/05;2878/05;2895/05;2947/05;3577/05;5498/05;6192/05;6306/05;6356/05;6375/05;6377/05;6793/05;12950/05;12331/06
WyrokETPCz2009-05-26ECLI:CE:ECHR:2009:0526JUD000284105
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
1. Czy brak doręczenia opinii Prokuratora Generalnego Rady Stanu skarżącym w postępowaniu krajowym naruszył zasadę kontradyktoryjności i prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
2. Czy długość postępowania sądowego w sprawie odszkodowania naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji w odniesieniu do zasady kontradyktoryjności, powołując się na swoje ugruntowane orzecznictwo (np. Meral przeciwko Turcji), zgodnie z którym niedoręczenie stronom opinii Prokuratora Generalnego Rady Stanu uniemożliwia im ustosunkowanie się do niej, naruszając tym samym prawo do rzetelnego procesu. W odniesieniu do zarzutu przewlekłości postępowania, Trybunał uznał, że pięcioletni okres postępowania, w tym ponad dwuipółletni okres bezczynności Rady Stanu w rozpatrywaniu wniosku o sprostowanie, był nadmierny i nieuzasadniony przez rząd, co również stanowiło naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący byli pracownikami kontraktowymi państwowej spółki Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ), która została sprywatyzowana w 2000 roku. W wyniku prywatyzacji stracili swój status, a część z nich została przeniesiona do innych służb publicznych. Skarżący domagali się odszkodowania za rozwiązanie umów, jednak ich roszczenia zostały oddalone przez tureckie sądy administracyjne, które uznały, że nie doszło do faktycznego zwolnienia ani przejścia na emeryturę. W toku postępowania przed Radą Stanu, skarżącym nie doręczono opinii Prokuratora Generalnego, a w jednej ze spraw (Murata Gülera) postępowanie trwało nadmiernie długo.Rozstrzygnięcie
1. Stwierdza dopuszczalność pozostałej części skarg.
2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji we wszystkich skargach z powodu niedoręczenia opinii Prokuratora Generalnego Rady Stanu.
3. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające słuszne zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową w związku z niedoręczeniem opinii.
4. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji w sprawie Murata Gülera z powodu przewlekłości postępowania.
5. Zasądza na rzecz Murata Gülera 1 500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową.
6. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL
AVRUPA
DE L’EUROPE
KONSEYİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ DAİRE
EKMEKÇİ vd -TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru numaraları: 2841/05, 2873/05, 2875/05, 2878/05, 2895/05, 2947/05, 3577/05,
5498/05, 6192/05, 6793/05, 6306/05, 6356/05, 6375/05, 6377/05, 12950/05 ve 12331/06)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG Mayıs 2009
İşbu karar AİHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (2841/05, 2873/05, 2875/05, 2878/05, 2895/05,
6192/05, 6377/05, 2947/05, 3577/05, 6793/05, 5498/05, 6306/05, 6356/05, 6375/05, 12950/05
ve 12331/06) no’lu davanın nedeni (T.C. vatandaşları) Aynur Ekmekçi, Ayfer Duman ve
Didem Mavituna ile Yusuf Elmas, Ali Aydıngör, Soner Akın, Fikret Ertuğrul, Ayhan Çiftçi,
İsmet Cebeci, Kasım Ova, Necdet Kara, Gökhan Özel, Mehmet Sezen, Hüseyin Kara, Hasan
Tozkoparan, Mehmet Uytun, Bahattin Soyupek, Orhan Koyuncu, Mehmet Turgut Soylu,
Hamit Mamuh, Mustafa Selen, Muhammet Öztürk, Servet Esen ve Murat Güler’in
(başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 5, 11, 12, 17 ve 19 Ocak, 5 Şubat, 7 Mart ve 21 Mart 2006 tarihlerinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin
Sözleşme’nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış
oldukları 16 başvurudur.
Başvuranlar, Ankara Barosu avukatlarından H. Güleç ve M. Bayat tarafından temsil
edilmektedir.
OLAYLAR
I. BAŞVURULARIN TAMAMINDA ORTAK OLAN OLAYLAR
Olayların meydana geldiği dönemde isimleri ekte yer alan başvuranlar bir kamu kurumu olan
Petrol Ofisi A.Ş.’de (“POAŞ”) sözleşmeli memur olarak görev yapmaktaydılar. Temmuz 2000 tarihinde, POAŞ’ın özelleştirilmesinin ardından ilgililer personel statülerini
kaybetmişlerdir. Başvuranların bir kısmı kamu hizmetine tabi başka birimlere nakledilmiş,
diğerleri ise nakle tabi personel statüsüne geçirilmiştir. Yeni birimlerine nakledilene kadar,
başvuranlar, aylık maaşlarını almaya devam etmişler ve özelleştirme fonu tarafından sağlanan
sosyal haklarını korumuşlardır.
Eski sözleşmelerinin sona erdiğini ileri sürerek, başvuranlar, sözleşmelerinin feshedilmesi
nedeniyle POAŞ’dan ve Özelleştirme İdaresi’nden tazminat talep etmişlerdir.
II. 2841/05, 2873/05, 2875/05, 2878/05, 2895/05, 2947/05, 3577/05, 5498/05, 6192/05,
6306/05, 6356/05, 6375/05, 6377/05 VE 12950/05 NUMARALI BAŞVURULARLA
İLGİLİ OLAYLAR
Tazminat taleplerinin reddedilmesinin ardından, başvuranlar, POAŞ Sözleşmeli Personel
Yönetmeliği’nin 116. maddesi uyarınca gecikme faizi ile birlikte talep ettikleri tazminatları
alabilmek için farklı tarihlerde yetkili idare mahkemelerinde birçok dava açmışlardır.
Buna karşın, yetkili idare mahkemeleri başvuranların taleplerini reddetmişlerdir. İdare
Mahkemeleri, işten çıkarılma veya emeklilik durumu sözkonusu olmaksızın ilgililerin başka
kamu kurumlarına nakledildikleri veya kamu kurumuna nakledilmeyi bekledikleri gerekçesi
ile sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle tazminat ödenmesi gerektiren koşulların oluşmadığı
kanaatine varmışlardır.
Başvuranlar, Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. Danıştay, diğerleri arasından
başvuranlara tebliğ edilmeyen Danıştay Başsavcısının görüşüne dayanarak farklı tarihlerde ilk
derece mahkemesinin kararlarını onamıştır. Ayrıca 2004 yılı boyunca Danıştay, başvuranların
yapmış olduğu karar düzeltme taleplerini reddetmiştir.
Başvuru
numarası
Sözleşmenin
feshi nedeniyle
açılan tazminat
davası tarihi
İlk derece
mahkemesi karar tarihi
karar tarihi (temyiz)
Danıştay
Danıştay
karar tarihi
(karar
Nihai iç
hukuk
kararının
tebliğ tarihi
15/07/2004
15/07/2004
15/07/2004
15/07/2004
05/08/2004
28/07/2004
01/09/2004
05/08/2004
15/07/2004
düzeltme)
2841/05
2873/05
2875/05
2878/05
2895/05
2947/05
3577/05
5498/05
6192/05
04/01/2001
04/01/2001
04/01/2001
04/01/2001
04/01/2001
10/08/2000
12/09/2000
04/10/2000
04/01/2001
20/06/2001 11/12/2002 11/06/2004
20/06/2001 11/12/2002 11/06/2004
13/06/2001 11/12/2002 11/06/2004
20/06/2001 11/12/2002 11/06/2004
20/06/2001 03/06/2003 02/07/2004
25/04/2001 17/12/2002 02/07/2004
30/03/2001 11/12/2002 11/06/2004
28/02/2001 26/12/2002 06/07/2004
20/06/2001 11/12/2002 11/06/2004
13/06/2001
6306/05
6356/05
6375/05
6377/05
18/09/2000
12/09/2000
12/09/2000
18/09/2000
18/09/2000
28/02/2001 10/12/2002 02/07/2004
30/03/2001 12/12/2002 05/07/2004
30/03/2001 11/12/2002 02/07/2004
28/02/2001 17/12/2002 02/07/2004
25/04/2001 26/12/2002 06/07/2004
24/05/2001
13/06/2001 11/12/2002 11/06/2004
20/06/2001 03/06/2003 02/07/2004
27/12/2001 04/11/2003 24/09/2004
18/08/2004
01/09/2004
01/09/2004
18/08/2004
28/07/2004
04/01/2001
15/07/2004
05/08/2004
01/11/2004
12950/05 28/09/2000
III. 6793/05 VE 12331/06 NUMARALI BAŞVURULARLA İLGİLİ OLAYLAR
Tazminat taleplerinin reddedilmesinin ardından Muhammet Öztürk ve Murat Güler, sırasıyla Eylül ve 26 Eylül 2000 tarihlerinde 2. ve 6. Ankara İdare Mahkemesi’nde talep ettikleri
tazminatı alabilmek amacıyla dava açmışlardır. Şubat 2001 tarihili iki kararla, 2. İdare Mahkemesi ve 6. İdare Mahkemesi, başvuranların
taleplerini haklı bulmuş ve sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle yasal gecikme faizi ile birlikte
başvuranlara talep ettikleri tazminatın ödenmesine karar vermiştir.
Buna karşın 21 Aralık 2001 tarihinde, Danıştay, ilk derece mahkemesinin kararlarını
bozmuştur. Danıştay, kamu kurumunda başka birimlere nakledilen başvuranların sözleşmenin
feshi nedeniyle tazminattan faydalanamayacağına kanaat getirmiştir. Aralık 2002 tarihinde, Danıştay, M. Öztürk tarafından yapılan karar düzeltme başvurusunu
reddetmiştir.
M. Güler tarafından açılan davaya ilişkin olarak, 9 Nisan 2002 tarihinde, iade edilen kararı
görüşen 6. İdare Mahkemesi, Danıştay kararına uymaya ret kararı vermiş ve ilk kararında
benimsediği tutumda ısrar etmiştir.
Özelleştirme İdaresi ve POAŞ’ın temyiz başvurusunun ardından, 25 Ekim 2002 tarihinde,
Danıştay Genel Kurulu, Danıştay Başsavcısının görüşünü başvurana tebliğ etmeden ilk derece
mahkemesinin kararını bozmuştur. Ocak 2003 tarihinde, Danıştay kararı, 17 Şubat 2003 tarihinde karar düzeltme başvurusu
yapan başvurana tebliğ edilmiştir. Temmuz 2005 tarihinde, Danıştay Genel Kurulu, sözkonusu başvuruyu reddetmiştir.
Sonuç olarak, 23 Eylül 2005 tarihinde, iade edilen kararı yeniden görüşen 6. İdare
Mahkemesi, İdari Yargılama Usulü Kanunun 49/4 maddesi uyarınca, ilk derece
mahkemelerinin hukuken Danıştay Genel Kurulu kararına uyma zorunluluğu olduğundan M.
Güler’in sözleşmesinin feshi nedeniyle yapmış olduğu tazminat talebini reddetmiştir.
M. Öztürk tarafından açılan davaya ilişkin olarak, 30 Ocak 2003 tarihinde, iade edilen kararı
görüşen 2. İdare Mahkemesi, Danıştay kararına uymuş ve ilgilinin sözleşmesinin feshi
nedeniyle yapmış olduğu tazminat talebini reddetmiştir. Sözkonusu kararda, benzer davaları
inceleme imkanı olan ilk derece mahkemesi, özelleştirmenin ardından ilgilinin gerçekten işini
kaybetmemesi veya emekli edilmemesi gibi argümanları temel almıştır. Kasım 2003 tarihinde, Danıştay, Danıştay Başsavcısının görüşünü başvurana tebliğ etmeden
ilk derece mahkemesinin kararını onamış ve 15 Eylül 2004 tarihinde, M. Öztürk’ün yapmış
olduğu karar düzeltme talebini reddetmiştir.
HUKUK
I. AİHS’NİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar, Danıştay Başsavcısının görüşlerinin kendilerine önceden tebliğ edilmemesi
nedeniyle, Danıştay önünde çekişmeli yargılama ilkesinden faydalanamamaktan şikayetçidir.
Ayrıca Murat Güler, idare mahkemelerinde yürütülen yargılamanın süresine itiraz etmektedir.
Bu itibarla başvuranlar, AİHS’nin 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.
AİHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
A. Savcının görüşlerinin önceden tebliğ edilmemesine ilişkin
AİHM, benzer bir şikayeti değerlendirdiğini ve AİHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği
sonucuna ulaştığını hatırlatmaktadır (bkz, Meral-Türkiye, başvuru no: 33446/02, 27 Kasım
2007). Mevcut davada AİHM, sözkonusu içtihattan farklı bir sonuca ulaşmak için hiçbir
neden görememektedir.
B. Yargılama süresine ilişkin (12331/06)
Hükümet, yargılamasının makul bir sürede görülmediğini ileri süren Murat Güler’in iddiasına
itiraz etmektedir.
AİHM, ihtilaf konusu yargılamanın 26 Eylül 2000 tarihinde başladığını ve 23 Eylül 2005
tarihinde sona erdiğini gözlemlemektedir. Sözkonusu yargılama, iki dereceli yargıda hakkında
beş karar verilen bir dava için yaklaşık beş yıl sürmüştür.
AİHM, dava süresinin makul yapısını, dava koşullarında ve özellikle davanın karmaşıklığı,
başvuran ve yetkili mercilerin tutumları olmak üzere AİHM içtihadı tarafından benimsenen
kriterleri dikkate alarak değerlendirdiğini hatırlatmaktadır (Pélissier ve Sassi-Fransa, başvuru
no: 25444/94).
AİHM, davanın görüldüğü yargı merci sayısı dikkate alındığında, yargılama süresinin esasen
uzun olmadığına kanaat getirmiştir. Ancak, AİHM, usulü hiçbir işlem gerçekleştirilmeksizin
yalnızca bir karar düzeltme başvurusunun incelenmesi için Danıştay’da yaklaşık iki yıl beş
aylık bir sürenin geçtiğini gözlemlemektedir.
Takdirine sunulan unsurları incelemesinin ardından, AİHM, yargılama süresinin uzunluğuna
ilişkin olarak Hükümet’in ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığına kanaat
getirmektedir.
Sözkonusu unsurlar, mevcut dava koşullarında, AİHM’nin başvuranın davasının makul bir
sürede görülmediği sonucuna ulaşması için yeterlidir (bkz, Kök-Türkiye, başvuru no: 1855/02, Ekim 2006; Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği-Türkiye, başvuru no: 38891/03, 27 Şubat ve Güngil-Türkiye, başvuru no: 28388/03, 10 Mart 2009). Bu itibarla, sözkonusu son
şikayete ilişkin olarak AİHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
Başvuranların her biri, sözleşmelerinin feshi nedeniyle yaptıkları tazminat taleplerinin
reddedilmesinden dolayı 15.000 Euro maddi tazminat ve 5.000 Euro manevi tazminat talep
etmektedirler. Başvuranlar, ulusal mahkemeler ve AİHM önünde yapmış oldukları masraf ve
giderler için 2.000 Euro ve AİHM önündeki yargılama için avukatlık ücreti olarak 2.500 Euro
talep etmektedirler. Hükümet, sözkonusu miktarlara itiraz etmektedir.
AİHM, mevcut davada adil tatmin ödenmesi için dikkate alınacak tek dayanağın
başvuranların AİHS’nin 6/1 maddesinin sağladığı güvencelerden yararlanamamış olmaları
olduğunu belirtmektedir. Sonuç olarak AİHM, maddi tazminat taleplerini reddetmektedir.
Cumhuriyet Savcısı’nın görüşlerinin önceden tebliğ edilmemesi nedeniyle başvuranların
maruz kaldığı manevi zarar, yerleşik içtihat ışığında (sözü edilen Meral), yukarıdaki
paragraflarda ihlalin tespitiyle yeterince telafi edilmiştir.
Yargılama süresi kapsamında Murat Güler’in yapmış olduğu şikayet ile ilgili olarak, AİHM,
başvuranın, sadece ihlal tespiti ile telafi edilemeyecek belli bir manevi zarara maruz kaldığı
kanaatindedir. AİHM, hakkaniyete uygun olarak ve AİHS’nin 41. maddesi uyarınca
başvurana 1.500 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.
Masraflar, giderler ve avukatlık ücreti ile ilgili olarak AİHM, sahip olduğu belgeleri göz
önüne alarak başvuranların yeterince açık belgeler sunmadığını tespit etmekte ve başvuranlara
yargılama masraf ve giderleri kapsamında hiçbir ödeme yapmaya gerek olmadığı
kanaatindedir.
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı
orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvuruların geri kalan kısımlarının kabuledilebilir olduğuna;
2. Başvuruların tamamı ile ilgili olarak, Danıştay Başsavcısının görüşünün tebliğ
edilmemesi nedeniyle AİHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine ve sözkonusu şikayet
kapsamında, ihlal tespitinin başvuranların maruz kaldığı manevi zarar için yeterli adil
tatmin oluşturduğuna;
3. Murat Güler’in yargılamasının hakkaniyetten yoksun olması nedeniyle AİHS’nin 6/1
maddesinin ihlal edildiğine;
4. a) AİHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, her türlü
vergiden muaf tutularak, Savunmacı Devlet tarafından Murat Güler’e 1.500 Euro(bin
beş yüz Euro) manevi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç
puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve
3. paragraflarına uygun olarak 26 Mayıs 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
EK
Başvuranların listesi
1. Başvuru numarası: 2841/05
Başvuran Aynur Ekmekçi, 1965 doğumlu, Eskişehir’de ikamet etmektedir.
2. Başvuru numarası: 2873/05
Başvuran Yusuf Elmas,1966 doğumlu, Bilecik’te ikamet etmektedir.
3. Başvuru numarası: 2875/05
Başvuran Ali Aydıngör,1953 doğumlu, Eskişehir’de ikamet etmektedir.
4. Başvuru numarası: 2878/05
Başvuran Soner Akın, 1949, doğumlu, Eskişehir’de ikamet etmektedir.
5. Başvuru numarası: 2895/05
Başvuran Ayfer Duman, 1953 doğumlu, Eskişehir’de ikamet etmektedir.
6. Başvuru numarası: 2947/05
Başvuran Fikret Ertuğrul, 1960 doğumlu, Samsun’da ikamet etmektedir.
7. Başvuru numarası: 3577/05
Başvuran Ayhan Çiftçi, 1961 doğumlu, Ankara’da ikamet etmektedir.
8. Başvuru numarası: 5498/05
Başvuran İsmet Cebeci, 1966 doğumlu, Ankara’da ikamet etmektedir.
9. Başvuru numarası: 6192/05
Başvuranlar Kasım Ova, Necdet Kara, Gökhan Özel ve Mehmet Sezen, sırasıyla 1960,
1963, 1963 ve 1957 doğumlu olup, sırasıyla Eskişehir (ilk üç başvuran) ve Bilecik’te
ikamet etmektedirler.
10. Başvuru numarası: 6306/05
Başvuranlar Hüseyin Kaya ve Hasan Tozkoparan, sırasıyla 1963 ve 1947 doğumlu olup,
sırasıyla Ankara ve Eskişehir’de ikamet etmektedirler.
11. Başvuru numarası: 6356/05
Başvuranlar Mehmet Uytun ve Bahattin Soyupek, sırasıyla 1953 ve 1954 doğumlu olup,
Ankara’da ikamet etmektedirler.
12. Başvuru numarası: 6375/05
Başvuranlar Didem Mavituna, Orhan Koyuncu ve Mehmet Turgut Soylu, sırasıyla 1968, ve 1962 doğumlu olup, sırasıyla Samsun ve Ankara’da ikamet etmektedirler (son iki
başvuran).
13. Başvuru numarası: 6377/05
Başvuranlar Hamit Mamuh ve Mustafa Selen, sırasıyla 1961 ve 1965 doğumlu olup,
Eskişehir’de ikamet etmektedirler.
14. Başvuru numarası: 6793/05
Başvuran Muhammet Öztürk, 1960 doğumlu olup, Ankara’da ikamet etmektedir.
15. Başvuru numarası: 12950/05
Başvuran Servet Esen, 1954 doğumlu olup, Antalya’da ikamet etmektedir.
16. Başvuru numarası: 12331/06
Başvuran Murat Güler, 1962 doğumlu olup, Ankara’da ikamet etmektedir.
8
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 29.07.2026. · Źródło