28516/95

WyrokETPCz2003-04-22ECLI:CE:ECHR:2003:0422JUD002851695

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy doszło do naruszenia prawa do życia (art. 2), zakazu nieludzkiego traktowania (art. 3) oraz prawa do skutecznego środka odwoławczego (art. 13) w związku z zabójstwem męża skarżącej i brakiem skutecznego śledztwa?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że warunki ugody zawartej między stronami są zgodne z poszanowaniem praw człowieka określonych w Konwencji i jej Protokołach. W związku z tym, Trybunał postanowił skreślić sprawę z listy, zgodnie z art. 37 ust. 1 Konwencji, ponieważ strony osiągnęły porozumienie, a rząd turecki uznał naruszenia Konwencji i zobowiązał się do podjęcia środków zapobiegawczych.
Stan faktyczny
Skarżąca, Beyaz Macir, obywatelka Turcji pochodzenia kurdyjskiego, złożyła skargę po zabójstwie jej męża, Hacı Saita Macira, byłego delegata partii politycznych i właściciela kawiarni. Mąż skarżącej był świadkiem podwójnego zabójstwa 3 października 1994 r., po czym był nękany przez policję. Inny świadek, Ahmet Dizman, został porwany i pobity, a porywacze wspomnieli o zamiarze zabicia męża skarżącej. Skarżąca zarzuciła, że jej mąż został zabity przez tajnych agentów państwowych, a władze krajowe nie przeprowadziły skutecznego śledztwa.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie postanowił skreślić sprawę z listy. Trybunał odnotował zobowiązanie stron do niewnoszenia o przekazanie sprawy do Wielkiej Izby.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   İKİNCİ KISIM Macir -   Türkiye Davası   (Başvuru no: 28516/95)   KARAR (Dostane   Çözüm)   STRAZBURG   Nisan 2003   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2003. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Macir-Türkiye Davasında,   Avrupa insan Hakları Mahkemesi ( 2. Kısım),   Sn. J.P. COSTA, Başkan,   Sn. A.B. BAKA,   Sn. L. LOUCAIDES,   Sn. C. BIRSAN,   Sn. M. UGREKHELIDZE,   Sn. A. MULARONI, Yargıçlar   Sn. H.S. GREVE, Ad Hoc Yargıç   ile Kısım Sekreteri   Sn. T.L. EARLY'nin katılımı ile Avrupa insan Hakları   Mahkemesi Heyeti olarak toplanmış,   Mart 2000 ve l Nisan 2003 tarihlerinde yapılan özel görüşmeler sonucunda,   yukarıda son anılan tarihte benimsenmiş olan aşağıdaki karara varmıştır:   USULİ İŞLEMLER   1. Davanın nedeni, Türk vatandaşı olan Beyaz Macir'in ("başvuran"), 30 Haziran 1995   tarihinde, insan Haklarım ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleşme'nin ("Sözleşme") eski   25.maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa insan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon")   yaptığı başvurudur (Başvuru no. 28516/95).   2. Adli yardım alan başvuran, İngiltere'de görev yapmakta olan Sn. Mark Fuller, Tim   Otty ve KHRP (Kurdih Human Rights Project) avukatlarından Sn. Anke Stock tarafından tem-   sil edilmektedir. Bu davaya yönelik olarak Türk Hükümeti bir Ajan tayin etmemiştir.   3. Başvuran, kocasının gizli Devlet ajanları tarafından öldürüldüğünü ve etkili bir sor-   uşturma yürütülmediğini ileri sürerek Sözleşmenin 2. ve 13. maddelerinin ihlal edildiğinden   şikayet etmiştir.   4. Başvuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleşme'nin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe girdiğinde,   anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme'ye gönderilmiştir. 28 Mart 2000   tarihinde tarafların görüşlerini alan Mahkeme davayı kabuledilebilir bulmuştur.   5. 1 Kasım 2001 tarihinde Mahkeme Kısımların oluşumlarını değiştirmiştir   (içtüzük 25 § 1). Dava yeni oluşan 2. Kısma verilmiştir.   6. 26 Kasım 2002 tarihinde Kısım Sekreteri, yazışma teatisini müteakiben, taraflara   Sözleşmenin 38 § 1 Maddesinin (b) bendi uyarınca dostane çözüm yolunu önermiştir. 4 Ekim   tarihinde Hükümet ve 30 Ocak 2003 tarihinde başvuran, Mahkemeye, dostane çözüm   yolunu kabul ettiklerini bildirmişlerdir.   OLAYLAR   Başvuran, Kürt kökenli bir Türk vatandaşı olup Adana'da ikamet etmektedir. Kocası   Hacı Sait Macir eski HEP (Halkın Demokrasi Partisi) ve DEP (Demokrasi Partisi) delegesidir.   Söz konusu dönemde, HADEP il yönetim kurulu üyesi ve Mutlu ilçe başkanıdır. Sait Macir   ayrıca, Adana Yüregir ilçesinde Güneydoğu kahvehanesinin sahibidir.   Ekim 1994 tarihinde, HADEP il başkanı Rebih Çabuk ve yönetim kurulu üyesi Sefer   Cerf Güneydoğu kahvesinin önünde vurularak öldürülmüştür. Başvuranın eşi bu cinayetlere   tanık olmuştur.   Aynı gün başvuranın kocası ifadesi alınmak üzere polis karakoluna götürülmüştür. Sait   Macir burada olayı anlatmış ve kaçan faillerin kimler olduğunu görmediğini beyan etmiştir.   Başvuran, eşinin, ifadesine başvurulmak üzere karakola götürülmesine rağmen, polisler tarafından   tehdit edildiğini ve Rebih Çabuk ve Sefer Cerf ile ilişkisinin sorgulandığım ileri sürmüştür.   Başvuran, kocasının, olaydan sonra sürekli taciz edildiğini ve polisin, gerekçe göstermeksizin,   Güneydoğu kahvehanesini üç gün süreyle kapattığını iddia etmiştir.   Ekim 1994 tarihinde, Refıh Çabuk ve Sefer Cerf’in öldürüldüğü sırada Güneydoğu   kahvehanesinde bulunan ve Rebih Çabuk'u hastaneye kaldıran Ahmet Dizman, Erzurumlular   kahvesinden sivil kıyafetli polisler tarafından kaçırılmıştır. Ahmet Dizdar ıssız bir yere   götürülüp dövülmüştür. Olay sırasında, polis kendisine Sait Macir'i tanıyıp tanımadığı sor-   muştur. Kaçıranlar Alımet Dizman' a Sait Macir' i öldüreceklerini söylemiştir.   HUKUK   Ekim 2002 tarihinde Mahkeme, Hükümetten aşağıdaki bildirimi almıştır:   “1. Türk Hükümeti'nin, 28516/95 no'lu başvurunun dostane çözüme kavuşturulması çer-   çevesinde, başvurana ex gratia olarak 70.000 EUR (yetmişbin Euro) tutarında ödeme yapmayı   teklif ettiğini bildiririm. Her türlü maddi ve manevi zarar ile masrafı kapsayan bu meblağ,   Mahkemenin, Avrupa insan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi uyarınca verdiği kararın bildi-   rilmesini müteakiben Uç ay içerisinde, başvuran adına açılan bir banka hesabına, ödenmesi   gerekebilecek her türlü vergiden muaf olarak Euro cinsinden ödenecektir. Bu ödeme davanın   nihai kararını oluşturacaktır.   2. Türk Hükümeti, bu tür olayları önlemeye yönelik Türk mevzuatının ve Hükümet   kararlığının mevcudiyetine rağmen, başvuranın kocası Hacı Sait Macir davasındaki gibi, bi-   reylerin yaşamlarının korunmaması sonucu meydana gelen ölümlerden ve yetkili makamların   bu tür olayları gereğince soruşturmamasından üzüntü duymaktadır.   3. Başvuranın davasındaki yetersizliklerin Sözleşmenin 2 ve 13. maddelerinin ve verilen   zararın ve manevi acıların Sözleşmenin 3. maddesinin ihlalini oluşturduğu kabul edilmektedir.   Hükümetimiz, bu maddelerle güvence altına alınmasını sağlamak üzere uygun talimatları   vereceğini ve gereken tüm önlemleri alacağını ve gelecekte bu talimatlara riayet edileceğini   taahhüt etmektedir. Bu bağlamda, bu başvuruya benzer şartlar taşıyan davaların daha etkili   soruşturulması amacıyla yeni hukuki ve idari ı - düzenlemeler getirildiği kaydedilmektedir.   4. Hükümet, Türkiye ile ilgili Mahkeme kararlarının uygulanmasının Bakanlar Komitesi   tarafından denetlenmesinin bu ve benzer davalarda ve bu bağlamda kaydedilecek gelişmeleri   teminat altına atmakta uygun bir mekanizma olduğunu düşünmektedir. Bu amaçla, sürecin   gerektirdiği işbirliği sürdürülecektir.   5. Hükümet, davayı, Sözleşmenin 43 § l maddesi uyarınca Büyük Daireye   götürülmesini talep etmeyeceğini de taahhüt etmektedir."   Ocak 2003 tarihinde, Mahkeme, başvuranın temsilcisinden aşağıdaki bildi-   rimi almıştır:   Başvuran, Bayan. Beyaz Macir' in temsilcisi olarak Türk Hükümetinin 28516/95 no'lu   başvurumuzun dostane çözümü için bize 70.000 Euro (yetmişbin Euro) tutarında ödeme yapına   teklifini dikkate aldığımızı bildiririm. Her türlü vergiden muaf olacak bu miktar, Sözleşmenin   39. maddesi uyarınca, maddi-ınanevi zararı ve davayla ilgili yapılan harcamaları kapsayacak   ve Mahkeme kararından itibaren üç ay içerisinde belirttiğimiz banka hesabına Euro cinsinden   ödenecektir.   Başvuranla istişare ederek, yapılan teklifi kabul ettiğimi ve Türkiye Cumhuriyeti aley-   hindeki başvuruyla ilgili tüm şikayetlerinden vazgeçtiğimi bildiririz. Bu ödeme davanın nihai   çözümünü oluşturacaktır.   Bu bildirim Hükümet ile bizim ulaştığımız dostane çözüm çerçevesinde   yapılmıştır.   Ayrıca, davayı, Sözleşmenin 43 § l maddesi uyarınca, Büyük Daireye   götürülmesini talep etmeyeceğimizi de taahhüt ederiz."   Mahkeme, tarafların üzerinde uzlaştıkları anlaşmayı dikkate almakta (Sözleşmenin 39.   maddesi) ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı   ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşme'nin 37 § l ve İçtüzüğün 62 § 3 mad-   deleri).   Dolayısıyla dava zabıtlardan düşürülmelidir.   BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE   1. Davanın, kayıttan düşürülmesine karar vermiş;   2. ve tarafların davanın Büyük Daire'de tekrar görüşülmesini talep   etmeyeceklerine ilişkin taahhütlerini dikkate almıştır.   Bu karar, 22 Nisan 2003 tarihinde, içtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına uygun   bir biçimde İngilizce verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.   T. L. Early   Sekreter   J.P. Costa   Başkan

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło