29873/02

WyrokETPCz2010-06-08ECLI:CE:ECHR:2010:0608JUD002987302

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewypłacenie przez państwo odszkodowania za wywłaszczenie, zasądzonego prawomocnym wyrokiem sądu krajowego, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 Konwencji? Czy skarga dotycząca odmowy zwrotu wywłaszczonych nieruchomości, oparta na ponownej ocenie faktów przez ETPCz, jest dopuszczalna w świetle art. 6 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że niewypłacenie przez państwo odszkodowania za wywłaszczenie, zasądzonego prawomocnym wyrokiem sądu krajowego, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia. Podkreślono, że środki egzekucyjne w prawie krajowym były nieskuteczne, ponieważ przepisy krajowe zakazywały zajęcia mienia publicznego. W odniesieniu do skargi z art. 6, Trybunał stwierdził, że skarżący w istocie dążył do ponownej oceny ustaleń faktycznych dokonanych przez sądy krajowe, co wykracza poza kompetencje ETPCz jako sądu czwartej instancji, co czyni skargę niedopuszczalną.
Stan faktyczny
Skarżący, Ramazan Mail Ato, obywatel Turcji, miał nieruchomości wywłaszczone w 1991 roku. W 1994 roku sąd krajowy zasądził na jego rzecz zwiększone odszkodowanie za wywłaszczenie, co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny. Odszkodowanie to nigdy nie zostało wypłacone. Skarżący złożył również pozew o zwrot wywłaszczonych nieruchomości, twierdząc, że nie zostały one wykorzystane zgodnie z przeznaczeniem, ale jego żądanie zostało odrzucone przez sądy krajowe, a decyzja ta została utrzymana w mocy przez Sąd Kasacyjny w 2001 roku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę dotyczącą art. 1 Protokołu nr 1 za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Zasądził na rzecz skarżącego 25 000 euro tytułem odszkodowania materialnego, powiększone o odsetki. 4. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   ATO -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:29873/02)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2010   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (29873/02) no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı   Ramazan Mail Ato’nun (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 09 Mayıs 2002   tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa   Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Đstanbul Barosu avukatlarından F.S.Küpücü tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuran 1939 doğumludur ve Đstanbul’da ikamet etmektedir.   A. Kamulaꢀtırma tazminatının arttırılması hakkındaki dava   tarihinde Türkiye Elektrik Kurumu, doğal gaz boru hattı inꢀası amacıyla, baꢀvurana ait   taꢀınmazları (6030 ve 6031 parsel numaralı) kamulaꢀtırmıꢀtır.   Mart 1991 tarihinde, idare tarafından ödenen tutardan memnun olmayan baꢀvuran,   Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bedel artırım davası açmıꢀtır.   Mart 1994 tarihinde mahkeme, baꢀvuranı haklı bulmuꢀ ve baꢀvurana 97.332.832 TL   ödenmesine hükmetmiꢀtir. Sözkonusu miktara taꢀınmazın idareye devir tarihinden itibaren   iꢀlemeye baꢀlayacak basit gecikme faizi uygulanmıꢀtır.   Eylül 1994 tarihli bir kararla, Yargıtay sözkonusu kararı onamıꢀtır.   Bu süre zarfında, baꢀvuran, idare hakkında cebri icra iꢀlemi baꢀlatmıꢀtır. Hükümet’e göre,   Đcra Müdürlüğü, baꢀvuranın dosyasının takip etmediği gerekçesi ile dosyayı kapatmıꢀtır.   Halihazırda hiçbir ödeme yapılmamıꢀtır.   B. Kamulaꢀtırılan taꢀınmazların iadesi hakkındaki dava   Aralık 1999 tarihinde, baꢀvuran, kamulaꢀtırılan taꢀınmazların devrine yönelik bir dava   açmıꢀtır. Baꢀvuran, 2942 sayılı Kamulaꢀtırma Kanunu’nun 23. maddesine atıfta bulunarak, ilk   baꢀta öngörülen doğal gaz boru hattı inꢀasının gerçekleꢀmediği gerekçesi ile sözkonusu   taꢀınmazların kendisine iadesini talep etmiꢀtir.   Eylül 2000 tarihli bir kararla, mahkeme, koruma bandı içerisinde yer aldığı ve doğal gaz   boru hattına ayrıldığı gerekçesi ile baꢀvuranın talebini reddetmiꢀtir.   Haziran 2001 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır.   Ekim 2001 tarihinde Yargıtay, baꢀvuranın karar düzeltme talebini reddetmiꢀtir. Sözkonusu   karar baꢀvuranın avukatına 9 Kasım 2001 tarihinde tebliğ edilmiꢀtir.   HUKUK   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   HAKKINDA   Baꢀvuran, hukuki bir kararla ödenmesine hükmedilen ek kamulaꢀtırma bedelinin Devlet   tarafından ödenmemesi nedeniyle mallarına saygı hakkının ihlalinden ꢀikayetçi olmaktadır.   Bu bağlamda baꢀvuran, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.   Kabuledilebilirlik ile ilgili olarak, Hükümet, icra iꢀlemini gerektiği ꢀekilde takip etmeyen   baꢀvuranın iç hukuk yollarını tüketmediğini savunmaktadır.   AĐHM, hukuki bir kararla baꢀvuranın alacağının tasdik edilmesi nedeniyle icra iꢀleminin ilke   olarak, AĐHS’nin 35/1 maddesi uyarınca tüketilmesi gereken bir baꢀvuru yolunu teꢀkil   etmediğini hatırlatmaktadır. Ayrıca, kamu mallarının haczedilmesini yasaklayan ulusal   düzenleme göz önüne alındığında, icra yolu bertaraf edilebilir. Baꢀvuran, idarenin ulusal   mahkemeler tarafından ödenmesine hükmedilen tazminatı ödenmesine imkan tanımayan bir   baꢀvuru yolunu takip etmemekle suçlanamaz. Dolayısıyla Hükümet’in itirazının reddedilmesi   uygun olacaktır (bkz, örneğin, Kanioğlu, Arcasoy ve Aras-Türkiye, baꢀvuru no: 44766/98,   44771/98, 44772/98, 13 Mayıs 2004 ve Kaçar ve diğerleri-Türkiye, baꢀvuru numaraları:   38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38522/04, 22   Temmuz 2008).   AĐHM, sözkonusu ꢀikayetin AĐHS’nin 35. maddesi uyarınca hiçbir kabuledilemezlik unsuru   içermediğini tespit etmektedir. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   Esas ile ilgili olarak, AĐHM, mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan davaları   müteaddit defalar incelemiꢀ ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna   ulaꢀmıꢀtır (Akkuꢀ-Türkiye, 9 Temmuz 1997). Hükümet tarafından sözkonusu davadan   sapmayı gerektirecek hiçbir tespit ve argüman belirtilmemesi nedeniyle AĐHM, 1 No’lu Ek   Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀmıꢀtır.   II. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunarak, baꢀvuran, ulusal mahkemelerin taꢀınmazlarının   iadesine yönelik taleplerini reddetmeleri nedeniyle adil yargılanmadan yararlanamadığını   iddia etmektedir. Bu bağlamda baꢀvuran, kamulaꢀtırmayı yapan idarenin 2942 sayılı   Kamulaꢀtırma Kanunu ile öngörülen beꢀ yıllık süre içersinde taꢀınmazları kamu yararı   gerekliliğini karꢀılamak için kullanmadığı gerekçesi ile sözkonusu Kanunun 23. maddesi ile   öngörülen koꢀulların bir araya geldiğini iddia etmektedir.   Hükümet, sözkonusu iddiaya karꢀı çıkmaktadır ve doğalgaz boru hattı inꢀasının öngörülen   süre içerisinde gerçekleꢀtiğini belirtmektedir.   AĐHM, baꢀvuranın, ulusal mahkemeler tarafından benimsenen çözümden ꢀikayetçi olduğu   kanaatindedir. Dosyadan, esasen “dördüncü derece mahkemesi” niteliğindeki sözkonusu   ꢀikayetin yalnızca daha önce ulusal mahkemelerde görülen ihtilafı sürdürme amacı taꢀıdığı   sonucuna ulaꢀılmaktadır. Dolayısıyla AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca   açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile sözkonusu ꢀikayetin reddedilmesi uygun   olacaktır.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   AĐHS’nin 41. maddesi ile ilgili olarak, baꢀvuran, restitutio in integrum talebinde   bulunmaktadır. Sözkonusu talebin gerçekleme imkanı bulunmadığı durumda ise baꢀvuran,   yaklaꢀık 36.870 Euro’ya tekabül eden 53.000 Amerikan Doları maddi tazminat talebinde   bulunmaktadır. Baꢀvuran, ayrıca, AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama masraf ve gideri   için 6.000 Euro talep etmektedir. Baꢀvuran, yalnızca Đstanbul Barosu avukatlık ücret tarifesini   belge olarak sunmaktadır.   Hükümet, sözkonusu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, Akkuꢀ-Türkiye kararında benimsenen yöntem uyarınca uygulanan gecikme faizi ile   birlikte kamulaꢀtırma bedeline tekabül eden 25.000 Euro’nun baꢀvurana maddi tazminat   olarak ödenmesine hükmetmektedir. Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak gerekli   belgelere sahip olmayıꢀını ve içtihadında sözü edilen kriterleri göz önüne alan AĐHM,   sözkonusu talebi reddetmektedir.   AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı   orana üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında yapılan ꢀikayete iliꢀkin   kısmının kabuledilebilir, geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet   tarafından baꢀvurana her türlü vergiden muaf tutularak 25. 000 Euro (yirmi beꢀ bin Euro)   maddi tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç   puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin Đç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 08 Haziran 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło