28877/03

WyrokETPCz2008-09-23ECLI:CE:ECHR:2008:0923JUD002887703

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewykonanie prawomocnych orzeczeń sądów krajowych dotyczących należności pracowniczych stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia (art. 1 Protokołu nr 1) oraz prawa do rzetelnego procesu (art. 6 ust. 1 Konwencji)?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że wykonalna wierzytelność, potwierdzona prawomocnym orzeczeniem sądowym, stanowi 'mienie' w rozumieniu art. 1 Protokołu nr 1. Niewykonanie takich orzeczeń przez władze krajowe, nawet z powodu rzekomych trudności finansowych, stanowi ingerencję w prawo do poszanowania mienia. W odniesieniu do art. 6 ust. 1, Trybunał podkreślił, że prawo dostępu do sądu byłoby iluzoryczne, gdyby krajowy system prawny pozwalał na to, by ostateczne i wiążące orzeczenie sądowe pozostawało bezskuteczne. Wykonanie orzeczeń sądowych jest integralną częścią 'rozpoznania sprawy' w rozumieniu art. 6, a trudności finansowe organu państwowego nie mogą usprawiedliwiać niewykonania orzeczenia.
Stan faktyczny
Pięciu skarżących zostało zwolnionych z pracy w gminie Diyarbakır Sur w maju 1999 roku. W listopadzie 1999 roku Sąd Pracy w Diyarbakır wydał prawomocne orzeczenia, zasądzające na ich rzecz zaległe wynagrodzenia, odprawy i inne odszkodowania. Pomimo upływu lat i interwencji u władz, orzeczenia te nie zostały wykonane z powodu rzekomych trudności finansowych gminy. Trzech skarżących zawarło ugody z gminą, otrzymując częściowe płatności, natomiast jeden skarżący otrzymał częściową wpłatę na konto komornicze, a jeden nie otrzymał żadnej płatności.
Rozstrzygnięcie
Trybunał: stwierdza dopuszczalność skargi na podstawie art. 6 ust. 1 Konwencji dla wszystkich skarżących; stwierdza dopuszczalność skargi na podstawie art. 1 Protokołu nr 1 dla Niyazi Ekici i Salih Demircan, a niedopuszczalność dla pozostałych skarżących; stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 dla Niyazi Ekici i Salih Demircan; stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji dla wszystkich skarżących; nakazuje państwu pozwanemu wypłatę Niyazi Ekici i Salih Demircan nieuregulowanych należności zasądzonych wyrokiem wraz z odsetkami ustawowymi; nakazuje państwu pozwanemu wypłatę każdemu ze skarżących 3 000 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe; odrzuca pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   OF EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ D A ĐRE   EKĐCĐ VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE DAVASI   (B a ꢀvuru no. 28877/03)   KARAR   STRAZBURG   Eylül 2008   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde   kesinleꢀecektir. ꢁekli düzeltmelere tâbi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   EKĐCĐ VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE KARARI   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 28877/03 no’lu davanın nedeni T.C. vatandaꢀları   olan Niyazi Ekici, ꢁükrü Güntoğar, Bayram Akbulut, Salih Demircan ve Müzeyyen Kalkan’ın   (“baꢀvuranlar”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 22 Mayıs 2003 tarihinde, Avrupa Đnsan   Hakları Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar, AĐHM önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından S. Çınar tarafından   temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢁULLARI   Mayıs 1999 tarihinde baꢀvuranlar, çalıꢀmakta oldukları Diyarbakır Sur   Belediyesi’nden çıkarılmıꢀlardır. Baꢀvuranların her biri ödenmemiꢀ maaꢀları, iꢀten çıkarma   tazminatı, kıdem tazminatı ve diğer maddi zararları için Diyarbakır Đꢀ Mahkemesi’nde dava   açmıꢀtır.   Mahkeme 11 Kasım 1999 tarihinde baꢀvuranlar lehine karar vermiꢀ ve belediyeyi   baꢀvuranlara masraflar ve 15 Haziran 1999 tarihinden itibaren iꢀleyen yasal faiz dahil olmak   üzere Türk Lirası cinsinden belli miktarlar ödemeye mahkûm etmiꢀtir.   Đtiraz edilmemesi üzerine kararlar 22 Kasım 1999 tarihinde kesinleꢀmiꢀtir.   Takip eden aylar içerisinde kendilerine ödeme yapılmaması nedeniyle baꢀvuranlar   mahkeme kararlarının uygulanması amacıyla müdahale edilmesi talebiyle Diyarbakır   Valiliği’ne baꢀvurmuꢀlardır. Valilik, zararların tazmin edilmesi için belediyeden talepte   bulunulduğunu ancak mali yetersizlikler nedeniyle belediyenin ödeme yapmadığını   bildirmiꢀtir.   Somut baꢀvurunun yapıldığı tarihte sözkonusu ilamlı borçlar halen ödenmemiꢀti. Bu   nedenle aꢀağıda belirtilen tarihlerde, belirtilen baꢀvuranlarla belediye arasında dostane   çözüme varılmıꢀtır:   - - - Müzeyyen Kalkan (15 Mart 2005)   ꢁükrü Güntoğar (23 Ocak 2006)   Bayram Akbulut (11 Aralık 2007)   Diğer baꢀvuranlara iliꢀkin olarak bir çözüme ulaꢀılmamıꢀ ancak belediye, kalan   baꢀvuranlara ödenmek üzere icra dairesinin ilgili hesabına kısmi bir miktar yatırmıꢀtır. 21   ꢁubat 2005 tarihinde Salih Demircan’a 822 Yeni Türk Lirası ödenmiꢀtir.   HUKUK   I. BAꢁVURANLARIN MAĞDUR STATÜSÜ   Hükümet, baꢀvurunun yapılmasından sonra belediyenin baꢀvuranları ödenmemiꢀ   miktarları teslim almaya davet etmiꢀ olduğunu ifade etmiꢀtir. Sonuç olarak baꢀvuranlardan   EKĐCĐ VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE KARARI   üçü belediye ile dostane çözüme varmıꢀtır. Teklifi reddetmiꢀ olmasına rağmen Niyazi Ekici   adlı baꢀvuranın alacağı da icra dairesinin hesabında hazır bulundurulmuꢀtur. Salih Demircan’a   YTL ödenmiꢀtir. Bu nedenle Hükümet baꢀvurunun kayıttan düꢀürülmesini Mahkeme’den   talep etmiꢀtir.   Baꢀvuranlar, mali sıkıntıları nedeniyle belli anlaꢀmaların yapılması gerektiğini ve   yatırılan miktarların sadece kısmi ödemeleri teꢀkil ettiğini savunmuꢀlardır.   Mahkeme somut baꢀvuruyu Çiçek ve Öztemel ve Diğerleri (no. 74069/01, 74703/01,   76380/01, 16809/02, 25710/02, 25714/02 ve 30383/02) kararında belirtilen ilkeler ıꢀığında   inceleyecektir.   Mahkeme belediyenin Müzeyyen Kalkan, ꢁükrü Güntoğar ve Bayram Akbulut ile   çözüm anlaꢀmaları imzaladığını gözlemler.   Anlaꢀmalar sözkonusu baꢀvuranların belli bir toplu ödeme karꢀılığında ödenmemiꢀ   tazminatlar, yargı giderleri ve avukatlık masrafları da dahil olmak üzere hak ve diğer   alacaklardan feragat etmelerini öngörmüꢀtür.   Mahkeme, mağdur statülerinin varılan sözkonusu anlaꢀmalarla ancak kısmen azaldığı   kanaatindedir. Varılan çözüm ꢀahısların sadece 1 no’lu Protokolün 1. maddesi bağlamındaki   taleplerini kapsamaktadır. Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesine dayanan ꢀikâyetlerinin halen   ayrı olarak incelenmesi gerekmektedir.   Salih Demircan için ilgili icra dairesinin hesabına yatırılan miktara iliꢀkin olarak   Mahkeme, sözkonusu miktarın iꢀ mahkemesinin hükmettiği ödemenin tamamını ve iꢀ   alacaklarının geç ödenmesini düzenleyen ulusal kanunlara göre baꢀvuranlara ödenmesi   gereken gerçek miktarları karꢀılamadığını gözlemler. Buna göre Mahkeme, Salih Demircan’ın   halen AĐHS’nin 6/1 ve 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlalinden mağdur olduğunu iddia   edebileceğini tespit etmektedir.   Niyazi Ekinci adlı baꢀvurana iliꢀkin olarak ise Mahkeme, mahkeme kararlarının   uygulanması bağlamında kendisine hiçbir ödeme yapılmamıꢀ olduğunu ve onun da AĐHS’nin   6/1 ve 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlalinden mağdur olduğunu iddia edebileceğini   gözlemlemektedir.   II. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOLÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar yetkililerin ilamlı borçları ödememesinin mülkiyet dokunulmazlığı hakkını   ihlal etmesinden ꢀikâyetçi olmuꢀtur. 1 no’lu Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmuꢀlardır.   Önceki paragraflarda açıklanan nedenlere dayanarak Mahkeme, sözkonusu ꢀikâyetin   incelenmesini baꢀvuranlar Salih Demircan ve Niyazi Ekici ile sınırlı tutacaktır.   A. Kabuledilebilirlik   Baꢀvuranların artık mağdur olarak görülemeyeceği ꢀeklindeki görüꢀlerine ek olarak   Hükümet ayrıca davaların kabuledilebilirliğine iliꢀkin olarak aꢀağıdaki itirazları ortaya   koymuꢀtur:   EKĐCĐ VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE KARARI   Birinci olarak Hükümet, icra takibi baꢀlatmamıꢀ olmaları nedeniyle baꢀvuranların iç   hukuk yollarını tüketmediklerini savunmuꢀtur.   Đkinci olarak ise belediyenin hükmedilen miktarları ödeyememesine rağmen iꢀ   mahkemesi kararlarının geçerli olması nedeniyle 1 no’lu Protokolün 1. maddesi bağlamında   yapılan ꢀikâyetlerin açıkça dayanaktan yoksun olduğunu savunmuꢀtur. Buna göre   baꢀvuranların hiçbir haktan mahrum bırakılmıꢀ olarak değerlendirilemeyeceğini savunmuꢀtur.   Mahkeme Çiçek ve Öztemel ve Diğerleri (yukarıda anılan) davasında benzer ön itirazları   reddetmiꢀ olduğunu gözlemler. Somut davada baꢀka bir karara varmak için neden   görmemekte, bu nedenle Hükümetin itirazlarını reddetmektedir.   Mahkeme, Salih Demircan ve Niyazi Ekici tarafından yapılan mülkiyet ꢀikâyetinin esas   incelemesi gerektirdiği ve kabuledilemezlik gerekçesi bulunmadığına hükmeder.   B. Esas   AĐHM, icraya konulabilirliği yeterince ispat edildiği takdirde bir “alacağın” Ek 1 no’lu   Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde bir “mülk” teꢀkil edebileceğini yinelemektedir (bkz.   Stran Greek Refineries ve Stratis Andreadis – Yunanistan, A Serisi no. 301-B).   Diyarbakır Đꢀ Mahkemesi’nin 11 Kasım 1999 tarihli kararları yukarıda bahsedilen   baꢀvuranlara sadece devletten destek alma genel hakkı değil icra edilebilir bir alacak   sağlamıꢀtır. Đtirazda bulunulmamıꢀ olması nedeniyle kararlar kesinleꢀmiꢀtir. Baꢀvuranların   lehlerinde olan sözkonusu kararları uygulatma imkânlarının bulunmaması, 1 no’lu Protokolün   1. maddesinin ilk paragrafının birinci cümlesinde belirtilen mülkiyet dokunulmazlığı hakkına   bir müdahale teꢀkil etmiꢀtir.   Ulusal merciler iꢀ mahkemesi kararlarına uymayarak baꢀvuranların hak ettikleri parayı   almasını engellemiꢀlerdir. Hükümet sözkonusu müdahaleye ikna edici bir gerekçe ortaya   koymamıꢀtır ve Mahkeme mali yetersizliğin böyle bir ihmali haklı çıkaramadığı görüꢀündedir   (bkz. mutatis mutandis, Ambruosi – Đtalya, no. 31227/96 ve Burdov – Rusya, no. 59498/00).   Bu nedenle 1 no’lu Protokolün 1. maddesi baꢀvuranlar Salih Demircan ve Niyazi Ekici   açısından ihlal edilmiꢀtir.   III. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar aynı zamanda iꢀ mahkemesi kararlarının yetkililer tarafından uzun bir süre   uygulanmamıꢀ olmasının AĐHS’nin 6. maddesinde belirtilen “makul süre” ꢀartını ihlal   etmesinden ꢀikâyetçi olmuꢀlardır.   A. Kabuledilebilirlik   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde ꢀikâyetin dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikâyet tüm baꢀvuranlar bakımından kabuledilebilir   niteliktedir.   EKĐCĐ VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE KARARI   B. Esas   Mahkeme, 6/1. maddesinin herkesin medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili taleplerini   mahkemeye götürme hakkını güvence altına aldığını yineler. Bu ꢀekilde mahkemeye eriꢀim   hakkının, yani hukuk mahkemelerinde dava açma hakkının bir yönünü oluꢀturduğu   “mahkemeye eriꢀim hakkı”nı somutlaꢀtırır. Ancak bu hak, Sözleꢀmeci Devlet’in iç hukuk   sisteminin kesin ve bağlayıcı bir mahkeme kararının, bir tarafın zararına olacak ꢀekilde   iꢀlevsiz kalması durumunda aldatıcı olacaktır. 6/1 maddenin davacılara tanınan - davaların   adil, açık ve hızlı görülmesi - usul güvencelerini ayrıntılı olarak açıklayıp mahkeme   kararlarının uygulanmasını güvence altına almaması düꢀünülemez; 6. maddeyi yalnızca   mahkemeye eriꢀim ve davanın yürütülme ꢀekli ile ilgili olduğu ꢀeklinde yorumlamak   Sözleꢀmeci Devletlerin AĐHS’yi imzalarken güvence altına almayı üstlendikleri hukukun   üstünlüğü ilkesine aykırı durumlara yol açabilir. Bu nedenle herhangi bir mahkeme tarafından   verilen kararların uygulanması 6. maddenin amacı bağlamında “davanın görülmesi”nin bir   parçası olarak görülmelidir (bkz. Hornsby – Yunanistan, Raporlar 1997-II).   Bir devlet kurumunun ilamlı bir borcu ödememekte mali yetersizliği mazeret olarak   sunmaya hakkı yoktur. Bir kararın yürütülmesindeki gecikme belli koꢀullarda haklı   çıkarılabilir, ancak bu 6/1 maddeyle korunan hakkın özüne halel getirecek ꢀekilde olamaz   (bkz. Immobiliare Saffi – Đtalya [BD], no. 22774/93). Somut davada baꢀvuranların   kazandıkları davadan sonuç almaları Diyarbakır Sur Belediyesi’nin yaꢀadığı iddia edilen mali   güçlükler gerekçesiyle engellenmemeliydi.   Mahkeme, Diyarbakır Đꢀ Mahkemesi’nin 11 Kasım 1999 tarihli kararlarının Salih   Demircan ve Niyazi Ekici adlı baꢀvuranlar açısından uygulanmamıꢀ olduğunu kaydeder.   Diğer üç baꢀvuran belediye ile aꢀağıda belirtilen tarihlerde yaptıkları anlaꢀmalarla bir miktar   para almıꢀlardır:   - - - Müzeyyen Kalkan (15 Mart 2005)   ꢁükrü Güntoğar (23 Ocak 2006)   Bayram Akbulut (11 Aralık 2007)   Bu değerlendirmeler ıꢀığında Mahkeme, sözkonusu davalardaki nihai yargı kararlarına   uymak adına gerekli tedbirleri yıllar boyunca uygulamayarak yetkililerin 6/1 madde   hükümlerinin yararlı etkisinin büyük bir bölümünü ortadan kaldırdıklarını tespit etmiꢀtir.   Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi tüm baꢀvuranlar açısından ihlal edilmiꢀtir.   IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,   hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   A. Tazminat   Baꢀvuranlar maddi tazminat olarak zamanında ödenmiꢀ ve bir vadeli hesapta   biriktirilmiꢀ olması halinde olması halinde ilamlı borçların ulaꢀacağını iddia ettikleri değiꢀik   miktarları talep etmiꢀlerdir. Manevi tazminat olarak ise her biri 6,000 Euro talep etmiꢀlerdir.   EKĐCĐ VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE KARARI   Hükümet, hayali hesaplamalara dayandığını iddia ederek talepleri reddetmiꢀtir.   Mahkemenin somut davalarda ihlal tespit etmesi halinde bunun baꢀvuranların uğradığı iddia   edilen tüm manevi zararlar için yeterli bir telafi olacağını ifade etmiꢀlerdir.   Mahkeme, 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlalinin tespiti uyarınca Salih Demircan   ve Niyazi Ekici’nin maddi tazminat almaya hak kazandıkları görüꢀündedir. Baꢀvuranların   ꢀikâyetinin mahkeme kararlarıyla sabit tazminatların ödenmemesi ile ilgili olduğu dikkate   alındığında Mahkeme, sözkonusu ödenmemiꢀ ilamlı borçların, iç hukukta iꢀ alacaklarının geç   ödenmesinden doğan yasal faizle birlikte Hükümetçe ödenmesinin baꢀvuranların bu baꢀlık   altındaki taleplerini tatmin edeceğini tespit etmiꢀtir.   Sözkonusu kararlar uzun bir süre uygulanmamıꢀ olduğundan AĐHS’nin 6/1 maddesinin   ihlalinin tespit edilmiꢀ olması nedeniyle Mahkeme baꢀvuranların zararının sadece ihlal   tespitiyle yeterince tazmin edilemeyeceği görüꢀündedir (Çiçek ve Öztemel ve Diğerleri,   yukarıda anılan). Dava koꢀulları ve içtihadını dikkate alan Mahkeme, her bir baꢀvurana 3,000   Euro manevi tazminat ödenmesini uygun bulmaktadır.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuranların her biri ulusal merciler ve AĐHM önündeki yargılamalar sırasında ortaya   çıkan masraf ve harcamalara karꢀılık olarak 1,101 Euro talep etmiꢀtir.   Hükümet baꢀvuranların taleplerinin tamamen temelsiz olduğunu savunmuꢀtur.   AĐHM’nin içtihadına göre bir baꢀvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için   yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmıꢀ ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır   (bkz. Sunday Times – Đngiltere (no. 1), A Serisi no. 38). Mahkeme baꢀvuranların bu baꢀlık   altındaki taleplerini destekleyen belgeye dayalı delil sunmamıꢀ olduklarını gözlemler; bu   nedenle talebi reddeder.   C. Gecikme faizi   AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine   uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar   vermiꢀtir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. AĐHS’nin 6/1 maddesine dayanan ꢀikâyetin kabuledilebilir olduğuna;   2. 1 no’lu Protokolün 1. maddesine dayanan ꢀikâyetin Niyazi Ekici ve Salih Demircan   açısından kabuledilebilir, diğer baꢀvuranlar açısından kabuledilemez olduğuna;   3. 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin Niyazi Ekici ve Salih Demircan açısından ihlal   edildiğine;   4. AĐHS’nin 6/1 maddesinin tüm baꢀvuranlar açısından ihlal edildiğine;   EKĐCĐ VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE KARARI   5. (a) Sorumlu Devlet’in Niyazi Ekici ve Salih Demircan’a, AĐHS’nin 44/2 maddesi   uyarınca kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde, halen ödenmemiꢀ ilamlı   borçların iç hukukta mevcut yasal faizi ile birlikte ödenmesine;   (b) Sorumlu Devlet’in aynı üç ay içerisinde, baꢀvuranların her birine, ödeme tarihinde   geçerli kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek ve tüm masraf ve vergilerden muaf   olmak üzere 3,000 Euro manevi tazminat ödemesine;   (c) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa   Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle   elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   6. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragrafları uyarınca 23 Eylül 2008 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   6

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło