29702/96

WyrokETPCz2002-02-07ECLI:CE:ECHR:2002:0207JUD002970296

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego przeciwko skarżącemu naruszyła jego prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie karne przeciwko skarżącemu, trwające łącznie piętnaście lat i dziesięć miesięcy, było nadmiernie długie. Stwierdzono znaczące opóźnienia zarówno na etapie postępowania przed sądem pierwszej instancji (sądem wojennym), jak i w postępowaniu odwoławczym przed Wojskowym Sądem Kasacyjnym oraz Sądem Kasacyjnym. Opóźnienia te nie mogły być uzasadnione złożonością sprawy, co oznacza, że odpowiedzialność za przewlekłość postępowania spoczywała na władzach krajowych. W związku z tym Trybunał orzekł, że doszło do naruszenia wymogu „rozsądnego terminu” z art. 6 ust. 1 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Ali Bülent Sarıtaç, został aresztowany 15 czerwca 1979 r. pod zarzutem członkostwa w nielegalnej organizacji THKP-C i udziału w działaniach mających na celu obalenie porządku konstytucyjnego. W 1984 r. został skazany na karę śmierci przez Sąd Wojenny w Stambule, wyrok ten został uchylony przez Wojskowy Sąd Kasacyjny w 1988 r. Po ponownym rozpoznaniu sprawy, w 1990 r. Sąd Wojenny skazał go na 12 lat i 6 miesięcy pozbawienia wolności. Ostatecznie, po zniesieniu sądów wojennych, sprawa trafiła do Sądu Kasacyjnego, który w 1995 r. podtrzymał wyrok skazujący.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Postanawia oddzielić skargę od innych połączonych skarg. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu długości postępowania karnego. 3. Zasądza skarżącemu 15 250 EUR tytułem szkody niemajątkowej oraz 1 200 EUR tytułem kosztów i wydatków, płatne w lirach tureckich po kursie wymiany w dniu płatności, wraz z odsetkami ustawowymi w wysokości 4,26% rocznie w przypadku opóźnienia. 4. Odrzuca pozostałe roszczenia skarżącego o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   Đnsan Hakları Mahkemesi Kararı   SARITAÇ/Türkiye Davası   29702/96 Strazburg   ꢀubat 2002   USULĐ ĐꢀLEMLER   1. Davanın nedeni, Türk vatandaꢀı olan Ali Bülent Sarıtaç'ın ("baꢀvuran"), 21 Kasım   tarihinde, Đnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleꢀme'nin ("Sözleꢀme")   eski 25.maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon")   yaptığı baꢀvurudur (baꢀvuru no. 29702/96).   2. Baꢀvuranı Muğla’da faaliyet gösteren avukat Semra Dural Esim temsil etmiꢀtir.   Bu davaya yönelik olarak Türk Hükümeti bir Ajan tayin etmemiꢀtir.   3. Baꢀvuran, kendisine karꢀı yürütülen ceza yargılamasının Sözleꢀmenin 6 § 1 maddesi   uyarınca “makul sürede” sonuçlanmadığını öne sürmektedir.   4. Baꢀvuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleꢀme'nin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe   girdiğinde, anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme’ye gönderilmiꢀtir.   5. Baꢀvuru, Mahkeme'nin Birinci Kısmına verilmiꢀ (Đçtüzük, 52. madde, 1.fıkra) ve bu   bölüm içinde davayı inceleyecek olan daire (Sözleꢀme'nin 27 §1 Maddesi), Đçtüzüğün 26 § 1   maddesine uygun olarak teꢀ ekkül etmiꢀ tir. Mahkeme'de Türkiye'yi temsil eden Sn. Yargıç   Rıza Türmen davadan çekilmiꢀtir (Đçtüzük 28.madde). Bunun üzerine Hükümet Sn. Feyyaz   Gölcüklü'yü Sn. Rıza Türmen'in yerine ad hoc yargıç olarak atamıꢀtır (Sözleꢀme'nin 27§2 ve   Đçtüzüğün 29§1 maddeleri).   6. Daire Baꢀkanı baꢀvurunun Davalı Devlet aleyhine yapılan diğer baꢀvurularla birleꢀ   irilmesine karar vermiꢀtir. (baꢀvuru no: 28291/95, 29280/95, 26699/96, 29700/96, 29701/96,   29702/96, 29703/96, 29911/96, 29912/96, 29913/96, 31831/96, 31834/96, 31853/96, 31880/96,   31891/96, 31960/96, 32964/96, 32987/96, 32900/96, 33362/96, 33369/96, 33645/96, 34591/96,   34687/96, 39428/96 ve 43362/96) (Đçtüzük 43 § 2).   7. Mahkeme 31 Ağustos 1999 tarihli bir kararla, tarafların görüꢀlerini de   alarak, baꢀvuruyu kabuledilebilir bulmuꢀtur.   8. Gerek baꢀvuran gerekse de Hükümet esaslara iliꢀkin olarak görüꢀ bildirmiꢀlerdir   (Đçtüzük 59 § 1).   9. 1 Kasım 2001 tarihinde Mahkeme Kısımların oluꢀumlarını değiꢀtirmiꢀtir (Đçtüzük   § 1). Dava yeni oluꢀan Üçüncü Kısma verilmiꢀtir (Đçtüzük 52 § 1).   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2002. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasî Đꢀler   Genel Müdürlüğü tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam   olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı   Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   OLAYLAR   I. DAVAYA ESAS TEꢀKĐL EDEN OLAYLAR   A. Baꢁvuranın yakalanması ve tutuklanması   10. 15 Haziran 1979 tarihinde baꢀvuran yasadıꢀı THKP-C örgütü üyeliği ꢀüphesiyle   y a k a l a n m ı ꢀtır.   11. 11 Temmuz 1979 tarihinde baꢀvuranın tutukluluk halinin devamına karar   verilmiꢀtir.   B. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki Yargılama   12. 15 Ocak 1980 tarihinde, Askeri Savcı, baꢀvuran ve diğer 127 davalı hakkındaki   iddianamesini Sıkıyönetim Mahkemesi'ne sunmuꢀtur. Savcı, baꢀvuranı, amacı Türk anayasal   düzenini yıkarak yerine Marksist-Leninist bir rejim kurmak olan yasadıꢀı silahlı örgüt THKP-   C'ye üye olmakla suçlamıꢀtır. Baꢀvuran, bombalama, silahlı soygun ve ꢀahıslara ateꢀ açma   gibi eylemlere karıꢀmakla da suçlanmıꢀtır.   13. Savcılık, Türk Ceza Kanunu'nun 146 § 1 hükmü uyarınca ölüm cezası talep   etmiꢀtir.   14. Zonguldak, Torba ve Đzmir Ağır Ceza Mahkemeleri 30 Temmuz ve 17 Ekim 1980,   Mart 1981 ve 23 ꢁubat 1982 tarihli kararlarıyla, baꢀvuran aleyhindeki ceza yargılaması   bakımından iddia konusu suçların sıkıyönetim mahkemelerinin görev alanına girdiği   gerekçesiyle görevsizlik karar vermiꢀtir. Davalar, Đstanbul Sıyıyönetim Mahkemesi önünde   görülen davalarla birleꢀtirilmiꢀtir.   15. Đstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 8 Kasım 1984 tarihli kararıyla baꢀvuranı THKP-   C üyesi olmaktan ve iddia konusu eylemlere katılmaktan suçlu bulmuꢀtur. Baꢀvuran, TCK'nun   146§1 maddesi uyarınca ölüm cezasına çarptırılmıꢀtır.   C. Temyiz Đꢁlemleri   16. Baꢀvuranın cezası 15 yıllık hapis cezasından fazla olduğu için Askeri Yargıtay'da   re'sen temyiz olunmuꢀtur.   17. 12 Nisan 1988 tarihinde Askeri Yargıtay, delillerin baꢀvuranın iddia edilen suçlara   karıꢀtığını kanıtlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuꢀ   tur. Askeri Yargtay dosyayı Đstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi'ne geri göndermiꢀtir.   18. 17 Ağustos 1990 tarihinde, Đstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi, baꢀvuranı TCK 146   § 3 maddesi uyarınca suçlu bulmuꢀ ve 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıꢀ, kendisini sürekli   olarak bir kamu hizmetinde bulunmaktan men ederek adli vesayet altına koymuꢀtur. Bunun   üzerine baꢀvuran temyize gitmiꢀtir.   19. Sıkıyönetim mahkemelerini ilga eden 27 Aralık 1993 tarihli Kanunun yürürlüğe   girmesinin ardından, davaya bakma yetkisi Yargıtay'a geçmiꢀ ve 4 Ocak 1994 tarihinde dosya   Yargıtay'a gönderilmiꢀtir.   20. 18 Nisan 1995 tarihinde Yargıtay baꢀvuranın mahkumiyetini onamıꢀtır.   II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK   21. Türk Ceza Kanunu'nun 146 §§ 1 hükmü aꢀağıdaki gibidir:   "1. Türkiye Cumhuriyeti Teꢀkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını   tağyir ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teꢀekkül etmiꢀ olan Büyük Millet Meclisini iskata   veya vazifesini yapmaktan men'e cebren teꢀebbüs edenler, idam cezasına mahküm olur.   HUKUK   I. SÖZLEꢀMENĐN 6 § 1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   22. Baꢀvuran, aleyhinde yürütülen cezai kovuꢀturmasının süresinin uzunluğundan   yakınmıꢀtır. Bu bağlamda Sözleꢀme'nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini idda etmektedir.   Anılan madde aꢀağıdaki gibidir:   "Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar   verecek olan, ...bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini   istemek hakkına sahiptir."   23. Hükümet baꢀvuranın iddialarını reddetmiꢀtir. Baꢀvurana yöneltilen   suçlamalar bakımından davanın karmaꢀık olduğunu ve THKP/C eylemlerine karıꢀtıkları   ꢀüphesiyle suçlanan 128 davalının söz konusu olduğu bir duruꢀmanın hazırlanmasının   güçlüğünü ifade etmiꢀtir. Bu etmenlerin iꢀlemlerin uzamasında etkili olduğunu ve yargı   makamlarının ihmal ve gecikmesinden söz edilemeyeceğini iddia etmiꢀlerdir.   A. Dikkate alınacak dönem   24. Mahkeme, yargılamanın, baꢀvuranın yakalandığı 15 Haziran 1979 tarihinde   baꢀlayıp 18 Nisan 1995 tarihinde Yargıtay'ın kararıyla sona erdiğini gözlemlemektedir.   Dolayısıyla, baꢀvuranın yargılanması onbey yıl on ay sürmüꢀtür.   25. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel baꢀvuru hakkını tanıdığına iliꢀkin   bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen yaklaꢀık sekiz yıl üç aylık dönemi   inceleyebilmektedir. Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada yargılamanın   ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. Söz konusu tarihte, yargılama yedi yıl yedi   aydır sürmekteydi.   B. Yargılama süresinin makuliyeti   26. Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesinin yaklaꢀık bey yıl altı ayda karara vardığını   gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay ilk itirazı üç yıldan fazla sürede karara bağlamıꢀtır.   Mahkeme, Askeri Yargıtay'ın ikinci itirazı, dava kendisine ulaꢀtıktan yaklaꢀık iki yıl sonra, 17   Ağustos 1990 tarihinde karara bağladığına dikkat çekmektedir. Ayrıca, Yargıtay davayı üç yıl   beꢀ ayda karara bağlamıꢀtır. Mahkeme, gerek ilk derece mahkemesinde gerek temyiz   sürecinde önemli gecikmeler olduğu kanısındadır. Bu gecikmeler davanın karmaꢀıklığı ile   açıklanamayacağı için baꢀvurana karꢀı yürütülen cezai kovuꢀturmanın uzamasının   sorumluluğu ulusal makamlara atfedilmelidir.   27. Mahkeme, kendisindeki delillere ve konu hakkındaki içtihadına dayanarak, ceza   yargılamasının uzun sürmesinin "makul süre" yükümlülüğünün yerine getirilmemesine yol   açtığı sonucuna varmıꢀtır.   28. Dolayısıyla, Sözleꢀmenin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. SÖZLEꢀMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   29. Sözleꢀmenin 41. maddesi aꢀağıdaki gibidir:   "Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili   Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme,   gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."   A. Zarar   30. Baꢀvuran, maddi ve manevi tazminat olarak 2.000.000 Fransız Frangı talep   etmiꢀtir. Bu bağlamda baꢀvuran, yargılamanın çok uzun sürmesinden kaynaklanan birçok   sıkıntıya maruz kaldığına değinmiꢀtir.   31. Hükümet, baꢀvuranın iddialarıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıꢀtır.   32. Baꢀvuranın yargılamasının toplam süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme,   kendisinin belli bir sıkıntıya düꢀtüğünü düꢀünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine   15.250 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.   B. Masraflar   33. Baꢀvuran, yasal harcamalar için herhangi bir talepte bulunmamıꢀ, takdiri   Mahkemeye bırakmıꢀtır.   Hükümet, bu baꢀlık altında da herhangi bir görüꢀ belirtmemiꢀtir.   Mahkeme, baꢀvuranın Sözleꢀme iꢀlemleri sürecinde bazı harcamalarda bulunduğunu   göz önüne alarak, yaptığı masraflar için baꢀvurana 1.200 Euro ödenmesinin makul olduğuna   karar vermiꢀtir.   C. Temürrüt Faizi   34. Mahkeme önündeki mevcut bilgilere göre, iꢀbu kararın benimsendiği tarihte   Fransa'daki yasal faiz oranı yıllık % 4,26'dır.   BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,   35. Đçtüzük 43§1 maddesi uyarınca baꢀvuruyu, birleꢀtirilen diğer baꢀvurulardan   ayırmaya;   1. ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözleꢀmenin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;   2. (a) Sözleꢀme’nin 44 § 2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren 3 ay   içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’sına çevrilerek davalı Devlet tarafından   baꢀvurana,   (i) Manevi tazminat tutarı olarak 15.250 (onbeꢀbinikiyüzelli) Euronun;   (ii) Masraflar için 1.200 (binikiyüz) Euronun   miktarlara yansıtılabilecek her türlü vergiyle birlikte, ödenmesine,   (b) üç aylık süre sonunda yapılan ödemeler için, ödeme tarihine kadar yıllık % 4,26   faiz uygulanmasına   3. Oybirliğiyle baꢀvuranın adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerinin reddine   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak verilmiꢀ ve 7 ꢁubat 2002 tarihinde, Đçtüzüğün   77.maddesinin 2.ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Vincent Berger   Sekreter   Georg Ress   Baꢀkan   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło