3055/04

WyrokETPCz2009-04-21ECLI:CE:ECHR:2009:0421JUD000305504

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak dostępu skarżącego do tajnych dokumentów, na których oparto decyzję o jego wydaleniu ze szkoły wojskowej, naruszył jego prawo do rzetelnego procesu sądowego zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że brak dostępu skarżącego do „tajnych” dokumentów, które stanowiły podstawę decyzji o jego wydaleniu ze szkoły wojskowej i na których opierał się sąd krajowy, naruszył zasadę kontradyktoryjności i równości broni, będące fundamentalnymi elementami prawa do rzetelnego procesu sądowego. Skarżący nie miał możliwości skutecznego zakwestionowania dowodów przeciwko niemu, co uniemożliwiło mu przedstawienie swojej sprawy w warunkach równości z organami państwowymi. Trybunał podkreślił, że nawet w kontekście spraw dotyczących bezpieczeństwa narodowego, ograniczenia praw procesowych muszą być proporcjonalne i nie mogą pozbawiać jednostki możliwości skutecznego udziału w postępowaniu.
Stan faktyczny
Skarżący, Mücahit Topal, był studentem szkoły wojskowej w Turcji. Został wydalony ze szkoły 15 lipca 2002 r. na podstawie tajnego dochodzenia przeprowadzonego przez służby wywiadowcze, którego wyniki nie zostały mu ujawnione. Odwołał się od tej decyzji do Wojskowego Najwyższego Sądu Administracyjnego, argumentując, że brak dostępu do dokumentów narusza zasadę kontradyktoryjności. Sąd krajowy oddalił jego odwołanie, opierając się na tajnych dokumentach dostarczonych przez Ministerstwo Spraw Wewnętrznych. Po śmierci skarżącego w 2005 r., jego rodzice zostali zobowiązani do zwrotu kosztów nauki i zakwaterowania w wysokości 13 710 TL.
Rozstrzygnięcie
Skarga dotycząca braku dostępu do tajnych dokumentów w postępowaniu przed Wojskowym Najwyższym Sądem Administracyjnym została uznana za dopuszczalną, pozostałe skargi za niedopuszczalne. Stwierdzono naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu niemożności dostępu skarżącego do "tajnych" dokumentów w sprawie rozpatrywanej przez Wojskowy Najwyższy Sąd Administracyjny. Zasądzono na rzecz skarżącego (jego spadkobierców) 6 500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową. Zasądzono na rzecz skarżącego (jego spadkobierców) 2 000 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. Odrzucono pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   TOPAL - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 3055/04)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Nisan 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup, ꢀekli   bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   T.C. vatandaꢀı Mücahit Topal (baꢀvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 26 Aralık   tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin   (Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 3055/04 numaralı   baꢀvuru sonucu bu dava görülmektedir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢀULLARI   doğumlu ve Ankara’da ikamet eden baꢀvuran 2001–2002 eğitim-öğretim döneminde   Beytepe Jandarma Astsubay Meslek Yüksekokulu’nda öğrenciydi. Baꢀvuran bu okula   kaydolurken babası Nuri Topal oğlunun okulla iliꢀiği kesildiği takdirde okul masraflarının ve   yatılı okul ücretinin tarafınca karꢀılanacağına dair teminat vermiꢀtir.   Meslek Yüksekokulu Yüksek Disiplin Kurulu, yetkili kamu mercilerinin yürüttüğü gizli bir   soruꢀturmanın akabinde 15 Temmuz 2002 tarihinde baꢀvuranın okuldan ihraç edilmesine   karar vermiꢀtir.   Baꢀvuran 15 Ağustos 2002’de Askeri Yüksek Đdari Mahkeme’ye baꢀvurarak kararın iptali   talebinde   bulunmuꢀtur.   Baꢀvuran   okuldan   atılma   gerekçeleri   konusunda   bilgilendirilmemesinin çekiꢀmeli yargı ve silahların eꢀitliği ilkesine aykırı olduğunu ileri   sürmüꢀtür.   Đçiꢀleri Bakanlığı 4 Kasım 2002 tarihinde cevap niteliğindeki yazılı görüꢀlerinde Emniyet   birimlerinin ve Jandarma komutanlığının gizli haber alma servislerince baꢀvuran ve ailesi   hakkında yürütülen gizli soruꢀturmada edinilen bilgiler ıꢀığında ve jandarma ve askeri öğrenci   alma yönetmeliğinin ilgili hükümlerine uygun olarak Bakanlığın baꢀvuranın okuldan atılması   kararını aldığını belirtmiꢀtir. Bakanlık ayrıca aynı hükümler gereğince gizli soruꢀturma   sonuçlarının bildirilmediğini, adı geçenin yalnızca soruꢀturma sonucundan haberdar edildiğini   ifade etmiꢀtir. Bakanlık söz edilen nedenlerden dolayı mahkeme tarafından istenilen yazılı   görüꢀlerin gizli ibareli belge niteliğiyle ayrı olarak Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi’ne   iletildiğini vurgulamıꢀtır.   Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi savcısı 31 Mart 2003 tarihinde davanın esası hakkındaki   görüꢀünü sunmuꢀtur. Savcı bilhassa jandarma ve askeri öğrenci alma yönetmeliğinin ilgili   hükümleri göz önüne alındığında, baꢀvuranın ihraç kararının iptali baꢀvurusunun reddedilmesi   gerektiği yönünde görüꢀ bildirmiꢀtir.   Mayıs 2003 tarihli bir karar ile Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi tarafları dinlemesinin   ardından ve Đçiꢀleri Bakanlığı’nın 1602 sayılı Kanun’un 52. maddesine dayanarak iletmiꢀ   olduğu kanıt ve belgeleri dikkate alarak ihraç kararının yasaya uygun olduğuna kanaat   getirmiꢀ ve baꢀvuranın iptal baꢀvurusunu reddetmiꢀtir.   Askeri Yargıtay 1 Ekim 2003’te karar düzeltme baꢀvurusunu reddetmiꢀtir.   Đçiꢀleri Bakanlığı 14 Temmuz 2005 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 8 Eylül   tarihinde hayatını kaybeden baꢀvurana ödenen okul ve yurt giderlerinin geri alınması   amacıyla dava açmıꢀtır. Asliye hukuk mahkemesi 6 Aralık 2006 tarihli bir karar ile Đçiꢀleri   Bakanlığı’nın talebini yerinde bulmuꢀ ve baꢀvuranın hak sahipleri olan anne ve babasını   13.710 TL (o dönemde yaklaꢀık 7.500 Euro) ödemeye mahkum etmiꢀtir. Dosyada yer alan   bilgilerden kamu borcu sayılan borcun geri ödemesi Nuri Topal’ın maaꢀından kesinti   yapılarak gerçekleꢀtirilmektedir.   HUKUK   I. ÖN GÖRÜꢀLER   Baꢀvuran 8 Eylül 2005’te askerlik hizmetini yaptığı sırada hayatını kaybetmiꢀtir. Baꢀvuranın   babası Nuri Topal, annesi Sırma Topal ve erkek kardeꢀleri Sinan Topal ve Cihan Korel Topal   baꢀvuruyu sürdürme niyetlerini bildirmiꢀlerdir. Hükümet bu talebe karꢀı çıkmaktadır. AĐHM   baꢀvuranın aile fertlerinin bu baꢀvurunun sürdürülmesinde meꢀru çıkarları olduğuna itibar   etmekte ve baꢀvuranın yerine geçmelerinde bir sakınca görmemektedir (Bkz. mutatis   mutandis, Çakar-Türkiye kararı, no: 42741/98, 21, 23 Ekim 2003).   II. GĐZLĐ ĐBARELĐ BELGELERĐN ERĐꢀĐMĐNĐN MÜMKÜN OLMAMASI   ÇERÇEVESĐNDE AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   HAKKINDA   Baꢀvuran AYĐM’in kararının dayanağını oluꢀturan «gizlilik dereceli» belge ve bilgilere   eriꢀiminin mümkün olmaması nedeniyle sözkonusu davada çekiꢀmeli yargı ve silahların   eꢀitliği ilkesinden yararlanamadığından ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran bu bağlamda   AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunmaktadır.   Hükümet öncelikle AĐHM’nin Pellegrin-Fransa (no: 28541/95) kararındaki içtihadına atıfta   bulunarak AĐHS’nin 6. maddesinin bu çerçevede uygulanamayacağını savunmaktadır.   Baꢀvuran bu duruma itiraz etmektedir.   AĐHM, Vilho Eskelinen vd.-Finlandiya (no: 63235/00) kararındaki son yerleꢀik içtihadını   hatırlatır. Mevcut baꢀvuruda baꢀvuranın ulusal hukuk uyarınca dava açtığı ve davasını askeri   idari mahkeme önüne taꢀıdığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. AĐHM Hükümetin ön   itirazını reddetmekte ve 6. maddenin mevcut baꢀvuruya uygulanabileceği sonucuna   varmaktadır.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   AĐHM esas ile ilgili daha önce de benzer bir baꢀvuruyu incelediğini ve AĐHS’nin 6/1   maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. özellikle, Güner Çorum-Türkiye   kararı, no: 59739/00, 31 Ekim 2006 ve Aksoy (Eroğlu)-Türkiye no: 59741/00, 31 Ekim   2006). AĐHM mevcut baꢀvuruda da yerleꢀik bu içtihadının dıꢀına çıkılmasını gerektirecek   herhangi bir neden görememektedir.   Bu nedenle AĐHS’nin 6. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   III. ÖNE SÜRÜLEN DĐĞER ĐDDĐALAR HAKKINDA   Baꢀvuran AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunarak AYĐM’in kararlarının temyiz edilememesi   çerçevesinde bu mahkemedeki davaya iliꢀkin ꢀikayetlerini dile getirebileceği etkili bir iç   hukuk yolu bulunmadığından yakınmaktadır. Baꢀvuran yetkili mercilerin kendisi ve ailesi   hakkında yürütmüꢀ oldukları gizli soruꢀturmanın AĐHS’nin 8. maddesine aykırı olarak özel   hayata ve aile yaꢀamına saygı ilkesinin ihlaline yol açtığını ileri sürmektedir. Baꢀvuran   jandarma okuluna devam ettiği sürece Devlet desteği sağlanan yurt giderlerinin ve okul   masraflarının geri ödetilmesinin ciddi bir maddi külfeti oluꢀturduğundan ꢀikayetçi olmakta ve   özü itibariyle AĐHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesini öne sürmektedir.   Baꢀvuranın iki dereceli mahkemenin eksikliği konusundaki ꢀikayeti ile ilgili AĐHM,   AĐHS’nin medeni alanda taraf devletlere istinaf ve temyiz aꢀaması olmak üzere iki dereceli   mahkemeyi oluꢀturma zorunluluğunu getirmediğini hatırlatır (Bkz. De Cubber-Belçika kararı,   Ekim 1984). AĐHM ayrıca baꢀvuranın iç hukukta öngörüldüğü ꢀekliyle yürütmenin   durdurulması için Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi’ne baꢀvurduğunu, dolayısıyla iç hukukta   baꢀvuru yolunun bulunmadığını öne süremeyeceğini belirtir. Yapılan bu ꢀikayetin dayanaktan   yoksun bulunması nedeniyle AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak   reddedilmesi gerekir.   AĐHS’nin 8. maddesi hakkındaki ꢀikayetle ilgili AĐHM, irdelenmesi gereken temel hukuki   sorunun Mücahit Topal’ın askeri okuldan atılma kararına dair yürütmenin iptali talebinin   AĐHS’nin 6. maddesine uygun olarak hakkaniyete uygun bir yargı süreci sonunda reddedilip   reddedilmediği olduğunu ifade etmektedir. Yukarıda bahse konu bu hükmün ihlal edildiği   sonucuna varması ıꢀığında AĐHM, bu ꢀikayetin ayrıca incelenmesine gerek duymamaktadır   (Bkz. aynı anlamda sözü edilen Güner Çorum kararı).   AĐHM, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine iliꢀkin benzer bir ꢀikayeti Avrupa Đnsan Hakları   Komisyonu’nun daha önce reddettiğini anımsatır (Bkz. Yanaꢀık-Türkiye kararı no: 14524/89,   Komisyonun kararı 6 Ocak 1993). AĐHM mevcut ꢀikayette bu sonucun dıꢀına çıkılmasını   gerektirecek herhangi bir neden görememektedir. Dayanaktan yoksun bulunan bu ꢀikayetin   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerekir.   IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA   Baꢀvuran öncelikle jandarma okulunda Devlet desteği verilen yatılı okul masraflarını ve yurt   giderlerini geri ödemesi nedeniyle maddi zarara uğradığını öne sürerek 12.800 Euro maddi   tazminat talep etmektedir. Baꢀvuran ayrıca 70.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.   Baꢀvuran ayrıca bazı belgeler sunarak iç hukukta ve AĐHM nezdinde yapmıꢀ olduğu   yargılama giderleri için 3.500 Euro talep etmektedir.   Hükümet bu taleplere karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM bu baꢀvurudaki adil tazmin dayanağının yalnızca baꢀvuranın 6/1 maddesinin sağladığı   güvencelerden yararlanamaması olduğunu hatırlatır. AĐHM, baꢀvuranın 6/1 maddesinin   güvencelerinden yararlandığı bir davanın akıbetinin ne olacağı üzerinde spekülasyon   yapamayacağını ifade etmektedir (Bkz. sözü edilen Aksoy (Eroğlu) kararı). AĐHM sonuç   olarak baꢀvuranın maddi tazminata iliꢀkin talebini reddetmektedir. AĐHM bununla birlikte   baꢀvuranın belirli bir ölçüde manevi zarara uğradığını ve bunun yalnızca ihlal tespiti ile   giderilemeyeceğine itibar etmektedir. AĐHM 41. madde uyarınca hakkaniyete uygun   baꢀvurana 6.500 Euro manevi tazminat ödenmesini kararlaꢀtırmaktadır. Yargılama masraf ve   giderleri ile ilgili baꢀvurana 2.000 Euro ödenmesini uygun görmektedir.   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç   puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Askeri Yüksek Đdari Mahkemesi önündeki yargılamada gizli belgelere eriꢀimin mümkün   olmadığı yönündeki ꢀikayetin kabuledilebilir, bunun dıꢀında kalanların kabuledilemez   olduğuna;   2. Askeri Yüksek Đdari Mahkemesinde görülen davada baꢀvuranın «gizli» ibareli belgelere   eriꢀiminin imkânsız olması nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf   tutulmak üzere Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana;   i.   ii.   manevi tazminat olarak 6.500 (altı bin beꢀ yüz) Euro ödenmesine;   yargılama masraf ve giderleri için 2.000 (iki bin) Euro ödenmesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, bu meblağlara   Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit oranda basit   faizin uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 21 Nisan 2009 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło