28512/03

WyrokETPCz2005-06-28ECLI:CE:ECHR:2005:0628JUD002851203

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewypłacenie przez władze krajowe dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, zasądzonego prawomocnym wyrokiem sądu, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że niewykonanie prawomocnego orzeczenia sądu krajowego, które zasądzało dodatkowe odszkodowanie za wywłaszczenie, stanowiło arbitralną i nieproporcjonalną ingerencję w prawo własności skarżących. ETPCz podkreślił, że taka ingerencja, wynikająca z braku wykonania ostatecznego wyroku, jest sama w sobie arbitralna i narusza zasadę równości, co zwalnia Trybunał z obowiązku badania zachowania „sprawiedliwej równowagi” między interesem publicznym a ochroną praw jednostki. Trybunał odwołał się do swojej ugruntowanej praktyki w podobnych sprawach, gdzie brak zapłaty odszkodowania za wywłaszczenie prowadził do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1.
Stan faktyczny
Skarżący, Emine Gülşen Özgür i Yaşar Turhan, byli właścicielami ziemi w Kocaeli, która została wywłaszczona przez Gminę Dilova w 1999 roku pod budowę portu. Początkowe odszkodowanie zostało wypłacone, ale skarżący uznali je za niewystarczające i wnieśli sprawę do sądu. Sąd pierwszej instancji zasądził im dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami, a wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny w 2002 roku. Pomimo prawomocnego orzeczenia, Gmina Dilova nie wypłaciła skarżącym zasądzonej kwoty.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. 3. Zasądził skarżącym wspólnie: a. 13 000 EUR tytułem szkody majątkowej. b. 2 000 EUR tytułem szkody niemajątkowej. c. 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. d. Odsetki za zwłokę. 4. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   ÖZGÜR VE TURHAN - TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no:28512/03)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRAZBURG   HAZİRAN 2005   İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde   kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 28512/03 başvuru no’lu davanın nedeni,   Türk vatandaşı Emine Gülşen Özgür ve Yaşar Turhan’ın (Başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları   Mahkemesi’ne (AİHM), 8 Ağustos 2003 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel   Özgürlükleri Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.   Başvuranlar, Kocaeli Barosu avukatları E. Kirmani, K. Ulaş, H. Bayrem, U. Ekinci ve   R. Tat tarafından temsil edilmektedirler.   OLAYLAR   Sırasıyla 1943 ve 1952 doğumlu başvuranlar Kocaeli’nde ikamet etmektedirler.   Dilova Belediyesi, 27 Ekim 1999 tarihinde, liman inşaatı için başvuranlara ait araziyi   istimlak etmiştir.   Belediye Bilirkişi Heyeti tarafından 1.098.825.000 Türk Lirası (TL) olarak belirlenen   istimlak bedeli başvuranlara, mülkiyetin devredildiği tarihte ödenmiştir.   Başvuranlar, 15 Eylül 2000 tarihinde, ödenen istimlak bedelinin yetersiz olduğu   gerekçesiyle Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurmuştur.   Asliye Hukuk Mahkemesi, 30 Ocak 2001 tarihli kararla, başvuranları kısmen haklı   bulmuş ve Belediye’yi, 15 Eylül 2000 tarihinden itibaren yasal gecikme faizi ile beraber   8.719.725.000 TL ek istimlak bedelini ödemeye mahkum etmiştir.   Başvuranların talebi üzerine 10 Nisan 2001 tarihinde, “İcra Dairesi” , sonuçsuz kalan   ödeme ihtarını Belediye’ye tebliğ etmiştir.   Yargıtay, 5 Şubat 2002 tarihli kararla ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.   Hâlâ borçlu olan Belediye tarafından hiçbir ödeme yapılmamıştır.   HUKUKA DAİR   1. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR   Başvuranlar, adli kararla verilmesi kararlaştırılan ek istimlak bedelinin Devlet   tarafından ödenmediğinden dolayı, mallara saygı haklarının ihlal edilmesinden şikayetçi   olmaktadırlar. Bu konuda, AİHS’nin Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini   ileri sürmektedirler.   A. Kabul edilebilirliğe ilişkin   AİHM, içtihat kararlarından çıkan kriterler ışığında (Bkz. özellikle Akkuş-Türkiye   kararı, 9 Temmuz 1997, 1997-IV, s. 1305-1306, § 13-16) ve elinde bulunan unsurları   gözönünde bulundurarak bu şikayetin esasının da incelenmesi gerektiğine kanaat   getirmektedir. AİHM sonuç olarak, başvurunun hiçbir kabul edilemezlik gerekçesiyle ters   düşmediğine kanaat getirmektedir.   B. Esas Hakkında   AİHM, geçmişte mevcut davada olduğu gibi bir çok davada ortaya çıkan buna benzer   sorunları irdelemiş ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır   (Bkz. sözügeçen Akkuş, s. 1317, § 31 ve sözüedilen Aka, s. 2682, §§50-51).   AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in, sözkonusu durumu farklı bir sonuca   ulaştırabilecek ne bir olay ne de bir delil sunduğuna kanaat getirmiştir. Arsaları istimlak   edilen başvuranların, istimlak bedellerinin artırılması davası açtığını ve Asliye Hukuk   Mahkemesi’nde davayı kazandıklarını gözlemlemektedir. Bu karar, Yargıtay kararıyla nihai   karar oluştursa da, istimlak eden Belediye hala ödemeyi yapmamıştır. Bu durum, Ek 1 No’lu   Protokol’ün 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince başvuranların mallarına saygı haklarına   müdahale olarak değerlendirilir.   AİHM, bu bakımdan, toplumun genel menfaat gereklilikleri ile kişinin temel   haklarının korunması zorunluluğu arasındaki adil dengenin korunup korunmadığını araştırma   gerekliliğinin, ancak dava konusu müdahalenin kanuna uygunluk prensibine riayet edildiğinin   ve keyfi olmadığının ortaya çıktığı durumda ( Iatridis-Yunanistan, no: 31107/96, § 58, 1999-   II) kendini hissettirebileceği yönündeki içtihadını hatırlatmaktadır ( 23 Eylül 1982 tarihli   Sporrong ve Lönnroth-İsveç kararı, seri A no: 52, s. 26, § 69).   AİHM, bu davada, nihai bir kararın uygulanmamasıyla sonuçlanan müdahalenin, keyfi   olduğunu ve eşitlik ilkesini ihlal ettiğini belirtmektedir. Dolayısıyla benzeri bir sonuç,   AİHM’ye, toplumun genel menfaat gereklilikleri ile kişisel hakların korunması zorunluluğu   arasındaki adil dengenin korunup korunmadığını araştırma yükümlülüğü getirmemektedir   (sözüedilen İatridis, § 62 ve Karahalios-Yunanistan kararı, no: 62503/00, § 35, 11 Aralık   2003)   II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Maddi ve Manevi Tazminat   Başvuranlar, uğradıkları maddi zarar için 35.000 Euro ve ayrıca manevi zarar için   17.500 Euro talep etmektedirler.   Hükümet, istenilen rakamların aşırı olduğunu ve gerçekten uğranılan zararı   göstermediğini ileri sürmektedir. Akkuş kararında (sözüedilen karar, s. 1311, § 35-36 ve 39)   uygulanan hesap şeklini ele alarak ve uygun ekonomik veriler ışığında, AİHM, başvuranlara   ortaklaşa maddi tazminat adı altında 13.000 Euro ödenmesine karar vermiştir.   Ayrıca AİHM, mahkemelerin belirlediği ek tazminat bedelini ödemedeki İdare’nin   gösterdiği ihmalkarlığın neden olduğu belirsizlikten dolayı başvuranların manevi zarara   uğrayabileceklerine kanaat getirmektedir. AİHM, hakkaniyete uygun olarak bu açıdan   başvuranlara ortaklaşa 2.000 Euro’nun ödenmesine karar vermiştir.   B. Masraf ve Harcamalar   Başvuranlar, AİHM’deki yaptıkları masraf ve harcamalar için 16.000 Euro talep   etmektedirler.   Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.   AİHM, konu hakkında elinde bulunan unsurları ve içtihatları gözönünde bulundurarak,   bütün masraflar için başvuranlara ortaklaşa 1.000 Euro ödenmesinin uygun olacağı   kanaatindedir.   C. Gecikme Faizi   AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı basit faiz   oranına 3 puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE   1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;   2. Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay   içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı   Hükümet’in başvuranlara ortaklaşa;   i. maddi tazminat için 13.000 Euro (on üç bin Euro);   ii. manevi zarar için 2.000 Euro (iki bin Euro);   iii. masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin Euro);   iv. miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar,   Hükümet’in, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit   oranda basit faizi uygulamasına;   4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMİŞTİR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin İçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3.   maddelerine uygun olarak 28 Haziran 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło