31154/96

WyrokETPCz2002-12-12ECLI:CE:ECHR:2002:1212JUD003115496

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy śmierć Refy Şena w wyniku użycia siły przez funkcjonariuszy policji stanowiła naruszenie prawa do życia, chronionego przez art. 2 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że strony osiągnęły ugodę, która jest zgodna z zasadą poszanowania praw człowieka określonych w Konwencji i jej Protokołach (zgodnie z art. 37 § 1 Konwencji). W związku z tym, Trybunał zdecydował o skreśleniu sprawy z listy, bez merytorycznego rozstrzygania o naruszeniu art. 2 Konwencji, opierając się na zobowiązaniach stron wynikających z ugody.
Stan faktyczny
W 1988 roku mąż skarżącej, Refa Şen, został zabity przez funkcjonariuszy policji w Stambule podczas próby zatrzymania. Krajowe sądy, w tym Sąd Karny w Kartal i Sąd Kasacyjny, uniewinniły policjantów, uznając, że działali oni zgodnie z prawem. Skarżąca, Fiiliyet Şen, wniosła skargę do ETPCz, zarzucając naruszenie prawa do życia.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie zdecydował o oddzieleniu sprawy od skarg o numerach 31152/96, 31153/96 i 31137/96 oraz o skreśleniu sprawy z listy. Trybunał odnotował zobowiązanie stron do niewnoszenia o przekazanie sprawy do Wielkiej Izby.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   Fiiliyet Şen-TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no: 31154/96)   Kararın Özeti (Dostane Çözüm)   doğumlu olan başvuran Fiiliyet Şen, T.C. vatandaşı olup İstanbul'da ikamet et-   mektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul Barosu avukatlarından   Sn. M. A. Kırdök, A. Doğan ve C. Yücel tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   İsmail Hakkı Adalı (İ.A.), Fevzi Yalçın (F.Y.), Kemal Soğukpınar (K.S.) ve Refa Şen   (R.Ş.), 7 Ekim 1988 tarihinde saat 13:00 sıralarında, İstanbul Tuzla'da kendilerini yakalamak   isteyen emniyet güçleri tarafından öldürülmüşlerdir.   Kartal Cumhuriyet Başsavcısı 17 Ekim 1988 tarihli iddianame ile, 16 emniyet   memuru hakkında Türk Ceza Kanununun (TCK) 448, 281 ve 463.   maddeleri uyarınca İ.A., F.Y., K.S. ve R.S.'yi öldürmekten Kartal Ağır Ceza   Mahkeme dava açmıştır.   Başvuran Kartal Ağır Ceza Mahkemesinde polisler hakkında devam eden davaya, 17   Ocak 1989 tarihinde tazminat hakkını saklı tutarak "müdahil taraf” olarak katılmış ve polisler-   in yetkilerini aşarak taammüden suç işlediklerini iddia etmiştir.   Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat 1995 tarihli bir karar ile polis memurlarını   TCK'nın 49. maddesi hükümlerine göre serbest bırakmıştır. Mahkemenin tespitlerine göre,   güvenlik güçleri bir ihbar üzerine, Kırşehir Cezaevinden firar eden ve polis karakoluna bom-   balı bir saldırı düzenlemek için İstanbul-İzmir istikametinde yol alan mahkumları   yakalamak amacıyla Tuzla köprüsü civarında pusu kurmuşlar; pusuyu fark eden şüpheliler,   yapılan uyarıya rağmen ateş açarak, araçları ile hızla uzaklaşmaya çalışmışlardır. Mahkeme,   kararını, özellikle olay yerinde bulunan polis memurlarının ifadelerine, olay yeri tutanağına,   otopsi ve bilirkişi raporlarına dayandırmıştır. Güvenlik güçleri yaylım ateşinden sonra   aracı aramışlardır. Yetkililer, mermi dolu bir tabanca ve aşırı sol görüşlü yasadışı bir örgütün   faaliyetleri ile bağlantılı yayınlar bulmuşlardır. Olay mahallinde, elliye yakın mermi çekirdeği   bulunmuştur. Ayrıca daha sonra yapılan ikinci bir aramada bir tabanca daha bulunmuştur.   Mahkeme, şüphelilerin yakalama sırasında kullanılan yasal güç sonucu öldüğünü belirtmiştir.   Adıgeçen mahkeme, olayla ilgili polis memurların Polis Vazife ve Salahiyetleri Yasasına uy-   gun olarak şüphelilere ateş açtıkları yönünde karar vermiştir. Aynı mahkeme, başvuranların   polislerin şüphelileri ikaz etmeden ve yakın mesafeden ateş ettiklerine ilişkin iddialarını red-   detmiştir. 6 Şubat 1995 tarihli karara karşı başvuran ve Cumhuriyet Savcısı Yargıtay'a temyiz   başvurusunda bulunmuşlardır. Yargıtay, yargılamanın CMUK'a uygun yapıldığı gerekçesiyle   Ekim 1995 tarihinde kararı onamıştır.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2002. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   HUKUKA DAİR   AİHM, 8 Ekim 2002'de Hükümetin ilgili beyanını almıştır.   1. Hükümet, yürürlükteki Türk yasalarına ve Hükümetin bu tür olayları engelleme   konusundaki kararlılığına rağmen, Refa Şen'in ölümünde olduğu gibi haksız güç kullanımı   sonucu meydana gelen münferit ölüm olaylarından dolayı üzgündür. Hükümet, mevcut davada   iddia edildiği şekildeki bir güç kullanımının AİHS'nin 2. maddesini ihlal edeceğini kabul et-   mektedir. Hükümet yaşama hakkının gelecekte güvence altına alınmasını sağlamak için,   gerekli tüm önlemleri alıp, etkili soruşturmaların yürütülmesini zorunlu kılan talimatları ver-   meyi taahhüt etmiştir. Bu konuda, Hükümet, kısa zamanda uygulamaya konan idari ve yasal   önlemlerin yürütülen soruşturmaları daha etkili kıldığını ve mevcut davadakine benzer koşul-   larda meydana gelen ölümlerin azalmasını sağladığını belirtmiştir   2. Türk Hükümeti'nin, 31154/96 no ile kayıtlı başvurunun dostane çözüme kavuşturul-   ması için Refa Şen'in eşi Fiiliyet Şen'e toplam 70,000 İngiliz Sterlini ödeme yapmayı teklif et-   tiğini beyan ediyorum. Dava ile ilgili bütün yasal giderleri kapsayacak olan bu meblağ, miktara   yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf olup, başvuran veya yasal temsilci adına açılacak banka   hesabına İngiliz Sterlini olarak yatırılacaktır. AİHS'nin 39. maddesi uyarınca kararın verildiği   tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai kararını oluşturacaktır.   3. Hükümet, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi'nin Türkiye hakkındaki Mahkeme karar-   larına ilişkin denetiminin bu ve benzeri davalarda, bu yöndeki gelişmelerin sürmesi için uygun   bir mekanizma oluşturacağı görüşündedir. Bu bağlamda, gerekli işbirliği sürdürülecektir.   4. Bununla birlikte, Hükümet, AİHM'nin nihai kararını vermesinin ardından, AİHS'nin   43§1 maddesi gereğince davanın Büyük Daire'ye gönderilmesi yönünde talepte bulunmay-   acağını taahhüt etmiştir.   Eylül 2002 tarihinde AIHM, başvuranın avukatından müvekkilinin dostane çözüm   çerçevesinde Hükümet'in teklif ettiği miktarı kabul ettiğine dair mektubu almıştır.   1. Fiiliyet Şen'in yasal temsilcisi olarak Türk Hükümeti'nin, 31154/96 no ile kayıtlı   başvurunun dostane çözüme kavuşturulması İçin Fiiliyet Şen'e toplam 70,000 İngiliz Sterlini   ödeme yapmayı teklif ettiğini öğrendik. Dava ile ilgili bütün yasal giderleri kapsayacak olan   bu meblağ, AİHS'nin 39. maddesi uyarınca kararın verildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde   ödenecektir.   2. Müvekkilim ile istişarede bulunduktan sonra, teklifi kabul ettiğimizi ve başvuruya temel   oluşturan olaylar ile ilgili olarak, Türkiye aleyhindeki bütün taleplerimizden vazgeçtiğimizi   bildiriyoruz. Davanın nihai sonuca ulaştığını AİHM'nin nihai kararını vermesinin ardından,   AİHS'nin 43§1. maddesi gereğince davanın Büyük Daire'ye gönderilmesi yönünde talepte bu-   lunmayacağımızı taahhüt ediyoruz .   3. Bu deklarasyon Hükümet ve benim ile müvekkilim arasında varılan dostane çözüm   temelinde yapılmıştır.   AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözüm anlaşmasını dikkate almakta ve bu   anlaşmanın, Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun   olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşme'nin 37§ l Maddesi).   Dolayısıyla dava zabıtlardan düşürülmelidir.   BU SEBEPLERDEN ÖTÜRÜ MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE   l.Davanın 31152/96, 31153/96 ve 31137/96 nolu başvurulardan ayrılmasına;   2.Zabıtlardan düşürülmesine karar vermiştir.   Tarafların   davanın   Büyük   Daire'de   tekrar götürülmesini   talep et-   meyeceklerine dair taahhütlerini dikkate almıştır.   İşbu karar Fransızca olarak verilmiş ve 12 Aralık 2002 tarihinde, İçtüzüğün 77.   maddesinin 2.ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło