31152/04

WyrokETPCz2008-04-08ECLI:CE:ECHR:2008:0408JUD003115204

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy długość tymczasowego aresztowania skarżącego, trwającego około pięciu lat i czterech miesięcy, naruszyła jego prawo do wolności i bezpieczeństwa osobistego, gwarantowane przez art. 5 ust. 3 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał podkreślił, że zasadność długości tymczasowego aresztowania musi być oceniana w każdej sprawie indywidualnie, biorąc pod uwagę jej specyficzne okoliczności. Stwierdził, że władze krajowe mają pierwszorzędny obowiązek zapewnienia, aby długość aresztowania nie przekraczała rozsądnych granic, oraz że muszą zbadać wszystkie okoliczności uzasadniające rzeczywistą potrzebę publiczną odstępstwa od zasady poszanowania wolności osobistej, zgodnie z domniemaniem niewinności. W niniejszej sprawie, pomimo poważnych zarzutów i dużej liczby oskarżonych, Trybunał uznał, że okres aresztowania trwający ponad pięć lat był nadmierny, a rząd nie przedstawił żadnych faktów ani argumentów, które uzasadniałyby tak długi okres, ani nie wykazał, że władze krajowe wzięły pod uwagę upływ czasu.
Stan faktyczny
Skarżący, Erdinç Yücel, urodzony w 1976 roku, został zatrzymany 21 stycznia 2001 roku w ramach operacji antyterrorystycznej, a następnie aresztowany 27 stycznia 2001 roku. Postawiono mu zarzut przynależności do nielegalnej organizacji. W trakcie aresztowania skarżący prowadził strajk głodowy i był wielokrotnie hospitalizowany; w 2002 roku zdiagnozowano u niego zespół Wernickego-Korsakowa, z zaleceniem zwolnienia na sześć miesięcy, co jednak zostało odrzucone przez sąd. Skarżący został zwolniony 7 czerwca 2006 roku, po około pięciu latach i czterech miesiącach aresztu, a postępowanie karne przeciwko niemu nadal trwało.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza dopuszczalność skargi. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. Zasądza na rzecz skarżącego 3 000 (trzy tysiące) euro tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową. Oddala pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   YÜCEL - TÜRKĐYE DAVASI (no:2)   (Baꢀvuru no:31152/04 )   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Nisan 2008   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek   olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları   Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak   belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi   ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 31152/04 baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaꢀı Erdinç Yücel’in (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 23   Ağustos 2004 tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına Avrupa Đnsan   Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul barosu avukatlarından   Y. Bayrak tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Baꢀvuran 1976 doğumlu olup Đstanbul’da ikamet etmektedir.   Baꢀvuran terörle mücadele kapsamında düzenlenen bir operasyonun ardından 21 Ocak 2001   tarihinde gözaltına alınmıꢀtır.   Polis 25 Ocak 2001 tarihinde baꢀvuranın evinde yapmıꢀ olduğu aramada bir disket, yasadıꢀı   yayınlar ve 9mm’lik 41 mermi ele geçirmiꢀtir.   Baꢀvuran 27 Ocak 2001 tarihinde tutuklanmıꢀtır.   ꢁubat 2001 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı   yasadıꢀı bir örgütün mensubu olmakla itham ettiği baꢀvuran ve diğer üç sanık hakkında dava   açmıꢀtır. Sanık sayısı daha sonra on ikiye yükselmiꢀtir. Sanıklar topluca iꢀlenen on sekiz   terörist eyleme karıꢀmakla suçlanmıꢀlardır.   Bu arada baꢀvuran açlık grevine baꢀlamıꢀ ve 2001 ve 2004 yılları arasında birçok kez   hastaneye kaldırılmıꢀtır.   Adli tıp kurumunun 29 Temmuz 2002 tarihli raporunda baꢀvurana Wernicke-Korsakoff   sendromu teꢀhisi konulmuꢀ ve altı ay süreyle serbest bırakılması tavsiye edilmiꢀtir.   DGM 1 Ağustos 2002 tarihinde baꢀvuranın serbest bırakılma talebini reddetmiꢀtir.   Haziran 2004 tarihinde Adalet Bakanlığı’na yapılan yazılı emir yoluyla bozma talebi de   aynı ꢀekilde reddedilmiꢀtir.   Baꢀvuran 7 Haziran 2006 tarihinde serbest bırakılmıꢀtır.   Dava dosyasında yer alan unsurlara göre baꢀvuran hakkında yürütülen ceza soruꢀturması daha   sonra yetkili mahkeme olan Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde halen sürmektedir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 5/3 MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran tutukluluk süresinin uzunluğundan ꢀikayetçi olmakta ve AĐHS’nin 5/3 maddesine   göndermede bulunmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik hakkında   Hükümet 2 Mayıs 2006 tarihli Köse vd.-Türkiye (no:50177/99) kararına atıfta bulunarak   baꢀvuranın serbest bırakılması için CMUK’un 297’den 304’e olan maddelerinde öngörülen   baꢀvuru yollarını kullanması gerektiğini ifade etmektedir.   Baꢀvuran görüꢀ bildirmemiꢀtir.   AĐHM sözkonusu ꢀikayetin tutukluluk süresine iliꢀkin olduğunu ve ve AĐHS’nin 5/3   maddesi’nin alanına girdiğini gözlemlemektedir. Oysa Hükümetin öne sürdüğü imkan   hürriyete kavuꢀmaya iliꢀkin olup 5/4 maddesi ile ilintilidir. AĐHM sonuç olarak bu ön itirazı   reddetmektedir.   Hükümet iç hukukta baꢀvuru yollarının mevcut olmadığı kabul edilse dahi baꢀvurunun geç   yapıldığını kaydetmektedir.   Baꢀvuran görüꢀ bildirmemiꢀtir.   AĐHM baꢀvurunun 23 Ağustos 2004 tarihinde yapıldığını ve baꢀvuranın 7 Haziran 2006   tarihinde serbest bırakıldığını hatırlatmaktadır. ꢁikayet madem ki tutukluluk süresinin   uzunluğu hakkında, bu durumda geç yapılmıꢀ sayılmaz. Yapılan itirazın bu kısmı   kabuledilemezdir.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esasa dair   Baꢀvuran tutukluluk süresinin uzunluğundan ꢀikayetçi olmaktadır.   Taraflar çıkıꢀ noktası olarak baꢀvuranın tutukluluk süresinin baꢀlangıcının 27 Ocak 2001   tarihi ve dikkate alınması gereken dönemin baꢀvuranın serbest bırakıldığı 7 Haziran 2006   tarihi olduğu konusunda uzlaꢀma sağlamıꢀ görünmektedirler.   Bu süre yaklaꢀık beꢀ yıl dört aydır.   Hükümet sanık sayısının fazla oluꢀunun ve isnat edilen suçların ciddiyetinin tutukluluk   süresini haklı çıkardığına itibar etmektedir.   AĐHM’nin yerleꢀik içtihadında tespit edildiği üzere, tutukluluk süresinin «makul» yapısının   davanın özel koꢀullarının her bir aꢀaması ile değerlendirilmesi gerekmektedir.   AĐHM, ilk olarak ulusal makamların tutukluluk süresinin makul sınırı aꢀmamasını gözetmekle   birinci derecede yükümlü olduklarını hatırlatmaktadır. Bu amaçla, masumiyet karinesi   doğrultusunda bireysel özgürlüğe saygı kuralına istisna getirilmesini meꢀru kılan kamu   çıkarının gerektirdiği gerçek bir zorunluluğun olup olmadığını ortaya çıkaracak bütün   koꢀulları incelemeli ve tutuksuz yargılanma talebini reddettiğinde kararında bunu   gerekçelendirmelidir. Özellikle mevcut kararlarda yer alan gerekçelere, ilgili tarafından   yapılan baꢀvurularda ihtilafa mahal vermeyen olaylara dayalı olarak AĐHM, AĐHS’nin 5 / 3   maddesine yönelik bir ihlalin olup olmadığını tespit ederken, sözkonusu kararlardaki   gerekçeleri ve baꢀvuran tarafından yerel mahkeme nezdinde yapılan baꢀvurularda dile   getirilen tartıꢀılmaz verileri değerlendirecektir. (Bkz. Assenov ve diğerleri-Bulgaristan kararı,   Ekim 1998, Remzi Aydın-Türkiye kararı 20 ꢁubat 2007).   Bununla birlikte yetkililerin geçen zaman kıstasını dikkate aldıklarını gösterir herhangi bir   unsur bulunmamaktadır.   Zira, AĐHM benzer sorunları ortaya koyan birçok davayı incelemiꢀ ve tutukluluk süresinin bu   denli uzun olmasının AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlaline yol açtığı sonucuna varmıꢀtır (Bkz.   örneğin Dereci-Türkiye kararı, no: 77845/01, 24 Mayıs 2005 ve Taciroğlu-Türkiye kararı, no:   25324/02, 2 ꢁubat 2006).   AĐHM, Hükümetin bu sonucu farklı kılacak herhangi bir olayı veya argümanı sunmadığını   gözlemlemektedir.   Mahkemenin yerleꢀik içtihadı ve sunulan deliller ıꢀığında AĐHM, baꢀvuranın ꢀikayet ettiği   tutukluluk süresinin uzunluğunun AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlaline yol açtığına itibar   etmektedir.   Bu nedenle bu hüküm ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine   karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi   edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil   tatminine hükmeder.”   A. Tazminat   Baꢀvuran maruz kaldığı maddi ve manevi zarar için 80.000 Euro tazminat talep etmektedir.   Hükümet bu talebin reddedilmesi talebinde bulunmaktadır.   AĐHM ihlal tespiti ile öne sürülen maddi zarar arasında hiçbir illiyet bağı kuramamakta ve   sonuç olarak bu talebi reddetmektedir. Buna karꢀın, uğradı manevi zarar için baꢀvurana 3.000   Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuran iç hukukta ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargı giderleri için 35.000 Euro talep   etmektedir.   Hükümet kanıtlayıcı belgelerin yokluğunda AĐHM’yi bu talebi reddetmeye çağırmaktadır.   AĐHM’nin yerleꢀik içtihadına göre bir baꢀvuran gerçekliğini, gerekliğini kanıtladığı makul   miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. Bu baꢀvuruda mahkemeye sunulan unsurlar ve   sözü edilen kıstaslar göz önüne alındığında AĐHM, yargı giderlerine iliꢀkin bu talebi   reddetmektedir.   C. Gecikme Faizi   Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç   puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;   a) AĐHS’nin 44 / 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflardan muaf olarak, ödeme tarihindeki döviz   kuru üzerinden Y.TL.’ye çevrilmek üzere, Savunmacı Hükümetin baꢀvurana 3.000 (üç bin)   Euro manevi tazminat ödemesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faizin uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 8 Nisan 2008 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło