31834/96

WyrokETPCz2001-10-30ECLI:CE:ECHR:2001:1030JUD003183496

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie karne, które trwało łącznie 10 lat i 8 miesięcy (z czego 8 lat i 9 miesięcy podlegało jurysdykcji Trybunału), przekroczyło „rozsądny termin” wymagany przez art. 6 ust. 1 Konwencji. Stwierdzono, że opóźnienia zarówno na etapie pierwszej instancji (Sąd Wojenny), jak i w postępowaniu odwoławczym (Wojskowy Sąd Kasacyjny i Sąd Kasacyjny) nie mogły być uzasadnione złożonością sprawy, pomimo argumentów rządu dotyczących dużej liczby oskarżonych i charakteru zarzutów. Trybunał obciążył władze krajowe odpowiedzialnością za te opóźnienia.
Stan faktyczny
Skarżący, Hasan Yağız, został aresztowany 17 kwietnia 1985 r. pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji zbrojnej Dev-Yol. W 1989 r. został skazany na 6 lat więzienia przez Sąd Wojenny w Ankarze. Wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny 27 grudnia 1995 r. Całe postępowanie karne, od aresztowania do ostatecznego wyroku, trwało 10 lat i 8 miesięcy.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Postanawia rozłączyć tę skargę od innych. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu przewlekłości postępowania karnego. 3. Zasądza na rzecz skarżącego 70 000 (siedemdziesiąt tysięcy) franków francuskich tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, płatne w ciągu 3 miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, wraz z odsetkami ustawowymi w wysokości 4,26% rocznie po upływie tego terminu. 4. Oddala pozostałe roszczenia skarżącego dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   HASAN YAĞIZ / TÜRKİYE DAVASI   (31834/96)   Strazburg   Ekim 2001   USULĐ Đ ꢀ LEMLER   1. Davanın nedeni, Türk vatandaꢁı Hasan Yağız'ın ("baꢁvuran"), 4 Haziran 1996 tarihinde, Đn-   san Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleꢁme'nin ("Sözleꢁme") eski 25.maddesi   uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon") yaptığı   baꢁvurudur (baꢁvuru no. 31834/96).   2. Baꢁvuran kendisini temsil edecek bir avukat tayin etmemiꢁtir. Türk Hükümeti de bu davaya   y ö n e l i k o l a r a k b i r A j a n t a y i n e t m e m i ꢁtir.   3. Baꢁvuran, kendisine karꢁı yürütülen ceza yargılamasının uzunluğu hakkında Sözleꢁme'nin 6.   maddesinin 1. bendini gündeme getirmiꢁtir.   4. Baꢁvuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleꢁme'nin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe girdiğinde,   anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme'ye gönderilmiꢁtir.   5. Baꢁvuru, Mahkeme'nin Birinci Kısmına verilmiꢁtir (Đçtüzük, 52. madde, 1.fıkra). Bu bölüm   içinde davayı inceleyecek olan daire (Sözleꢁme'nin 27§1 Maddesi), Đçtüzüğün 26§1   maddesine uygun olarak teꢁekkül etmiꢁtir. Mahkeme'de Türkiye'yi temsil eden Sn. Yargıç   Rıza Türmen davadan çekilmiꢁtir (Đ çtüzük 28.madde). Bunun üzerine Hükümet Sn. Feyyaz   Gölcüklü'yü Sn. Rıza Türmen'in yerine ad hoc yargıç olarak atamıꢁtır (Sözleꢁme'nin 27§2 ve   Đçtüzüğün 29§1 maddeleri).   6. Adaletin düzgün bir ꢁekilde yerine gelmesi için Heyet Baꢁkanı, bu baꢁvuruyu Davalı   Devlete karꢁı aynı ꢁikayetlerle yapılan baꢁvurulara (baꢁvuru no 26480/95, 28291/95,   29280/95, 26699/96, 29700/96, 29701/96, 29702/96, 29703/96, 29911/96, 29912/96,   29913/96, 31831/96, 31853/96, 31880/96, 31891/96, 31960/96, 32987/96, 32900/96,   32964/96, 33362//96, 33369/96, 33645/96, 34591/96, 34687/96 39428/96 ve 43362/96   ( Đçtüzük 43 § 2) eklemeye karar vermiꢁtir.   7. Mahkeme, tarafların görüꢁlerini inceledikten sonra 31 Ağustos 1999 tarihli bir kararla   baꢁvuruyu kabul edilebilir bulmuꢁtur.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2001. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasî Đꢁ ler   Genel Müdürlüğü tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam   olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı   Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan   amaçlarla alıntılanabilir.   8. Gerek baꢁvuran gerekse de Hükümet esaslara iliꢁkin olarak görüꢁ bildirmiꢁlerdir (Đçtüzük   59/1).   OLAYLAR   I. DAVAYA ESAS TEꢀKĐL EDEN OLAYLAR   • Baꢁvuranın yakalanması ve tutuklanması   9. 17 Nisan 1985 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis memurları baꢁvuranı   yasadıꢁı silahlı örgüt Dev- Yol üyesi olduğu ꢁüphesiyle tutuklamıꢁlardır.   10. 6 ꢀubat 1985 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi baꢁvuranın tutuklu   yargılanmasına karar vermiꢁtir.   B. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki Yargılama   11. 1985 yılında Askeri Savcı, baꢁvuran hakkındaki iddianamesini Sıkıyönetim Mahkemesi'ne   sunmuꢁtur. Savcı, baꢁvuranı, amacı Türk anayasal düzenini yıkarak yerine Marksist-Leninist   bir rejim kurmak olan yasadıꢁı silahlı örgüt Dev-Yol'a üye olmakla suçlamıꢁtır. Savcılık, Türk   Ceza Kanunu'nun 146/1 hükmü uyarınca ölüm cezası talep etmiꢁtir. Daha sonra bu   iddianamenin diğer diğer 722 Dev-Yol sanığı hakkındaki 26 ꢀubat 1982 tarihli iddianameye   eklenmesine karar verilmiꢁtir.   12. 11 Mayıs 1988 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi baꢁvuranın ꢁartlı salıverilmesine   karar vermiꢁtir.   13. 19 Temmuz 1989 tarihli bir kararla, Sıkıyönetim Mahkemesi, baꢁvuranı Dev-Yol üyesi   olduğu için yargılamıꢁtır. Baꢁvuranı TCK'nun 146/3 maddesi uyarınca 6 yıl hapse mahkum   etmiꢁtir.   C. Temyiz Đꢁlemleri   14. Baꢁvuran Askeri Yargıtay'a baꢁvuruda bulunmuꢁtur.   15. Sıkıyönetim mahkemelerini ilga eden 27 Aralık 1993 tarihli Kanunun yürürlüğe   girmesinin ardından, davaya bakma yetkisi Yargıtay'a geçmiꢁ ve dosya da 26 Aralık 1994'te   Yargıtay'a gönderilmiꢁtir.   16. Yargıtay, 27 Aralık 1995 tarihinde, baꢁvuran hakkındaki kararı onamıꢁtır.   II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA   17. Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesinin 1. ve 3.fıkraları aꢁağıdaki gibidir:   " Türkiye Cumhuriyeti Teꢁkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve   tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teꢁekkül etmiꢁ olan Büyük Millet Meclisini iskata veya   vazifesini yapmaktan men'e cebren teꢁebbüs edenler, idam cezasına mahküm olur.   Birinci fıkrada yazılı suça ikinci fıkrada gösterilenden gayri surette iꢁtirak eden fer'i ꢁerikler   hakkında beꢁ seneden onbeꢁ seneye kadar ağır hapis ve amme hizmetlerinden müebbeden   memnuiyet cezası hükmolunur.”   HUKUK   I. SÖZLEꢀMENĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   18. Baꢁvuran, kendisine karꢁı baꢁlatılan ceza davasının uzun sürmesi konusunda ꢁikayetçi   olmuꢁtur. Sözleꢁme'nin 6/1 hükmünün ihlal edildiğini öne sürmektedir. Anılan hüküm   aꢁağıdaki gibidir:   "Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, ...bir   mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini istemek hakkına sahiptir ."   19. Hükümet, baꢁvurana karꢁı yöneltilen suçlamaların niteliğine ve her birinin de Dev- Yol ile   bağlantılarının tespit edilmesi gereken baꢁvuran da dahil 723 davalının sözkonusu olduğu   geniꢁ kapsamlı bir davayı inceleme ihtiyacına bağlı olarak davanın karmaꢁık olduğunu öne   sürmüꢁtür. Hükümetimizce ayrıca, bu faktörlerin yargılamanın uzunluğuna açıklık   kazandırdığı ve herhangibir ihmal ya da gecikmeden adli makamların sorumlu tutulamayacağı   ifade edilmiꢁtir.   (a) Sürenin Dikkate Alınması Gerekliliği   20. Mahkeme, yargılamanın, baꢁvuranın tutuklandığı 17 Nisan 1985 tarihinde baꢁlamıꢁ ve   Yargıtay'ın baꢁvuran hakkında yürütülen yargılamanın sona ermesi gerektiğine karar verdiği   Aralık 1995 tarihinde bittiğini belirtmiꢁtir. Dolayısıyla, baꢁvuranın yargılaması on yıl sekiz   ay sürmüꢁtür.   21. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel baꢁvuru hakkını tanıdığına iliꢁkin   bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen sekiz yıl dokuz aylık dönemi   inceleyebilmektedir (bkz. 20 ꢀubat 2001 tarihli Cankoçak/ Türkiye Kararı, no. 25182/94, ve   26956/95, prg. 26). Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada yargılamanın   ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. (ibid, prg. 25). Söz konusu tarihte, yargılama   bir yıl dokuz ay sürmüꢁtü.   (b) Yargılama süresinin uygunluğu   22. Bu bağlamda Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesi'nin yaklaꢁık 4 yıllık bir sürede karar   verdiği hususuna dikkat çekmiꢁtir. Askeri Yargıtay'ın temyiz incelemesi de dört yıldan uzun   sürmüꢁtür. Ayrıca, Yargıtay davanın kendisine geçmesinden yaklaꢁık bir yıl sonra, 27 Aralık   tarihinde karar vermiꢁtir. Mahkeme hem ilk derece mahkemesinde hem de temyiz   sırasında yaꢁanan gecikmelerin davanın karmaꢁıklığına bağlanamayacağı ve bu   gecikmelerden ulusal makamların sorumlu olduğu görüꢁündedir.   23. Mahkeme, kendisine sunulan kanıtlara ve konu ile ilgili içtihatlarına bağlı olarak (bkz.   AĐHM 2001'de yayınlanması planlanan 4 Eylül 2001 tarihli 29279/95 no'lu ꢀahiner/ Türkiye   Kararı), yargılamanın uzunluğunun “makul süre” kuralına uymadığına karar vermiꢁtir.   24. Dolayısıyla, Sözleꢁme'nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢁtir.   II. SÖZLEꢀMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   25. Sözleꢁme'nin 41. Maddesi aꢁağıdaki gibidir:   "Mahkeme iꢁbu Sözleꢁme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleꢁmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği   takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder ."   A. Zarar   26. Baꢁvuran, maddi ve manevi tazminat için 300,000 Fransız Frangı talep etmiꢁtir. Bu   bağlamda baꢁvuran, ceza yargılamasının haksız bir biçimde uzamasının kendisini olumsuz   ꢁekilde etkilediğini ifade etmiꢁtir.   27. Hükümet, baꢁvuranın iddiasıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıꢁtır.   28. Baꢁvuranın yargılamasının toplam süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme,   kendisinin belli bir sıkıntıya düꢁtüğünü düꢁünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine   70,000 Fransız Frangı ödenmesine karar vermiꢁtir.   B. Masraflar   29. Kabul edilebilirlik aꢁamasından sonra sunduğu görüꢁlerinde baꢁvuran, kendisine toplam   300,000 Fransız Frangı verilmesini istemiꢁtir. Kendisinden talep edilmesine rağmen, baꢁvuran   avukatlık ücretleri ve posta ücretleri ile ilgili fatura sunmamıꢁ talebini desteklememiꢁtir. (Đç   Tüzüğün 60. maddesi).   30. Hükümet, bu baꢁlık altında da herhangi bir görüꢁ belirtmemiꢁtir.   31. Mahkeme, baꢁvuran talebini desteklemediği için bu baꢁlık altındaki tazminat hakkından   feragat ettiği görüꢁündedir.   C. Temürrüt Faizi   32. Mahkemenin önündeki mevcut bilgilere göre, iꢁbu kararın benimsendiği tarihte Fransa'da   uygulanan yasal faiz oranı yıllık % 4,26'dır.   BU SEBEPLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Đç Tüzüğün 43. maddesinin 1. paragrafı gereğince, bu baꢁvurunun diğerlerinden   ayrılmasına;   2. Ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözleꢁme'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3.   (a) Sözleꢁme'nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢁtiği tarihten itibaren 3 ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL'sına çevrilmek üzere manevi tazminat için davalı   Devlet tarafından baꢁvurana, her türlü vergi ve kesintiden muaf olmak üzere 70,000   (yetmiꢁbin) Fransız Frangı ödenmesine;   (b) Üç aylık süreden sonra yapılan ödemeler için, ödeme tarihine kadar yıllık % 4,26 faiz   uygulanmasına;   4. Baꢁvuranın adil tazmin taleplerinin geri kalanının reddedilmesine,   karar vermiꢁtir.   Đꢁbu karar Đngilizce olarak verilmiꢁ ve 30 Ekim 2001 tarihinde, Đçtüzüğün 77.maddesinin 2.ve   3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢁtir,   Michael O'BOYLE Elisabeth PALM   Sekreter Baꢁkan

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło