31891/96

WyrokETPCz2001-10-30ECLI:CE:ECHR:2001:1030JUD003189196

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie karne przeciwko skarżącemu, trwające ponad 20 lat i wciąż niezakończone, przekroczyło rozsądny termin wymagany przez art. 6 ust. 1 Konwencji. Stwierdzono znaczące opóźnienia zarówno na etapie pierwszej instancji (Sąd Wojskowy), jak i w postępowaniu odwoławczym (Sąd Kasacyjny). Trybunał podkreślił, że opóźnienia te nie mogły być uzasadnione złożonością sprawy, a odpowiedzialność za nie ponoszą władze krajowe.
Stan faktyczny
Skarżący, Erdoğan Genç, został aresztowany 2 grudnia 1980 r. pod zarzutem członkostwa w nielegalnej organizacji Dev-Yol. W lutym 1982 r. został oskarżony wraz z 722 innymi osobami o próbę obalenia porządku konstytucyjnego. W lipcu 1989 r. Sąd Wojskowy skazał go na 6 lat i 8 miesięcy więzienia. W grudniu 1995 r. Sąd Kasacyjny uchylił wyrok i przekazał sprawę do ponownego rozpoznania Sądowi Karnemu w Ankarze, gdzie postępowanie było w toku w momencie wydania wyroku ETPCz.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Postanowił oddzielić sprawę od innych połączonych skarg. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu długości postępowania karnego. 3. Zasądził na rzecz skarżącego 100 000 franków francuskich tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 8 000 franków francuskich tytułem zwrotu kosztów i wydatków. 4. Oddalił pozostałe roszczenia skarżącego dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   GENÇ / TÜRKİ YE DAVASI (31891 /96)   (31891 /96)   Strazburg   Ekim 2001   USULİ İ Ş LEMLER   1. Davanın nedeni, Türk vatandaꢀı olan Erdoğan Genç'in ("baꢀvuran"), 21 Mayıs 1996 tari-   hinde, Đnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleꢀme'nin ("Sözleꢀme") eski   25.maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon")   y a p t ı ğı baꢀvurudur (baꢀvuru no. 31891 /96 ).   2. Baꢀvuranı Ankara'da faaliyet gösteren avukat Oya Ersoy Ataman temsil etmiꢀtir. Bu   davaya yönelik olarak Türk Hükümeti bir Ajan tayin etmemiꢀtir.   3. Baꢀvuran, kendisine karꢀı yürütülen ceza yargılamasının Sözleꢀmenin 6 § 1 maddesi   uyarınca “makul sürede” sonuçlanmadığını öne sürmektedir.   4. Baꢀvuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleꢀmenin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe girdiğinde,   anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme'ye gönderilmiꢀtir.   5. Baꢀvuru, Mahkeme'nin Birinci Kısmına verilmiꢀ (Đçtüzük, 52. madde, 1.fıkra) ve bu bölüm   içinde davayı inceleyecek olan daire (Sözleꢀ menin 27 §1 Maddesi), Đçtüzüğün 26§1   maddesine uygun olarak teꢀekkül etmiꢀtir. Mahkeme'de Türkiye'yi temsil eden Sn. Yargıç   Rıza Türmen davadan çekilmiꢀtir (Đ çtüzük 28.madde). Bunun üzerine Hükümet Sn. Feyyaz   Gölcüklü'yü Sn. Rıza Türmen'in yerine ad hoc yargıç olarak atamıꢀtır (Sözleꢀmenin 27§2 ve   Đçtüzüğün 29§1 maddeleri).   6. Daire Baꢀkanı baꢀvurunun Davalı Devlet aleyhine yapılan diğer baꢀvurularla   birleꢀtirilmesine karar vermiꢀtir.   7. Daire 31 Ağustos 1999 tarihli bir kararla baꢀvuruyu kabuledilebilir bulmuꢀtur.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2001. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasî Đꢀler Genel   M ü d ü r l ü ğ ü tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiş   olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve   İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   8. Gerek baꢀvuran gerekse de Hükümet esaslara iliꢀkin olarak görüꢀ bildirmiꢀlerdir (Đçtüzük   § 1).   OLAYLAR   I. DAVAYA ESAS TEꢁKĐL EDEN OLAYLAR   • Baꢀvuranın yakalanması ve tutuklanması   9. 2 Aralık 1980 tarihinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis memurları baꢀvuranı   yasadıꢀı Dev-Yol örgütüne üye olduğu ꢀüphesiyle tutuklamıꢀlardır.   10. 2 ꢁubat 1981 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi baꢀvuranın tutukluluk halinin   devamına karar vermiꢀtir.   B. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki Yargılama   11. 26 ꢁubat 1982 tarihinde, Askeri Savcı, baꢀvuran ve diğer 722 davalı hakkındaki   iddianamesini Sıkıyönetim Mahkemesi'ne sunmuꢀtur. Savcı, baꢀvuranı, amacı Türk anayasal   düzenini yıkarak yerine Marksist-Leninist bir rejim kurmak olan yasadıꢀı silahlı örgüt Dev-   Yol'a üye olmakla suçlamıꢀtır. Savcılık, Türk Ceza Kanunu'nun 146§1 hükmü uyarınca ölüm   cezası talep etmiꢀtir.   12. 14 Aralık 1988 tarihinde baꢀvuran tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıꢀtır.   13. 19 Temmuz 1989 tarihinde, Sıkıyönetim Mahkemesi, baꢀvuranı Dev-Yol üyesi olduğu   için suçlu bulmuꢀtur. Mahkeme baꢀvuranı TCK'nın 168§2 maddesi uyarınca 6 yıl sekiz ay   hapis cezasına çarptırmıꢀ ve kendisini sürekli olarak bir kamu hizmeti mesleği icra etmekten   men ederek adli vesayet altına koymuꢀtur.   C. Temyiz Đꢀlemleri   14. Baꢀvuranın itirazda bulunmuꢀtur.   15. Sıkıyönetim mahkemelerini ilga eden 27 Aralık 1993 tarihli Kanunun yürürlüğe   girmesinin ardından, davaya bakma yetkisi Yargıtay'a geçmiꢀ ve 26 Aralık 1994 tarihinde   dosya Yargıtay'a gönderilmiꢀtir.   16. 27 Aralık 1995 tarihinde, Yargıtay, baꢀvuranın TCK 146§1 maddesi uyarınca   yargılanması gerektiği gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozmuꢀtur. Dava Ankara Ağır Ceza   Mahkemesine gönderilmiꢀ ve halen bu mahkemede sürmektedir.   II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA   A. Ceza Hukuku   17. Türk Ceza Kanunu'nun 146 § 1 hükmü aꢀağıdaki gibidir:   " Türkiye Cumhuriyeti Teꢀkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve   tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teꢀekkül etmiꢀ olan Büyük Millet Meclisini iskata veya   vazifesini yapmaktan men'e cebren teꢀebbüs edenler, idam cezasına mahkum olur.   18. Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi aꢀağıdaki gibidir:   "Her kim, ... maddelerde yazılı cürümleri iꢀlemek için silahlı cemiyet ve çete teꢀkil eder yahut   böyle bir cemiyet ve çetede amirliği ve kumandayı ve hususi bir vazifeyi haiz olursa onbeꢀ   seneden aꢀağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahkum olur.   Cemiyet ve çetenin sair efradı on yıldan onbeꢀ yıla kadar ağır hapisle cezalandırılır."   HUKUK   I. SÖZLEꢁMENĐN 6 § 1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   19. Baꢀvuran, aleyhinde yürütülen cezai kovuꢀturmasının süresinin uzunluğundan yakınmıꢀtır.   Bu bağlamda Sözleꢀme'nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini iddia etmektedir. Anılan madde   aꢀağıdaki gibidir:   "Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, ...bir   mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini istemek hakkına sahiptir ."   20. Hükümet baꢀvuranın iddialarını reddetmiꢀtir. Baꢀvurana yöneltilen suçlamalar   bakımından davanın karmaꢀık olduğunu ve Dev-Yol eylemlerine karıꢀtıkları ꢀüphesiyle   suçlanan 723 davalının söz konusu olduğu bir duruꢀmanın hazırlanmasının güçlüğünü ifade   etmiꢀtir.Bu etmenlerin iꢀlemlerin uzamasında etkili olduğunu ve yargı makamlarının ihmal ve   gecikmesinden söz edilemeyeceğini iddia etmiꢀlerdir.   A. Dikkate alınacak dönem   21. Mahkeme, yargılamanın, baꢀvuranın yakalandığı 2 Aralık 1980 tarihinde baꢀlayıp halen   Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürdüğünü gözlemlemektedir. Dolayısıyla, baꢀvuranın   yargılanması yirmi yıldan fazla bir zamandır sürmektedir.   22. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel baꢀvuru hakkını tanıdığına iliꢀkin   bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen on dört yıl sekiz aylık dönemi   inceleyebilmektedir. Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada yargılamanın   ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. Söz konusu tarihte, yargılama altı yıldır   sürmekteydi.   (b) Yargılama süresinin makuliyeti   23. Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesinin yedi yıl beꢀ ayda karara vardığını   gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay itirazı dört yılda karara bağlamıꢀtır. Yargıtay davayı ele   aldıktan yaklaꢀık bir yıl sonra, 27 Aralık 1995 tarihinde, karara varmıꢀtır. Bu kararı   müteakiben dava Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye baꢀlanmıꢀ ve bu mahkemede   halen sürmektedir. Mahkeme, gerek ilk derece mahkemesinde gerek temyiz sürecinde önemli   gecikmeler olduğu kanısındadır. Bu gecikmeler davanın karmaꢀıklığı ile açıklanamaz ve   baꢀvurana karꢀı yürütülen cezai kovuꢀturmanın uzamasının sorumluluğu ulusal makamlara   atfedilmelidir.   24. Mahkeme, kendisindeki delillere ve konu hakkındaki içtihadına dayanarak, ceza   yargılamasının uzun sürmesinin "makul süre" yükümlülüğünün yerine getirilmemesine yol   açtığı sonucuna varmıꢀtır.   25. Dolayısıyla, Sözleꢀmenin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. SÖZLEꢁMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   26. Sözleꢀme'nin 41. Maddesi aꢀağıdaki gibidir:   "Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği   takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder ."   A. Zarar   27. Baꢀvuran, bu baꢀlık altında herhangi bir talepte bulunmamıꢀtır. Baꢀvuran, yargılamanın   çok uzun sürmesinden kaynaklanan birçok sıkıntıya maruz kaldığına değinmiꢀ ve   Mahkemeden bu durumu göz önüne alarak tazminata hükmetmesini istemiꢀtir.   28. Hükümet, baꢀvuranın iddialarıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıꢀtır.   29. Baꢀvuranın yargılamasının toplam süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme,   kendisinin belli bir sıkıntıya düꢀtüğünü düꢀünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine   100,000 Fransız Frangı ödenmesine karar vermiꢀtir.   B. Masraflar   30. Baꢀvuran, yasal harcamalar için herhangi bir talepte bulunmamıꢀ, takdiri Mahkemeye   bırakmıꢀtır.   31. Hükümet, bu baꢀlık altında da herhangi bir görüꢀ belirtmemiꢀtir.   32. Mahkeme, baꢀvuranın Sözleꢀme iꢀlemleri sürecinde bazı harcamalarda bulunduğunu göz   önüne alarak, yaptığı masraflar için baꢀvurana 8,000 Frank ödenmesinin makul olduğuna   karar vermiꢀtir.   C. Temürrüt Faizi   33. Mahkeme önündeki mevcut bilgilere göre, iꢀbu kararın benimsendiği tarihte Fransa'daki   yasal faiz oranı yıllık % 4,26'dır.   BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Đçtüzük 43§1 maddesi uyarınca birleꢀtirilen diğer baꢀvurulardan ayırmaya ;   2. ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözleꢀmenin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;   3.   (a) Sözleꢀme'nin 44 § 2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren 3 ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL'sına çevrilerek davalı Devlet tarafından baꢀvurana,   (i) Manevi tazminat tutarı olarak 100,000 (yüzbin) Fransız Frangının   (ii) Masraflar için 8,000 (sekizbin) Fransız Frangının olabilecek her türlü vergiyle birlikte,   ödenmesine,   (b) üç aylık süre sonunda yapılan ödemeler için, ödeme tarihine kadar yıllık % 4,26 faiz   uygulanmasına   4. Oybirliğiyle baꢀvuranın adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerinin reddine   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak verilmiꢀ ve 30 Ekim 2001 tarihinde, Đçtüzüğün 77.maddesinin 2.ve   3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Michael O'BOYLE E lisabeth PALM   Sekreter Baꢀkan

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło