31892/96

WyrokETPCz2001-09-25ECLI:CE:ECHR:2001:0925JUD003189296

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego trwającego ponad 20 lat naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie karne przeciwko skarżącemu, trwające ponad 20 lat (z czego 14 lat i 8 miesięcy podlegało jurysdykcji Trybunału), było nadmiernie długie. Stwierdzono znaczące opóźnienia zarówno na etapie pierwszej instancji, jak i w postępowaniu odwoławczym. Trybunał odrzucił argument rządu o złożoności sprawy jako wystarczające uzasadnienie dla tak długiego czasu trwania, przypisując odpowiedzialność za przewlekłość władzom krajowym.
Stan faktyczny
Skarżący, Cahit Akçam, został aresztowany 17 listopada 1980 r. pod zarzutem członkostwa w nielegalnej organizacji Dev-Yol. W 1982 r. oskarżono go wraz z 722 innymi osobami o próbę obalenia porządku konstytucyjnego, za co prokurator żądał kary śmierci. W 1989 r. został skazany na 16 lat więzienia, ale wyrok ten został uchylony w 1995 r. przez Sąd Kasacyjny, który nakazał ponowne rozpatrzenie sprawy pod kątem poważniejszego zarzutu. Postępowanie trwało ponad 20 lat i wciąż było w toku w momencie wydania wyroku ETPCz.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Postanawia oddzielić sprawę od innych połączonych skarg na podstawie art. 43 § 1 Regulaminu. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 § 1 Konwencji z powodu długości postępowania karnego. 3. Zasądza na rzecz skarżącego, do zapłaty w ciągu 3 miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, następujące kwoty, przeliczone na liry tureckie według kursu wymiany w dniu płatności, wraz z wszelkimi podatkami i potrąceniami: (i) 100 000 (sto tysięcy) franków francuskich tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową. (ii) 10 000 (dziesięć tysięcy) franków francuskich tytułem zwrotu kosztów. 4. W przypadku opóźnienia w płatności po upływie trzymiesięcznego terminu, nakazuje naliczanie odsetek w wysokości 4,26% rocznie do dnia zapłaty. 5. Odrzuca pozostałe żądania skarżącego dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYĐ   Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi Kararı   Akçam/Türkiye Davası*   Baꢀvuru No: 31892/96   Strazburg   Ekim 2001   USULĐ ĐꢁLEMLER   1. Davanın nedeni, Türk vatandaꢀı olan Cahit Akçam’ın ("baꢀvuran"), 28 Ağustos   tarihinde, Đnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleꢀme'nin ("Sözleꢀme")   eski 25.maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon")   yaptığı baꢀvurudur (baꢀvuru no. 32964/96).   2. Baꢀvuranı Ankara’da faaliyet gösteren avukat Mehdi Bektaꢀ temsil etmiꢀtir. Bu   davaya yönelik olarak Türk Hükümeti bir Ajan tayin etmemiꢀtir.   3. Baꢀvuran, kendisine karꢀı yürütülen ceza yargılamasının Sözleꢀmenin 6 § 1 maddesi   uyarınca “makul sürede” sonuçlanmadığını öne sürmektedir.   4. Baꢀvuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleꢀme'nin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe   girdiğinde, anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme’ye gönderilmiꢀtir.   5. Baꢀvuru, Mahkeme'nin Birinci Kısmına verilmiꢀ (Đçtüzük, 52. madde, 1.fıkra) ve bu   bölüm içinde davayı inceleyecek olan daire (Sözleꢀme'nin 27 §1 Maddesi), Đçtüzüğün 26§1   maddesine uygun olarak teꢀ ekkül etmiꢀ tir. Mahkeme'de Türkiye'yi temsil eden Sn. Yargıç   Rıza Türmen davadan çekilmiꢀtir (Đçtüzük 28.madde). Bunun üzerine Hükümet Sn. Feyyaz   Gölcüklü'yü Sn. Rıza Türmen'in yerine ad hoc yargıç olarak atamıꢀtır (Sözleꢀme'nin 27§2 ve   Đçtüzüğün 29§1 maddeleri).   6. Daire Baꢀkanı baꢀvurunun Davalı Devlet aleyhine yapılan diğer baꢀvurularla   birleꢀirilmesine karar vermiꢀtir.   7. Daire 31 Ağustos 1999 tarihli bir kararla baꢀvuruyu kabuledilebilir bulmuꢀtur.   8. Gerek baꢀvuran gerekse de Hükümet esaslara iliꢀkin olarak görüꢀ bildirmiꢀlerdir   (Đçtüzük 59/1).   OLAYLAR   I. DAVAYA ESAS TEꢁKĐL EDEN OLAYLAR   A. Baꢀvuranın yakalanması ve tutuklanması   9. 17 Kasım 1980 tarihinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis memur-   ları baꢀvuranı yasadıꢀı Dev-Yol örgütüne üye olduğu ꢀüphesiyle tutuklamıꢀlardır.   10. 20 ꢁubat 1981 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi, baꢀvuranın tutukluluk   halinin devamına karar vermiꢀtir.   * D ı ꢀiꢀleri Bakanlığı Çok taraflı Siyasî Đꢀler Genel Müdürlüğü tarafından Türkçe’ye çevrilmiꢀ olup, gayrıresmî tercümedir.   ____________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2001. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Ç o k t a r a f l ı S i y a s î Đ ꢀ l e r G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü   tarafından yapılmıꢀ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiꢀ olması   ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koꢀulu ile Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları   Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   B. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki Yargılama   11. 26 ꢁubat 1982 tarihinde, Askeri Savcı, baꢀvuran ve diğer 722 davalı hakkındaki   iddianamesini Sıkıyönetim Mahkemesi'ne sunmuꢀtur. Savcı, baꢀvuranı, amacı Türk anayasal   düzenini yıkarak yerine Marksist-Leninist bir rejim kurmak olan yasadıꢀı silahlı örgüt Dev-   Yol'a üye olmakla suçlamıꢀtır. Savcılık, Türk Ceza Kanunu'nun 146§1 hükmü uyarınca ölüm   cezası talep etmiꢀtir.   12. 14 Aralık 1988 tarihinde Ankara sıkıyönetim Mahkemesi baꢀvuranın tutuksuz   yargılanmasına karar vermiꢀtir.   13. 19 Temmuz 1989 tarihinde, Sıkıyönetim Mahkemesi, baꢀvuranı Dev-Yol üyesi   olduğu için suçlu bulmuꢀtur. Mahkeme baꢀvuranı TCK'nun 168§1 maddesi uyarınca 16 yıl   hapis cezasına çarptırmıꢀ ve kendisini sürekli olarak bir kamu hzimeti mesleği icra etmekten   men ederek adli vesayet altına koymuꢀtur.   C. Temyiz Đꢀlemleri   14. Baꢀvuranın cezası 15 yılı geçtiği için, karar kendiliğinden Askeri Yargıtay’a sevk   edilmiꢀtir.   15. Sıkıyönetim mahkemelerini ilga eden 27 Aralık 1993 tarihli Kanunun yürürlüğe   girmesinin ardından, davaya bakma yetkisi Yargıtay'a geçmiꢀ ve 26 Aralık 1994 tarihinde   dosya Yargıtay'a gönderilmiꢀtir.   16. 27 Aralık 1995 tarihinde, Yargıtay, baꢀvuranın TCK 146§1 maddesi uyarınca   yargılanması gerektiği gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozmuꢀtur.   II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA   A. Ceza Hukuku   17. Türk Ceza Kanunu'nun 146/1 hükmü aꢀağıdaki gibidir:   "Türkiye Cumhuriyeti Teꢀkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya   ilgaya ve bu kanun ile teꢀekkül etmiꢀ olan Büyük Millet Meclisini iskata veya vazifesini yapmaktan   men'e cebren teꢀebbüs edenler, idam cezasına mahküm olur."   18. Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi aꢀağıdaki gibidir:   "Her kim, ... maddelerde yazılı cürümleri iꢀlemek için silahlı cemiyet ve çete teꢀkil eder yahut böyle bir   cemiyet ve çetede amirliği ve kumandayı ve hususi bir vazifeyi haiz olursa onbeꢀ seneden aꢀağı   olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur.   Cemiyet ve çetenin sair efradı on yıldan onbeꢀ yıla kadar ağır hapisle cezalandırılır."   HUKUK   I. SÖZLEꢁMENĐN 6 § 1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   19. Baꢀvuran, aleyhinde yürütülen cezai kovuꢀturmasının süresinin uzunluğundan   yakınmıꢀtır. Bu bağlamda Sözleꢀme'nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini idda etmektedir.   Anılan madde aꢀağıdaki gibidir:   "Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, ...bir mahkeme   tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini istemek hakkına sahiptir."   20. Hükümet baꢀvuranın iddialarını reddetmiꢀtir. Baꢀvurana yöneltilen   suçlamalar bakımından davanın karmaꢀık olduğunu ve Dev-Yol eylemlerine karıꢀtıkları   ꢀüphesiyle suçlanan 723 davalının söz konusu olduğu bir duruꢀmanın hazırlanmasının   güçlüğünü ifade etmiꢀtir.Bu etmenlerin iꢀlemlerin uzamasında etkili olduğunu ve yargı   makamlarının ihmal ve gecikmesinden söz edilemeyeceğini iddia etmiꢀlerdir.   A. Dikkate alınacak dönem   21. Mahkeme, yargılamanın, baꢀvuranın yakalandığı 17 Kasım 1980 tarihinde   baꢀlayıp halen Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde sürmekte olduğunu gözlemlemektedir..   Dolayısıyla, baꢀvuranın yargılaması yirmi yıl on aydır sürmektedir.   22. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel baꢀvuru hakkını tanıdığına iliꢀkin   bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen ondört yıl sekiz aylık dönemi   inceleyebilmektedir. Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada yargılamanın   ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. Söz konusu tarihte, yargılama altı yıl iki   aydır sürmekteydi.   (b) Yargılama süresinin makuliyeti   23. Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesinin sekiz yıl sekiz ayda karara vardığını   gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay, yapılan itirazı dört yıldan daha fazla bir süre sonra ele   almıꢀtır. Ayrıca, Askeri Yargıtay davayı ele aldıktan yaklaꢀık bir yıl sonra, 27 Aralık 1995   tarihinde, karara varmıꢀtır. Bu kararı müteakiben dava Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde   görülmeye baꢀlanmıꢀ ve beꢀ yıl dokuz aydan bu yana bu mahkemede sürmektedir. Mahkeme,   gerek ilk derece mahkemesinde gerek temyiz sürecinde önemli gecikmeler olduğu   kanısındadır. Bu gecikmeler davanın karmaꢀıklığı ile açıklanamaz ve baꢀvurana karꢀı   yürütülen cezai kovuꢀturmanın uzamasının sorumluluğu ulusal makamlara atfedilmelidir.   24. Mahkeme, kendisindeki delillere ve konu hakkındaki içtihadına dayanarak, ceza   yargılamasının uzun sürmesinin "makul süre" yükümlülüğünün yerine getirilmemesine yol   açtığı sonucuna varmıꢀtır.   Dolayısıyla, Sözleꢀmenin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. SÖZLEꢁMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   25. Sözleꢀme'nin 41. Maddesi aꢀağıdaki gibidir:   "Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci   Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete   uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."   A. Zarar   26. Baꢀvuran, maddi ve manevi tazminat olarak 500,000 Fransız Frangı talep etmiꢀtir.   Bu bağlamda baꢀvuran, yargılamanın çok uzun sürmesinden kaynaklanan birçok sıkıntıya   maruz kaldığına değinmiꢀtir.   27. Hükümet, baꢀvuranın iddialarıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıꢀtır.   28. Baꢀvuranın yargılamasının toplam süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme,   kendisinin belli bir sıkıntıya düꢀtüğünü düꢀünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine   100,000 Fransız Frangı ödenmesine karar vermiꢀtir.   B. Masraflar   29. Baꢀvuran, yasal harcamalar için herhangi bir talepte bulunmamıꢀ, takdiri   Mahkemeye bırakmıꢀtır.   30. Hükümet, bu baꢀlık altında da herhangi bir görüꢀ belirtmemiꢀtir.   31. Mahkeme, baꢀvuranın Sözleꢀme iꢀlemleri sürecinde bazı harcamalarda   bulunduğunu göz önüne alarak, yaptığı masraflar için baꢀvurana 10,000 Frank ödenmesinin   makul olduğuna karar vermiꢀtir.   C. Temürrüt Faizi   32. Mahkeme önündeki mevcut bilgilere göre, iꢀbu kararın benimsendiği tarihte   Fransa'daki yasal faiz oranı yıllık % 4,26'dır.   BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Đçtüzük 43§1 maddesi uyarınca birleꢀtirilen diğer baꢀvurulardan ayırmaya;   2. ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözleꢀmenin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;   3.   (a) Sözleꢀme’nin 44 § 2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren 3 ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’sına çevrilmek üzere aꢀağıdaki miktarların davalı   Devlet tarafından baꢀvurana,   (i) Manevi tazminat tutarı olarak 100,000 (yüzbin) Fransız Frangı   (ii) Masraflar için 10,000 (on bin) Fransız Frangı   ödenmesi gerekebilecek her türlü vergi ve kesinti ile birlikte ödenmesine;   (b) üç aylık süre sonunda yapılan ödemeler için, ödeme tarihine kadar yıllık % 4,26 faiz   uygulanmasına   4. Oybirliğiyle baꢀvuranın adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerinin reddine   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak verilmiꢀ ve 30 Ekim 2001 tarihinde, Đçtüzüğün 77.maddesinin 2.ve   3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Michael O'BOYLE   Sekreter   Elisabeth PALM   Baꢀkan   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło