31960/96

WyrokETPCz2001-10-30ECLI:CE:ECHR:2001:1030JUD003196096

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego trwającego ponad 15 lat, w tym 14 lat i 8 miesięcy podlegających jurysdykcji Trybunału, naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że długość postępowania karnego przeciwko skarżącemu, które trwało ponad 15 lat (z czego 14 lat i 8 miesięcy w okresie objętym jurysdykcją Trybunału), przekroczyła "rozsądny termin" wymagany przez art. 6 ust. 1 Konwencji. Stwierdzono, że opóźnienia zarówno w sądzie pierwszej instancji (Sąd Wojenny w Ankarze) jak i w postępowaniu odwoławczym (Wojskowy Sąd Kasacyjny, a następnie Sąd Kasacyjny) nie mogły być uzasadnione złożonością sprawy. Trybunał przypisał odpowiedzialność za te opóźnienia władzom krajowym, co doprowadziło do naruszenia prawa skarżącego do rzetelnego procesu.
Stan faktyczny
Skarżący, Ali İhsan Pekdaş, został aresztowany 25 listopada 1980 roku pod zarzutem członkostwa w nielegalnej organizacji zbrojnej Dev-Yol. 6 lutego 1981 roku został tymczasowo aresztowany. 26 lutego 1982 roku prokurator wojskowy wniósł akt oskarżenia, żądając kary śmierci. 19 lipca 1989 roku Sąd Wojenny w Ankarze skazał skarżącego na 8 lat więzienia. Po apelacji i przekazaniu sprawy do Sądu Kasacyjnego (w związku z likwidacją sądów wojennych), 27 grudnia 1995 roku Sąd Kasacyjny uchylił wyrok i umorzył postępowanie z powodu przedawnienia.
Rozstrzygnięcie
1. Postanawia o wyłączeniu niniejszej skargi z innych (zgodnie z art. 43 ust. 1 Regulaminu). 2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu przewlekłości postępowania karnego. 3. Zasądza od pozwanego państwa na rzecz skarżącego, w terminie 3 miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, następujące kwoty, przeliczone na liry tureckie według kursu wymiany w dniu płatności: (i) 100 000 (sto tysięcy) franków francuskich tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe; (ii) 10 000 (dziesięć tysięcy) franków francuskich tytułem kosztów i wydatków, powiększone o wszelkie należne podatki; (b) Odsetki w wysokości 4,26% rocznie od kwot płatnych po upływie trzymiesięcznego terminu, do dnia zapłaty. 4. Oddala pozostałe roszczenia skarżącego dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   PEKDAꢀ/Türkiye Kararı*   (31960/96)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ekim 2001   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2001. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USULĐ ĐꢀLEMLER   1. Davanın nedeni, Türk vatandaꢀı Ali Đhsan Pekdaꢀ’ın ("baꢀvuran"), 7 Haziran 1996   tarihinde, Đnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleꢀme'nin ("Sözleꢀme") eski   25.maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon")   yaptığı baꢀvurudur (baꢀvuru no. 31960/96).   2. Baꢀvuranı Ankara’da faaliyet gösteren avukat Mehdi Bektaꢀ temsil etmiꢀtir. Bu davaya   yönelik olarak Türk Hükümeti bir Ajan tayin etmemiꢀtir.   3. Baꢀvuran, kendisine karꢀı yürütülen ceza yargılamasının uzunluğu hakkında   Sözleꢀme’nin 6. maddesinin 1. bendini gündeme getirmiꢀtir.   4. Baꢀvuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleꢀme'nin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe   girdiğinde, anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme’ye gönderilmiꢀtir.   5. Baꢀvuru, Mahkeme'nin Birinci Kısmına verilmiꢀtir (Đçtüzük, 52. madde, 1.fıkra). Bu   bölüm içinde davayı inceleyecek olan daire (Sözleꢀme'nin 27§1 Maddesi), Đçtüzüğün 26§1   maddesine uygun olarak teꢀekkül etmiꢀtir. Mahkeme'de Türkiye'yi temsil eden Sn. Yargıç Rıza   Türmen davadan çekilmiꢀtir (Đçtüzük 28.madde). Bunun üzerine Hükümet Sn. Feyyaz   Gölcüklü'yü Sn. Rıza Türmen'in yerine ad hoc yargıç olarak atamıꢀtır (Sözleꢀme'nin 27§2 ve   Đçtüzüğün 29§1 maddeleri).   6. Adaletin düzgün bir ꢀekilde yerine gelmesi için Heyet Baꢀkanı, bu baꢀvuruyu Davalı   Devlete karꢀı aynı ꢀikayetlerle yapılan baꢀvurulara (baꢀvuru no 26480/95, 28291/95, 29280/95,   26699/96, 29700/96, 29701/96, 29702/96, 29703/96, 29911/96, 29912/96, 29913/96, 31831/96,   31834/96, 31853/96, 31880/96, 31891/96, 32987/96, 32900/96, 32964/96, 33362//96, 33369/96,   33645/96, 34591/96, 34687/96 39428/96 ve 43362/96 ( Đçtüzük 43 prg. 2) eklemeye karar   vermiꢀtir.   7. Mahkeme, tarafların görüꢀlerini inceledikten sonra 31 Ağustos 1999 tarihli bir kararla   baꢀvuruyu kabul edilebilir bulmuꢀtur.   * Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasî Đꢀler Genel Müdürlüğü tarafından Türkçe’ye çevrilmiꢀ olup, gayrıresmî tercümedir.   8. Gerek baꢀvuran gerekse de Hükümet esaslara iliꢀkin olarak görüꢀ bildirmiꢀlerdir   (Đçtüzük 59/1).   OLAYLAR   I. DAVAYA ESAS TEꢀKĐL EDEN OLAYLAR   A. Baꢁvuranın yakalanması ve tutuklanması   9. 25 Kasım 1980 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis memurları   baꢀvuranı yasadıꢀı silahlı örgüt Dev- Yol üyesi olduğu ꢀüphesiyle tutuklamıꢀlardır.   10. 6 ꢁubat 1981 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi baꢀvuranın tutuklu   yargılanmasına karar vermiꢀtir.   B. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki Yargılama   11. 26 ꢁubat 1982 tarihinde, Askeri Savcı, baꢀvuran ve diğer 722 davalı hakkındaki   iddianamesini Sıkıyönetim Mahkemesi'ne sunmuꢀtur. Savcı, baꢀvuranı, amacı Türk anayasal   düzenini yıkarak yerine Marksist-Leninist bir rejim kurmak olan yasadıꢀı silahlı örgüt Dev-Yol'a   üye olmakla suçlamıꢀtır. Savcılık, Türk Ceza Kanunu'nun 146/1 hükmü uyarınca ölüm cezası   talep etmiꢀtir.   12. 21 Mart 1984 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemisi baꢀvuranın ꢀartlı   salıverilmesine karar vermiꢀtir.   13. 19 Temmuz 1989 tarihinde, Sıkıyönetim Mahkemesi, baꢀvuranı Dev-Yol üyesi   olduğu için yargılamıꢀtır. Baꢀvuranı TCK'nun 168/2 maddesi uyarınca 8 yıl hapse mahkum   etmiꢀtir.   C. Temyiz Đꢁlemleri   14. Baꢀvuran Askeri Yargıtay’a baꢀvuruda bulunmuꢀtur.   15. Sıkıyönetim mahkemelerini ilga eden 27 Aralık 1993 tarihli Kanunun yürürlüğe   girmesinin ardından, davaya bakma yetkisi Yargıtay'a geçmiꢀ ve dosya da 26 Aralık 1994’te   Yargıtay'a gönderilmiꢀtir.   16. Yargıtay, 27 Aralık 1995 tarihinde, baꢀvuran hakkındaki kararı bozmuꢀtur. Türk Ceza   Kanunu’nun 102. maddesi gereğince yargılama zaman aꢀımına uğradığı için baꢀvuran hakkındaki   yargılamanın sona erdirilmesine karar vermiꢀtir.   II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA   17. Türk Ceza Kanunu’nun 146. maddesinin 1. fıkrası aꢀağıdaki gibidir:   "Türkiye Cumhuriyeti Teꢀkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir   ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teꢀekkül etmiꢀ olan Büyük Millet Meclisini iskata veya   vazifesini yapmaktan men'e cebren teꢀebbüs edenler, idam cezasına mahküm olur.   18. Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesi aꢀağıdaki gibidir:   “Her kim, …. maddelerde yazılı cürümleri iꢀlemek için silahlı cemiyet ve çete teꢀkil eder   yahut böyle bir cemiyet ve çetede amirliği ve kumandayı ve hususi bir vazifeyi haiz olursa onbeꢀ   seneden aꢀağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur.   Cemiyet ve çetenin sair efradı on yıldan onbeꢀ yıla kadar ağır hapisle cezalandırılır”.   HUKUK   I. SÖZLEꢀMENĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   19. Baꢀvuran, kendisine karꢀı baꢀlatılan ceza davasının uzun sürmesi konusunda   ꢀikayetçi olmuꢀtur. Sözleꢀme'nin 6/1 hükmünün ihlal edildiğini öne sürmektedir. Anılan   hüküm aꢀağıdaki gibidir:   "Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek   olan, ...bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini istemek   hakkına sahiptir."   20. Hükümet, baꢀvuranın iddialarını çürütmüꢀtür. Baꢀvurana karꢀı yöneltilen suçlamaların   niteliğine ve her birinin de Dev- Yol ile bağlantılarının tespit edilmesi gereken baꢀvuran da dahil   davalının sözkonusu olduğu geniꢀ kapsamlı bir davayı inceleme ihtiyacına bağlı olarak   davanın karmaꢀık olduğunu öne sürmüꢀtür. Bu faktörlerin yargılamanın uzunluğuna açıklık   kazandırdığını ve herhangibir ihmal ya da gecikmenin adli otoritelere bağlanamayacağını   savunmuꢀlardır.   (a) Sürenin Dikkate Alınması Gerekliliği   21. Mahkeme, yargılamanın, baꢀvuranın tutuklandığı 25 Kasım 1980 tarihinde baꢀlamıꢀ   ve Yargıtay’ın baꢀvuran hakkında yürütülen yargılamanın sona ermesi gerektiğine karar verdiği   Aralık 1995 tarihinde bitmiꢀtir. Dolayısıyla, baꢀvuranın yargılaması 15 yıldan fazla sürmüꢀtür.   22. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel baꢀvuru hakkını tanıdığına iliꢀkin   bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen ondört yıl sekiz aylık dönemi   inceleyebilmektedir (bkz. 20 ꢁubat 2001 tarihli Cankoçak/ Türkiye Kararı, no. 25182/94, ve   26956/95, prg. 26). Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada yargılamanın ne   durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. (ibid, prg. 25). Söz konusu tarihte, yargılama altı   yıl iki ay sürmüꢀtü.   (b) Yargılama süresinin uygunluğu   23. Bu bağlamda Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesi'nin yaklaꢀık 8 yıl 8 aylık bir sürede   karar verebildiğini gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay'ın temyiz incelemesi de dört yıldan uzun   sürmüꢀtür. Ayrıca, Yargıtay davanın kendisine geçmesinden yaklaꢀık bir yıl sonra, 27 Aralık   tarihinde karar vermiꢀtir. Mahkeme hem ilk derece mahkemesinde hem de temyiz sırasında   yaꢀanan gecikmelerin davanın karmaꢀıklığına bağlanamayacağı ve ulusal makamların sorumlu   olduğu görüꢀündedir.   24. Mahkeme, kendisine sunulan kanıtlara ve konu ile ilgili içtihatlarına bağlı olarak (bkz.   AĐHM 2001’de yayınlanması planlanan 4 Eylül 2001 tarihli 29279/95 no’lu ꢁahiner/ Türkiye   Kararı), yargılamanın uzunluğunun “makul süre” kuralına uymadığına karar vermiꢀtir.   25. Dolayısıyla, Sözleꢀme'nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. SÖZLEꢀMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   26. Sözleꢀme'nin 41. Maddesi aꢀağıdaki gibidir:   "Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği   takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."   A. Zarar   27. Baꢀvuran, maddi ve manevi tazminat için 250,000 Fransız Frangı talep etmiꢀtir. Bu   bağlamda baꢀvuran, ceza yargılamasının haksız bir biçimde uzamasından olumsuz ꢀekilde   etkilendiğini belirtmiꢀtir.   28. Hükümet, baꢀvuranın iddiasıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıꢀtır.   29. Baꢀvuranın yargılamasının toplam süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme,   kendisinin belli bir sıkıntıya düꢀtüğünü düꢀünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine   100,000 Fransız Frangı ödenmesine karar vermiꢀtir.   B. Masraflar   30. Baꢀvuran, yasal masraf ve harcamaları için bir meblağ belirlememiꢀtir. Baꢀvuran   meblağın belirlenmesini Mahkemeye bırakmıꢀtır.   31. Hükümet, bu baꢀlık altında da herhangi bir görüꢀ belirtmemiꢀtir.   32. Baꢀvuranın Mahkeme önündeki davada birtakım masraflara girdiği açık seçik   ortadadır. Mahkeme, baꢀvuranın masrafları için 10,000 Fransız Frangı ödenmesini uygun   bulmuꢀtur.   C. Temürrüt Faizi   33. Mahkemenin önündeki mevcut bilgilere göre, iꢀbu kararın benimsendiği tarihte   Fransa'daki yasal faiz oranı yıllık % 4,26'dır.   BU SEBEPLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Đç Tüzüğün 43. maddesinin 1. paragrafı gereğince, bu baꢀvurunun diğerlerinden   ayrılmasına;   2. Ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözleꢀme'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3.   (a) Sözleꢀme’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren 3 ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’sına çevrilmek üzere aꢀağıdaki miktarların davalı   Devlet tarafından baꢀvurana ödenmesine;   (i) Manevi tazminat tutarı olarak 100,000 (yüzbin) Fransız Frangı;   (ii) Masraflar için miktara yansıtılabilecek her türlü vergiyle birlikte, 10.000 (onbin )   Fransız Frangı;   (b) Üç aylık süreden sonra yapılan ödemeler için, ödeme tarihine kadar yıllık % 4,26 faiz   uygulanmasına;   4. Baꢀvuranın adil tazmin taleplerinin geri kalanının reddedilmesine,   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak verilmiꢀ ve 30 Ekim 2001 tarihinde, Đçtüzüğün 77.maddesinin   2.ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir,   Michael O'BOYLE   Sekreter   Elisabeth PALM   Baꢀkan   6

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło