2843/05

WyrokETPCz2009-09-29ECLI:CE:ECHR:2009:0929JUD000284305

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak dostępu do tajnych dokumentów oraz nieujawnienie opinii prokuratora w postępowaniu administracyjnym naruszyło zasadę równości broni z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoją ugruntowaną linię orzeczniczą, zgodnie z którą zasada równości broni, wynikająca z art. 6 ust. 1 Konwencji, została naruszona, gdy skarżącemu odmówiono dostępu do tajnych dokumentów przedstawionych przez Ministerstwo Obrony Narodowej oraz gdy nie ujawniono mu opinii prokuratora w postępowaniu przed Wojskowym Naczelnym Sądem Administracyjnym. Trybunał uznał, że twierdzenia rządu o nieistotności tajnych dokumentów nie usprawiedliwiają ich nieujawnienia, a brak możliwości ustosunkowania się do opinii prokuratora stanowi naruszenie prawa do rzetelnego procesu.
Stan faktyczny
Skarżący, Tevfik Okur, będący urzędnikiem państwowym w Tureckich Siłach Zbrojnych, został zwolniony ze służby cywilnej po skazaniu przez sąd wojskowy. Zaskarżył tę decyzję do Wojskowego Naczelnego Sądu Administracyjnego (AYİM). W trakcie postępowania odmówiono mu dostępu do "tajnych dokumentów" przedstawionych przez Ministerstwo Obrony Narodowej oraz nie poinformowano go o opinii prokuratora. Jego odwołanie zostało odrzucone.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Zasądza 6.500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF E U R O P E   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   TEVFĐK OKUR – TÜRKĐYE   (B a ꢀvuru no. 2843/05 )   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Eylül 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir.   ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 2843/05 no’lu davanın nedeni, Tevfik Okur   (“baꢀvuran”) adlı T.C. vatandaꢀının Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 3 Aralık 2004   tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (“Avrupa   Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran Ankara Barosu avukatlarından C. Çalıꢀ tarafından temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢀULLARI   doğumlu olup Nevꢀehir’de ikamet etmekte olan baꢀvuran, baꢀvuruya mahal veren   olaylar sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nde devlet memuru olarak hizmet vermekte idi.   Askeri mahkeme tarafından mahkumiyetine karar verilmesini takiben, 10 Eylül 2003   tarihinde Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla memuriyet görevini   kötüye kullandığı gerekçesiyle baꢀvuranın devlet memurluğuyla iliꢀiği kesilmiꢀtir.   Ardından   baꢀvuran   kararın   iptali   istemiyle   Askeri   Yüksek   Đdare   Mahkemesi’nde(“AYĐM”) dava açmıꢀtır.   Milli Savunma Bakanlığı, baꢀvuranın görüꢀlerine cevaben, baꢀvuranın iliꢀiğinin, 657   No’lu Devlet Memurları Kanunu ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları   Disiplin Kuralları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri kapsamında   kesildiğini ifade etmiꢀtir. Milli Savunma Bakanlığı ayrıca 1602 Sayılı Askeri Yüksek Đdare   Mahkemesi Kanunu’nun 52 (4) maddesi uyarınca “gizli belge” olarak sınıflandırılan bilgi ve   belgeleri Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunmuꢀtur. Bu belgeler baꢀvurana   gösterilmemiꢀtir.   Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi 24 Haziran 2004 tarihinde baꢀvuranın talebini   reddetmiꢀtir. Yargılama sırasında AYĐM baꢀsavcısının Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne   sunduğu mütalaa baꢀvurana tebliğ edilmemiꢀtir.   Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi 16 Eylül 2004 tarihinde baꢀvuranın kararın düzeltilmesi   talebini reddetmiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuran, AĐHS’nin 6/1 maddesi çerçevesinde, Milli Savunma Bakanlığı’nın Askeri   Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunduğu gizli bilgiye eriꢀememesi ve bu mahkemeye bağlı   baꢀsavcının mütalaasının kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle kuvvetlerin eꢀitliği ilkesinin   ihlal edildiğinden ꢀikayetçi olmuꢀtur.   A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin   Hükümet, AĐHS’nin 35/1 maddesi kapsamında iç hukuk yolları tüketilmediği için,   AĐHM’den, baꢀsavcının mütalaasının baꢀvurana bildirilmemesine iliꢀkin ꢀikayeti   reddetmesini talep etmiꢀtir. Hükümet bu bakımdan baꢀvuranın bu ꢀikayeti ne Askeri Yüksek   Đdare Mahkemesi’nin huzuruna getirdiğini ne de AYĐM baꢀsavcısının duruꢀmada okunan   görüꢀlerini yanıtladığını ileri sürmüꢀtür.   AĐHM Miran – Türkiye (43980/04) davasında benzer bir ön itirazı reddettiğini gözlemler.   Mevcut davada da farklı muamelede bulunmakta sebep görememektedir. Bu nedenle   Hükümet’in itirazını reddeder.   Baꢀvurunun AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esas   1. Gizli bilgiye eriꢀilememesi   Hükümet, baꢀvuranın devlet memurluğuyla iliꢀiğinin kesilmesinin nedeninin, Askeri   Yüksek Đdare Mahkemesi kararında açıkça ifade edildiğini ve 1602 Sayılı Kanun’un 52 (4)   maddesi kapsamında sunulan belgelerin yargılamanın sonucu için önemi bulunmadığını ileri   sürmüꢀtür.   AĐHM, daha önce benzer ꢀikayetleri incelediğini ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal   edildiğini tespit ettiğini kaydeder (bkz. Güner Çorum – Türkiye, 59739/00; Aksoy (Eroğlu) –   Türkiye, 59741/00; Miran ve Topal – Türkiye, 3055/04). AĐHM mevcut davada bu içtihadın   dıꢀına çıkılmasını gerektirecek özel koꢀullar tespit etmemiꢀtir. AĐHM özellikle Hükümet’in   Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunulan gizli belgelerin önemsiz olduğu yönündeki   iddialarının bu belgelerin baꢀvurana gösterilmemesini dayanaktan daha fazla yoksun hale   getirdiğini kaydeder.   Buna göre, baꢀvuranın Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne verilen gizli belgelere   eriꢀememesi nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   2. AYĐM baꢀsavcısının mütalaasının tebliğ edilmemesi   Hükümet, baꢀvuranın, istediği zaman, AYĐM baꢀsavcısının tebliğnamesini içeren dava   dosyasını inceleme fırsatına sahip olduğunu savunmuꢀtur. Ayrıca cumhuriyet savcısının   görüꢀlerinin idari takibat esnasında mahkemenin kararı üzerinde etkisi olmadığını   savunmuꢀtur.   AĐHM daha önce benzer ꢀikayetleri incelediğine ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal   edildiğini tespit ettiğine iꢀaret eder (bkz. Meral – Türkiye, 33446/02 ve Miran). AĐHM,   Hükümet’in mevcut davada daha önceki bulgularından sapmasını gerektirecek hiçbir delil   veya görüꢀ sunmadığı kanısındadır.   Buna göre AYĐM baꢀsavcısının mütalaasının baꢀvurana tebliğ edilmemesi nedeniyle   AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   A. Tazminat ve mahkeme giderleri   Baꢀvuran, devlet memurluğuyla iliꢀiği kesilmeseydi emekliliğine kadar alacağı toplam   maaꢀ bedeli olan 50.000 Euro (EURO) maddi tazminat ve 25.000 EURO da manevi tazminat   talep etmiꢀtir. Baꢀvuran iddialarını destekleyici hiçbir belge sunmaksızın yargılama gideri   olarak 5.000 EURO talep etmiꢀtir.   Hükümet bu iddialara itiraz etmiꢀtir.   AĐHM, tespit edilen ihlalle oluꢀtuğu iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı   görememektedir (bkz: Kingsley – Đngiltere [BD], 35605/97). Bu nedenle bu talebi reddeder.   Öte yandan AĐHM, mevcut kararda baꢀvuranın AĐHS’nin ihlal edildiğinin tespit edilmesiyle   yeterince telafi edilemeyecek bir manevi zarara uğramıꢀ olduğu kanısındadır. Hakkaniyete   uygun surette, 41. maddeyle uyumlu olarak, baꢀvurana 6.500 EURO ödenmesine hükmeder   (bkz. Güner Çorum; Aksoy (Eroğlu); Miran; Topal). AĐHM, yargılama gideriyle ilgili olarak   baꢀvuranın iddialarını kanıtlayamaması nedeniyle bu baꢀlık altında tazminat ödenmemesine   karar verir.   B. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına   üç puanlık bir artıꢀın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiꢀtir.   AĐHM, BU GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE   1. Baꢀvurunun geri kalanının kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. (a) AĐHS’nin 44. maddesi’nin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç   ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana, ödeme tarihinde geçerli olan döviz   kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber   6.500 EURO (altı bin beꢀ yüz Euro) manevi tazminat ödenmesine;   (b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına   kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı   oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. [Oybirliğiyle] baꢀvuranın adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerinin reddedilmesine   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve   3. fıkraları uyarınca 29 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Françoise Elens-Passos   Zabıt Katibi   Françoise Tulkens   Baꢀkan   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło