31731/96

WyrokETPCz2003-11-06ECLI:CE:ECHR:2003:1106JUD003173196

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak skutecznego dochodzenia w sprawie zaginięcia osoby stanowi naruszenie prawa do życia (art. 2 Konwencji)?
Ratio decidendi
Trybunał, zgodnie z art. 39 Konwencji, przyjął do wiadomości ugodę polubowną zawartą przez strony. Stwierdził, że porozumienie to jest zgodne z zasadami praw człowieka określonymi w Konwencji i jej Protokołach. Rząd turecki wyraźnie uznał, że brak skutecznego dochodzenia w sprawie zaginięcia stanowi naruszenie art. 2 Konwencji. W związku z tym, sprawa została skreślona z listy.
Stan faktyczny
Mąż skarżącej, Hanım Tosun, Fehmi Tosun, został uprowadzony przez dwie osoby cywilne 19 października 1995 roku. Skarżąca zgłosiła to policji i prokuraturze. Pomimo wszczęcia śledztwa, skarżąca nie otrzymała żadnych informacji o losie męża, a dochodzenie nadal trwało w momencie zawarcia ugody.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie postanowił skreślić sprawę z listy i odnotował zobowiązanie stron do niewnoszenia o ponowne rozpatrzenie sprawy przez Wielką Izbę.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   Hanım TOSUN - TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no: 31731/96)   DOSTANE ÇÖZÜM KARARININ ÇEVİRİSİ   OLAYLAR   doğumlu olan başvuran, Hanım Tosun, Avcılar'da (İstanbul) ikamet etmektedir.   Ekim 1995 tarihinde, başvuranın eşi Fehmi Tosun (F.T.) sivil iki kişi tarafından   kaçırılmıştır. Aynı gün, başvuran kocasının kaçırıldığını Avcılar İlçe Emniyet   Müdürlüğüne bildirmiştir.   Kasım 1995 tarihinde, başvuran kocasının akıbetinden haberdar edilmesi için   Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına başvurmuştur.   Bunu müteakiben, Küçükçekmece Cumhuriyet Savcısı tarafından bir soruşturma   başlatılmıştır.   Kasım 1995, 29 Ocak, 28 Mart, 16 Eylül 1996 ve 24 Ocak 1997 tarihlerinde   Cumhuriyet Savcısı F.T.'nin kaçırılması konusunda ve bu dava ile ilgili yeni delilleri   Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğünden istemiştir. Herhangi bir cevap alamayan   cumhuriyet savcısı bu dosya ile ilgilenen polis memuru hakkında Asliye Hukuk   Mahkemesinde dava açmıştır.   Nisan 1997 tarihinde, başvuran, Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğüne ifade   vermiş ve kocasının akıbetinden haberdar edilmesini istemiştir.   Mart ve 5 Haziran 1998 tarihli yazılarında, Cumhuriyet Savcısı, Aydın Cumhuriyet   Savcılığından başvuranın avukatının 17 Mart 1998 tarihli   başvurusunda söz ettiği tanığın dinlenmesini istemiştir.   Soruşturma halen devam etmektedir. Başvuran henüz kocası hakkında herhangi bir   haber alamamıştır.   HUKUKA DAİR   Eylül 2003 tarihinde, Hükümet'in 28 Ağustos 2003 tarihinde ise başvuranın   temsilcisinin ilgili beyanları AİHM'ye sunulmuştur.   "1. Hükümetimiz mevcut Türk yasalarına ve Hükümet'in bu tür olayları   engelleme girişimlerine rağmen mevcut davanın açılmasına neden Fehmi   Tosun'nun kaybolması olayının meydana gelmesinden dolayı üzgündür. Bir   kimsenin kaybolması olayı hakkındaki soruşturmanın eksik yapılmasının,   AİHS'nin 2. maddesinin ihlalini oluşturduğu kabul edilmektedir. Hükümet   yaşama hakkının gelecekte güvence altına alınmasını sağlamak için, gerekli tüm   önlemleri alıp, etkili soruşturmaların yürütülmesini zorunlu kılan talimatları   vermeyi taahhüt etmiştir. Bu konuda, Hükümet, kısa zamanda uygulama konan   ___________________________________________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2003. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından   yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması   koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla   alıntılanabilir.   idari ve yasal önlemlerle yürütülen soruşturmaları daha etkili kıldığını ve   mevcut davadaki benzer koşullarda meydana gelen kayıp ve yasadışı olarak   bireyin özgürlüğünün kısıtlanması olaylarının azaltılmasını sağladığını   belirtmiştir.   2. Türk Hükümeti'nin, 31731/96 no'lu başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak   üzere başvurana ex gratia olarak toplam 40.000 (kırk bin) Euro ödeme yapmayı   teklif ettiğini bildiririm. Bu meblağ dava ile ilgili yasal harcamaları kapsayacak,   uygulanabilecek her türlü vergiden muaf tutulacak ve Euro olarak başvuranın   ve/veya kanuni temsilcisinin belirteceği bir hesaba yatırılacaktır. Bu meblağ,   Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi uyarınca verdiği kararın   bildirilmesini müteakiben, üç ay içerisinde ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai   sonucunu oluşturacaktır. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması   durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına   kadar, Hükümet, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç   puan fazlasına eşit oranda basit faizi ödemeyi taahhüt etmektedir.   3. Hükümet, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Türkiye hakkındaki   Mahkeme kararlarına ilişkin denetiminin bu ve benzeri davalarda, bu yöndeki   gelişmelerin sürmesi için uygun bir mekanizma oluşturacağını kabul etmektedir.   Bu yönde gerekli işbirliği kurulmaya devam edilecektir.   4. Son olarak Hükümet, Mahkemenin verdiği karardan sonra Sözleşmenin 43/1   maddesi uyarınca davanın Büyük Daireye götürülmesini talep etmeyeceğini   taahhüt etmektedir".   AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları anlaşmayı dikkate almakta (Sözleşmenin 39.   Maddesi) ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan insan   haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşmenin 37§1 ve   İçtüzüğün 62§3 Maddeleri).   Dolayısıyla dava kayıttan düşürülmüştür.   BU NEDENLERDEN DOLAYI AİHM, OYBİRLİĞİYLE   1. Davanın, kayıttan düşürülmesine karar vermiş;   2. ve tarafların davanın Büyük Daire'de tekrar görüşülmesini talep etmeyeceklerine   ilişkin taahhütlerini dikkate almıştır.   İşbu karar, 6 Kasım 2003 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına   uygun bir biçimde Fransızca verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło